Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu

Temmuz 22, 2009 Tarih, Timaş

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

osmanli-imparatorlugunda-alman-nufuzu-ilber-ortayli-kapak
Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı dünyasına açılış çağında, Cermen kültürünün özel bir yeri olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nda, iki imparatorluğun da çöküşünü hazırlayan kader birliği yolunda, yalnızca siyasal ve askeri alanlarla sınırlı kalmayan ortaklıklar göze çarpar.

İlber Ortaylı, hem titiz ve geniş ufukta tarihçiliğini, hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında Alman etkisinin bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.

Kendi alanında önemli bir eser.

Osmanlı İmparatorluğu’nda Almanya etkisi 19. yüzyılın son çeyreğini ve 20.yüzyılın ilk yirmi yılını kaplar.

Bu çalışmaya başlarken bizim arşivlerimizin yanında Avrupa devletlerinin arşivlerini kullanmak gibi yöntemsel bir hedef; itiraf etmeliyim, bana konunun içeriğinden daha cazip görünmüştü. O zaman Türkiye tarihinin bazı safhalarını yabancı arşiv kaynaklarını kullanarak yazmak henüz yaygın bir yöntem değildi. Konu üzerinde çalışmaya başlayınca 19. yüzyıl tarihinin çekiciliğini keşfettim.

Günümüzün Türkiye tarihi için Almanya’nın ve Almanya tarihi için de Türkiye’nin önemi açıktır. Bu ilişkiler basit diplomatik, hattâ askerî ilişkilerin daha ötesine uzanır. Alman sanayi ve ideolojisi Osmanlı İmparatorluğu’yla kurulan ittifaka dayanmış, Türk modernleşmesi de bilhassa askerî alanda Alman modelini tercih etmiştir. Aslında bu ilişkilerin yoğun incelenmesi gerekir. Ne yazık ki hâlâ araştırmalarda bir yoğunlaşma gözleyemiyoruz. Hâlbuki 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu kalıntıları itibariyle elan yaşıyor. Bu yaşamsal devamlılığın okuyucuya da ilginç geleceğini düşünüyorum.

İÇİNDEKİLER

Onuncu Baskıya Önsöz / 7
Sunu; /11
Giriş / 15
19. Yüzyılın ikinci Yarısında Avrupa ve Dünya / 15
Alman İmparatorluğunun Durumu / 15
Alman Kolonyalizminİn Etkinlik Kazınma Çabalan / 19
Almanya’nın Dünya Politikasındaki Yeni Rakipleri / 25
19. Yüzyıl Sonu ve 20. Yüzyıl Başlarında
Almanya’da İç Gelişmeler / 33
I. Bölüm Berlin Kongresi’nden Sonra Osmanlı İmparatorluğu (Almanya’nın Etkinlik Kazanması İçin Elverişli Koşullar) / 45
Almanya, Osmanlı İmparatorluğunda / 54
Alman Ticari Etkinliğinin Artması / 56
Alman Nüfuzunun Yerleşmesi İçin
Uygun İdeolojik Ortam / 74
Alman Uzmanların Getirilmesi / 84
Alman Kültürel Yayılması / 90
İmparator II. Wühelm Osmanlı İmparatorluğunda / 93

II. Bölüm
Osmanlı Ordusunda Alman Komutanlar / 101
Osmanlı-Alman Askerî İşbirliğinin Nedeni / 101 Askeri Uzmanların Gelişi / 104
Colmar von der Goltz / 110
Türk Subayları Almanya’da/ 114
Almanya ile Silah Ticaretinin Gelişmesi/ 116
Jandarma ve Donanmada Alman Reformcular/ 119
Alman Askerî Yardımının Sonuçlan / 120
III. Bölüm
Osmanlı imparatorluğu’nda Alman Koridoru (Bağdat Demiryolu) / 125
Bağdat Hattı Projesinin Tarihi ve Gerçekleşmesi / 127
Bağdat Demiryolu Üzerindeki Kavgalar / 154
Basra Körfezi’nde ingiliz-Al m an Rekabeti / 161
Tarihi Bir Miras Olarak Bağdat Demiryolu / 164
IV. Bölüm
Osmanlı imparatorluğu’nda Azınlıklar Sorunu ve Almanya / 169 Filistin’de Alman Kolonizasyonu / 179
Sonuç
İmparatorlukların Brest-Litovsk’takİ Akşamı / 193
Epilog/204
Ekler/ 207
Yararlanılan Kaynaklat / 217
Dizin / 229

