Kadın Doğmak Kadın Olmak

Eylül 10, 2009 Kadın-Erkek, Remzi Kitabevi

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

kadin-dogmak

Bu bir kadın olma serüveninin kitabıdır…
Kadın doğmuş olmak bir kimliktir. Ancak kadın olmak, içinde yaşanmışlık barındıran, deneyim ve bilgelik gerektiren bir süreçtir.
Bu kitap, kadının, onu bilgeliğe götüren acılardan bir şekilde nasibini almış olması gerektiğini vurguluyor.
Kadın olmanın serüvenli bir yolculuk olduğunu, emek ve kaderin işbirliğinde, yıllara bölünen anılarda büyüdüğünü, sevgilerde anlam kazandığını ve aşkla tamamlandığını anlatıyor.
Yalnızlığın bir içsel olgu, mutluluğun ise bir karar olduğunu örnekliyor onlarca kadının ortak öyküsünde…

Dünyaya kadın olarak doğdum; ancak kadın olmayı Öğrenmem kırk yılımı aldı…
Bu kitap, kadın olmayı öğrenme serüvenlerinde tanıdığım, sevdiğim ve yaşamıma yürekten eklediğim, sırlarını bildiğim, acılarım anladığım, hiç yargılamadığım ve elimden geldiğince gözyaşlarını sildiğim onlarca kadının ortak öyküsüdür. Bana güvendikleri ve benimle derinlerini paylaştıkları için onlara tefekkür ediyorum.
Kitapta anlatılan kahramanların tamamı, gerçek kadınların duygularından esinlenerek yaratılmış kurgu kahramanlardır.

28 Eylül 2007, Cuma

Giriş

Yen İstanbul Zaman: Eski bir zaman Bir kadın doğuyor
Yen istanbul
Zaman: Kırklı yaşların ortasında bir yerde
Bir kadın, kadın oluyor
bir bebeğin süt kokusunda,
veya bir erkeğin kollarında haz alarak,
müthiş beğendiği bir çift ayakkabının topukları üstünde
tüm evrene tepeden bakarken,
açlık diyetlerinden haftada dört kilo vermiş olmanın
zaferiyle tartıdan indiğinde,
kızı evlenirken,
oğlunun oğlunu İlk kez kucağına aldığında boynunda tıpkı
kendisininki gibi koyu halkalı doğum lekesini keşfettiğinde,
ilk âdet gördüğünde, banyo aynasında yüzüne yansıyan bir
büyüme farkını araştırırken,
ilk orgazmında nefes nefese ve şaşkın, böylesi bir zevki her
daim isteyecek kararlılıkta,
ilk sutyeninde var olan boşlukların altı ay sonra dolduğunu
fark ettiğinde, kocası yanında uyurken karnında hissettiği o ilk muhteşem bebek tekmesinin Özel ve essiz yalnızlığında,
ilk kez kendi başına ve babasının cep harçlığı olmaksızın
kazandığı parada,
restoranda mönü incelerken bile varlığıyla cinsel mesaj
ilettiğim ilk keşfettiği gün,
düğün gecesi babasıyla dans ederken ilk erkeğinden ayrılır
gibi garip bir his duyduğunda,
babasının prensesi olduğunu ve hep öyle kalacağını
anladığında,
diri memeleri ve düz karnıyla evrenin ve erkeklerin üzerinde
en büyük güç olduğunu henüz keşfetmediği, eğlence ve
havailik güdümlü, güvensiz yirmili yaslarında,
biraz daha arsız, biraz daha densiz giyinmeye başladığı,
biraz daha çapkınlaştığı kırklı yaşlarında,
belki kocaya, belki sonradan olma sevgiliye tüm sevgisi ve
desteğiyle kendini adadığı, menopoz bitirmiş, ama olgunsu
çekiciliğini alımlı kibar giysilerde zarafetle sunduğu altmışlı
yaslarında,
çocuklar ve torunlar bir araya geldiğinde artık masanın
bas tarafına oturtulacak kadar yaşlı, bir o kadar da saygın
konumunun keyfine vardığı seksenli yaşlarında,
kadınsı sezgi denen ne idüğü belirsiz, belki de uydurma
bir öngörüyle, onu aldatan kocanın utananı ve suçluluk
duygusunu sezinlediğinde,
ve belki de aradığı bu suçluluk duygusunu bulamadığı
zaman içinde duyduğu derin keder ve Öfkede,
içindeki başaramadığı beğenilme ve istenme arzusunu artık
duyuramadığı geçkin yaşlarında,
yaşlılıkla baş edemediğinde, yalnızlıktan korktuğunda,
‘dul’ kaldığında, en yakın kız arkadaşının kocası ona yanaştığında, eli ayağı birbirine dolandığında,
estetik ameliyat sonrası ‘liposuction’ yapılan baldırlarındaki içini kavuran sancıya rağmen, hastane odasında yanında bekleyen sevgili diğer kadınlara “bana hemen bir ayna bulun” dediğinde,
‘diğer kadının’ resmini kocasının gizli cebinde ilk kez görüp
de kalbi durduğunda,
onu çağıran çocuğunun sesiyle kalbi tekrar çalıştığında,
hiç istemese de, hiç düşünmese de, planlamam da, bir gün,
kendisinin de bir ‘diğer kadın’ olduğunu anladığında
ve bunu engelleyemeyecek kadar çok sevdiğinde,
yasal kocadan başka erkeğe kalbini kaptırdığında,
evlenemediğinde, anne olamadığında, is bulamadığında, is
bulup da taciz edildiğinde,
onu dalında çiçek gibi sarıp sarmalayan bir es, bir sevgili,
bir koca bulduğunda,
veya bulamadığında ve kalbi kırıldığında,
iki saatlik bebeği için, gözlerine baka baka doktorun, “bir
sorun var” dediğinde,
veya sağlıklı ikiz tombul bebeklerini ilk kez kucağına
aldığında, içi aktığında,
okul koridorlarında, hastane koridorlarında, sınav
kapılarında,
sabahın besinde biberon basında uyuyakaldığında,
hep ve nedensiz suçluluk duyduğunda,
kuaförde, terzide, butikte, pazarda, manavda,
veya erkeklerle dolu bir ofiste, bir fabrikada, bir mağazada,
anneler gününde, ellerinde karanfiller, iki ay önce kaybettiği
annesinin mezarı başında,
anneler gününde oğlunun ilk kargacık burgacık yazısıyla
ona verdiği tebrik kartının sel gözyaşlarında.
kızından duyduğu ilk ‘anne’ sözcüğünde. İlk ket seviştiğinde ve her seviştiğinde, ilk kız âşık olduğunda ve son kız aşık olduğunda
Bir kadın,
kadın olarak doğduğunda, kırkiki yasların ortalında bir yenle kadın oluyor.

