Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır

Kasım 5, 2009 Deneme, Felsefe-Sosyoloji-Psikoloji, FİNCAN YAYINLARI

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

getimageV3.asp

Daha çok Yılgın Türkler ve İçinizdeki Öküze «Oha» Deyin
kitaplarından tanıdığımız benzersiz üslûbu, yaşayışı, cesareti, sert tavırları ve bağımsız kalemiyle ses getiren, ezberleri bozan Bülent Akyürek’in bu kitabı da çok okunacak, çok tartışılacak…

Namaz, İslam’ın, Allah’ın emridir. Namazda huzur bulmak ise temennidir, hedeftir, “Huzur bulamıyorum, öyleyse kılmayayım” gibi bahaneler biraz basit kaçmıyor mu? Nefsini ve dünyayı seccadenin bir adım yanına park edip namaz bittikten hemen sonra, onları terlik gibi ayağına takacak ya da baş tacı edeceksen namazında huzur bekleme! Hepimiz, huzura çıkmış huzursuz Müslümanlarız…

Kuran’da Kehf Suresi var ve “Yedi Uyurîar”dan bahsediliyor. Ben, orada onlarla birlikte uyuyan “Kiîmİr” adlı köpeğe dikkat çekmek istiyorum. Köpek, Allah’ın emrine uyuyor, işte biz Allah’ın emirlerine karşı köpek olabilirsek “kul” olmuş olacağız. Bir lokma veren adamın peşinden ölene dek giden köpekler; bize hayatı, nimetleri, cenneti sunan Allah’a karşı hepimizden daha sadık davranıyorlar.

İnsanlara bakarak öğrenemediğimiz kulluğu, köpeklere bakarak öğrenmekte gecikmiş sayılmayız!

İçindekiler
Bu Kitap “Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?”
Kitabına Bir Eleştiri mi?
Ey Gafiller Siz de Namaza Kalkın!
Aklı Namazda Olmayanın Kulağı Ezanda Olmaz
Müslümanın Randevusu Nasıl Olmalı?.
Küçük Büyüktür!
Kâbesini Kaybetmiş Vücutlar
Namaz Kılarken Huzur Bulamıyorum
Cuma Günleri Oluklu Mukavvayla Gezen Müslümanlar!.
Müslümanın Rüyası Nasıl Olmalıdır?
Beynamaz Edison Cennetlik mi?
Namazı Spor Olsun Diye Kılmak İstemiyorum.
Müslüman Namazım Kılmalı ve Bencil Olmalıdır!.
İs Yerim Müsait Değil, Bu Yüzden Namaz Kılamıyorum.
İbadetin Gizli Olanı İyidir, Kılmadığımı Kim Söyledi?
Hz. Ali Camide Şehit Edildiği İçin Camiye Girmiyorum
Pantolonum Kırışıyor Onun İçin Namaz Kılmıyorum
Namaz, Bir Taşla Beş Kuş Vurmaktır!.
Müslüman Bir Adam Nasıl Bir Kadınla Evlenmelidir?
Türban Açılımı!.
Bizi Cehenneme Götürecek Olan Şey İyiliklerimizdir!
İsrail İle İlişki Diplomatik Zinadır!
Beynamaz Modern İnsan
Kendisiyle Barışık Bir Hayvandır!.
Hz. İbrahim ve Mahalle Baskısı
Kuran, Sünnet, Google.
Domuzu da Allah Yarattı Niye Haram Olsun ki?.
And İçmek Ateist Yeminidir.
Amcana Teşekkür Ettin mi Yavrum? Aa Çok Ayıp!
Ailene Namaz Kılmayı Emret
Kadınlar Namaz Kılmayan Erkekler Yüzünden
Frijit Oldular!
DahaWindows’u Açamıyon, Öyle Konuşuyon.
Bunlar Güzel Şeyler Ama Kaçımız
Ne Kadarını Yapabiliyoruz Canım?
Hacca Gideyim de Arapları Zengin mi Edeyim?.
Seni Sevdim de Ne Oldu, Efes Turkcell Zengin Oldu.
Cool Hakkı ve Fukara Süpermen.
örümcek Adam’ın Arkasında Namaz Kılmak!.
Edep Yahoo!.
Miraç Asansörleri
Din Adamlarımız Niçin CHP’den Aday Oluyorlar?.
Ramazanda Sokakta Yemek Yasak mı?
Allah Kimseye Zulmetmez
Denizyıldızı nın Hikayesi.
Laikler İçin Bir Marka Denemesi.
Meclis Binası Halka Kapatılsın ki Allah’tan İsteyelim!
Bayram Temizliği
Duası da Bedduası da Kabul Olmayan
Bir Toplumda Yaşıyoruz.
Klip Kızlarındaki İdrar Yollan Enfeksiyonu
ve Böbrek İltihaplan
Halifeler Niçin Hacca gitmedi?

Bu Kitap “Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?” Kitabına Bir Eleştiri mi?

