Gelecek 50 Yıl

Eylül 26, 2009 NTV YAYINLARI, Popüler Bilim

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

978-975-6690-62-8
Bilim başdöndürücü bir hızla ilerliyor… Tabii, gündelik hayatımız da değişiyor ve daha da değişecek. 50 yıl sonra nasıl bir dünyada, nasıl yaşayacağız?

Gelecek 50 Yıl, işte bu sorulara cevap arıyor. Dünyanın en önemli popüler bilim yazarlarından John Brockman, herbiri kendi alanında önde gelen 25 bilimciyi biraraya getirerek, bilimin ve dolayısıyla hayatımızın geleceğine dair aydınlatıcı bir manzara çiziyor.

Giderek daha fazla uzaya açılıyoruz ve yayılıyoruz. Evrendeki bu ilerleyişimiz hem geleceğe hem de geçmişe doğru. Onun için, bu yolculuk, evrenin nasıl oluştuğu konusunda daha fazla bilgi verecek bize. Yeryüzü’ndeki hayata benzeyen veya benzemeyen hayatlar var mı? Bu konuda da daha fazla bilgi edineceğiz.

Önümüzdeki 50 yılda beynin gelişimi ve evrimi konusunda bir devrim yaşayacağız. Bu devrim sağlık alanında da kendini gösterecek, robotların yönlendirilmesinde de…

50 yıl sonra genlerimizin her birinin tam metnini öğrenebileceğiz.
50 yıl içinde bize yardımcı olacak robotlara sahip olacağız, ama “bilinçli” robotlar için beklememiz gerekecek.
50 yıl sonra karada, suda ve havada gidebilen bir tür sessiz bireysel taşıt geliştirilme ihtimali yüzde 50.
50 yıl içinde basit ve cansız biyokimyasal maddeleri kullanarak bir test tüpünde bir hayat meydana getirmeyi başaracağız. Böylece şu anda iyileştirmesi güç olan birçok hastalığın üstesinden gelebileceğiz.

Önümüzdeki 50 yılda, bedenlerimize robot teknolojisinin, silikonun ve çeliğin girmesini benimseyeceğimiz bir kültürel değişim yaşanacak.
Gelecek 50 Yıl, bu gelişmelerin toplumsal ve siyasi sonuçlarını da gösteriyor.

İÇİNDEKİLER
JOHN BROCKMAN GİRİŞ
BİRİNCİ BÖLÜM: TEORİ AÇISINDAN GELECEK
LEESMOLIN Evrenin Niteliğinin Geleceği
MARTIN REES Kozmolojik Müşküller: Evrende Yalnız mıyız ve Evrenin Neresindeyiz?
IAN STEUVART 2050′nin Matematiği .
BRIAN GOODVVIN  Kültürün Gölgesinde .
MARC D. HAUSER Degiştokuş Edilebilir Zihinler
ALISONGOPNIK Çocukların Bilimcilere Öğreteceği Şeyler .
PAUL BLOOM  Bir Ahlaki Gelişim Teorisine Doğru .
GEOFRREY MİLLER İncelik Bilimi
MIHALY CSIKSZENTMIHALYI  Mutluluğun Geleceği
ROBERT M. SAPOSKY   Elli Yıl Sonra Hâlâ Hüzünlü Olacak
mıyız?      .
STEVEN STROGATZ   Fcrmi’nin “Küçük Buluşu” ile Kaos ve Karmaşıklık Teorisinin Geleceği
STUART KAUFFMAN Hayat Nedir?
İKİNCİ BÖLÜM: PRATİK AÇISINDAN GELECEK
RICHARD DAWKINS  Moore Yasası Çocuğu  .
PAULDAVIES (kinci Bir Yaratılış Var mıydı? .
JOHN   H.   HOLLAND     Bizi  Bekleyen  Gelişmeler  ve Bunları Tahmin Etme Yolu .
RODNEY BROOKS  Beden ve Makine Kaynaşması
PETER ATKINS  Maddenin Geleceği  .
ROGER C. SCHANK Gelecekte Daha Ak.Ilı Olacak mıyız? .
JARON LANIER  Karmaşıklık Tavanı  .
DAVI D GELERNTER İşınla Bağlantıya Girmek  .
JOSEPH LEDOUX Zihin, Beyin ve Benlik .
JUDITH   RICH   HARRIS     2050′den   Bakışla  Bizi   Biz  Yapan
Özellikler .
SAMUEL BARONDES İlaçlar, DNA ve Psikanaliz Divanı   .
NANCY ETCOFF Beyin Taramaları, Kuşamlar ve Kısa Temaslar
PAUL W. EWALD Hastalığın Üstesinden Gelmek

