Ahiret Kitabı

Temmuz 31, 2009 İlke Yayınevi, İslam Felsefesi

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

I005160120

“Her nefis ölümü tadacaktır” şeklindeki yüce buyruk, Kur’an’da üç farklı yerde tekrar edilmektedir. Yüce Allah’ın üç defa tekrar etmek suretiyle, farklı alemlerdeki üç farklı ölümü irade etmiş olduğu anlaşılabilir. Hem dünya alemine, hem meleküt alemine, hem de ceberrüt alemine gelen, kendisi için tanınan süreyi yaşadıktan sonra canını teslim eder.

Allah’a (c.c.), Resulü’ne ve ahiret gününe inanıyorsan, sana anlatacaklarıma dikkkatle kulak ver! Bu konuları sana apaçık delillerle açıklayacağım. Söylediklerimi Kur’an ve sahih hadisler de tasdik etmektedir.

Gazali

İçindekiler
Sunuş.
Ahiret Bilgisi
Giriş
Her Nefis Ölümü Tadacaktır
Elest Bezmi
Dünyaya Hayatı ve Son Nefes.
Son Nefesteki Fitne.
Cehennemliğin Ölümü.
Cennetliğin Ölümü
Bedenden Çıkan Cennetlik Ruhun Sema Yolculuğu.
Temiz Ruh Sidretü’l-Muntehâ’da.
Günahkarın Ölümü.
Yahudi ve Hıristiyanların Ruhlarının Geri Çevrilmesi
Günahkar Müslümanların Ruhları.
Ruhun Yıkanmakta Olan Bedeni Görmesi, İşitmesi.
ölünün Bekletilmeden Defnedilmesi.
Defni Esnasında Toprağuı Ölüye Hitabı.
İlk Sorgu.
Münker-Nekir.
Kabirden Cennete Açılan Kapı.
Kabirden Cehenneme Açılan Kapı.
Sorgu Meleklerine Cevap Veremeyenler
Günahkarın Kabir Sorgusu.
Kabir Azabı.
Kabir Ziyareti.
Kabirlerde Namaz Kılmanın Yasak Olması.
Ölünün Arkasından Ağlamak
Ölünün, İnsanların Ayak Seslerini İşitmesi
Kabir ehlinin Dört Hali.
Ruhların Evlerini Ziyaret Etmeleri
Haberci Ruhlar.,
intihar Edenin Durumu
Kıyametin Kopması
İki Üfürüs Arası.
Mizan ve Hesap.
Mahşerdekilerin Duası.
Ruh Gerçeği
İnsanın Şekillendirilmesi.
Ruhun Üflenmesinin (Nefh) Anlamı ve Mahiyeti
Feyz Nedir?.
Ruhun Hakikati
Ruhun Bedenle İlişkisi.
Ruh İçin Bir Yön ve Taraftan Söz Edilebilir mi?.
Allah’ın Ruhundan Üflemesi ve Teşbih.
Ruh Yaratılmış mıdır?.
Ruhun Bedenden Ayrıldıktan Sonraki Durumu.
Rahman’ın Suretinde Yaratılmak
Nefsini Bilen Rabbini Bilir.
İlk Ruh.
Kurtuluş Yolu
Şefaat
Kabir Azabı
Kişinin Ölümü Kıyametidir.
Canın Bedene İadesi.
Ruhun Bedeni Örtmesi
Amellerin Hesabının Görülmesi
Sırat.
Cennetler.
Kıyamet Günü Nebi ve Velilerin Yardımı

SUNUŞ
imanı Gazali’niıı üç risalesinden oluşan “Ahiret Kitabı”nda, ruhun hakikati, kıyametin kopuşu, diriliş ve hesap konulan ele alınmıştır. Gazali bu konulan anlatırken, büyük oranda somutlaştırmaya gitmiş, benzetmeler ve örneklerle anlaşılır izah tarzı seçmiştir
Konular ayetler ışığında ele alınmış, aynı nitelikte hadisler de verilmek suretiyle anlatımın bütünlüğü sağlanmıştır. Kimi zaman Gazali, meseleleri menkıbeler ve hikayelerle arz etme yolunu seçmiştir. Bu menkıbe veya hikayeler, ahiretle ilgili olarak hikayelere dayalı bir anlatımın seçildiği yönünde yanlış bir anlaşılmaya sebep olmamalıdır. Çünkü Gazali, bu tür hikayeleri ayet veya hadislerle ortaya koyduğu durumların açılımı olarak vermektedir. Ayrıca anlattığı meseleye ilişkin, dinin ruhuna ve akla aykırı bir bilgi söz konusu olduğunda, kendisi de bu tür bilgileri kabul edilebilir görmediğini belirtmektedir.

