Milliyetçilik Kuramları Eleştirel Bir Bakış

Ağustos 31, 2009 Doğu Batı Yayınları, Felsefe-Sosyoloji-Psikoloji

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

milliyetcilik-kuramlari-elestirel-bir-bakis-umut-ozkirimli

Milliyetçilik ile ilgili uluslararası alanda yapılan tartışmaların dikkate aldığı ve dipnot düştüğü bu kitap, daha şimdiden kendi sahasında ciddi bir açılım sağlamış durumda.

Umut Özkırımlı, çoktandır tıkanmış olan bir tartışmanın ötesine geçmeyi başarıyor. Lehte veya aleyhte bir kavram tekeli yaratmaksızın, öncelikli olarak bu sahanın karmaşık dilini ayrıntılı ve sistematik bir şekilde çözümlüyor. Şimdiye kadar milliyetçilik ile ilgili birikmiş zengin literatürü klasik ve modern yaklaşımlarıyla birlikte okuyucuya sunuyor. Bu alanın doğum tarihini önceleyen romantik düşünürlerin yanında Hobsbawm, Kedourie, Smith, Gellner gibi çağdaş belli başlı kuramcıların görüşlerine yer veriyor. Bugün, dünyadaki birçok bölgenin yüz yüze olduğu etnisite ve kimlik ile ilgili sorunlar bu literatürün sınırlarına dahil. Tarihin hız kazandığı ve haritaların yer değiştirdiği devirler içinde çok ayrı milliyetçilik örneklerine rastlamak mümkün. Halkın, seçkin sınıfların, entelektüellerin ve ideolojilerin yarattıkları birbirinden farklı milliyetçililikler var. Dönemler arasında milliyetçiliğin nasıl değiştiğini gözlemlemek, en az bu kavramı tanımlamak kadar önemli. Milliyetçilik, kimi zaman ulusların doğuşunda muazzam kaynaştırıcı bir rol üstleniyor, kimi zaman da tehlikeli bir ideolojiye dönüşüyor. Gücü ve zayıflığı, masumiyeti ve saldırganlığı daima iç içe geçiyor.

Özkırımlı, bu erken çalışmasıyla karşılaştırmalı bir araştırmanın nasıl yapılacağına dair son derece yetkin bir örnek sunuyor.

İÇİNDEKİLER
İKİNCİ BASKI İÇİN ÖNSÖZ
I. GİRİŞ.
II. MİLLİYETÇİLİK TARTIŞMASI.
Tarihsel Gelişim.
Temel Somlar, Başlıca Sorunlar  .
III. MİLLİYETÇİLİKTEN ÖNCE MİLLETLER:
İLKÇİ YAKLAŞIM  .
İlkçi Yaklaşım Nedir? Neleri Savunur?
İlkçi Yaklaşımın Eleştirisi.
IV. MİLLETLERDEN ÖNCE MİLLİYETÇİLİK:
MODERNİSTLER  .
Modernist Yaklaşım Nedir?.
Ekonomik Dönüşüm
Tom Nairn ve Dengesi; Kalkınma
Michael Hechter ve İç Sömürgecilik
Siyasi dönüşüm
John Breuilly ve Bir Siyaset Biçimi Olarak Milliyetçilik Paul R. Brass ve Milliyetçiliğin Seçkinlerce Kullanımı.
Eric l. Hobsbawm ve İcat Edilen Gelenekler
ToplumsalKültürel Dönüşüm
Ernest Gellnerve Yüksek Kültürler.
Bcncdict Anderson ve Hayalî Cemaatler.
Miroslav Hroch ve Milli Hareketlerin Üç Evreli Gelişimi .
V. ARA YOL? MİLLİYETÇİLİK TARTIŞMASINA
ETNOSEMBOLCÜ KATKILAR
Etnosembolcü Yaklaşım Nedir?
John Armstrong ve Tarihsel Bakış Açısı
Anthony D. Smith ve Milletlerin Etnik Kökeni
Etnosembolcü Yaklaşımın Eleştirisi.
VI. MİLLİYETÇİLİK TARTIŞMASINI AŞMAK:
YENİ YAKLAŞIMLAR.
Neden ‘Yeni’?
Milliyetçiliğin Yeniden Üretimi: Banal Milliyetçilik
Toplumsal Cinsiyet ve Milliyetçilik
VII. SONUÇ YERİNE  .
Milliyetçilik Tartışmasının Genel Değerlendirmesi.
Milliyetçiliği Anlamak: Analitik Bir Çerçeve Önerisi.
Geleceğe Bakış
KAYNAKÇA
DİZİN

