Tam Bilinçlik / Tam Yaşam

Ağustos 26, 2009 Felsefe-Sosyoloji-Psikoloji, OKYANUS YAYINLARI

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

getimageV3.asp

Krişnamurti hiç kuşkusuz çağımızın doğulu bilgeleri içinde en özgün, en yetkin olanların başında geliyor. Amerika’da yaptığı konuşmaları içeren bu kitapta Krişnamurti önemle üzerinde durduğu bir gerçeği, bir yaşam anlayışını okurla paylaşıyor: kişinin kendinden yola çıkarak kendini öğrenmesi, kendi özünü gerçekleştirmesi gerçeğini. Kişinin kendi içindeki akılalmaz derinliklere, zenginliklere ulaşabilmesi için ciddi bir çaba göstermesi gerektiğini söyleyen Krişnamurti bu kitapta, yaşam, sevginin ne anlama geldiği, bilinç, acı, ölüm, kıskançlık, düşüncenin yapısı, bağımlılık, değişme ihtiyacı, uzayla kişi arasındaki bütünsellik, doğru ve yanlış kavramlar, gerçeği arama, dini deneyim, kutsallık gibi konularda kendisine sorulan soruları yanıtlıyor. Yaşamı bütünüyle kucaklamak isteyenlere.

İÇİNDEKİLER
AMERİKA KISIM 1
1 Öğretmenin Rolü
2 İç Uzay Üzerine, Gelenek ve Bağımlılık Üzerine
KISIM II
1 iç Devrim
2 İlişki
3 Dini Deneyim, Meditasyon
KISIM III
1    insanın Savaşım Sirki

EDİTÖRÜN NOTU
Geçtiğimiz yıllarda J. Krişnamurti Amerika, Avrupa ve Hindistan’da, bireylere olduğu kadar küçük gruplara da, her çeşit dinleyici için konuşmalar yaptı. Bu kitap kendisinin bu dönemde, yani 1967′den bu yana, verdiği öğretiyi daha önceki yayınlardan daha kapsamlı, daha geniş biçimde sunmak için hazırlandı. Konuşmaların hepsi doğaçtan oldukları ve soru cevap biçiminde ilerledikleri için, bu kitaptaki bilgiler bant kaydından hazırlanmış ve tüm kelime ve cümleler aynen korunmuştur. Yalnızca bazı tekrarlar aradan çıkarılmış ve ancak bir okuma metni oluşturmaya yetecek ölçüde düzeltmeye yer verilmiştir.
Türkçe Basıma Not
1967′den sonra Krişnamurti’nin yaptığı bütün konuşmalar “Bilincin Uyanışı” adı altında toplanmıştır. Biz bu çeviri betiğimize bir bütünsellik oluşturduğu için Amerika’da yaptığı konuşmaları aldık ve konuşmaların içeriğine uygun düştüğü için “Tam BilinçlilikTam Yaşam” adını verdik. Kitabımıza almadığımız Hindistan ve Avrupa’daki konuşmaları daha sonraki yayınlarımız arasında çıkacaktır.

ÖĞRETMENİN ROLÜ
J. Krİşnamurti ve Profesör J. Needleman arasında bir konuşma
metnidir.
Needleman”‘  Gençler arasında, özellikle de burada, Kaliforniya’da ruhsal bir devrimden bir hayli sözediliyor. Siz, bu son derece karışık olguda, modern uygarlığın yeniden canlanışı, yeni bir gelişme olanağı adına umut görüyor musunuz?
KRİŞNAMURTİ  Yeni bir gelişme olanağı dediğimizde, sizce bu hayli ciddi bir şey olmak gerekmez mi? Gösterişli bir eğlenceden bir diğerine atlamaktan öte birşeyler olması gerekmez mi? Kaliforniya’da ya da dünyada yeni bir şey belki ancak şu şekilde gerçekleşebilir: Tüm dünya dinlerini gözden geçirir, organize olmuş yararsızlıklarının farkına varırsınız; sonra da bu algıdan, bu sezgiden hakiki bir berrak birşeyler ortaya çıkar. Oysa benim gözleyebildiğim kadarıyla bahsettiğiniz şeylerde korkarım ciddiyet vasfı, ciddiyet niteliği eksik. Belki yanılıyorumdur. Çünkü bu genç insanları sadece uzaktan tanıyorum; seyirciler arasında oluyor ya da buraya gelip gidiyorlar; sordukları sorular, kahkahaları ya da alkışları bana pek de o kadar ciddi, olgun, içerikli gelmiyor. Ancak doğaldır ki yanılıyor da olabilirim.

