www.ucuzkitapal.com | Binlerce kitap sadece 2 TL! - Kapıda Ödeme İmkanı

Her Şeyin Bir Anlamı Var

Ağustos 21, 2009 Psikoloji, Timaş

Bu kitabı en uygun fiyata satın alın »

1814-Her-Seyin-Bir-Anlami-Var

İnsan düşüyor, kalkıyor, kendisine bir hikâye kuruyor. Kendi hikâyesine çok inanıyor, az inanıyor, hiç inanmıyor. Başkalarının hikâyesine inanıyor. Kendisine inanılacak değişik hikâyeler buluyor. Bir ömrü bir hikâyenin parçası olmak için tüketiyor.

Bana diyorsun ki “Bu dünya anlamsız; ben burada olmayı kendim seçmedim.” Bu sözcüklerde burası ile orası arasında asılı duran bir hayatın izleri var. Yokluk ve varlık arasında yürüyen bir ip cambazının hüneri.

Şimdi diyorum ki ben sana, her şeyin bir anlamı var. Çiçeğin, böceğin, dalları eğen rüzgârın, ağzımızdan çıktıktan sonra yüzyıllarca uzayda asılı duran sözcüklerin bir anlamı var.

Konuşuyoruz seninle. Yavaş yavaş iyileştiğini hissediyorum. Öfken azalıyor. Artık Tanrı’ya kızmıyor gibisin. Ve artık şükür ki, yaralarından ibaret değilsin. Hayatın çiçek tozları gibi oradan oraya neşe içinde uçuşuyor. Varoluşuna sinen ıstırap sanki daha derinlere, kımıldadığında hissetmeyeceğin bir yerlere iniyor. Onunla da başın hoş olsun, çünkü bir anlamı var.

İÇİNDEKİLER
BİRİNCİ BÖLÜM
HER ŞEYİN BİR ANLAMI VAR
Güzelliği Ararken
Her Dem Yeniden
Aşk Uygarlığı
Hazan Yaprakları
Kaderin Tanığı
Her Şeyin Bir Anlamı Var
Mutluluk Kelebeği
Ümidin Gücü
Tanığım Yeryüzü
Sarhoş Gemi
İKİNCİ BÖLÜM SESSİZLİĞE ÖVGÜ
Söylenmemiş Aşkın Güzelliğiyledir
Sev ya da Sus!
Alo
Kapsama Alanı
Orada Olmak
Biraz Konuşmaya Ne Dersin?
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÖNCE AHLÂK
Kaygı Çağı
Narsisizmin Günahları
Dindarın Şüphesi
Dindarın Günahı
Onbirinci Saat
Kurt ve Kuzu
Önce Ahlâk
Radikal Empati
Sokak Ağzı
Haset ve Şükran
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
YİTİK CENNETE YOLCULUK
Bir Ruhum Var, Baki
Babam İs, Gezisinde
Korkuyorum Anne!
Hormonlu Çocuklar
Organik Çocuklar
Gecegezen Kızlar
Rahme Rahmet Yok
Nuri’nin Oğlu
BEŞİNCİ BOLÜM
SANA, BANA VE ÜLKEME DAİR…
Hayat, Teselli Bulmaktır
Görünmez Duvarlar
Asansörde Birden İsa
Aklımı Seveyim
Bedenim Benim Meselemdir!
Nefret
Gülelim. Eğlenelim
İnsanlığın Acısı
Türkiye İçin Henüz Vakit Var
Yarın Başka Bir Ülke
Başka Bir Dünya
isim İndeksi