Sunuş
Osmanlı İmparatorluğu 19. yüzyılın ikinci yansında yeni bit bağlantıya girdi. Bu bağlantı ve yakınlık Osmanlı denge siyasetinin herhangi bir büyük devlete karsı izlediği türden değildi. Devlet orduda ve mülki yönetimde Alman nüfuzuna kapılarını açmıştı. Osmanlı imparatorluğumun, 19. yüzyıl sonlarında Avrupa güçler dengesini altüst ederek ortaya çıkan Almanya ile kurduğu ilişkiler, devletler ailesindeki herhangi iki devletin normal bağlaşıklığı olmaktan daha fazla bir olaydır. Bu ilişkinin, diplomatik ve siyasal boyutları ötesinde, her iki ülkenin sosyal ve iktisadi tarihi içinde de önemli bir yeri vardır. Artık Osmanlı geleneksel siyasetinde ve ittifak anlayışında bir değişme söz konu-
Genç Alman İmparatorluğunun yayılma hırsı evvelemirde Osmanlı ülkelerine yönelmişti. Bu yayılmacılığı iktisadi, askerî ve siyasi ittifak alanlarında düşünmelidir. Almanya 19. yüzyılın Fransız, İngiliz tipi kolonyalizmine geç kalmıştır ve şartlar dolayısıyla yeni bir nüfuz politikası türü yaratmaktadır. Bu ülkelerde kurduğu nüfuz, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki Almanya’nın tarihidir demek pek yanlış olmaz. Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihî için de söz konusudur.Bu nedenledir ki, iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmalıdır. Konuyu işlemek İçin arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan bazısı yan propaganda, bazısı siya s i-iktisadi durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır. (Gazete, dergi koleksiyonlarını da zikretmeliyiz.) Özellikle güncel önemini koruyan askerî yardım alanında, Osmanlı ordusundaki Alman askeri heyetinin faaliyeti bir örnek olay olarak dikkati çekmiştir. Bu konuda yapılan etraflı araştırmaların (Walİach ve Trumpener gibi) önemli bir eksiği, Osmanlı arşiv belgelerine, hattâ Türkçe ikincil kaynaklara yabancılıklarıdır. Aynı şey Bağdat demiryolu üzerindeki bazı çalışmalar için de söylenebilir. (Tek istisna 1935′te yazılan ve bazı Türkçe ikincil kaynakları kullanan Bekir Sirki Baykal’ın çalışmasıdır.) Esasen yabancı literatürde Türk-Alman ilişkileri üzerindeki çalışmalar hiç de küçümsenmeyecek sayıda olmasına rağmen, beni bu konuda araştırma yapmaya yönelten neden, bu çalışmaların çok büyük bölümünde Türkçe birincil ve ikincil kaynakların kullanılmamış olmasıdır.
II. Abdülhamid dönemi, Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman etkisinin yerleştiği bir zaman kesitini kapsar. Jön Türkler iktidara geldiklerinde bu nüfuzu daha büyük boyutlarda devam ettirmekten başka bir şey yapmamışlardır. Alman nüfuzunun yerleşmesinde dünya konjonktürü, Osmanlı İmparatorluğu’nun iç siyasi-iktisadi durumu ve egemen ideolojisi etken öğeler olmuştur.
