Truva’nın İntikamı

Temmuz 28, 2009 Tarih, Yeditepe Yayınevi

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

truvanin-intikami-erhan-afyoncu-kapak
Mehmed hem büyük bir maraşaldi, hem teşkilatçı bir devlet başkanıydı, hem sanatı ve sanatçıyı koruyan hükümdardı, hem de felsefeye ve serbest düşünceye önem veren, huzurunda tartışmalar yaptıran büyük bir padişahtı.

Fatih, şehzadeliği döneminden itibaren eski Yunan filozoflarıyla ilgili kitapları, Herodot’u, Romalı tarihçi Titus Livius’u, Romalı tarihçi Quintus Curtius Rufus’u, Büyük İskender’in, papaların, imparatorların, Fransa krallarının ve Lombardlar’ın vekayinâmelerini okumuştu.

Rönesans dönemi hümanistleri Türkleri Truvalıların soyundan kabul edip, eserlerinde Asya’ya giden Truvalı bir grubun, yani Türklerin geri dönerek Yunanlılardan tekrar intikam aldığını anlatırlardı. Bütün yazılanlardan haberdar olan Fatih Sultan Mehmed, 1462′de Truva harabelerindeyken başını sallayarak, “Allah, beni bu şehrin ve halkının müttefiki olarak bu zamana kadar sakladı. Biz bu şehrin düşmanlarına galip geldik ve onların vatanlarını aldık. Yunanlıların biz Asyalılara karşı yaptıkları kötü davranışların intikamını, aradan uzun zaman geçmesine rağmen onların torunlarından aldık” demişti

Önsöz
Fatih Sultan Mehmed, bütün Türk tarihinin en önemli devlet adamıdır. Tarihimizde büyük işler başarmış büyük zaferlere imza atmış devlet adamlarımız çoktur. Ancak hiçbiri Fatih Sultan Mehmed kadar çok yönlü bir devlet başkanı değildir. Fatih hem maraşaldi, hem teşkilatçı bir devlet başkanı, hem sanatı  sanatçıyı koruyan hükümdar, hem de felsefeye ve serbest düşünceye önem veren, huzurunda ilmî tartışmalar yaptıran büyük bir padişahdı.
Osmanlı hanedanı birçok büyük komutan çıkardı, ancak Fatih Sultan Mehmed kadar bilime, felsefeye, tartışmaya ve sanata Önem veren bir ikincisi yoktu. Bu yüzden Osmanlı İmparatorluğu’nun gerçek kurucusu olan Fatih Sultan Mehmed, gerçek manada bir Rönesans hükümdarıydı.
Fatih Sultan Mehmed’i tarih sahnesine çıkaran en önemli hadîse ise İstanbul’un fethidir. İstanbul’un fethi, Türk tarihinin en büyük olaylarından birisidir. Bu konuda çok laf edilmiş, ancak az araştırma yapılmıştır. Bu yüzden birçok ilginç hadise fazla bilinmez.
Bu kitap akademik bilgilerden hareket edilerek popüler bir üslupla kaleme alınmıştır. Truva’nın imparatoru’da Fatih Sultan Mehmed ve İstanbul’un fethi hakkında birçok ilginç hadiseyi okuyacaksınız. Meselâ, kitaba ismini veren Truva’nın intikamı meselesi konusunda Batı literatüründe çok geniş bilgi olmasına ve birçok araştırmalar yapılmasına rağmen Türkçe’de Stefanos Yerasimos’un kısa bir yazısı dışında başka bir şey yoktur.
Kitabı hazırlarken yardımlarını gördüğüm arkadaşlarım ve meslektaşlarım Coşkun Yılmaz, Ahmet önal, fatih Gürcan ve Uğur Demir’e teşekkürü bir borç bilirim.