SUNUŞ
Arada mektuplar geliyor. Kitaplarımı okumu; insanlardan, bazen elektronik bazen de bildiğimiz posta yoluyla mektuplar geliyor, teli ve güzel satırlar. Nazenin ruhlar. Tam da ulaşmaya çalıştığını, dertleşmek, içimi dökmek istediğim türden ateşin sineler. Onları çok öteden beri tanıyor gibiyim. Hani karşı karsıya gelsek, birbirimizi zaten ezelden biliyormuşçasına uzun bir sohbete başlayacağız. Bu kitapları oluşturan yazıları hem kendime hem de kendim gibi ruhlara bir şifa mektubu niyetine yazıyorum. Yazmak, öteden beri benim için bir şifa arayışı olageldi. Ruh sızlıyorsa, insan elinin altında duran kelimelere müracaat etmeden durabilir mi? Bu dünya, hiçbirimize ebedî bir yun değil. Hepimiz faniliğin bildirisini taşıyoruz yüzlerimizde. Bugün canlı olan, yarın zeval buluyor. İşte, selam üzerine olsun, Hz. İbrahim gibi, ben de batmayacak ve sönmeyecek olanı arıyorum. Oraya baktığımda dünya maceramı ışıklandıracak, bana bu dünyada yaşamamın beyhude olmadığını hissettirecek bir gaye, bir nur, bir bilinç hali arıyorum. Bir anlam arıyorum.
Timaş Yayınları’ndan çıkan son üç kitabım, Yavaşla, Merhamet ve nihayet elinizde tuttuğunuz Her Şeyin Bir Anlamı Var, günümüz ruh bilimi ve insan anlayışında güzel olanın İzini sürmek davasında. İnsan, varoluşa sinmiş olan o güzelliği nasıl ortaya çıkarabilir? Kendinde saklı duran ve modern medeniyet tarafından adeta baskılanan, merhamet, şükran, cesaret gibi olumlu özelliklerini bilince nasıl taşıyabilir? Bunu yaparken, dünyanın benim sözlerini işitebildiğim bütün ariflerinden hikmetli cümleler naklediyorum. Güzel olan zaten söylenmiştir. Bizim yaptığımız, Rum ressamlar misali, İnsanın kalp aynasını cilalamaya gayret etmek, öyle ki oraya En Guzel’in ışığı yansıyabilsin.
Bana iyi yazılan iyi insanlar yazdırır. Derdi olan insanlar, o derdi benim içime taşır ve ben o dertle bazen zihinsel düzeyde baş edemem. O zaman yazarak şifa ararım. Bana yazı yazdırmış, beni bir sözü, bîr gülümseyişi, bir iması, bir hatırlatması, bir susuşuyla esinlemiş insanlara şükranımı irâde ederek bitiriyorum. Bu kitapta yer alan yazılardan birinde söylendiği gibi, hayat teselli bulmaktır. Ey dost, kelimelerimle seni teselli edip, ağulu aşı yağ ile bal eden bir söz söyleyebildiysem, şükürler olsun.
Kemal Sayar Şubat 2009, İstanbul

Güzelliği Ararken
Ruhun ihmal edildiği
bir dünyada, güzellik
öncelikler listesinde
sonuncu. Güzelliğin
feda edilebilir
bir şey olduğunu
düşünmekle ruhu
gıdasından mahrum
bırakıyoruz.
Ruh, güzellikle
beslenir; onun
yokluğunda ‘güzellik
nevrozundan
muzdariptin