Çalışma sırasında Türkçe ve yabancı dillerdeki monografik kaynakların önemli bölümü ile yıllıklar, istatistikler, Alman, ingiliz ve Osmanlı gazeteleri taranmıştır. Abdülhamid devri sansürü dolayısıyla taradığım üç Türkçe gazeteden çarpıcı bilgiler elde edemediğimi belirrmeliyim. Bonn’daki Dışişleri Arşivi (Arckiv des Amıvaeriigen Amtes), Londra’da Public Record Ojpce-Foreign Office bölümünde bulunan belgeler bir hayli bügi verdi. Nihayet1978 yazında Washington D.C.’de tarayabildiğim, Birleşik Devletler Arpvknndckİ “Türkiye’deki ABD Elçilik ve Konsolosluklarının Raporları”, Osmanlı İmparatoriuğu’ndaki kavgaya pek katılmayan bir yabancı devletin temsilcilerinin bazı sorunları ne şekilde gördüğünü anlamama yardımcı oldu.
Konumu geliştirmeme asıl katkı Başbakanlık arşivindeki belgelerden geldi. Burada Yıldız Evrakı bazı konulan aydınlatacak bilgiler getirmektedir. Aynı arşivde 1295-1319 Hicri tarihler arasındaki İrade-Hariciyye tasnifi de taradığım koleksiyonlardandır. İlginçtir ki dışişlerinin bu dönemde Babıâli tarafından değil de, Yıldız Sarayı’ndan yönlendirildiğine bu sayede bir kere daha tanıklık ettim. Bu tasniften, konu için çarpıcı bir katkı sağlayacak bazı belgeler ele geçirmem mümkün oldu. Dışişleri Bakanlığı’nın İstanbul’daki arşivinden ise maalesef yararlanamadım. Asıl önemli kısmının tasnifi yapılmayan ve okuyanlara bazen açık tutulan, bazen kapalı kalan bu arşivin durumuna tarihçilerimizin ve ilgililerin dikkatini çekmeyi bir görev sayarım. Son zamanlarda (1996 yılı) Başbakanlık Osmanlı Arşivi bu önemli fonu devraldı ve tasnife başlanacak…
Kitabın giriş bölümünde Avrupa devletlerin in 19. yüzyılın son çeyreğindeki yayılmacı politikalarını, Alman imparatorluğunun iç ve dış siyasetini etkileyen Öğeleri saydıktan sonra, ilk bölümde Osmanlı İmparatorluğuna Almanya’nın nüfuz edişinin nedenlerini ve seyrini açıklamaya çalıştım. Sonraki bölümlerde askeri yardım ve demiryolculuk konusunda daha çok literatürde geçmeyen belgelerden çıkarılan bilgileri serimlemek amacı ağır basmıştır. Nihayet, Osmanlı azınlıkları konusunda ilginç ve farklı bir politika izleyen Almanya’nın özellikle Filistin’deki faaliyetini son bölümde betimlemeye ve yorumlamaya çalıştım. Buradan Alman ve Osmanlı belgeleri kadar Amerikan. İngiliz ve Avusturya konsolosluk raporları ve diplomatik belgelerini de kullanmayı tercih ettim, ilginç gördüğüm bazı belgelerin tam çevirisi Efeler kısmında verilmiştir.
Çalışmalarım sırasında bana özellikle kaynaklar üzerindeki geniş bilgileriyle yardımcı olan Prof. Tarık Zafer Timaya’ya, Prof. Andreas Tietze’ye, Prof. Şerafettin Turana ve Sayın Cevdet Kudrete sonsuz teşekkür borçluyum. Araştırmalarım sırasında her türlü yardım ve kolaylığı göstermekten kaçınmayan başta sayın Mihin Lugal olmak üzere, Türk Tarih Kurumu kitaplığı ve Başbakanlık Arşivi yetkililerine, metni sabırla gözden geçiren ve düzelten dostlarım Üter Akbuğ ve Dr. Uygur Kocabaşoğlu’na minnettarım. Kitabın Siyasal Bilgiler Fakültesindeki ilk baskısından sonra metni yeniden ele alıp düzenlemek ve genişletmek, yeni belge ve araştırmaları değerlendirmek kaçınılmaz oldu. Bu konudaki yardımından dolayı hocamız Prof. Nejat Göyünç’e teşekkürü borç bilirim.
Arnavutköy, Haziran 1983.

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club