Needlernan  Söylediklerinizi çok iyi anlıyorum. Ben sadece sunu sormak istemiştim. Belki bu gençlerin ciddi olmalarını beklemek doğru değildir?
KRİŞNAMURTİ  Ben de aynı nedenle bunun gençlere atfedilecek birşey olduğunu sanmıyorum. Gençler arasında böyle olağanüstü birşey nasıl ortaya çıktı, nasıl bu denli önem kazandı bilmiyorum. Birkaç yıl içinde onların da yaşlı kişiler olma sıralan gelecek.
Needlernan  Ardında ne yattığına hiç bakmaksızın deneyüstii olmaya ya da buna hangi ismi verirseniz verin duyulan bu ilgi, bir çeşit tohum tarlasını andırıyor; öyle ki işin eğlencesinde olanlar ve sahtekarlar bir yana, bu topraklarda istisnai bazı insanlar, belki de bazı ustalar yetişebilecekmiş gibi gözüküyor.
KRİŞNAMURTİ  Ben sizin kadar emin değilim; sahtekarlar ve bu işten çıkar sağlayanlar her yanı kaplıyorlar. “Krişna Bilinci” ya da “Transandantal Meditasyon”, ya da sürüp giden diğer anlamsız şeyler; herkes kendini bunlara kaptırmış gibi. Bu bir tür teşhircilik, bir eğlence ve gösteri biçimi. Yeni birşeyin ortaya çıkması için, kendini gerçekten adamış, ciddi, en son noktaya dek gidebilen kişilerden oluşmuş bir çekirdek bulunması gerekir. Herşeyi yaşadıktan sonra “İşte en sonuna dek takip edeceğim birşey’” derler.
Needlernan  O halde ciddî bir kişi dediğimizde, tüm diğer şeylerin yarattığı yanılsamalardan etkilenmeyecek birisini anlıyoruz.
KRİŞNAMURTİ  “Ben buna “yanılsamalardan uzak olmak” değil de bir ciddiyet biçimi demeyi tercih edeceğim.
Needlernan  Peki bunun için bir Önkoşul yok mudur?
KRİŞNAMURTİ  Hayır, ben umutsuzluk ve kuşkuculuğa götüren yanılsamaları kastetmiyorum. Ben, sözde dini, sözde ruhsal olarak adlandırdan bütün şeylerin değerlendirilmesini kastediyorum: Tüm bunlardaki gerçeğin ne olduğunu ya da bir gerçeklik bulunup bulunmadığını araştırmak ve öğrenmekten sözediyorum. Ya da hepsini bir yana atıp yeniden başlamaktan; yani tüm o çetrefil süreçlerden, tüm o karmaşadan geçmek zorunda kalmadan.
Needleman  Sanırım benim söylemeye çalıştığım da buydu; ancak şimdi çok daha iyi dile getirilmiş oldu. Kişiler birşeyler denediler ama bu onlara bir yarar sağlamadı.
KRİŞNAMURTİ  Burada “diğer kişileri” kastetmiyoruz. Ben kişinin tüm vaatleri, tüm deneyimleri, tüm mistik atıfları bir yana atmasını kastediyorum. Ben, kişinin kesinlikle hiçbirşey bilmiyormuş gibi yeniden başlaması gerektiği fikrindeyim.
Needleman  Bu çok zor birşey olmalı.

KRİŞNAMURTİ  Hayır, yanılıyorsunuz; ben zor olduğu düşüncesinde değilim. Sadece, kendilerini başka kişilerin bilgileriyle doldurmuş olanlar için zor olabilir.
Needleman  Peki çoğumuz bu durumda değil miyiz? Dün, San Fransisko Eyalet Üniversitesi’nde öğrencilerimle konuşuyordum. Onlara KRİŞNAMURTİ’yle bir mülakat yapacağımı, sormamı isteyecekleri sorular olup olmadığım sordum. Pekçok soru geldi ancak beni ençok etkileyeni genç bir adamdan geldi; “Kitaplarını defalarca ve defalarca okudum” dedi “ancak, söylediklerini yapamıyorum.” . Bu ifadede çok berrak birşeyler var; zihnimde bir şimşek çakmış oldu. Bana, bir çeşit incelikli anlamda bu yolla başlanılabilir gibi geldi. Tam bir yeni; taptaze biri olunabilir!

