İşaret

Temmuz 21, 2009 Pegasus, Roman (Yabancı)

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

kapak

YENİ BİR HAYAT, YENİ BİR AŞK…
TÜM DÜNYADA GENÇLERİN TUTKUNU OLDUĞU YENİ BİR VAMPİR SERİSİ

“Yüzümü ona çevirdiğimden beri bu kitap beni kendine esir etti. Tamamıyla muhteşem. İŞARET, ateşli, karanlık ve eğlenceli.”
—GENA SHOWALTER, Yazar

”İlk paragraftan itibaren bağımlısı oldum. Kitabı bir çırpıda bitirdim.”
—MaryJanice Davidson, New York Times bestseller yazarı

Aşırı derecede bağımlılık yapan bir vampir serisi
–Romantic Times

On altı yaşındaki Zoey, İz Sürücü tarafından İşaretlendiğinde, eski hayatının geride kaldığını anlamıştı. Şimdi artık, arkadaşlarından ve ailesinden ayrılıp çalışması gereken tek dersin Vampir 101 olacağı Gece Evi’ne yerleşmek zorundaydı.

Aşk, İhanet, Gerilim ve Rekabet dolu Gece Evi Serisinin İlk kitabı İŞARET sizi kendisine esir edecek.

GECE EVİ’NİN KARANLIK VE BÜYÜLÜ DÜNYASINA DAVETLİSİNİZ

Teşekkür
Harika öğrencim John Masiin’e araştırma konusunda yardımı, okumaları ve kitabın ilk versiyonlarına sağladığı dönütler için te­şekkür etmek isterim  Katkısı paha biçilmezdi 2005-2006 eğitim yılında Yaratıcı Yazım dersime katılanlara ko­caman bir TEŞEKKÜRLER ÇOCUKLAR!. Beyin fırtınalarınızın çok faydası oldu. (Aynca çok da eğlenceliydiler)
Ayrıca, sesimizin “tenagear” lar gibi çıkmasını sağlayan akıllı  kızım Kristn’e çok teşekkür ederim. Sen olmasan asla başara­mazdım. (Bunu bana zorla yazdırdı!)
—PC
Daha çok PC diye tanınan tatlı “anneme” böylesine inanılmaz yetenekli bir yazar ve birlikle çalışması çok kolay biri olduğu için teşekkür etmek istiyorum. (Pekala, o da bana bunu zorla yazdırdı.)
PC ve Kristin, baba/büyükbabaları Dick Cast’e, Gece Evi vampirleri tezi için çok teşekkür ederler. Seni seviyoruz Baba /Büyükbaba!

Hesiodos’tan Yunan mitolojisindeki Gece Tanrıçası Nyx’e:

“Orada ayrıca Gece’nin kasvetli evi yükselir. Korkunç

bulutlar onu karanlığa boğar.

Önünde dimdik Atlas yükselir; başının ve yorulmak nedir

bilmeye» kollarının üstünde. Gece ve Gündüz’in bronz bir

eşikte karşılaştığı ve sonra birbirlerine sokulup selamladıkları

geniş gökyüzünü taşır.”

(Hesiodos, Theogony, 744)

BÖLÜM BİR

Tam, günümün bundan daha kötüye gidemeyeceğini düşünmeye haşladığım bir anda okul dolabımın hemen yanında duran ölü adamı gördüm. Kayla. her zamanki  gevezeliğiyle hiç durma­dan konuşuyordu; adamı fark etmemişti bile. Yani ilk başta As­lında, şöyle bir düşününce, konuşana kadar hiç kimsenin adamı fark etmediğini hatırlıyorum. Ki bu, benini uyum sağlamaktaki ucube yetersizliğimin yeni bir kanıtı olmalı.

“Hayır, ama Zoey, yemin ederim ki Heath. maçtan sonra o kadar da sarhoş olmadı. Ona bu kadar sert davranmamalısın.”

Aklım başka bir yerdeymiş gibi “Evet,” dedim. “Tabi.” Sonra öksürdüm. Bir kez daha. Kendimi berbat hissediyordum. Olduk­ta deli olan AF Biyoloji1 öğretmenim Bay wise’ın gençlik vebası diye nitelediği hastalığa yakalanmak üzereydim.

Acaba ölecek olursam, yarınki geometri sınavımdan yırtabi­lir miydim? Sadece hayalini kurabilirdim

“Zoey, lütfen. Beni dinliyor musun? Bence sadece dört bi­lemedin altı bira içti ve üç shot attı. Bunun konumuzla bir ilgisi yok. Eğer senin o aptal annen ve baban seni maçtan hemen sonra  eve dönmeye mecbur etmeseydi belki de bir yudum bile içmeyecektim.

