İspanya Müslümanları / Hıristiyanlaştırılmaları ve Sürülmeleri

Ağustos 29, 2009 İNKILAP KİTABEVİ, Sosyal Tarih

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

ispanya-muslumanlari-hiristiyanlastirilmalari-ve-surulmeleri-henry-charles-lea

İspanya toprakları, miladi 711′de Târık bin Ziyad’ın
kumandasındaki Müslüman kuvvetler tarafından fethinden 1492′de son Gırnata Emîrliği’nin yıkılışına kadar 781 yıl bütünüyle veya bölgesel olarak Müslümanların yönetiminde kalmıştır. Bu süre zarfında tedricen İspanya nüfusunun yarısından fazlası İslâm ile şereflenmişti.

Peki, 1492 sonrası bu Endülüs ya da İspanya
Müslümanlarına ne oldu? Reconquista hareketi ile ülkeyi ele geçiren İspanya Krallığı neler yaptı da bunca
Müslüman nüfus âdeta buharlaştı?

Önce din adamları üzerinde baskı kuruldu, ardından
kitapları toplatılıp yakıldı. İkna çabaları yetersiz kalınca
tertiplerle erkekleri katledildi, kadınları köleleştirildi,
çocukları Hıristiyan ailelere dağıtıldı. Diğer bölgelerdekiler
zorla ve topluca vaftiz edildi, idarî görevde bulunanların
işine son verildi. Etrafı duvarlarla çevrili mahallelerde
yaşamaya zorlandılar. Evlilikleri gayrimeşrû ilân edildi,
isimleri değiştirildi. Domuz eti yemeye, içki içmeye
zorlandılar. Yüzyıllardır giydikleri kıyafetleri yasaklandı.
Arapça konuşmaları ve yazmaları yasaklandı. Camiler
kiliseye çevrildi, hamamları yıkıldı, evlerinde dahi
yıkanmaları istenmiyordu. Silâh taşımaları yasaklandı.
Ödemek zorunda oldukları ve her geçen gün artırılan
vergilere yeni yeni kalemler eklendi. Hayat alanları
iyice daraltıldı. Bunlarla da yetinmediler. Sonunda
“Eski Hıristiyanlar” dışındaki bütün unsurların İspanya’yı en kısa sürede terketmesi istendi ve
gereği zorla yapıldı. Bütün nüfus bugünkü Fas ve
Cezayir üzerinden Afrika’ya ve Fransa üzerinden
Avrupa’ya dağıtıldı.

Önsöz
Bu kitaba kaynaklık eden materyalin derlenme sebebi, umarım zamanla hazırlamaya muktedir olabileceğim İspanyol engizisyon tarihini oluşturan bir faslı tetkikti. Kaynaklan incelerken gördüm ki, bu konu büyük bir hikâyenin bir bölümü olmaktan çok daha fazla alâkaya değerdir. Bunun sebebi, bu hâdisenin sadece merhameti mücbir bir trajedi olması değil, aynı zamanda İspanya’yı V. Charles’ın idaresi altındaki debdebeli dönemden, bir asırdan daha kısa bir sürede, II. Garlos devrindeki [16651700] gerilemeye götürecek terkibi oluşturan yönetimdeki zaafıyet ve yanlışlıkların belki de en iyi misalini teşkil etmesidir.
Günümüz İspanyol bilim adamlarının çalışmaları, büyük felâkete götüren olayların gizli tarihine ışık tutan bir yığın belgeyi gün yüzüne çıkarmışsa da, bunların çoğu resmî kayıtlardan oluşmaktadır ve ister istemez bağnazlığın oynadığı rolü ve bu bağnazlığın Engizisyon’daki yansımasını asgariye indirmektedir. Bu bilim adamlarının çalışmalarını bir dereceye kadar araştırıp, İspanyanın huzur ve refahı için şart olan toplumların karışıp kaynaşmasını imkânsız kılmış en Önemli unsuru daha bir öne çıkarmaya gayret ettim. Ayrıca zorla Hıristiyan! aştın İmiş bu insanlara dinî eğitim verme yönündeki müteaddit çabaları ve bu çabaların akametinin sebeplerini bir kısım ayrıntısıyla tasvir etmeye çalıştım.
Yayınlanmamış materyalin derlenmesinde bilhassa Simancas Umumî Arşivi’nin meziyetli müdürü Senyör Don Claudio Perez y Gredilla’ya ve önceleri Alcalâ de Henares Merkez Arşivi’nin hizmetinde çalışan Senyör Don Ramon Santa Maria’ya müteşekkirim.

Philedelphia, Ocak 1901

BİRİNCİ BÖLÜM

Müdeccenler
Ispanya’nın Müslümanlardan tedricen geri alınmasını
sağlayan savaşın (reconquest) bir din savaşı şeklinde görülmesi genel geçer bir telakki hâlini almıştır. Bu durumdan menfaat Bağlayan! arı o, savaşın seyri esnasında kendilerini Haçın müdafileri olarak gösterip Haçlı ordularının yardımından yararlanan Hıristiyan hükümdarlar olduğu açıktır. Çoğu kişi tarafından İspanyol Serazenlere karşı mücadelenin Filistin’de Hıristiyanlığa hizmette bulunmanın muadili görüldüğü Roma’da da bu savaş bu şekilde algılandığından Temple (Tapmak) ve Hospital (Hastane) Şövalyelerinin* askeri hamasetlerini inançsız komşuları üzerinde göstermelerine müsaade edildi. Aslına bakılırsa ortaçağ İspanya tarihi bize, bu uzun mücadele esnasında ırk veya din temelinde çok fazla husûmet ortaya çıkmadığını göstermektedir. Mağribîlerin İspanya’yı fetihlerinde yerli ahâli kendi rızasıyla, önceki efendileri Gutlardan daha gaddar olmayan işgalcilere boyun eğmişlerdi. Fâtihler de, XI. ve XII. asırlarda Murâbıtlar ve Muvahhidler olarak bilinen mutaasıp barbar güruhun ülkede hâkim olmasına kadar ki bu onların yok oluşunu hazırladı,   yeni tebâlarının inançları ve dinî kurumlarıyla uğraşmadılar. Bu toprakların Hıristiyanlar tarafından geri alınması sürecinde de, sulh taraftarı nüfus rahatsız edilmedi. Savaşta esir düşenler köleleştirildiyse de bu fetihler genelde, ahâlinin mülkiyet hakkının, din ve kanunlarını (örf ve âdetlerini yaşama) uygulama serbestiyetinin teminat altına alındığı resmî teslim anlaşmaları neticesinde olmaktaydı. Bu insanlar Mudejares [Müdeccenleri adıyla anılmaya başlandılar. Bu kelime, İsa Mesih’in düşmanı olan şahsın İslâm’daki muadili “deccal” kelimesinden türetilen ve Mağribîler tarafından bu insanlara hakaret maksadıyla kullanılan mudeccel kelimesinin bozulmuş biçimidir.1 Köleler, çalışarak hürriyetlerini kazanabilmekteyseler de, sahipleri Yahudi veya Mağribî olmadıkça, sadece vaftiz onları esaretten kurtarmaya yetmiyordu. Hiç kimse, kendi rızası hilafına Hıristiyan olmaya zorlanmıyordu; kutsal makamlara seçilmek hâricinde eski Hıristiyanların sahip olduğu tüm haklara sahiptiler; daima saygı gördüler.

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club