KRİŞNAMURTİ  Sanırım yeterince sorgulamıyoruz. Kastettiğimi anladınız mı?
Needleman  Evet.
KRİŞNAMURTİ  Kabul ediyor, hevesleniyor, yeni deneyimlere özeniyoruz. İnsanlar, sakalı ve vaatleri olan, belli şeyleri yaptıkları takdirde harika tecrübeler yaşayacaklarını söyleyen herkesin dudağından dökülen herşeyi derhal kapıyorlar! Bence kişi şöyle demeli “Hiçbirşey bilmiyorum.” Başkalarına güvenemeyeceğim de açık. Kitaplar ve gurular olmasa acaba ne yapardım?
Needleman  Ama kişiler çok kolayca aldatılıyor.
KRİŞNAMURTİ  Birşeyler istiyorsanız, aldatılırsınız.
Needleman  Evet, ne demek istediğinizi anlıyorum.
KRİŞNAMURTİ  Yani şöyle demek gerek: “Bulacağım, adım adım araştıracağım. Kendimi aldatmak istemiyorum” Aldanma, birşeyler istediğimde, açgözlü olduğumda, “yaşadığım herşey çok berrak; ben esrarlı birşeyler istiyorum” dediğimde ortaya çıkar ve derhal kapılmış olurum.
Needleman Bana kalırsa, anlayış olarak sıradan kişinin çok uzağında kalan bir hal, bir tavır, bir yaklaşımdan sözediyorsunuz. Ben kendimi bunun çok uzağında hissediyorum; öğrencilerim için de aynı şeyi söyleyebilirim. Doğru ya da yanlış, onlar böyle hissediyorlar ve yardıma ihtiyaçları var. Belki yardımın ne olduğunu bile yanlış anlıyor olabilirler. Peki yardım diye birşey var mı?
KRİŞNAMURTİ  “Kişi neden yardıma gereksinir” mi demek istiyorsunuz?
Needleman  Şöyle açıklayayım. Kendinizi aldattığınıza
dair bir his var içinizde ama tam olarak da bilemiyorsunuz…
KRİŞNAMURTİ  Bu oldukça basittir. Kendimi aldatmak istemiyorum; Öyle değil mi? Aldanışı meydana getiren hareketi, şeyi bulmaya çalışırım. Bu elbetteki açgözlü olduğum, birşeyler istediğim, doyumsuz olduğum zaman söz konusudur. Ancak, açgözlülük, istek, doyumsuzluğa saldıracak yerde yeni birşeyler isterim.
Needleman  Anlıyorum.
KRİŞNAMURTİ  O halde, kendi açgözlülüğümü anlamam gerekiyor. Acaba neler istiyorum: Bu dünyaya doydum; kadınlara, arabalara, paraya doydum da yeni birşeyler mi istiyorum acaba?
Needleman  Bence, kişi uyarılmak istediği, kendinden uzaklaşmak islediği zaman açgözlülüğe kapılıyor; böylece kendi yoksulluğunu görmemiş oluyor. Ancak ben başka birşey sormak istiyorum. Konuşmalarınızda bu soruyu birçok defa yanıtlamış olduğunuzu da biliyorum ama neredeyse kaçınılmaz bir biçimde aynı soru sorulmaya devam ediyor: Dünyanın büyük gelenekleri, kendilerinin bugün ne halde oldukları bir yana (farklılaştırıldılar, yanlış yorumlandılar ve yanıltıcı hale geldiler), doğrudan ya da dolaylı olarak sürekli yardımdan söz ediyorlar. Onlar da “guru kendinizden başkası değil” diyorlar, ancak aynı zamanda bir yardımın da varolduğu söyleniyor.
KRİŞNAMURTİ  “Guru” kelimesi ne anlama gelir, bilir misiniz?
Needleman  Tam olarak bilemiyorum. KRİŞNAMURTİ  “İşaret eden” anlamına gelir. Bir anlamı bu dur. Bir başka anlamı da “aydınlanma getiren, yükünüzü hafifleten” şeklindedir. Ama, sizin yükünüzü hafifletmek bir yana kendi yüklerini sizin üzerinize bindirenler de var.
Needleman  Korkarım, var.
KRİŞNAMURTİ  Guru “Köprüden geçmenize yardım eden” anlamına da gelir; başka anlamları da vardır. Guru, bildiğini söylediği an, bilmediğinden emin olabilirsiniz. Çünkü bildiği, haliyle geçmişte kalmış birşeydir. Bilgi, geçmiş demektir. Ve guru, bildiğini söylediği zaman, yaşadığı bir deneyimi dünüyordur, bunun önemli bir deneyim olduğu kanısındadır ve bu kanı da önceki bilgilerinden ileri gelir; aksi taktirde bir kanıya sahip olamazdı. İşte bu nedenle, deneyiminin kökleri geçmiştedir. Bu yüzden de gerçek değildir.
Needleman  Galiba çoğu bilgiler için durum bu.
KRİŞNAMURTİ  O halde, tüm bunlarda neden eski ya da yeni bir gelenek biçimi bulmak istiyoruz ki? Kişi kendi içinde akılalmaz derinliklere ulaşabilir ve her aradığını bulabilir. Tek sorun, kişinin kendi içine nasıl ulaşacağı, bunu nasıl başaracağıdır. Kişi başaramaz ve şöyle der: “Lütfen bana yardımcı olur musunuz?”
Needleman  Anlıyorum.
KRİŞNAMURTİ  Bir başkası da şöyle yanıtlar: “Size yardım edeceğim” ve kişiyi çok başka biryerlere götürür.
Needleman  Evet, soruya yanıt geliyor gibi. Geçenlerde “satsan”  adında birşeyden sözeden bir kitap okuyordum. KRİŞNAMURTİ  Ne anlama geliyor, bilir misiniz?

…..

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club