Kuantum Bilgeliği ve Tasavvuf

Ağustos 26, 2009 Popüler Bilim, SİSTEM YAYINCILIK

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

45541s

Günümüzün modern bilimleri bize yeni açılımlar ve farklı yaklaşımlar sunuyor. Fizik dünya ile ilgilenen pozitif bilimlerin sınırında bilim ile tasavvuf ortak bir düşünce şeklini işaret ederek bütünsel bir bakışa kapı aralıyor. Kuantum kuramının felsefi açılımını günümüz insanının düşünce ve davranışlarına uyguladığımızda “Kuantum Bilgeliği” şeklinde tanımlanabilecek yepyeni bir bakış açısı karşımıza çıkarıyor.
Bu kitapta sadece Kuantum kuramından değil, doğadaki karmaşadan, fraktallerden, belleğin holografik yapısından, temel parçacıkların sicim kuramından, sibernetik sistemlerden, yapay zekâdan ve ışıktan hızlı hareket eden takyonlardan söz ediliyor. Düşüncenin farklı boyutlarını oluşturan ve kadim bilgeliğin parçası olan Tao öğretisi ile Şamanlık da bu arada ihmal edilmiyor. Şaman mistisizminden söz ederken Asya’dan Meksika’ya kadar yaygın bir coğrafyada binlerce yıl etkin olmuş bir kültürün izleri sürülüyor.

İçindekiler
ÖNSÖZ.
KUANTUM KURAMI VE İNSAN.
Varlıkların Kaynağı
Tinin Tarihsel Gelişimi
Tümel ve Öznel Ruh
Tinve Teknik.
Nesnenin Varlığı
Fizik ile Metafiziğin Ufkunda
Işığın OzelDurumu.
Görelilik Kuramı
Kuantum Hipotezi.
Metafor Olarak Kuantum Kuramı
Işığın Yapısı.
Emreden Benlik Katı
DALGA VE MADDE İKİLEMİ.
DÖrt Temel Varsayım.
Örgü Alan Kuramı.
Dalga Fonksiyonunun Çökmesi.
Belirsizlik İlkesi.
Schrödinger’İn Kedisi.
EPR Düşünce Deneyi.
Günümüzün Yeni Mantığı
Kütle Enerjidir
Kuantum Süreksizliği
Kuantum Bilgeliği.
Eşzamanlılık.
KOZMOS  KAOS İLİŞKİSİ
Kozmos ve Kaos
KochFraktalı.
Fraktal Sünger.
Doğal Görüntüler.
Lorenz Fraktlı
Tuhaf Çekici
Pi Sayısı
Altın Oran
Sezgisel İnsan.
HOLOGRAFİK İNSAN VE EVREN
İstek Yasası.
Belleğin Hologram Modeli.
Kendini Düzenleyen Sistemler.
Sicim Kuramı
Alt Kritik Nokta.
BoseEinstein Yoğunlaşması
Kritik Etki Yasası.
Canlılarda Bütünsel Alan
Bedenin Hologramları
Plasebo Etkisi
Sezgi Katında insan
VARLIĞIN VE YOKLUĞUN BİRLİĞİ .
Kalıcılık ve Geçicilik.
Sonsuzluk Türleri
Kuvveden Fiile
Kaza ve Kader
Maddeden Mânâya.
İrade Hakkında Görüşler
İÇ YAPILAŞMA VE BİLGİ
Batılı Filozoflar.
Postmodern Yaklaşım
İç Yapılaşmanın Önemi
Suyun Belleği.
YAŞAMA ANLAM VEREBİLENLER.
Doğu Bilgeliği
Farkındalık
Kendini Tanımak
Kişilik Düzeyleri.
Nefii Mutmain.
Yaşama Anlam Vermek.
Budist Çanı.
Satranç Oyunu
Sorular ve Yanıtlar.
Tao Öğretisi
Terk Boyutları
NEFSİN YÜKSEK BOYUTLARI
Sözcüklerin Yetersizliği
Saman Mistisizmi
Nefsi Râziyye.
Dahi Bir Matematikçi.
insanın Enerji Kozast.
Kadın Şamanlar
Bilge Savaşçı Örneği.
VARLIĞIN TEKLİK FELSEFESİ
Aşk Bağının Gücü.
Vahdeti Vücûd Felsefesi
inşa Halinde İnsan
EVRENE FARKLI BİR BAKIŞ
Yapay Zekâ.
Bilimde Sorumluluk
Sibernetik Sistemler.
Işıktan Hızlı Etkileşmeler.
Büyük Patlama Modelinin Sorunları
Takyon Evren Modeli
Sonuç.
EKLER.
EkA Temel Parçacıklar.
EkB Fotoelektrik Olay.
EkC Tuhaf Çekici Örneği
EkÇ Altın Oranın Matematiği
SÖZLÜKÇE
DİZİN