Kafa gözü kör olmasa da kalp gözü kör olabiliyor. Maddi uykuda ustalaşan bu ümmet, manevî uykunun çaylağı oldu…
Gündelik hayatın debdebesiyle bir sonraki namaza hazırlanamayan insanlar, ezanı duyunca koşup görevlerini yerine getirmeye çalışıyorlar,
İnternet başında şeytanın kuyruğuna dolanan, ikinci işte çalışmaktan sabah namazını kaçıran insanlar yavaş yavaş öğlen namazlarını da kaçırmaya başladılar. Üstelik bunu yapanlar âlim de değiller? Çünkü alim, aynı zamanda Allah rızası için uykuyu ve uyumayı bilendir..,
Bu anlamda kitabım Cemil Tokpınar’ın çok satan, ilgi gören “Sabah Namazına Nasıl Kalkılır? kitabına eleştiri mahiyetinde değil, destek görevi taşıyacaktır inşallah… Yine de Cemil Tokpınar’ın kitabına dair bir eleştirim var. Kitabın sonundaki okuyucu mektuplarının birinde: “Ben umreye gittiğim hâlde bu kadar huşu içinde namaz kılmıyordum” yazıyor. Keşke bu olmasaydı… Eğer gerçekten öyle bir okuyucu mektubu varsa bile oraya koyulması hoş olmamış.
Tüm Türkiye, Müslümanların reklamcılığı öğrendiğini, kapitalizmin oyunlarını daha vahşi ve kaba oynadığını dile getirirken, bizlerin kalkıp böyle hatalar yapması (eğer hataysa’.) hiç şık değil. Bunun dışında kitabım Cemil Tokpınar’ın yazdığı faydalı kitaba bir eleştiri değil destektir. Neredeyse milyonlar satmış bir kitabın arka kapağında “Dilerseniz, camilerde, okullarda, iş yerlerindi, fabrikalarda, işlek caddelerde kitap dağıtarak toplumun namaz konusunda bilinçlenmesine katkıda bulunabilirsiniz.” yazıyor. Çok güzel, çok anlamlı ve bir o kadar manidar ama bu “işlek cadde” kısmını pek anlayamadım doğrusu?
Müslümanların eskisinden fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğu şu günlerde(l) karşı cepheden birileri bu “işlek cadde” kısmının reklam koktuğunu ima ederse üzülmez miyiz? Bizi “Din taciri” olarak eleştirecekler diye ödüm kopuyor. Yada
islâm, bulvar dini değildir. Haşa öyle olsaydı niye başka bir kitap dağıtalım? Kuran ı Kerim dağıtırdık. Yanlış mıyım?
Neyse, yazdığım birkaç eleştiri kitabından dolayı adım saldırgana çıkmış olsa da niyetimin kötü olmadığım bildirmek istiyorum.
Allah’ın selamı üstünüze olsun.

Ey Gafiller Siz de Namaza Kalkın!

Derler ki; gece yarısı bir melek yatsıdan sonra şöyle dermiş: “Ey salihler, kalkıp namaz kılın…”
Salihler kalkıp namaz kılar zikrederlerini;…
Başka bir melek, sabah namazından önce “Ey müminler kalkıp namaz kılın…” dermiş. O zaman müminler kalkıp sabah namazlarım kılarlarmış.
Ve başka bir melek, öğlene doğru bağırarak böyle dermiş: “Ey gafiller, siz de kalkın…”
Böylece ben gibi gaflette olanlar uyanıp, öğlen namazı kılarlarmış.
Evet, bu kitap; dünya koşturmacası içinde namazlarını aksatıp gaflette olanlara bir uyan olsun diye yazıldı. Umulur ki çok okunsun ve yazarı çok dua alsın…
Allah hepimize acısın…