GİRİŞ

Pek çoğumuz bu sorunun yanıtını biliyoruz. Bir savaş pilotu olan Saintlisupery de biliyordu. Aslında bir orduya sahip olan tüm toplumlar, reyin insan hayatından daha değerli olduğunu biliyor.1 Gerçi toplu yaşama geçildiğinden beri hep bazı şeyler insan hayatından değerli sayılmıştı ama bunların hiçbiri son yüzyüz elli yıldır bu soruya verilen yanıt kadar benimsenmemiş., böylesine geniş kitlelere ulaşmamıştı. Bundan yüzyıllar Önce, tok farklı bir bağlamda dile getirdiği dulce el decorum esi pro palria nıorf sözleriyle bu yanıtı veren Horalius. sözlerinin bugün de geçerli olacağını, hattâ o dön emde kinden çok daha evrensel bir gerçeğe işaret edeceğini bilemezdi. Ama gerçek bu Millet, bir siyasi ve toplumsal bir örgütlenme biçimi olarak ortaya çıktığından beri, bireyden ve insan hayatından daha değerli. Bu durum yakın gelecekle değişeceğe de benzemiyor.
Asıl şaşılacak olansa, neredeyse iki yüz yıldır toplum hayatına ve dünya siyasetine damgasını vuran milliyetçiliğin ‘akademik’ araştırma konusu olarak görülmeye başlanmasının bu kadar yeni olması. Milliyetçilik düşüncesinin kökenlerini on sekizinci yüzyıl sonlarına. Herder ve Fichtc’ye. hattâ kimi yazarlara göre Kant ve Rousseau’ya kadar götürmek mümkün. Milliyetçiliğin bir sosyal bilim konusu olarak ele alınmasıysa 1920 ve 19î0′ları bulur. Bu dönemde Carleton Hayes’in. 1940′lardada Han s Kohn’un çalışmaları milliyetçiliği akademik dünyanın gündemine sokar. Bir sonraki bolümde ayrıntılı olarak değerlendireceğimiz bu çalışmaları, milliyetçilik ideolojisinin etkisi altında üretilen ve belirli bir ülke milliyetçiliğinin gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlayan ilk dönem eserlerden ayıran nokta. ele aldıkları konuyu derinlemesine incelemeleri, karşılaştırmanı bakış açısıyla açıklamaya çalışmalarıydı. Daha sonraki yıllarda, sömürge imparatorluklarının çözülüşünün de etkisiyle sayısı arlan milliyetçilik çalışmaları, farklı etkenlere vurgu yapmakla birlikte milliyetçiliği giderek daha çok modernleşme surecinin bir parçası ya da ürünü olarak algılamaya başladılar. Bunda, 1960′lardan itibaren sosyal bilimlerin birçok alanında etkisi hissedilen modernleşme ekolünün de rolü vardı, 1980′ler ise pek çok milliyetçilik uzmanı tarafından bir dönüm noktası olarak kabul edilir.1 Bu dönemde Ernest Gellner. E. ). Hobsbawm ve Anthony D. Smith’in kuramsal içerikli eserleri yayımIandı. Buna bağlı olarak, milliyetçilik tartışması büyük bir ivme kazandı. Çarpıcı olan, biraz önce de belirttiğim gibi, milliyetçiliğin farklı görüşlerin dile getirildiği, birbirleriyle diyaloga giren kuramların üretildiği bir literatüre kavuşmasının oldukça yeni bir gelişme olmasıydı. Milliyetçilik, bir akademik dergiye sahip olmak için bile Canadian Revictv of Studies in Nationalisızm ilk sayısının yayımlandığı 1974′e kadar beklemek zorunda kaldı.