Birbirimize uzun ve acılı bir bakış attık. Annemin ve üç sene önce evlendiği Üvey-Zavalh’nın bana yaptıkları en son haksızlık konusunda tamamen hemfikirdik. K yarım nefeslik bir ara bile vermeden gevezeliğine kaldığı yerden devamı etmeye koyuldu.

“Ayrıca, kutlama yapıyordu. Demek istediğim Birlik’i yen­dik!” K omzumu sarstı ve yüzünü yüzüme yaklaştırdı. “Alo? Er­kek arkadaşın…”

Üzerine öksürmemek için kendimi zor tutarak “Neredeyse erkek arkadaşım, diye düzelttim.

“”Her neyse. Hearth bizim oyun kurucumuz. Tabii ki kutlama yapacak. Kırık Okun Birlik’i son yenişinin üstünden neredeyse milyon yıl geçti.”

“On altı.” Matematikte tam bir fiyaskoyum ama K’nın ma­tematik konusundaki yetersizliği, yanında dahi gibi görünmeme

“Bir kez daha, her neyse. Önemli olan, çocuk mutluydu. Onu biraz olsun rahat bırakmalıydın.”

“Bence asıl önemli olan Heath’in bu hafta tam beşinci defa küfelik olması. Üzgünüm ama hayattaki birinci amacı kolej futbo­lu oynamaktan, altılık bira paketini kusmadan mideye indirmeye dönüşen bir tiple çıkmak istemiyorum. Onca birayla şişmanlaya­cağından bahsetmiyorum bile.” Öksürmek için durmak zorunda kaldım. Başım dönüyordu, öksürük nöbeti geçince, kendimi ağır ve derin nefesler almaya zorladım. Gerçi geveze K durumun far­kında bile değildi.

“lyykkk… Şişman bir Heath! Bu, gözümün önünde canlan­dırmayı isteyeceğim bir manzara değil.”

Yeni bir öksürük nöbetini pas geçmeyi başarmıştım. “Onun­la öpüşmek alkole batırılmış bir çift ayağı emmekten farksız.”

K yüzünü buruşturdu. “Pekala, midem bulandı. Bu kadar seksi olması çok yazık doğrusu.”

Gözlerimi çevirdim. K’nın tipik sağlığının beni ne kadar ra­hatsız ettiğini saklama zahmetine bile girmemiştim.

“Hastalandığın zaman o kadar huysuz oluyorsun ki. Her ney­se.,. Öğle yemeğinde onu görmezden geldiğinde Heath’ın nasıl küçük bir köpek yavrusuna dönüştüğünü tahmin bile edemezsin Hatta…”

Sonra onu gördüm. Ölü adamı. Tamam, teknik anlamda “ölü” olmadığını anlamam çok sürmedi. Adanı öIü ötesiydi Yani bildiğimiz insan olmayan. Her neyse. Bilim adam lan bir şeyler söyler, insanlar başka bir şeyler fakat varılan sonuç hep aynıdır. Adamın ne olduğu konusunda yanılmam mümkün değildi ve on­dan buram buram yayılan gücü ve karanlığı fark etmesem bile, İşaretini, alnındaki safir mavisi hilali ve aynı derecede mavi göz­lerini çevreleyen kördüğüm motifli dövmesini gözden kaçırmam gibi bir şey söz konusu değildi. Adam bir vampirdi ve bununla kalmıyordu. O bir İz Sürücü’ydü.

Lanet olsun! Okul dolabımın hemen yanında duruyordu.

“Zoey, beni hiç dinlemiyorsun!”

Sonra vampir konuştu. Törensel kelimeleri, aramadaki boş­lukta kayarak bana ulaştı. Tehlikeli ve baştan çıkarıcı… Tıpkı eri­miş çikolatayla karıştırılmış kan gibi,

“Zoey Montgomery! Gece seni seçti; ölümün doğuşun ola­cak. Gecenin tatlı Sesine kulak ver. Kaderin seni Gece Evinde bekliyor.”

Uzun beyaz parmağıyla beni işaret etti. Alnım acıyla patlar­ken Kayla ağzını açtı ve bir çığlık koyverdi.

Gözlerimin önündeki parlak lekeler nihayet dağıldığında, yukarı baktım ve K’nin rengi solmuş yüzünü bana bakarken bu Her zamanki gibi, aklıma gelen ilk aptalca şeyi söyledim. “K. gözlerin, tıpkı bir balığınkiler gibi. kafandan fırlayacakmış gibi

“Seni İşaretledi. Ah. Zoey. Alnında n şevin çizgileri var’ Sonra, hıçkırığını bastırmak için titreyen elini bembeyaz dudak­larina bastırdı ama başarılı olamadı.