ÖNSÖZ
Günümüzün modern toplum İnsanı, maddi isteklerle manevi doyumsuzluğun çelişkisini yaşamakta, bütünsel varoluşun arayışı içinde bocalamaktadır. 8u arayışın esas neden) anlamdan kopuk, bölükpörçük bilgi kırıntılarını içeren, bütünsel bakıştan uzak, ne maddi ne de manevi dayanakları sağlam zemin üzerine oturmayan bir yaşantı içinde bulunmasıdır. Bu kitabın amacı fizik ve metafizik âleme ait bilgiler arasında bir bağ oluşturmak, bütünsel bîr bakış açısını anlaşılır şekilde sunabilmektir. “Âlem” sözcüğü sadece maddi evreni değil, aynı zamanda düşünce boyutunda insan tini ile ilgili her türlü kavram ve oluşumu içeren geniş kapsamlı bir sözcük olarak bu kitabın birçok bölümünde yer alacaktır.
Okuyucu bu kitapta ne sadece fizik ne de sadece metafizik bulacaktır. Fakat anlaşılır düzeyde hem bilim, hem felsefe hem de tasavvuf bilgileri İle karşılaşacaktır. Amaç, insan denilen karmaşık yapının derin yönlerini günümüzün biliminden ve geleneksel edebiyatımızdan seçilmiş örneklerin yardımıyla açılımını yaparak, biraz olsun anlamaya ve açıklamaya çalışmaktır. İslâm kültürünün İnsana bakışı, Anadolu bilgelerinin şiirleri ve tasavvuf aracılığı ile sunuluyor. Birçok şiirde kullanılan Osmanlıca sözcüklerin karşılığı verilerek anlamları, elden geldiğince yorumlanmaktadır.
Yorumlayan ve kendini anlamaya başlayan insan, daha yüksek benlik katlarına çıkmaya hazır demektir.
Benlik katlarını tanımaya başladıkça her insanda bulunan sezgi yeteneğinin de hassaslaşarak etkinliğini arttıracağını, okuyucunun kendini sorgulayarak çevresin) daha farklı değerlendireceğini, nakilci akıldan araştırıcı ve sorgulayıcı akıla geçeceğini umuyorum. Bu aşamayı yapabilmek için öncelikle varsayımlardan ve ezber bilgilerden kurtulup, zihin açıklığı ile hem modern bilimin sunduğu yeni bakış açılarına hem de geleneksel tasavvuf bilgilerine yakınlaşmak gerekecektir. Bu yakınlaşma, eskilerin ifadesi ile “yakîn” sözcüğündeki sezgisel bilgeliğin artışına da neden olacaktır.
Yaklaşımımda ne farklı kültürlerin analizi veya tenkidi, ne de belli bir dünya görüşünün savunması amaçlanmaktadır. Kendi anlayışım çerçevesinde, doğu ve batı şeklinde tanımlanabilen iki farklı kültürel bakış açısının sentezini yaparak “benlik” veya “nefs” denilen yapının açılımını yapabilme gayreti içinde olduğumu söyleyebilirim. Burada benlik katlarının id, ego ve süperego olarak katlanamayacağını ve insanın yetişkin, olgun ve “kemale ermiş” bir düşünce ve davranış yapısına doğru dönüşerek değişebileceğinden söz ediyorum.
Kitabın her bölümünün sonunda o bölümle ilgili kaynak kitaplar listesi sunulmuştur. Fakat bölüm içinde hangi satırda hangi kaynak ile ilgili bilgi bulunduğu ayrıntılı olarak belirtilmemiştir. Nedeni de okuyucunun ancak bölüm sonuna geldiğinde kaynak kitaplar hakkında bilgi edinmesini istememdir. Bölüm içinde ileri geri giderek dipnot veya kaynak okumanın ne kadar dikkat dağıttığını çok iyi bilenlerdenim. Bu bakımdan kaynak kitaplar alfabetik sırayla sunulmuştur.
Kitabın ilk iki bölümünde Görelilik ve Kuantum kuramları anlatılmakta, onların doğaya bakış açıları metafor olarak yaşama ve insana uygulanmaya çalışılmaktadır. Özellikle Kuantum kuramının felsefesi yeni bir mantık yapısını gerekli kıldığı vurgulanıyor. Bu yeni mantıkta ikili kavramlardan türeyen karşıtlık yerine birbirine ters düşmeden, birbirini tamamlayan bütünsel bakış bulunuyor.