önergeler insanları daha bilgili kılar. Hissetmek ise daha bilge. Ruhun ihmal edildiği bîr dünyada, güzellik, öncelikler listesinde sonuncu. Güzelliğin feda edilebilir bir şey olduğunu düşünmekle ruhu gıdasından mahrum bırakıyoruz. Ruh güzellikle beslenir. Besin beden İçin neyse; insanı mutlu eden, karmaşık, büyüleyici imgelet de ruh için odur. Eğer psikoloji fikrimizi ruh üzerine inşa edersek, tedavi çabalarımızın amacı güzellik olacaktır. Havadarımızda güzellik eksik kalırsa, ruh da benzeti ızdıraplara duçar olacaktır: Depresyon, paranoya, anlamsızlık, bağımlılık gibi. Ruh güzelliğe açtır ve onun yokluğunda ‘güzellik nevroz undan muzdariptir.
Ruh için günlük pratik hayattan zaman zaman uzaklaşmak ve zamansız, ebedi gerçeklikleri tefekkür etmek önemlidir. Kimi geleneklerde bu duruma ‘ruh tatili’ adı verilir.  Hayret ve tefekkür anları için günübirlik erkinlikten sarfı nazar etmek. Yoldan geçerken manzara sizi büyüler ve hemen bir mola verip o güzelliği içinize çekersiniz. Ruh, her gün bir güzellik anını yakalar. Güzellik biçimde değildir, eşya ve tabiatın bizi tefekküre ve kainatla yekvücut olmaya davet eden yanı niteliğindedir. Güzellik, tahayyüle hadsiz bir ufuk kazandırır, asla kuruyup yitmeyecek bir tahayyülü besler. Seyri hoş olmayan bir şey bile kalbi derin bir tahayyüle gark etmek suretiyle kendi güzelliğini vazeder.
Mabetler sadece pratik sebeplerle inşa edilmez, onlar aynı zamanda tahayyül içindir Sinan’ın eserleri ruhun güzellik ihtiyacına hitap eder, bize kutsalı düşleme imkânı sunar. Güzelliği takdir etmek, ruhu karıştıracak şeylerin gücüne açık olmakla mümkündür. Eğer güzellik karşısında etkileniyorsak, o halde ruh uyanıktır. Ruhun yeteneği, etkilenebil meşinde gizlidir.
Yıldızların parladığı bir çöl gecesi tahayyül edin. Saf ve duru sessizliğin ortasında. Oradan yayılan şey, güzelliktir. Burada güzellik, gözlemcinin yansıttığı bir şey değildir, kaçınılmaz bir biçimde gerçektir ve kalplerimizde karşı konulmaz bir tepki uyandırır. Tıpkı doğruluk ve iyilik gibi, güzelliğe de tepki veririz. Çünkü onlar bizim dışımızdaki nesnel gerçeklerdir, bize ilham verir ve bizi ışığın kalbine taşırlar.
Estetik deneyim, bize acil benyönelimli ihtiyaç ve ilgilerimizin dışında ulvî bir dünya olduğunu fısıldar, insan iyilik, doğruluk ve güzelliğe cevap veremediğinde tam ve sağlıklı bir biçimde yaşayamaz. “Kendi değerini kendin yarat” tarzı yüzeysel bir felsefe burada işe yaramaz, kendi adımıza hedefler icat ederek hayatın anlamını yakalayamayız, tırsan tabiatı, ancak dünyanın güzelliği karşısında duyduğu hayret ve lezzet yeteneklerini sistemli bir biçimde derinleştirmekle kendisini gerçekleştirir. Şefkat, merhamet, sempati ve diyalog gibi ahlâkî duyarlılıkları geliştirmekle kendimizi gerçekleştirebiliriz. insanlık durumu kırılgan. O halde, rasyonel bir biçimde iyiliğin tarafında saf tutmak yetmez. Sonunda iyiliğin kazanacağına, iyiliğin mukavemet edeceğine de inanmamız icap eder. Ümidin ışığında yaşamak gerekir. Böyle bir iman ve ümit, ikisine ilham veren aşk gibi, bilimsel bilginin alanından devşirilemez. Onları ancak manevi disiplinlerin yardımıyla elde ederiz. Bütün iyi manevî yollar İnsanı doğru eyleme, kendini keşfetmeye ve diğerlerine saygı duymaya davet eder. Manevi olan ancak güzelliği görmekle başarılır ve nihayet ancak manevi temrinlerle güzelliği açık seçik görebiliriz.
Tanrı, Hüsn ü Mutlak’tır, mutlak güzel. Güzellik karşısında duyduğumuz hayranlık, bizi Güzeller Güzeli’ne yaklaştırır. Bütün güzellikler O’nun güzelliğinin tecellisidir. Güzeller ve güzellikte ezel âleminin hatırası vardır. “Nereye dönerseniz dönün, orada O’nun yüzü, O’nun güzelliği var.”
Güzellik, insanın içinde uyanmak isteyen bir hatıradır.

Her Dem Yeniden
Yeni paradigma bizi
haşyete çağırıyor
İnsan bilinemeyen
karşısında kendi
sınırlarını keşfediyor
Bilim ve ruhu
birbirinden
ayıran sınırlar
anlamsızlaşıyor, ruh
yaratılışın görkemi
karşısında haşyetle
sarsılıyor Bilinç,
sufilerin irfanıyla
tanışıyor.
…..

Satın Alabilirsiniz

Bu kitabı en uygun fiyata satın alın »

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

www.ucuzkitapal.com | 2 TL Kitaplar