Doğru hırken öksürüyordum. Bacağımda korkunç bir ağrı vardı ve tam kaslarımın ortasına denk gelen yeri ovdum. Sanki büyük bir eşek arısı sokmuş  gibi zonkluyor ve  gözlerimin çevresine, ta elmacık kemiklerime kadar büyük bir ağrı yayıyordu. Kusacak gi­biydim.

“Zoey!” K şimdi ciddi ciddi ağlamaya başlamıştı. Islak hıç­kırıkların arasında konuşmaya çalışıyordu. “Ah… Tanrım… O adam bir İz Sürücüydü—bir vampir iz sürücüsü.”

“K,” Gözlerimi kırpıştırdım; basımdaki sancıdan kurtulmaya çalışıyordum. “Ağlamayı kes. Ağlamalıdan ne kadar nefret etti­ğimi biliyorsun.” Onu rahatlatmak için udinin omzunu sıvazla­dım.

Otomatik olarak korkuyla geri kaçtı

İnanamıyordum. Sanki benden korkuyormuş gibi, gerçekten de geri kaçmıştı. Gözlerimdeki acıklı bakışı fark etmiş olmalıydı çünkü hiç vakit kaybetmeden o meşhur, nefessiz K-gevezeliğine girişti.

“Ah, Tanrım, Zoey! Ne yapacaksın? Oraya gidemezsin. O şeylerden olamazsın. Bu gerçek olamaz. Şimdi ben futbol maçla­rına kiminle gideceğim?”

Bütün tiradı boyunca, bir kez bile bana yaklaşmamış olma­sı dikkatimden kaçmamıştı. Beni gözyaşlarına boğulma tehli­kesiyle karşı karşıya bırakan o mide bulantısı ve kalp kırıklığını bastırmak için kendimi zorluyordum. Gözlerim bir anda kuruyuvermişti. Gözyaşları mı saklamak konusunda ustaydım. Olmak zorundaydım, ustalaşmak için üç sene gibi uzun bir zamanım o sorun değil. Bu işi çözeceğim. Büyük olasılıkla… Tuhaf bir haladan başka bit şey değildir.” diye yalan söyledim.

Gerçekleri konuşmuyordum sadece kelimelerin dudakla­rımın atasından çıkmasına izin veriyordum. Basımdaki acı yü­zünden, yüzümü buruştur maya devam ederek ayağa kalktım, çevreme bakınıp, K ve benim, matematik koridorunda yalnız ol­duğumuzu fark edince azda olsa bir rahatlama  hissettim. Ve hemen arkasından isterik olduğunu çok iyi bildiğim bir kahkahayı bastırmak zorunda kaldım. Yarınki programda yer alan geometri testi konusunda tam bir manyak gibi hareket ettiğim için. akşam evde saplantılı bir şekilde (ve boş yere) çalışmak için kitabımı al­maya dolabıma koşmamış olsam, İz. Sürücü beni dışarıda, okulun önünde. Kırık Ok un Güney Ara Lisesi’ne giden ve klonlanmış bir barbie görüntüsüne sahip aptal kızkardeşimin kendini beğenmiş bir tavırla “büyük sarı limuzinler” diye tanımladığı okul otobü­sünü bekleyen 1300 çocuğun arasında bulacaktı. Kendime ait bir arabam var; fakat otobüse binmek zorunda kalan bana (göre daha talihsiz, çocuklarla birlikte beklemek hâlâ geçerliliğini koruyan bir gelenek. Ve tabii kimin kime asıldığım görmek için mükem­mel bir fırsat olduğundan bahsetmiyorum bile. Bu yüzden, ma­tematik koridorunda K ve benim dışımızda tek bir çocuk daha vardı: Uzun boylu, çelimsiz ve berbat dişleri ki bana az önce bir dizi uçan domuz doğurmuşum gibi ağzı bir karış açık halde, şaşkın şaşkın baktığı için dişlerinin neredeyse tamamını görmüş­tüm olan bir inek.

Bir kez daha öksürdüm. Bu defa ki bir hayli ıslak ve tiksindi­rici bir öksürük oldu. İnek gıcırtılı bir ses çıkardı ve elindeki sat­ranç tahtasını kemikli göğsüne bastırarak koridor boyunca, Bayan Day’in odasına doğru koşmaya haşladı. Satranç kulübü, toplantı gününü, pazartesi okul sonrası saatlere almış olsa gerek. Omzunun üstünden “Beni sonra ara, olur mu?” diye seslene­rek telaşla yan kapıya koştu.

Onun aceleci adımlarla çimlerin üstünden, park alanına doğ­ru koşmasını izledim. Cep telefonunu kulağına yapıştırmış halde, hararetli hararetli bir şeyler anlattığını görebiliyordum. Jared’e benim bir canavara dönüşmek üzere olduğumu anlattığından hiç şüphem yoktu.