AHIRET BILGISI

Giriş
Ebedî ve ezelî olan, kendisinden başkasının ölümlülüğüne hükmeden, gerek inkarcılar ve gerekse kendisine inananlar için ölümü var eden, ilmiyle hükümlerin ayrıntılarını ortaya koyan, ahireti vaat edilmiş bir karşılık vakti kılan, yarattıklarından dilediği kimseler için meseleleri açıklığa kavuşturan Allah’a hamd, Efendimize, kendilerine ahirette bol ikramlar vaat edilmiş olan ailesine ve ashabına salat olsun.
Her Nefis Ölümü Tadacaktır
“Her nefis ölümü tadacaktır” şeklindeki yüce buyruk, Kur’an’da üç farklı yerde tekrar edilmektedir.Yüce Allah’ın üç defa tekrar etmek suretiyle, farklı hallerlerdeki üç farklı ölümü irade etmiş olduğu anlaşılabilir. Hem dünya alemine, hem melekût alemine, hem de ceberrût alemine gelen, kendisi için tanınan süreyi yaşadıktan sonra canını teslim eder.
Birinci alemi, Hz. Adem, zürriyeti ve üç türüyle hayvanlar oluşturur. İkinci alem, melekler ve cinlerden ibarettir. Üçüncüsü yani ceberrût alemi de, seçilmiş meleklerden oluşmaktadır. Kur’an’da şöyle buyrulmaktadır. “Allah, meleklerden ve cinlerden elçiler seçer.”" Bunlar, kerûbiyyûn, rûhâniyyûn, hameletü’1-arş ve ashab-u sürâdikât’tır.
Yüce Allah şu ayetlerde, bu meleklerin niteliklerini bildirmiş ve onları övmüştür: “Göklerde ve yerde kimler varsa O’na aittir. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar.” “Onlar, bıkıp usanmaksızm gece gündüz (Allah’ı) teşbih ederler.” Ayette belirtilenler cennet ehli meleklerdir. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de bu melekleri şöyle tavsif eder: “Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan edinirdik. (Bu irademizin eseri olurdu. Ama) biz (bunu) yapanlardan değiliz.”5
Allah’a (c.c), resulüne ve ahiret gününe inanıyorsan, sana anlatacaklarıma dikkatle kulak ver! Bu konuları sana apaçık delillerle açıklayacağım. Söylediklerimi Kuran ve sahih hadisler de tasdik etmektedir.
ELEST BEZMI
Yüce Allah, Hz. Adem’in sırtına dokunduğunda iki sıkı tutuş/kabzateyn gerçekleşmiştir, ilk tutuşta Hz. Adem’in sağ tarafından, ikinci tutuşta da sol tarafından öz nitelikli bir kısım maddeler alınmıştır. Sonra alman maddeler serbest bırakılmış ve Yüce Allah, Hz. Adem bunlara bakarken şöyle buyurmuştur: Şu grup cennete gidiyor. Çünkü cennetliklerin amellerini yapmışlardır. Bunlar da cehenneme gidiyorlar. Çünkü cehennemliklerin amellerini yapmışlardır.
Hz. Adem ‘Ya rabbi, cehennemliklerin .inicileri nelerdir?’ diye sordu. Yüce Allah şöyle buyurdu: ‘Cehennemliklerin amelleri şirk, peygamberleri yalanlamak, emir ve yasaklarda kitaplara uymayarak isyankar davranmaktır.’ Hz. Adem ‘bunları yapmamaları konusunda kendileri hakkında onları şahit kılıyorum, umulur ki bunları yapmazlar’ dedi.
Yüce Allah, insanları kendileri hakkında şahit kılarak, ‘Ben sizin rabbtniz değil miyim:’ buyurdu. Evet rabbimizsin, şahit olduk’ dediler. Onlarla beraber melekler ve Hz. Adem de şahit oldular, Allah’ın rabliğini kabul ettiler ve sonra Yüce Allah onları geldikleri yere geri döndürdü.
