Yalnız Kızların 41 Kuralı

Ağustos 19, 2013 Deneme(Yerli), Nemesis Kitap

Bu kitabı en uygun fiyata satın alın »

“…Bundan aylar öncesine, o dönemki evimin banyosuna gidiyoruz. Aylardan ağustos ve o banyoda ağustos sıcağında kan ter içinde jartiyerinin bağlaçlarını (çoraba tutturulan kısma bağlaç deniyormuş) çorabına takmaya çalışan bir kız göreceğiz. Aynı kız o esnada üstündeki büstiyere sığmayan koca memelerinin oluşturduğu estetik sorunu da düşünmekte. O esnada, içerideki adam, az sonra gerçekleşecek seks, dünyadaki su sorunu ve kalan her şey önemsiz… Bağlaç bir türlü takılmamakta, memeler sığmamakta, seksapelse bambaşka!”

Yalnız kızların en çok karşılaştığı durumlar var bu kitapta. İlk gecede seksten, ayrılık sendromuna, tek gecelik ilişkilerden, sosyal medyaya, iş yerinde aşktan, eski sevgililerin dedikodusuna, yas tutmaktan, âşık olmaya, acaba ne demek istedi’den, yalnız kalmaya, içmeye, kusmaya dair kızların yaşadığı ya da dinlediği her şey…

“Bir gün gelir, sevgilinin kutsal eşya muamelesi yaptığın evde kalmış tişörtünü, toz bezi yaparsın. Aşk biter. İçinizi acıtan her detay zamanla unutulup gider…” cümlesi sizi yanıltmasın. Kalan detaylar ve büyük eğlence kitaptaki kurallarda saklı!

***

“Ya kankaaaa 3 gündür aramıyor nabayım?”
“3 sayfa mesaj attım, “Tamam, ” diye cevap yazdı, ben ne yazayım şimdiii :(“

Üç-dört arkadaş toplandığımız anda, artık o esnada kimin bir ilişki derdi varsa, ortaya bir şey atar, sonra sabaha kadar oturup tartışırız da tartışırız. Ve varılan sonuç asla hiç kimseyi mutlu etmez.

Peki ben ne yaptım, sizi bu sorundan sonsuza dek kurtarmaya karar verdim. (Bak bak, laflara bak!)

Bu kitapta okuyacağınız kurallar, evet bilimsel birtakım araştırmaların sonucunda oluşmadı, fakat emin olun en az yüz kişiye sordum ve aldığım popüler cevapları toparladım.

Her eve lazım yalnızlık rehberiniz, uzun yıllar yalnız kalmış, arada “Lan artık evlenirim herhalde,” diye havalara girmişken, gitmiş tekrar yalnız kalmış uzman yazarınız tarafından hazırlandı.

Buyurun okuyun, sonra gelip de bana “Ya niye böyle oldu,” diye ağlamayın…

1-İlk Gecede Seks

Kuralları konuşurken üzerinde en fazla tartıştığımız bu oldu. O yüzden bodoslama bununla girmeye karar verdim. Yok koysak mı koymasak mı, yok doğrusu şu şekil mi bu şekil mi derken sonunda “Eaaah,” dedim “ilk gecede seks yalnız bir kadının en fazla kafaya taktığı konu, bundan da bahsetmeyeceksek, ne anladım ben o işten.”

Şimdi hayat değişti, dünyadaki koşullar, insanların cinselliğe bakışı vesaire. Yani artık kimse rahat rahat “Yok ağa karşıyız,” ya da “Komple arkasındayız yürü,” diyemiyor bu konuda.

Bardan adam kaldırma konusunda uzmanlık tezini vermiş olan bir arkadaşımla bu konuyu konuşurken, “Ya kanka, sen vermesen köşeyi döndüğünde bulduğu öbür hatun verecek, o yüzden kasma. Zaten ilişkiler bu şekilde ilerlemiyor artık. İnsanlar daha rahat bakıyor. Önemli olan ilk geceden yatıp yatmaman değil, anlaşıp anlaşamadığınız,” demişti. Kafama da yattı bu nitekim. Kendisi de bunu konuştuktan birkaç hafta sonra bardan kaldırdığı bir adamla uzun süreli ilişkiye başlayınca, “Hah,” dedim “yardır Cağnan’ım, kim tutar seni!”

Üniversitedeyim, eşekler gibi âşığım ama insan gibi değilim yani. Bir insan üç sene hiçbir olumlu dönüş almadığı bir adama nasıl âşık olur amk? Asla umudumu kaybetmiyorum. Çocuk sevgili buluyor, gözümün önünde sevişiyorlar, bak yiyişmek falan demiyorum, cayır cayır sevişiyorlar, ben ne diyorum “Ya sevgili bulması sorun değil, BU BENİM ÖNÜMDE UFAK Bİ PÜRÜZ.” Bak bak ayıya bak, pürüzmüş. Herif karı kız beğeniyor, öncü kuvvet olarak beni gönderip kızın manitası var mı falan öğreniyor, ben ayısı hala “Yo, o bono sovoyo do forkondo doğol yoo…” Bok değil. Bi evde ters takla atmadığım kalmış, daha hâlâ neyin farkında olmayacak ayı oğlu ayı.