Tabii ki asıl sorun, canavara dönüşme ihtimalimin önüm­deki iki seçenekten daha parlak olan olmasıydı. Seçenekti: Her Ölümlünün zihninde canavara denk olan bir vampire dönüşecek­tim. Seçenek 2: Vücudum bu değişimi reddedecek ve ölecektim. Sonsuza dek.

buna göre iyi haber ertesi gün ki geometri sınavına girmek zorunda olmamam dı.

Kütü haber ise. güzel bir yatılı okul olan ve bütün arkadaşla­rını tarafından Vampir Cilalama Okulu olarak bilinen Midtovm Tulsa’daki Gece Evi’ne taşınmak zorunda olmamdı. Önümdeki dört seneyi orada tuhaf ve isimlendirilemeyecek fiziksel değişim­lere uğramakla geçirecektim. Tabi ki hayatımın kalıcı bir şekilde değişikliğe uğrayacak olması da cabasıydı. Elbette bütün bunlar, bu sürecin beni öldürmemesi halinde söz konusu olabilecek şey­lerdi.

Harika. İki seçeneği de istemiyordum. Mega-tutucu ebe­veynlerime, troll-tipli küçük erkek kardeşime ve ah-tanrım ne mükemmelim ablama rağmen, ben sadece normal olmak istiyor­dum. Ve geometri sınavından geçmek. Notlarımı yüksek tutmak ve bu sayede Ohio Devlet Üniversitesi’nin veterinerlik bölümüne kapağı atarak Kırık  Ok, Oklahoma’dan kurtulmak istiyordum. Fakat her şeyden çok uyum sağlamak peşindeydim; en azından okuluma. Ev hayatım artık umutsuz bir hal almıştı. Bu yüzden tek sığınağım arkadaşlarım ve ailemden uzakta yaşadığım hayat……..

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

İşaret için 17 cevap

  1. Bu cümleler ya eksik yazılmış yada çevirisi yanlış..

    Bu resmen tarzanca olmuş

    ”akşam evde saplantılı bir şekilde (ve boş yere) çalışmak için kitabımı al­maya dolabıma koşmamış olsam, İz. Sürücü beni dışarıda, okulun önünde. Kırık Ok un Güney Ara Lisesi’ne giden ve klonlanmış bir barbie görüntüsüne sahip aptal kızkardeşimin kendini beğenmiş bir tavırla “büyük sarı limuzinler” diye tanımladığı okul otobü­sünü bekleyen 1300 çocuğun arasında bulacaktı.” bu ne şimdi?

  2. bence de öyle olmuş. kitaba başlama tarzı ve anlatımını beğenmedim çok karışık. alacakaranlık serisini okuduktan sonra bu bana çok etkiliyici gelmedi.

  3. meliha dedi, Nisan 8, 2010'te.

    Çok biliyosanız siz yazın. Size özel çeviri yapamazlar ya.

  4. katılıyorum meliha

  5. neden devamı yok lütfen devamını yazın

  6. arkadaşlar istiyene ihanet ve işaretin tamamını yazabilirim

  7. eklersenz iyi olr

  8. Murat, E-kitap grubuna yükleyebilirsin. http://www.birazoku.com/groups/e-kitap/

  9. arkadaslar merhaba ben bu jıtabı kardesımın sayesınde ogrendım ve su kucucuk bı bolumunu okudum hosuma gıttı murat ısteyene kıtabın tamamını yazabılırım demıssın bu mumkunse bende ısteyenlerdenım

  10. alacakaranlık serisinin yanında çok kötü bir seri kalıyor alacakaranlık serisi gizemli ve tutku verici ama bu seri çok basit kalmış resmen minik bir kız gibi afrodit ile çekişmelerini anlatıyor…

  11. bende bu kitabı yeni aldım

  12. sena dedi, Mart 14, 2011'te.

    siz nerden bilirsiniz be bn alacakaranlığı okudum ona çk bağlanmıştım aşırı dercede hayranıydım sonra bu kitabı okuyunca alacakaranlıktan katkat güzel olduğunu anladım yaani kitaba hakaret etmeyin lütfen

  13. rbia dedi, Nisan 6, 2011'te.

    of bu kitaplar süper başları sıkıcı olsa bile ilerleri çoq gzl ama bn sadece seçilmişi (3.kitap) ı okudum bağımlılık yaptı serisini alacam alacakaranlıkla karşılaştırmayın alacaKARANLIK DAHA SIKICI HATTA (SALAKÇAA)..

  14. elif dedi, Temmuz 29, 2013'te.

    Kitabı okumadım ama şimdilik anlatım dili pek hoşuma gitmedi. Kitabı okucam ama

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club