Esin Acıman

Kadın
Önce upuzun sonra kesik saçın vardı
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Ahin bileziklerle kolu bileklerin
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla
Ne çapkın komşumuzdun sen Fahriye Abla

Ahmet Muhip Dranas
(Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi,
Sosyal Yayınlar, Ataol Behramoğlu, e. 272)

Eğer gözler görmüyorsa yüreğin gördüğünü ve eğer dil konuşmuyorsa gönül diliyle, akıl cılız ve cimri kalır. Kadın olmayı öğrenmiş kadın, yüreğiyle gören, gönülden konuşan ve aklıyla anlaşan kadındır.

Esin

Gerçek kadın kimliği olgunluk ve bilgelik gerektirin bu nedenle, kadın olmak bir süreçtir ve kadın doğmak, kadın olmayı garantileme! Olgunluk yaşanmışlıkla birlikte gelir kadına ve genelde acıyla birikir. Acı çekmiş, sorun çözmüş veya çözememenin üzüntüsünü yaşamış, çok korkmuş, korkutulmuş, âşık olmuş ve belki de karşılık görmemi;, veya ünce sahip olup sonra kaybetmiş kadın, anne olmuş, endişelenmiş, geceleri gündüzlere düğümlemiş, yaşamı kadınsı sezgileriyle sırtlamış ve sevdiklerinin hayatını kesinlikle zengin leş ti im iş kadın daha kadındır. Keder her daim bir katkıdır kadının karakterine ve keder bilen kadın kederden anlar, kederli insana nasıl yaklaşacağını bilir ve onu doğal anlar. Olgun kadın, beklentisi az ama bekleyeni çok kadındır. O çok aranır hem erkekler, hem de sevenler, eş dost tarafından, çünkü onun söyleyecek sözleri vardır ve dinlenmesi gerekir. Ve yaşanmış yıllan yüreğinde taşıyan kadın, aynı zamanda hiçbir acı ve keder olmamış gibi geçmiş belleğinde, gülümsemeyi, umutlanmayı ve umut vermeyi unutmamış kadındır. Aksilik, asabiyet, hırçınlık, aceleci hırslar, öfke ve hele saldırganlık kadına yakışmaz. Kadın hem acıyı bilir, hem de yansıtmaz ve onu sadece kendisi için bilgiye dönüştürür. Kadın olmuş kadın, kendine dönebilmiş, kendisiyle yüzleşebilmiş, kendini sevebilmiş ve kendisiyle gurur duyabilmiş, ama kendine güvendiği oranda asaletinden ve mütevaziliğinden de taviz vermemiş kadındır.

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club