Aklı Namazda Olmayanların Kulağı Ezanda Olmaz

Namaz vaktini heyecanla, kurtuluş ümidiyle bekleyemiyoruz, modern dünya buna izin vermiyor.
Namaz vaktinin geldiğini ezanı duyduğumuzda anlıyoruz ama yine de nefs için ezan keskin bir kılıç oluyor.
Namazın hayatımızı düzene koyabilmesi için onu aksatmadan, bıkmadan sürekliliğini sağlamamız gerekiyor.
Abdest alıp bekleyeceğiz, bir müddet seccadede dualarla bekleyeceğiz, içimizi şeytanın vesveselerinden arındıracağız, Allah’ın dışındaki tüm şeylerden uzaklaşacağız, bu dünyadan kopacağız yani… Namaz surelerinin anlamlarını idrak ede ede okuyup anladıkça, namazdan sonra nasıl bir duruş ve bekleyişe sahip olacağımız anlaşılacaktır.
Kapitalist dünya bütün bunlara imkân tanımıyor. Seccadelerimizden kalkıp bankadaki havaleye koşuyor, oradan dolar alıp satıyor, televizyonun başına geçip Bülent Ersoy’un abiye kıyafetlerini tefekkür ediyoruz.
Modern insan odaklanma ve hafıza sorunları yaşıyor. Namazın devamlılığı bizi hem odaklanmaya hem de hafızamızı tazelemeye yöneltir.
Dosdoğru namaz kılıp kılamadığınızı namaz sonundaki hareketlerinizin, davranışlarınızın değişip değişmediğine bakarak anlayacak, namazlarınızın kalitesi arttıkça kişiliğinizin de yerine oturduğunu göreceksiniz.
İnsanın hesap vereceği bir makamı yoksa zalimleşir. Namaz kılan insan ölmeden önce ölen, yapıp ettiklerini iki de bir gözden geçiren, muhasebe yapan insandır. Namaz, başıboşluğun yani şeytanın vesveselerinden kurtulmanın biricik yöntemidir.
Secde etmek Allah’a yakınlaşmaktır. Az önce Allah’ın huzuruna çıkıp yoklama vermiş, “Rabbim ben buradayım.” demiş, muhasebe yapmış birinin seccadeden kalktıktan sonra konfora, çirkin ticarete sarılması hoş olmasa gerek. “Eğer öyleyse Namaz kılmayın.” demiyorum ama kıldığımız namazdan nasiplenememek gibi bir tehlike oluşur sanıyorum.
Namaz kılmayan birçok insan “Allah affetsin kılmıyorum ama…” diyor. Aman Allah’ım! Bu ne merhamet, bu ne alçak gönüllülük!
‘Allah affetsin.” diyerek kendisini anında bağışlayan insan, üç kuruş alacağı için borçlusunu bağışlıyor mu acaba? Bunu söyleyen insanın kalabalık bir otobüste ayağına basın, anında kıyameti koparacaktır.
Cüretimiz, terbiyesizliğimiz, utanmazlığımız öyle bir aşamaya geldi ki artık Allah’ın yerine de kendimizi bağışlıyoruz!
Bu toplum, Allah’ın “Olmazsa olmaz…” dediği bir ibadeti yerine getirmeyip O’na binlerce bahane, yalan, savunma mekanizması üretti. Çünkü “Tele TV”lerden inmeyen din adamlarımız onların kirli vicdanlarını temizlemek, rahatlatmak için uğraştılar…
Eh sopalı, ağzı tükürüklü, kara sakallı bir hoca kalmadı ki çıkıp onlara şöyle desin: “Cırtlağınıza bir bulgur tanesi takılsa geberirsiniz, Dünyaya da Ay veya milyarlarca gök mahlûkatından bir tanesi yörüngesinden yarım santim sapsa yanarak ölürsünüz, bu ne cüret? Namaz kılmamak ne demek, bu ne terbiyesizlik, ahlâksızlık, vefasızlık…” ama yok böyle hocalar. Hepsi teolog, köşe yazarı, üniversite çapkını maşallah, Allah nazarlardan saklasın inşallah…
Namaz kılmayan insanları yücelten ve namaz kılmayı özendirmeyen bir devlet; zâlim, suçlu bir devlettir. Çünkü namazla belini, ahlâkını doğrultan kişiliğini geliştiren, kendisine ve çevresine saygılı, sorumluluk bilinci yüksek, nâzik, asil, insanlarla yaşamak hepimizin hakkı…
Devletin görevlerinden birisi de bireylerin emniyetini sağlamaksa, namazı özendirmesi gerekiyor çünkü ben namaz kılan bir toplumda daha emniyet içinde yaşayacağıma İnanıyorum.
Devlet “dumansız hava sahasına verdiği önemin yarısını bu işe verseydi zaten sigara, alkol, kumar kendiliğinden yok olacaktı.
Namaz kılan insanın kulağı ezanda olmalı, tetikte yaşamalı, kendi bedeninde ve sosyal çevresinde İslâmı temsil ettiğini bir an olsun unutmadan örnek olmalı. Biliyoruz ki bizlerle aynı fikirde olmayan insanların birçoğu ezan okunurken camiye koşmayışımıza farklı yaklaşıp itham ediyorlar.
Eski kaynanalar, süt kaynatırken taşıran gelinlerini boşatırlardı. Çünkü onlara göre; sütün kaynara çıkmasıyla birlikle büyük bir odaklanma ve dikkat gerekir. Eğer gelin iki de bir sütü, kahveyi taşırıyorsa aklında başka biri veya başka şeyler vardır! Sütü, kahveyi taşıran gelinin yuvası yıkılıyor, düşünün ezanı duymayanın ahreti yıkılmaz mı?
Kulak, insanlar için ezanı duysun diye yaratılmıştır. Ezanın dışında her şeyi duyan kulakların kendisi de gönülleri de sağırdır.
Abdest alırken kulakların yıkanmasındaki sembolik anlama dikkat çekmek isterim: Hak’tan başka şeyleri, dedikoduyu, dünyevî sözleri duyan kulakların kiri, günahı abdest temizleniyor…

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club