Bizim okulda Nazlı diye bir kız var. İşte, “Nazlı okulda AIDS’i yayıyor, yok Nazlı’nın yatmadığı adam kalmadı,” tonla dedikodu dönüyor. Benim platonik âşık olduğum ayı oğlu Murat da “Ya Nazlı’yı da bi yiyemedik, Nazlı’yı da bi götüremedik,” diye geziyor pezevenk, sanki her kuşu sikti de bir Nazlı kaldı ya amk. Hadi içinden geçiriyosun, bana niye anlatıyorsun ayı?

Neyse gel zaman git zaman Nazlı’yla tanıştık. Nazlı da bizimle takılmaya başladı falan, derken bir gece Nazlı bizim ortamda aşağıladığı adamla yani vefat ettiğimiz Nihat’la yattı. Hem de nerede? Murat’ın evinde! Ertesi sabah Murat, “Ben Nihat’ın girip çıktığı yere girip çıkmam,” şeklinde bir açıklama yaptı. Ben tabii gayet neşeli, oh bir aday daha elendi gitti, hayat bana güzel diye coştum.

Şimdi olayları toplarlayıp ufaktan bir özet geçicem. Nazlı “hareketli” kızımız, Murat Nazlı’yla yatmanın peşinde, fakat sonradan listeye giren Nihat yüzünden Nazlı’dan soğumuş ve ben; su gibi duru, akarsular kadar temiz, şahane bir aday!

Bundan iki ay sonra Murat ve Nazlı Facebook’ta “ilişkisi var” oldular. Murat, Nazlı’nın daha önce yatmış olduğu arkadaşlarıyla ilişkisini kesti, sürekli bir mutluluk fotoğrafları bir şeyler ve bu esnada ben: SINGLE!

Bundan iki sene sonra Murat’la konuşuyoruz, “Nabtın, nettin, nasıl gidiyo?” “Ya,” dedi, “Yurtdışına gidicem master için, Nazlı’nın okulu bitirmesini bekliyorum.” Hay ben sizin ilişkinizin gidişatını sikeyim. Tabii bu esnada ben: SINGLE!

Siz de illa duymuşsunuzdur, böyle hareketli, ilk gece tek gece dinlemeden çılgınca sevişen ve sonuç itibariyle siz bütün muhteşem asil duruşunuzla single kalırken, adamları köpek edip ilişkilerinde alıp yürüyen hatunları.

Başta da dediğim gibi, artık insanların sekse olan bakış açısı değişti. Cinsel uyum bir ilişkiyi başlatan, sürdüren ve hatta kurtaran bir etken olabiliyor. Haliyle artık bu konudaki fikirlerimizi değiştirmenin vakti geldi kızlar.

Heh, güzel güzel okudunuz, bir de bütün iyimserliğinizle sırıta sırıta onayladınız de mi? Aferin kızıma. Yat ilk geceden de gör ebenin amını! Bi sikim değişmedi kızlar. Kafanızı çalıştırın amk. Bu karşımızdaki adamlar, en moderni bile, bildiğin öküz Türk erkeği.

Hâlâ adamla oturup konuştuğunda, “Yo bon yotoyom do ovlonocoğom bokoro olson,” diyor yüzüne arsız arsız. Biz de gidip bu ayılarla birlikte oluyoruz. Bizde de hata var.

İşte sen üstteki örneği okuyup, sırıta sırıta onayladığın için bu kitabı elinde tutuyorsun. Az aklın olsa, çakallığını yapıp herifi elinde tutardın da yalnız kalmazdın amk.

Milyon tane istisnası da olsa, ne der o laf, “istisnalar kaideyi bozmaz” kızlar. Akıllı olun. Sıkın götünüzü. İlk geceden yatmak falan yok. Korkmayın bir bok olmaz, o herif tıpış tıpış geri gelecek. Rahat olun.

Yani, neymiş yalnız kızların ilk kuralı:

“İlk geceden yatmak yok!”

2-Eskiyi Stalk’lamak

Önce “Ne diyo bu karı,” konusunu aşmak için stalk kelimesini açayım, enteliz ya hammınaaa, İngilizce’sini kullanıcaz. Gerçi tam Türkçe karşılığı da var mı bilmiyorum. Hani böyle gidip sinsiden, iz bırakmadan birilerinin Twitter, Facebook yok efendime söyleyeyim Blogspot sayfalarını kurcalıyoruz ya, işte o stalk’lamak oluyor ve hiç de iyi bir şey olmuyor arkadaşlar.

Yine, lanet olsun, kendimi itin götüne sokucam. İnşallah ilerleyen bölümlerde kendimden başka örnekler de bulurum arkadaşlar. Şimdilik kendi kitabımızla kendimizi rezil etmeye HLL SPR DVM!

