Nasıl Darbe Yapılır

Temmuz 15, 2011 PARADOKS, Siyasal Düşünce

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

CIA, askerî güçleri kullanarak bir hükümeti devirmek isterse, bu durumda CIA önce dost güçleri belirlemeli, onlarla bağlantı kurmalı ve onları başarılı bir biçimde kullanmalıdır.
-Askerî darbeye teşebbüs etmeden önce, öncelikle potansiyel olarak kullanıma elverişli olan güçlerin varlığı  elirlenmeli, ardından darbe kararı verilmelidir.”Şikayetçiler” ile “hareketçiler” arasında durum tahmini yaparken ayrımın iyi yapılmasına dikkat edilmelidir.
-Biyografik bilginin kısa bir zaman dilimi içerisinde toplanılması imkansızdır.Bu tür bilgi, süreklilik temeli üzerine rapor edilmelidir ve ne kadar önemsiz olursa olsun, her bir görevli ile ilgili tüm bilgiler toplanılmalıdır.
Askerî personelin biyografisi ve motivasyonları ile ilgili olarak elimizde yeterli düzeyde enformasyon bulunduğunu varsaydığımızda, bundan sonra yapılacak olan iş, inceleme altına alınan her askerî personelin karakterinin belirlenmesidir.
- Dost güçleri oluşturan personel mümkün olduğu kadar bölümlere ayrılmalıdır.Operasyonumuzun bir bölümünün ortaya çıkması halinde yapılacak bir sorgulama tüm varlığımızı ortaya çıkarmamalıdır.
-Dostumuz olan yerel görevlilerin eşlerinin ve ailelerinin kollanıp korunması işi önceden düşünülmelidir.

*

Bu kitap, İngilizler tarafından 100 yıllığına ele geçirilmiş iran petrollerinin millileştirilmesi üzerine bir Asya ülkesinin başına gelenleri, bizzat olayları organize  edenlerin kendi resmi belgeleriyle gözler önüne sermeye çalışmaktadır.
Bugün, tanklarla demokrasiyi yaygınlaştırmak isteyen Batı. ne ilginçtir ki; 60 yıl önce, İran’da serbest seçimlerle işbasına gelmiş Muhammed Musaddık Yönetimi’ni. bir askeri darbeyle devirmiştir. Musaddık Hükümeti’ne karşı halkı sokağa dökmek için pompaladıktarı gerekçe ise oklukça tanıdıktır “Komünizm İran’ı ele geçiriyor.” Oysa Komünizm’in İran’ı ele geçirdiği filan yoktu, Batı’nın kontrolündeki büyük petrol kaynakları, elden çıkıyor ve gerçek sahiplerinin eline geçiyordu. Ama olmadı.
Musaddık Hükümeti, İngiltere ve ABD’nin ortaklaşa organize ettiği, yerel piyonların da destek verdiği askeri bir darbeyle dirildi; Şah. yeniden göreve getirildi. Bu sebebple 19 Mayıs 1953 tarihi, bir milli hükümetin devrilerek yeniden diktatörlük düzeninin Iran halkına dayatıldığı gündür.
Yapılan bu darbe aynı zamanda Batı’ya kafa tutması muhtemel diğer ülkelere de bir gözdağıydı.
Bir Asya ülkesi olan İran’ın. Batılı sömürgecilere karsı onurlu duruşunu çeşitli hile ve entrikalarla- kaybetmiş olması, insanlık tarihi açısından hem acı verici hem de utanç vericidir. Ancak Batı’da “utanma” ve “vicdan” duygusu olmadığı için bu ve benzeri entrikalar, yer. isim ve şekil değiştirerek bundan sonra da devam edecektir.

İran’da bu darbeyi tezgaha koyan “kravatlı gangsterIer”. birkaç ay arayla önce Latin Amerika ülkelerinde, sonra da başka ülkelerde benzer darbelere imza atmışlardır.

Bu darbe aynı zamanda, İngiltere ile Amerika arasındaki nüfuz savaşının bir sonucudur. İki sömürgeci devlet arasındaki bu savaşı. Iran halkı, kendisine böyle gösterildiği için, bir Komûnist-islamcı kavgası olarak bilmiş; bu sebeple binlerce İranlı ölmüş, onbinlercesi de yaralanmıştır. Kazanan ABD olmuş; bu darbeden sonra  İngiltere, sürekli kaybetmiştir, 1950′Ii yıllar İran, Irak. Mısır. Tunus gibi ülkelerde, emperyalizme karsı bir “dik duruş” yıllarıyken, ülkemiz açısından tam tersi olmuş; bu yıllarda Türkiye tamamen Amerikan güdümüne girmiş ve ülkemiz ABD’den gelecek birkaç katıra muhtaç hale gelmiştir.
Bu darbe ve benzer operasyonlarla ilgili, belgelere dayalı bir araştırma, ülkemizde 12 Eylül Askeri Darbesinden önce yayınlanmış olsaydı, sanırım, insanlarımız, yabancı istihbarat servislerinin oyununa gelmezlerdi.
Yıl 2011 ama 12 Eylül hadiselerinin içinde bizzat bulunmuş 60′lı yaşlardaki kimi tanıdıklarım, halâ, kaç okul işgal ettiğini, kaç karşıt görüşlü öğrenciyi kovalayıp yaraladığını iftiharla anlatıyorlar. Oysa, bu dömemde, hangi okulu hangi grubun ele geçirdiğinin. hangi grubun kaç karşıt görüşlü öğrenciyi Öldürdüğünün hiçbir önemi yoktu. Onlar sadece. ABD ve -Derin Avrupa” gizli servislerinin ülkemizde yakmış olduğu ateşe odun taşımaktaydılar.
Batı en son 1945 yılında sataştı. Viyana Meydanı’na bu tarihte döşenen taş, hâlâ orada. Oysa Asya yüzyıllardır savaş içinde. Ve bu savaşlar, Asya insanının savaşı değil, sömürgeci ülkelerin savaşı Ancak onlar, harp meydanı olarak Paris’i. Londra’yı. VVashington’u değil. Asya ülkelerini seçtiler. Ezilen, yakılan, bombalanan, ırzına geçilen hep Asya ve Afrika insanı oldu.

Avrupa ile ABD arasındaki savaşın, topraklarımız üzerinde yapılmasına müsaade etmeyip onları Londra ya da Washington Meydanında karşı karşıya getirmedikçe, yahut savaşı, Batı’nın modern silahlarının ise yaramayacağı bir sahaya taşımadıkça, savaşları bizim kazanmamız çok zor olacaktır.

Üzerinde üç yıl çalıştığım bu araştırmanın, yapılmış darbeleri, bundan sonra olacakları ve yabancı istihbarat örgütlerinin oyunlarını daha kolay anlamak açısından faydalı olacağını ümit etmekteyim.

Ömer özkaya
Nisan 20011, İstanbul

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>