Siyaset Fıkhı/Siyasi Sünnet – Teşkilatta Başarı Kriterleri

Ekim 30, 2009 Fıkıh, Hadis-Sünnet, İslam, MANA YAYINLARI

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

İsimsiz

1.Bölüm: Bir yönetim biçimi ve yönetimi oluşturma tarzı olarak SÜNNET
2.Bölüm: Teşkilatta başarı kriterleri. Teşkilatlarda sorunlar, ikilemler handikaplar ve başarı yolları.

SİYASET FIKHI

Muhammed bin El-Muhtar
Eş-ŞANKITİ

“Niyetlenince kararlılığını gözünün önüne koydu
Ve sonuçlarından bahsetmeyi bir yana bıraktı.
Ne kendinden başka kimseye danıştı
Ne de kılıçtan başka dost kabul etti.”

Şair Beşir bin Nâşib yol açabileceği sonuçlara bakmadan ve istişare yapmadan güç mantığına başvurmakla işte böyle övünüyor. Fakat İslam’ın bu konuda şûra, adalet, özgürlük ve iman sahibi cemaatin maslahatını ferdin anormal bir şekilde büyüyen çıkarına tercih temeli üzerine kurulu farklı bir bakışı var. Siyaset Fıkhı Risaleleri’nin bu birinci risalesi, Nebevi Sünnet’de ve Raşit Halifeler’in uygulamalarında yer alan konuyla ilgili siyasi örneklerden yola çıkarak yönetim inşasını ve uygulamasını oluşturan İslami ilkelerin öne çıkarılmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Konuyla ilgili şu sorulara cevap teşkil edecek şekilde delilleri konuşturmaya çalışacağız:
•    İslam’da siyasi yeterliliğin ölçüleri
•    Şûra ile müşâvere arasındaki fark
•    Şûra ve müşâvere emri kimleri kapsamaktadır?
•    Şûra ve müşâvereye ne ölçüde bağlı kalmak ve onları ne ölçüde ilan etmek gerekir?
•    Müşâvereyi yerinde yapmak
•    Konu hakkında bilgi ve deneyim sahiplerine özel değer vermek
•    Müşâvere anında çoğunluğun görüşüne itibar etmek
•    Müslüman kadının şûra ve müşâvereye katılma hakkı
Bu pratik sorunların hepsine geniş ve kapsamlı cevaplar sunmak niyetinde değiliz ve bu işi konunun ehline bırakıyoruz. Bilakis burada yönetim inşası ve uygulamasıyla ilgili İslami örneğin bazı yönlerini keşfetmeye çalışacağız. Dileriz ki İslam ülkelerinde şer’i bir yönetim kurmak için çalışanlara yararlı olur. Nebevi Sünnet’in bu konuda zengin bilgiler içerdiğine, mutlaka onlardan faydalanmak ve onların yolunda yürümek gerektiğine siyasetle teorik ve pratik olarak ilgilenenlerin dikkatini çekebiliriz.
Ebu Müslim(El-Havlani), Muaviye bin Ebu Süfyan’ın huzuruna girer ve oradaki insanların arasında ayakta durarak, “Esselamu aleyke ey ecir!” der.  Orada bulunanlar “Yavaş ol!” derler. Bunun üzerine Muaviye “Onu bırakın. O ne dediğini daha iyi biliyor. Ve aleykumu’s-selam ey Ebu Müslim!” der. Sonra Ebu Müslim ona nasihatte bulunur ve onu adaletli davranmaya teşvik eder.  O zühd ehli Yemenli tâbii, bu sözleri kullanırken kelime oyunu yapıyor veya liderine tepeden bakıyor değildi. Sadece İslam’ın yöneticinin konumu ve ümmet ile ilişkisi hakkındaki tasavvurundan yola çıkarak böyle söylemişti. Bu ilişki, ücretle çalışanın iş sahibiyle ilişkisidir. Ümmet işverendir, yönetici ise onun işçisidir. Ümmet, belirli bir maddi ücret ve şartlı bir manevi makam karşılığı yönetme işini yerine getirmesi için onu vekil tayin etmiştir. Onunla gönüllü bir anlaşma yapmıştır ve bu anlaşmanın tarafları şöyledir: Yöneticiden güvenilirlik ve dürüstlük, yönetilenden itaat ve destek.
Yönetici ümmetin ücret karşılığı görevlendirdiği bir kimse olduğuna göre,  Kur’an-ı Kerim’de Şuayb(as)’ın kızının diliyle “Ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse güçlü ve güvenilir olandır”  denilerek övülen güvenilirlik ve güçlülük niteliklerine sahip olması gerekir. Güvenilirlik, yöneticiyi frenleyecek ve nefsine uymamasını sağlayacak ahlaki nitelikleri kapsar. Yönetime ve kaynaklara tek başına el koymasını, yakınlarını kayırmasını veya yönetimi ve kaynakları herhangi bir şekilde kötü kullanmasını engeller. Güçlülük ise, görevini en iyi ve ümmete en yararlı bir şekilde yerine getirmesini sağlayacak siyasi, askeri ve teknik tecrübeleri kapsar.
Rasulullah(sav)’in sahabelerinden seçkin bir grup güvenilirlik ve güçlülük sıfatlarını bir arada bulundurmakla ünlenmiştir. Bunlardan biri de Ömer ibnu’l-Hattab(ra)’tır. Rasulullah O’nu “Allah yolunda kınayanın kınamasından korkmayan güçlü ve güvenilir” olarak tanımlamıştır. Bu hadisin tamamını daha sonra zikredeceğiz. Yine bu sahabelerden biri de Attâb b. Esîd’dir. Enes(ra)’tan nakledilen bir rivayette, Rasulullah(sav)’in Attâb b. Esîd’i Mekke’ye vali tayin ettiği ve Attâb’ın münafıklara karşı şiddetli, mü’münlere karşı yumuşak olduğu bildirilir.  Ömer b. Ebi Akrab’tan ise şöyle dediği aktarılır: “Attâb b. Esîd’in Beytullah’a sırtını dayamış bir vaziyette “Allah’a yemin olsun ki, Rasulullah(sav)’in tayin ettiği bu görevden iki yamalı elbise elde ettim, onları da âzadlı kölem Keysan’a giydirdim” dediğini işittim.”

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club