Kanımca bu gecikmenin iki temel nedeni var. Bunlardan ilki, uzunca bir süre milliyet çil iğin araştırma konusu olmaya değer görülmemesi, öneminin göz ardı edilmesiydi. Toplumsal yaşama, siyasete, ekonomiye böylesine egemen olan bir düşünce biçiminin küçümsenmesi oldukça şaşırtıcı aslında. Hâlâ bir ölçüde geçerli olan bu tutumun yansımalarını, varlıklarım haklı çıkarmak için büyük bir çaba sarfeden milliyetçilik çalışmalarında da görmek mümkün. Son dönemde üretilen makale ya da kitaplara şöyle bir göz gezdirildiğinde, bunların çoğunun aynı girişle, milliyetçiliğin günümüzde ne kadar önemli olduğunu anlatarak, dünyanın şu ya da bu bölgesinden etnik yatışma Örnekleri sıralayarak başladığı görülecektir Sayılan örnekler bile çoğu zaman aynıdır: Bosna, Ruanda, Somali vb Bu noktada. sözü edilen tutumun yaygın bir şekilde benimsenmesinde yerleşik disiplinlerin katılığı ve veya tutuculuğunun önemli bir rol oynadığını eklemekte yarar var. Oysa sosyal bilimlerde milliyetçiliğin doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemediği bu alan bulmak zordur. Bütün bunlara karşın milliyetçiliğin kapsandı bir şekilde araştırılması için bu kadar beklenmesini açıklamak kolay değil. Bunu anlamak için ikinci nedene bakmamız gerekecek.
Milliyetçilik çalışmalarının sayısının artmasını, çeşitlilik kazanmasını geciktiren ve kanımca daha önemli olan ikinci neden, milliyetçiliğin çok yakın bir zamana kadar yalnızca Üçüncü Dünya’da savaşlara, çatışmalara yol açan ideolojilerle ya da etnik azınlıklar arasında zaman zaman patlak veren ve ‘yerleşik’ devletlere sorun çıkaran hareketlerle özdeşleştirilmesi. Bu görüşe göre ‘yerleşik’ devletlerde milliyetçilik yoktur, vatanseverlik vardır. Bu da olması gereken, varlığı sorgulanmayan bir gerçekliktir. Bu devletler, millet kurma süreçlerini tamamlamış, farklı milletlerden oluşması doğal olan dünyada, kendilerine ayrılan yerde yaşamlarım sürdürmektedirler. Bu görüş, birbiriyle çatışır durumda olan her iki tarafça da. hem milliyetçilik çalışmalarına karşı olanlar, hem de bu çalışmaları üretenler tarafından bilinçli ya da bilinçsiz paylaşılır. Son dönemde üretilen makale ve kitapların giriş bölümlerinde hep ‘sıcak’ etnik Çatışmaların sayılması bu anlayışın en güzel örneğidir. Milliyetçiliğin dalga dalga gelen, belirli dönemlerde ortaya çıkan, diğer dönemlerdeyse uykuda olan bir akım olduğu düşüncesi yine aynı (ulumun sonucudur. MitlineIgnalieffi ‘bastırılanın geri donuşu başlığını atmaya iten de. pek çok yorumcunun 1989da Sovyet tipi komünizmin çöküşüyle birlikle yeni bir milliyetçilik dalgasıyla karşı karşıya olduğumuzu ileri sürmesine yol açan da hep bu görüşün  bu görüşe göre milliyetçilik, sınırların net bir şekilde belirlenmesiyle ortadan kalkacak olan geçici bir surundur
Bu çalışma, bir dizi sosyal bilimci tarafından son bir  iki yılda geliştirilmeye başlanan yeni bir yaklaşımı savunacaktır  Bu…

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club