Görünmeyen Ekonomist

Ağustos 20, 2009 Ekonomi, Pegasus

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

nndbrc6v99

Sıkıcı okul kitapları için yapılmış olan ne varsa onun hünerli ellerinde canlanıverir Bu kitap sizi uyandırarak yeni bir dünyaya götürecektir. Hiçbir şey yapmasa bile en azından sizi çok daha kurnaz bir müşteri yapacaktır Aslında medya dersleri vermesi gerekirken ekonomi öğreten sıkıcı bir eğitimciden ders alan orta öğretim öğrencileri ve ekonomi üzerine çok şey bilenler sadece
iç karartıcı bir bilimin daha az iç karartıcı olması umuduyla nasıl yazılacağını öğrenmek amacıyla bile olsa bu kitabı almak için sıraya girmeliler.
Express
Görünmeyen Ekonomist, harika bir Ekonomiye Giriş kitabıdır. Kulağa sıkıcı geldiğini düşünüyorsanız, okuyunca fikriniz değişecek.
Financial Times
Ekonomistler aslında bizlerden farklı düşünüyorlar. Bu kitap neden farklı düşündükleri konusuna harika bir giriş yapıyor.
Telegraph
‘İç karartıcı’ olduğu varsayılan bir bilime yapılan canlı ve esprili girişi okumak üzeresiniz.
The Times
Eğer konu hakkında çabucak fikir edinmek istiyorsanız Görünmeyen Ekonomist’den daha iyisini bulamazsınız.
Wall Street Journal
Gündelik hayattaki ekonomiyle ilgili eğlenceli bir rehber Görünmeyen Ekonomist, akademik tekdüzeliği kendinden uzak tutmayı başarıyor.

İçindekiler
Teşekkür
1.     Kahvenizin Bedelini Ödeyen Kim?
2.     Süpermarketlerin Bilmenizi İslemediği Gerçekler
3.     Mükemmel Piyasalar ve Doğruların Dünyası
4.     Şehiriçi Trafiği
5.     Gizli Bilgi
6.     Mantıklı Delilik
7.     Hiçbir Şeyin Değerini Bilen insanlar
8.     Fakir Ülkeler Neden Fakirdir?
9.     Bira, Cips ve Küreselleşme
10.  Çin Nasıl Zenginleşti?
Notlar

Teşekkür
Reni ekonomiyle tanıştıran Peter Sinclairiiır Tuny Courıki. Simon Cowan, Stan Fischer, Boh Garhart, Paul Klemperer. Brcndan McFIroy, Hyun Shin. Bili Sjoılrom ve daha birçok kı>ı bini bu yolda yardım etti. Hepsine minnettarım.
Shell sirkelinde Ged Davü, kitabın ilk tutağını hauHırken yarızamanlı çalışmama izin verdi. Beni sıkıştırmamasından memnundum ve desteği için kendisine minnettarım. Shell’deki diğer çalışma arkadaşlarını, özellikle BettySue Flowers, Anupam Khanna. Cho Khong, Michael Klein. Doug McKay ve |ohn Robinson bana ilham verdiler.
Financial Ti mesel a Pilila Clark, Andy Davis, Chris Giles, Andrew Govers, fohn Kay, John Willman ve Martin Golf bana firsat tamdılar ve bu fırsatı en iyi şekilde kullanmam için bana yardımcı oldular.
David Bodanis, Felicity Bryan, Pcnny Dablin, Moore Flannery, luri Gabrlel, Mark Hcnstridgc. Piana fackson, Oliver lohmon, )ohn Kay, Cho Khong, Paul Klcmpcrer, Stcphen McGroariy, Doug McKay. Fran Monks, Davc Morris, Rafael Ramtrct, lillian Retlly, ]ohn Roblnson, Tim Savin, Martin Wolf ve Andrcw VVrlghı yorumlarıyla bu kitabın daha iyi olmasını sağladılar. Temsilcim Satly Holoway muhteşemdi. Editörlerim Tim Whiting, Iain Hunt ve Kuzey Amerika baskısında görev yapan Tim Bartlett ve Kale Hamili ile çalışmış olduğum için çok şanslıyım dördü de harikaydı.
En önemlisi, Paul Domjan, Diana Jackson, esim Fran Monks, Dave Morris “Amca” ve William Reilly beni duygusal olarak desteklediler, özellikle bir dahi olan Andrew Wright’a onsuz bu kitap bitirilemezdi ve ilham veren David Bodanis’e onsuz bu kitap asla başlamazdı teşekkür etmeliyim.