Üçüncü bölüm Karmaşa (Kaos) kuramına giriş olarak görülebilir. Düzen ile karmaşanın birbirlerini dışlamadıkları, birinden ötekine mutlaka bir dönüşüm bulunduğu gerçeği bu bölümde vurgulanıyor.
Dördüncü bölüm Hologram kavramını geliştirmekte ve doğada ki çeşitli örnekler sunmaktadır. Beşinci ve altıncı bölümlerde felsefeye değinilmekte, hem batı hem de doğu felsefeleri hakkında ayrıntıya girmeden gerekli bilgiler aktarılıyor. Özellikle günümüzün postmodern düşünce akımı ile Kuantum kuramı arasındaki bağ üzerinde duruluyor.
Yedinci ve sekizinci bölümlerde insanın yüksek benlik katlarından ve psikolojisinden söz ediliyor. Hint, Çin ve Japon bilgelerinin insana bakışı sunularak, insan psikolojisi konusunda tasavvuf görüşünün derinliğine her fırsatta değiniliyor. Bu arada Asya Türklerinden kaynaklanmış olan şaman geleneği hakkında ve bilge savaşçının yaşam ilkelerinden bir miktar bilgi aktarılmaktadır.
Dokuzuncu bölümde, Muhiddin İbnül Arabi’nin “Vahdeti Vücûd” felsefesinden özet olarak söz ediliyor. Arabi’nin binlerce sayfa tutan eserlerinde açıkladığı Vahdeti Vücûd felsefesinin tümünü kısa bir bölümde aktarmak elbette ki mümkün değil. Geleneksel bilgeliğin günümüzün modern kavramlarına ters düşmediği, aksine destek verdiği vurgulanıyor. Aktarılmaya çalışılan kavram ve fikirlerde politik veya dini bir amaç güdülmediğini, hiçbir ideolojiye alet olmadan aydın bir bakışla sunulmaya çalışıldığını belirtmekte yarar var.
Onuncu bölümde günümüzün bilgisayar teknolojisinin yapay zekâya, dolayısıyla insan aklına yaklaşımından, bilim adamlarının sorumluluğundan, farklı bir evren modelinden ve bilge savaşçıdan söz ediliyor.
Onbirinci bölüm dört adet ek’ten oluşuyor. EKA, doğanın temel parçacıkları ve onların etkileşme türleri hakkında bilgi veriyor. EKB’de, ışığın parçacık etkisini kanıtlayan fotoelektrik olay anlatılıyor. EKC, doğada görülen üç tür davranışı basit bir matematik denklemin yardımıyla açıklıyor. Bu üç tür davranış a) dengeye ulaşım, b) periyodik salınım ve tekrar ile c) karmaşık (kaotik) hareket. Her üç tür davranış sürekli karşımıza çıkarak, biz İnsanlara çok farklı göründüğünden onları farklı yasalarla açıklamaya çalıştık. Oysa, günümüzün karmaşa bilimi ve bu bilimin süreksiz matematiği, bilgisayarlar sayesinde her üçü arasında ortak bir temelin bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. EKÇ doğada bulunan temel bir orandan Altın Oran’dan söz ediyor ve basit bir şekilde matematik denklemini açıklıyor.
Kitabın sonuna oldukça zengin bir sözlükçe ve dizin bölümü eklenmiştir. Metin içinde geçen özel İsimler ve kavramlar hakkında açıklayıcı bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz. Bunlar metin içinde bir yıldız ile belirtilmiştir. Sözlükçe bölümünün içerdiği ansiklopedik bilgiler sayesinde kitap bir “başucu kaynak kitap” özelliğini de kazandı. Ancak şunu da belirtmek isterim ki, aktarılan bilgiler yerleşik ve kabul görmüş nakli bilgiler olmayıp, bazı noktalarda okuyucuyu şaşırtabilir.
İnsan aklının ve tininin derinliğini, hem doğayı hem de kendisini kavrayış ve yorum gücünü, fizik ile metafizik arasındaki yakın ilişkiyi okuyucuya aktarmayı biraz olsun başarabilmişsem, kitabın amacına ulaşmış olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Böyle bir kitabın ortaya çıkmasını gerekli görüp teşvik edenlere, oluşumu süresince destek olanlara ayrı ayrı teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