Elest bezminde insanların cisimleri veya bedenleri değil, nefisleri canlı idi. Nefisler Hz. Adem’in zürriyetine geri döndürüldüğünde, Yüce Allah onları öldürdü ve ruhları kabzederek arzın kendilerine ayrılmış bir yerine koydu. Cenin şekillenene ve gelişim evrelerinde belli bir aşamaya gelene kadar nefis ölüdür. Melekûtî yapısından dolayı ceset, pislik ve iğrençliklerden uzak kılınmıştır. Yüce Allah ruhundan üfürdüğünde, daha önce kabzedilmiş ve arşta saklanmış olan ruh, nefse geri döner. Bundan sonra doğacak olan varlık acı ve ızdırab duymaya, hissetmeye başlar. Birinci ve ikinci ölümün hakikati budur.
DÜNYA HAYATI VE SON NEFES
Dünya hayatında her insan, Allah’ın kendisi için takdir ettiği sınırlı ömrü yaşar, belirlenen rızkı tüketir ve eserler ortaya koyar. Ölüm vakti geldiğinde, ki bu dünyevî ölümdür, üzerine dört melek iner. Bir melek bu kişinin nefsini veya canını sağ ayağından, diğeri sol ayağından, üçüncü ve dördüncüsü de sağ ve sol ellerinden çeker. Belki de daha can çıkmadan, o kişi için melekût alemi ortaya çıkarılır. Melekler kendisine dünya hayatında yaptığı işlerin hakikatini belirtirler. Eğer kişinin dili dönüyorsa, olanları etrafındakilere söyleyebilir. Kişi başlangıçta bütün bunların şeytandan olduğunu zanneder. Daha sonra insan sakinleşmeye başlar ve bu sakinleşme süreci dilin tamamen bağlanmasına kadar devam eder. Melekler parmak uçlarından çekerler. Can bedenden, suyun kaptan akışı gibi çıkar gider.
Günahkarın canı, bu esnada şiş üzerine sarılmış,ıslak pamuk gibidir. Nasıl ki; ıslak pamuğu şişten ayırmak zor ve meşakkatli ise, günahkarın canının alınması da böyle zor ve meşakkatlidir. Bütün bunlar Hz. Muhammed’den (s.a.v.) öğrendiğimiz, dayanağı bulunan bilgilerdir.
Ölmekte olan kişi o kadar acı çeker ki, karnının dikenle dolu olduğunu zanneder. Sanki canı iğne deliğinden geçecek gibidir. Gökyüzünün üzerine düşeceğini sanır.
Bununla ilgili olarak, Ka’b'a (r.a.) ölümle ilgili olarak sorulduğunda şöyle cevap verdi: Ölüm, kişinin karnına batan büyük bir maddenin şiddetle geri çekilmesi ve geri çekme esnasında batan maddenin bir kısmı içerde kalırken, diğer bir kısmının dışarı çıkması hali gibidir. Ölüm acısı da buna benzer bir acıdır.
Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ö-lürken gelen kendinden geçme hallerinden öyle birisi vardır ki; üç yüz kılıç darbesinin verdiği acıdan daha şiddetlidir!” Korku ve ter içerisinde cesedi açıldığında, gözü ölüm korkusuyla dönmeye başlar, bedeninde büyüme ve şişmeler olur, kaburga kemiği yükselir, rengi solar. Can, çıkmaya başlamıştır artık!
Hz. Peygamber, bu vaziyette yatıyorken, Hz. Aişe gözlerinden yaşlar akarak şu beyitleri söylüyordu:
“Canım feda, kurtulman için çektiğin ölüm sancısından,
Sana acı ve ızdırab veren!
Cin sana dokunmamıştır bundan önce.
…….

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club