Giriş
Bu kitabı satın aldığınız için size teşekkür ederim, faka siz de benim gibiyseniz bu kitabı satın almamışım/dır Onun yerine kitabevinin kafe bölümüne kitabı götürmüşsün u/dut ve paranıza değip değmeyeceğine karar verirken kapucınonuzu keyifle yudumluyorsunuzdur.
Bu kitap ekonomistlerin dünyayı nasıl gördükleriyle ilgilidir. Aslında şu anda çevrenizde bir ekonomist oturuyor olabilir. Onu farketmiyor olabilirsiniz. Bir ekonomiste bakan sıradan bir insan kayda değer bir şey farketmeyebilir. Fakat sıradan insanlar ekonomistlere kayda değer görünürler. Bir ekonomist ne görür?
Eğer sormuş olsaydınız size ne söylerdi? Ve neden sormak isteyesiniz?
Köpüklü kapuçinonun keyfine vardığınızı düşünebilirsiniz, fakat ekonomist sizi ve kapuçinoyu işaretlerle ve pazarlıklarla dolu karmaşık bir oyunda, güç yarışlarında ve zeka savaşlarında oyuncu olarak görür. Oyun, daha fazla pay kapmak içindir: Bu kahveyi size getirmek için çalışan insanlardan bazıları çok para kazandılar, bazıları çok az ve bazıları da şu anda cebin izdeki paranın peşindeler. Ekonomist size kimin, neyi, nasıl ve neden alacağını anlatabilir. Bu kitabı bitirdiğinizde aynı şeyleri sizin de görebileceğinizi umuyorum. Ama lütfen kitabevinin müdürü sizi kapı önüne atmadan önce bu kitabı satın alın.
Kahveniz, ekonomistin dikkatini başka bir nedenle çeker: Ekonomist, kapuçinoyu hazırlamayı bilmez ve başka bilen olmadığını da bilir. Sonuç olarak, kim kahveyi yetiştirmek, toplamak, kavurmak ve harmanlamak, inekleri yetiştirmek ve sağmak, çeliği şekillendirmek, plastiği kalıba dökmek, hepsini kahve makinesinde birleştirmek ve en sonunda seramiği sevimli bir fincana dönüştürmek işlemlerinin hepsini yapmakla övünebilir ki? Kapuçinonuz, şaşırtıcı karışıklıktaki bir sistemin sonucudur. Dünyada bir kahve yapmak için gereken her şeyi üretebilecek bir tek kişi mevcut değildir.
Ekonomist, kapuçinonun inanılmaz bir ekip çalışmasının ürünü olduğunu bilir. Üstelik ekipten sorumlu olan bir kişi de yoktur. Ekonomist Paul Seabright bize Batı sistemini anlamaya çalışan Sovyet yetkilisinin ricasını hatırlatıyor. “Anlatın bana… Londra halkına ekmek sağlamaktan sorumlu kişi kimdir?” Soru gülünçtür, ama “hiç kimse” yanıtı da kafa karıştırıcıdır.
Ekonomist dikkatini kahvenizden uzaklaştırıp kitapçıya yönlendirirce organizasyon el zorlukların daha da büyük olduğu görülür. Bu kitapçının meydana gelmesini mümkün kılan sistemin karmaşıklığı basit açıklamalara sığmaz: Asırlardır birikmiş olan tasanın ve üretimi düşünün, kitapların basıldığı kağıttan rafların aydınlatmasına, envanter kaydını tutan yazılımdan kitapların basıldığı, paketlendiği, stoklandığı, sevk edildiği, raflara dizildiği ve satıldığı günlük organizasyonun mucizelerine.
Sistem dikkati çekecek derecede iyi çalışır. Bu kitabı satın aldığınızda şimdiye kadar bu kitabı satın aldınız değil mi?—muhtemelen kitabevine kitabı sizin için sipariş etmelerini söylemenize gerek kalmadı. Muhtemelen bu sabah evinizden çıkarken bu kitabı satın alacağınızı bilmiyordunuz, öngörülemeyen İsteklerinizi tatmin etmek için düzinelerce insan sanki sihirli bir değnek değmişçesine çalışıyor: Ben, editörlerim, pazarlamacılar, redaktörler, yazıcılar, kağıt üreticileri, mürekkep üreticileri ve daha birçokları. Ekonomist boy le bir sistemin nasıl çalıştığını, şirketlerin bunu kendi çıkarları için nasıl kullanmaya çalıştıklarını ve müşteri olarak sizin karşı koymak için ne yapabileceğinizi açıklar.
Görünmeyen Ekonomist şimdi pencereden dışarıdaki trafik karmaşasına bakıyor. Bazı insanlara göre karmaşa yalnızca hayatın rahatsız edici bir gerçeğidir. Ekonomiste göre trafikteki kaos ve kitabevinin sorunsuz işleyişi arasındaki zıtlık ile ilgili söylenmesi gerekenler vardır pratik karmaşasından korunmakta bize yardım eden kitabevinden bir şeyler öğrenebiliriz
Ekonomistler sürekli çevrelerinde olup bitenler hakkında düşünseler de sadete yerel konuları tartışmakla sınırlı kalmazlar Eğer onlardan biriyle sohbet ederseniz gelişmiş ülkelerdeki kitabevleriyle hevesli okuyucuların olduğu ama kitapların bulunma Fiji Kamerun’daki kütüphaneler arasındaki farkı konuşabilirsiniz Dünyanın /engin ülkeleriyle fakır ülkeleri arasındaki uçurumun çok buyuk ve ürkütücü olduğuna dikkati çekebilirsiniz ekonomısı adaletsizlik duygunuzu paylaşabilir fakat aynı zamanda size zengin ülkelerin neden zengin olduğunu ve fakir ülkelerin neden fakir olduğunu ve bu konuda neler yapılabileceğini anlatır.
Belki Görünmeyen Ekonomist size bir bilirkişi gibi göründü ama o ekonominin esas amacını yansıtır: İnsanları birey, ortak, rakip ve ekonomi diye adlandırdığımız uçsuz bucaksız sosyal organizasyonun üyeleri olarak anlamak.
Bu esas amaç, Nobel ödülü komitesinin eklektik beğenisinde kendisini gösterdi. 1990 yılından beri Nobel Ekonomi ödülü çok seyrek olarak döviz kuru teorisi, iş döngüsü gibi doğrudan “ekonomik” gelişmelere verildi. Daha sıklıkla ekonomiyle doğrudan bağlantılı olarak düşünmediğiniz insan gelişimi, psikoloji, tarih, seçimler, hukuk ve hatta neden düzgün bir ikinci el araba alamadığınızla ilgili ezoterik buluşlar gibi kavramlara verildi.
Bu kitaptaki amacım dünyayı bir ekonomist gibi görmenize yardımcı olmak. Size döviz kurları ya da iş döngüleriyle ilgili hiçbir şey anlatmayacağım ama ikinci el arabaların sırrını ortaya çıkaracağım. Çin’in her ay 1 milyon insanı yoksulluktan çıkarmasının sırrı gibi büyük olaylara, süpermarkellerde çok para harcamaktan kaçınmak gibi küçük olaylara göz atacağız. Bu bir dedektiflik İşi ama bir ekonomistin sahip olduğu araştırma araçlarının nasıl kullanılacağını size öğreteceğim. Bu kitabın sonunda daha kurnaz bir müşteri ve politikacıların anlattığı Öykülerin arkasındaki gerçeği görebilen daha kurnaz bir seçmen olacağınızı umuyorum. Günlük hayat birçok insanın bulmaca olduğunu bile farketmediği bulmacalarla doludur. Her şeyden önce günlük sırların arkasındaki eğlenceyi görebilecek duruma geleceğinizi umuyorum. Şimdi “kahvenizin bedelini ödeyen kim?” sorusunu sorarak yabancısı olmadığımız konudan başlayalım.