Erhan AFYONCU Kozyatağı-Mayıs 2009

BİR CİHAN HÜKÜMDARININ ÇOCUKLUĞU
Osmanlı tarihinin en büyük hükümdarı Fatih Sultan Mehmed 30 Mart 1432 Pazar günü, seher vakti Edirne Sarayında dünyaya geldi. II. Murad’ın dördüncü oğluydu. Annesi Hüma Hatun’dur.
Şehzade başlangıçta dikbaşlı ve sert olmasına rağmen zamanla hocalarının yardımıyla çok iyi bir eğitim gördü. Molla Hüsrev, Molla Gürani gibi devrinin Önemli ilimleri tarafından yetiştirildi.
Şehzade Mehmed, 1443 yılında Osmanlı geleneklerine göre devlet yönetimini öğrensin diye Manisa’ya vali olarak gönderildi. Kasapzâde Mahmud ve Nişancı İbrahim isimli iki lalası vardı.
Fatih’in Batı kültürüne olan ilgisi daha şehzade iken Manisa Sarayı’nda başladı .’İtalyan hümanisti Ciriaco d’Ancona (Anconah Ciriaco) ve Saray’daki başka İtalyanlar ona Roma Batı tarihleri ve eski Yunan filozoflarının hayatlarıyla ilgili kitapları okutmuşlardı.
II. Murad, 1444 yılında devamlı mücadele ile gecen yılların yıpratması ve oğlu Alaeddİn’in ölümünün verdiği üzüntü İle tahttan ayrılarak, yerine hayattaki tek oğlu Şehzade Mehmeti geçirdi. Tahttan ayrılmadan önce gerek Karamanlılar’a, gerekse Haçlılar’a bazı tavizler vererek, barışı sağlamıştı. Ancak tahta geçen II. Mehmed’İn henüz 12 yaşında olması büyük bir buhrana sebep oldu.
Fatih’in ilk hükümdarlık döneminde Veziriazam Çandarlı Halil Paşa ile kul asülı vezirleri arasında büyük bir çekişme meydana geldi. Bu sırada Avrupa’daki Osmanlı topraklarına çeşitli taarruzlar başlamış ve Haçlı ordusu Tuna’yı aşmıştı. II. Mehmed’İn istememesine rağmen, Çandarlı’nın baskısıyla gönderilen Kasabzâde Mehmed Beyin ısrarlarıyla, II. Murad, Bursa’dan gelerek ordunun başına geçti. Çandarlı ve II. Murad, genç padişahı ordunun başına geçme arzusundan zorla alıkoyabildiler.
Fatih’in babasına mektup yazarak, “Hükümdarsan gel ordunun başına geç, eğer ben hükümdarsam o zaman emrediyorum gel ordunun başkomutanlığın yap” sözünü söylediği 17. yüzyılın ikinci yansında eserini kaleme alan Münecimbaşı gibi daha sonraki tarihçiler tarafından aktarılır. Ancak buna dönemin kaynaklarında rastlanmaz. Osmanlı tarihçiliğinin en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın 1444 Buhranı üzerine yaptığı araştırmalar da Fatih’in babasını çağırmak istemediğini ortaya çıkarmıştır.
II. Murad idaresindeki Osmanlı ordusu 10 Kasım 1444te Varna Meydan Muharebesi’nde Haçlı kuvvetlerini büyük bir mağlubiyete uğramış. Varna Savaşı, Türk tarihinin en büyük zaferlelerinden biri ve tam anlamıyla bir imha muharebesiydi. Düşman ordusunun büyük bir bölümü yok edildi. Varna, İstanbul’un Katolikler’in mi, yoksa Türkler’in mi olacağının belirlendiği bir muharebeydi. Bu zaferle İstanbul’un kapılan Türkler’e açıldı.
Varna’da babasının kazandığı büyük zafer, II. Mehmed’İn hükümdarlığını gölgeliyordu. Veziriazam Çandarlı Halil Paşa, padişahın. Mehmed olmasına rağmen Manisa Sarayı’nı devletin merkezi olarak görüyordu. Bu yüzden genç sultanın kazanacağı Varna’dan daha büyük bir zafer hükümdarlığı üzerindeki gölgeyi kaldırabilirdi. Bu başarı da ancak İstanbul’un fethi olabilirdi.II. Mehmed, Zağanos Paşa’nın etkisi ile İstanbul’un fethini otoritesini kurabileceği tek hadise olarak görmeye başlamıştı. Ancak Balkanlar’ın tekrar karışması Çandarlı Halil Paşa’nın desteği ile çıkan yeniçeri ayaklanması sonucunda tahtı babasına bırakmak zorunda kaldı. II. Murad’ın tekrar tahta çıkmasıyla, II. Mehmed istanbul’un fethi teşebbüsünü bir süre için erteledi.
İki yıllık bir hükümdarlık döneminin ardından Çandarlı Halil Paşanın aleyhine tertipleri sonucu tahtı tekrar babasına bırakmak zorunda kaldı. Bu olay onu çok etkilemişti. Halil İnalcık hocamız, 1444-1446 yılları arasındaki bu buhranlı yılların II. Mehmed’in hayat ve faaliyetlerinin yönünü çizdiğini belirtir.
Şehzade Mehmed, babasının 1451′deki ölümüne kadar 5 yıl Manisa Sancakbeyliği yaptı. Ancak Manisa’da padişah gibi hareket edip kendi adına para bastırdı ve Ege sahillerindeki düşman topraklarına akınlar düzenletti. 1451de tahta ikinci defa çıktığında ise henüz 19 yaşındaydı.

….

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club