GİRİŞ
1991′de yayımlanan “Üçüncü Kültür” başlıklı makalemde yeni bîr kültürün doğduğu fikrini ortaya atmıştım. Sözünü ettiğim şey “ampirik dünyadaki çalışmalarıyla ve yorumlayıcı yazılarıyla, varoluşumuzun daha derin anlamlarını görünür kılma, kim ve ne olduğumuzu yeniden tanımlama konusunda geleneksel aydınların yerini almakta olan bilim uzmanlarının ve dîğer düşünürlerin” yarattığı bir halk kültürüydü.
Bilim mühim haberdir ve mühim sorulan ortaya atan da bilimcilerdir. Onlar kitaplarıyla ve makaleleriyle yeni halk aydınlan, yeni türden bir halk kültürünün önderleri haline gelmiş bulunuyor. Gelecek 50 Yıl işte bu yeni kültürün çeşitli veçhelerini gözler Önüne seriyor.
Burada sunulan deneme yazıları eski tarz entelektüel kültüre özgü marjinal tartışmalar değildir; bu bilimciler grubunca yürütülen çalışma, gezegenimizdeki herkesin hayatını etkileyen gelişmeleri merkez alıyor. Sözgelimi, yakın dönemde uluslararası basında kök hücre araştırmaları, klonlama, insan genomunun dizilişi, yapay zeka, astrobiyolojî ve kuantum hesaplaması gibi konuların ele alınışına bakalım. Bu konular (aynı şekilde bunlara ilişkin çalışmalar) kaçınılmaz olarak disiplinlerin sınırlarını aşıyor. Son on yılda (elinizdeki kitaba katkıda bulunanlar da dahil) bilimcilerce yazılmış kitapların okur kitlesinde görülen dikkate değer artışın sebeplerinden biri de öbür disiplinlerdeki meslektaşlarının anlayabileceği bir dilde yazmak zorunda kalmalarıdır. Sıradan bir eğitime sahip okur bu durumdan yararlanıyor; çünkü günün mühim sorunlarıyla uğraşan bu grubun   Holland, psikolog ve yapay zeka araştırmacısı Roger G. Schank, nöroloji uzmanı Samuel Barondes, Marc D. Hauser ve Joseph LeDoux, bilgisayar uzmanı David Gelernter ve Jaron Lanier, MİT Yapay Zeka Laboratuvarı direktörü Rodney Brooks, matematikçi lan Stewart ve Steven Strogatz, astronom Martin Rees ile teorik fizikçi Paul Davies ve Lee Smolin’dir.
Birinci Bölüm geleceğin “teori açısından” bir İrdelenişi niteliğini taşıyor. Konular ise şunlar: Kozmolojideki ilerlemeler, matematikte “sanal gerçekdışılık sistemlerinin kullanım alanı, karmaşıklık teorisinde yeni yönelişler, “canlı” olmanın ne anlama geldiğine, nasıl Öğrendiğimize, nasıl düşündüğümüze, bilincimizin doğasına ve nasıl duyumsadığımıza, bu evrende benzersiz bir zeka formu olarak biricik olup olmadığımıza dair fikir yürütmeler.
İkinci Bölüm geleceği “pratik açısından1′ irdeliyor. DNA dizilişinin geleceği ve kendimiz hakkında bize neler öğreteceği, Mars araştırmaları ve Yer dışı hayat arayışı, madde üzerindeki egemenliğimiz, yaptığımız makinelerle ve özellikle bilgisayarlarla sıkı etkileşimimiz, siberuzayın, nörolojinin ve çocuklarımızı yetiştirme tarzının gelecekteki ana hatları, bedensel ve zihinsel esenliğimizi sürdürme olasılığımız gibi konuları kapsıyor.
Hızla ivme kazanan büyük bîr epistemolojik değişimden geçiyoruz. Daha önce emsali görülmemiş ölçüde güçlü araçlar kullanıyoruz ve Oxford biyologlarından J. Z. Young’ın 1951′de BBC Rcith Konferansı’nda belirttiği gibi, bizzat bu araçlar haline geliyoruz. Yakın döneme kadar yoksun olduğumuz şey, teknolojilerimizin bizi dönüştürdüğü hızla kendi önermelerini dönüştürebilecek güçte bir entelektüel kültürdür.
delecek 50 Yıl işte bu başlangıcın bir parçası, ampirizm  ile epistemolojinin çatıştığı ve her şeyin farklılaştığı, bizzat kendi doğamızı ve ne tür bir dünyada yaşadığımızı yeniden düşünmeye başladığımız bir yerin parçası. Bu kitapta görüşleri yansıtılan düşünürlerin eserlerinde ve onların bu kitaba yaptığı katkılarda böyle bir sinerji var.