Kahvenizin Bedelini Ödeyen Kim?
isler New York’da. ister Tokyo’da isler Antwerp’de ya da ister Prag’da yasayın, loptu taşıma araçlarındaki uzun yolculuklar, dünyadaki bütün büyük şehir hayatlarının sıradan bir deneyimidir. Şevk kırıcı gidiş geliş yolculukları genel olanla öze! olanı biraraya getirir, özeldir çünkü her yolcu kendi benzersiz labirentinde bir faredir: Duştan İstasyonun turnikesine kadar geçen süreci planlar; tarifeye bakar; trenler arasındaki transferleri hızlı yapabilmek için doğru peronları öğrenir; gelen ilk trenle eve ayakta gitmek ile son trende oturarak gitmek arasında değerlendirmeler yapar. Geneldir çünkü yolcular aynı zamanda trafik sıkışıklıkları ve işe gidiş dönüş saatleri yoğunluğu gibi bütün dünyadaki girişimciler tarafından kullanılan genel modelleri oluştururlar.
Londra’daki bütün istasyonlar gibi yoğun saatlerde Waterloo da uykusuz, hırçın yolcularla dolu. Yılda yetmişdört milyon adet bu tarz yolcu görürüz, bunların yarısı havaya bakarak kalkış saatleri panosunu arar, kalan otuzyedi milyon kişi ise ileriye bakarak ite kaka ilerler.
İçlerinde benim de olduğum ikinci grup ise rotalarından pek ayrılmayan insanlardan oluşur. Düşüncesizlerin ve aylak turistlerin oluşturduğu gürültünün ve keşmekeşin dışına çıkmak ve patronlarından hemen önce masalarının başında olmak isterler. Dolambaçlı….

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club