Bundan iki sene önce takdir edersiniz ki her zamanki gibi BEN YİNE ÂŞIĞIM. Ama bunda artık bir anlık zekâ pırıltısını nasıl gösterdiysem ve herifi kafaladıysam, adamla çıkıyoruz. Bana şiir falan yazıyor, aman Allah yüzyılın aşkını yaşıyoruz. Sonra ben, -rahat batacak çünkü batmasa olmaz- bu çocukceğiz Twitter’dan bir kıza menşın atıyor, ben de sanki kendim her gün 250 herife rahat rahat menşın atmıyormuşum gibi, “Vay sen o kıza neden menşın attın,” diye Twitter’dan mesaj atıp çocuktan ayrılıyorum. (Amına koyayım sonra “Ben neden single’ım? NEDEN ACABA NEDEN?)

Neyse hem utanmadan Twitter mesajıyla ayrılıp, üstüne bir de ağlaya ağlaya çocuğu geri döndürdüm. Çocuk da haliyle bir iki hafta sonra “Ya Cağnan, sen böyle diyip ayrılınca ben bu ilişkiden soğudum, bitirelim,” dedi. Ve bitirdi ilişkimizi.

Bunun sonrasında benim yaklaşık üç hafta kadar evden metroya yürürken ağlamam, metroda ağlamam, metrodan ofise yürürken ağlamam, ofiste ağlamam, yemekte, yolda, sokakta ağlamam gibi muhteşem bir kısım var ama onu şimdilik atlıyorum.

Neyse ayrıldık ve ben güya Twitter’da çocuğu engelliyorum ama cayır cayır yan sekmeden sayfasını takip ediyorum. Facebook sayfasını yenilerken eskitiyorum falan derken biz ayrılalı bir hafta oldu olmadı (şimdi hâlâ görüşmekte olduğumuzdan özgürce küfür edemiycem) İTOGLU İT HAYVAN ÖKÜZ ADAMLAR DERNEK BAŞKANI gitti durumunu biriyle “ilişkisi var” yaptı.

LAN!

Ben zaten ağlamaktan gözlerimi kaybetmişim, bir de ayrılığımızın ilk haftasında bunu gördüm, dertler derya oldu, ben de bir sandal!

BOK MU VAR DA SEN HERİFİN SAYFASINI KURCALIYON? Belli adam bugün olmasa yarın sevgili bulacak, bir hafta değil de bir ay sonra görsen ne olacaktı. HA BİR HAFTA SONRA OLMASI TAMAMEN BENİM ÖKÜZCÜĞÜMÜN ÖKÜZLÜĞÜ, ama ne zaman olursa olsun üzülecektim bunu gördüğümde. Niye peşinden koşturuyon? Sal gitsin, ekstradan üzüldün de iyi mi oldu şimdi?

Yani özetlesi, ayrıldığınız herifin hayatını kurcalamayı bırakın. Gerekirse çok takıldığı mekânlara gidilmeyecek, gerekirse kendi hesaplarımız bir süreliğine dondurulacak, eğer varsa ondan haber getirecek amcık ağızlı arkadaşlarla bir süre görüşülmeyecek, ama bir şekilde haber almayı keseceksiniz.

Gidin kitap okuyun, kedi besleyin, ne bileyim bi çocuk evlat edinin amk, ama sakın gidip adamın hayatının peşine düşmeyin.

GİDEN GİTMİŞTİR, GİTTİĞİ GÜN BİTMİŞTİR!
(he he)

Ayrıldıktan sonra adamın profilinde ne görürseniz görün, bi sike faydası yok arkadaşlar. Arkanızdan ağlarken helak olduğunu bile yazıyor olsa (yav he he) barışacak adam gelir barışırdı. Gelmiyorsa zorlamayın çiçeklerim…

3-Rebound İlişki

Yine entelliğimizden ödün vermedik İngilizce’sini yazdık, hemen açıklayayım. Hani uzun, upuzuuun bi ilişkiden sonra, yeni ayrıldığınız dönemde o hararetle “Sikeyim böyle işi ben burada tüm leydiliğimle dururken adam gitti benden ayrıldı, hemen gideyim de kıymetimi bilecek birini bulayım,” dersiniz de gider biriyle bi ilişkiye başlarsınız ya, o ilişki de üç gün sürmez ya. İşte o “rebound ilişki” oluyor. “Sığınılacak liman” ilişkisi de diyen varmış. (Sığınılacak liman ne amk köylü gibi, puh)

Bizim bir arkadaş (ALLAH BENİ KAHRETSİN Kİ ARKADAŞ FALAN DEĞİL YİNE BEN!) bir tane çocukla tanışıyor.

Çocukla da (ALLAH BENİ YİNE KAHRETSİN) tam da bir buçuk senelik sevgilisinden ayrıldığı gün tanıştık. Çocuk Ankara’da, ben İstanbul’dayım. Bundan sonraki bir hafta çocukla mesajlaşa mesajlaşa en sonunda bir hafta sonra ben Ankara’ya gitmeye karar verdim. And içtim, yemin ettim, ilk gittiğim gün çocukla birlikte olmıycam.

Satın Alabilirsiniz

Bu kitabı en uygun fiyata satın alın »

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

www.ucuzkitapal.com | YGS Kitapları