BÖLÜM 1
KUANTUM KURAMI
VE İNSAN
Varlıkların Kaynağı
Varlığın kaynağı üzerinde sayısız yorum yapılmıştır. Kimi yorumlar tümüyle nesnel ve fizik âleme ait yaklaşımlar içerirken, kimi yorumlar da tümüyle metafizik tanrı kaynaklı yaklaşımlar içerir. Bu kitabın yaklaşımı her iki yorumun sentezinden tümel bir bakış oluşturmaktır. Ne fizik ne de metafizik bakış tümüyle yanlıştır. Ancak, her ikisi de kanımca eksiktir. Varlık çeşitli katmanlardan oluşur. Bu katmanların görünenleri ve görünmeyenleri bulunur. Görünmeyen derken, beş duyumuzla farkında olamadığımız katmanlardan söz ediyorum.
Varlık kavramını sadece beş duyu ile sınırlamak oldukça basit ve günümüze göre oldukça ilkel bir bakış açısı olduğunda sanırım herkes hemfikirdir. Radyo dalgalarını, TV ve diğer elektromanyetik dalgalan duyularımızla algılayamadığımız halde var olduklarını biliyoruz. Öyleyse, algımızın dışında bir varlık âleminden veya varolan nesnelerden oluşmuş bir gerçeklik boyutundan söz etmek pekâlâ mümkün. Duyularımız belirli sınırlar içinde etkin olduklarından, onları güçlü kılan aletler geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Aslında insan denen canlı varlık doğal beş duyu söz konusu olduğunda oldukça güçsüz durumdadır.
İnsan türünün, diğer var olan canlı türleri içinde herhangi bir diğer türden ne daha üstün ne de daha aşağı olan, doğal yapısı itibariyle eşdeğer olan bir tür olarak değerlendirilmesi gerekir. Bilimsel olarak tür sözcüğü yerine küme sözcüğünü kullanabilir……

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club