John Brockman
New York Eylül 2001

Evrenin Niteliğinin Geleceği

Bizden bilimin günümüzden elli yıl sonraki halini öngörmemiz isteniyor. Son birkaç yüz yılda fiziğin ve kozmolojinin İlerleme temposu göz önünde tutulduğunda, elli yıl uzun bir süre. Ama İleride bütünüyle saçma görünmeyecek öngörülerde bulunma açısından, pek de uzun bir süre değil belki de. Geriye dönüp bilimin tarihine bakarsanız, İnsanların ortaya attığı önemli sorulara çoğu kez elli yıl sonra cevap bulunduğunu göreceksiniz. Bununla birlikte bilimin ilerleyişi genellikle insanların elli yıl sonra aynı alanda çalışan meslektaşlarıyla aşağı yukarı aynı dili konuşmasına elverecek yavaşlıkta olmuştur.
O halde elli yıl öncesine bakalım ve o zamanki mühim soruların ne olduğunu saptayalım. Benim listemde yer alan sorular şöyle:
1)   Atom çekirdeklerini bir arada tutan güçlü kuvvetin niteliği nedir?
2)   Radyoaktif bozunumu sağlayan zayıf kuvvetin niteliği nedir?
3)   Evrene ilişkin Kararlı Durum modeli doğru mudur? Yoksa, Garnow ve uç noktadaki başka kişilerin ileri sürdüğü gibi, bir Büyük Patlama yaşanmış olabilir mi?
4)   Protonların ve nötronların bir içsel yapısı var mıdır?
5)   Elektron her ikisinden daha hafifken, proton ve nötronun niçin sadece biraz farklı kütleleri vardır? Nötrino niçin kütlesizdir? Müon nedir ve sıralanışı neyin eseridir?
6)   Genel görelilik ve kuantum teorisi arasındaki ilişki nedir?
7)   Kuantum teorisini anlamanın doğru yolu nedir?
İlk dört sorunun cevaplarını artık bildiğimizi güvenle İleri sürebileceğimiz görüşündeyim. Son üç soru üzerinde ise hâlâ çalışıyoruz. Ama ilk dört soru unutulmuş değil; aslına bakılırsa, bu sorulara cevap vermek İçin başvurulan yöntemler günümüzde bir teorik fizikçiyi eğitmenin temelini oluşturuyor. Ne var ki, yüz yıl Önceye bakacak olursak, o sırada insanların ortaya attığı soruların birçoğuna bugün artık kimsenin aldırış etmediğini görürüz. Tarihçiliğim geçen yüzyılın başında fizikçilerce ortaya atılan soruların bir listesini çıkarmaya yetecek düzeyde değil; ama bunlar herhalde atomların özelliklerinden çok esirin özellikleriyle ilgili olmalı. Sonraki birkaç yıla kadar fiziksel atomların varlığına ilişkin pek kanıt yoktu; nitekim 1900′de birçok fizikçi atomların varolduğuna inanmıyordu. Ernst Mach gibi bazıları ise sorunun esasen fiziğin bir parçası olmadığını, çünkü atomların asla gözlemlenemeyeceğini düşünüyordu. Astronomiye gelince, gezegenimizin yer aldığı Samanyolu dışındaki galaksilerin varlığına ilişkin hiçbir kanıt yoktu; yıldızların ışıldamasını neyin sağladığı konusunda hiç kimse fikir sahibi değildi. Yani, 1950lerin başlarındaki fizikçiler günümüz fizikçileri tarafından ortaya atılan soruları muhtemelen anlayabilecek durumdayken, onların birbirleriyle konuşurken kullan…

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Gelecek 50 Yıl için 1 cevap

  1. Gelecek 50 yılla ilgili öngörüler kitabı. Ben en az 10 yanesine saçmalık dedim. Ama belli mi olur bilimin yanılmadığı insan neredeyse kalmadı. :)

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club