Adolf Hitler’in Yaşam Öyküsü

Ekim 22, 2010 Biyoğrafi-Otobiyoğrafi, KASTAŞ YAYINLARI, Şahsiyetler, Siyasal Hayat

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Adolf Hitler’in Yaşam Öyküsü

Adolf Hitler’in garip kişiliği ve yaşamının mümkün olan her yanına dokunan bu kitabın, çok ilgi uyandıracağı, ayrıca yapısı itibariyle büyük bir bilimsel boşluğu dolduracağı kesindir.

Hitler’in geniş ve kuvvetli hayal gücü, seçtiği siyasi ve ideolojik amaç ve hedeflere sıkı sıkıya sarılması, üstelik bu tutum ve davranışlarıyla, doğuştan disiplini bir ulus olan Almanların desteğini kazanması, kendisinin ve Nazi’lerin nüfuzunu arttırmıştır.

SUNUŞ

BU KİTAP NASIL OKUNMALIDIR? NEDEN?

Acaba, Hitler gerçekten bir vejetaryen miydi? Hitler’in, Volkswagen’in tasarımına yardımcı olduğu doğru mudur? Hitler, bir homoseksüel miydi? Hitler, karar vermeden Önce, yıldız falcılarına danışır mıydı?

Şimdiden görülebilecek bir gelecekte. Hitler hakkında, iyi ya da kötü öyküler söylenecek ve de savlarda bulunulacaktır. Aslında, onun, insanı hayrete düşüren karakteri, sağlıklı yiyeceklerden tutun, kitle halinde cinayetlere kadar değişen konularda, başvuru kaynağı olmaktadır. Bu bakımdan, böyle bir kitap, güvenilir bilgilere çabuk ulaşmayı sağlayan bir başvuru kaynağı olarak yararlı olabilir.

Aslında, kitabın hazırlanmasında, Hitler’in bütün gerçek yanlarını ortaya koymak gibi, daha geniş bir amaç güdülmüştür. Zaten, bir bakıma Hitler, çoğu kez dehşet filmlerine, hatta komedilere konu olan, Dracula, ya da Frankestein’in canavarına benzeyen efsanevi bir mahluk haline gelmiştir. Her ne kadar insanlıktan dışlanmış bir Hitler’i yeğleyebilirsek de; bu görüş, yani onu tarihin akışından ayırmak ve bütün toplumlarda var olan kötülük etme potansiyelini bir kenara bırakmak, en tehlikeli türden bir aptallık sayılır.

İnsanların, Hitler’e karşı duydukları ilgi asla azalmamaktadır ve bu kitabın ilk kez 1990 yılında, ortalarda görülmesinden bu yana, onunla ilgili ve NAZİ Almanyası’na dair su gibi akıp giden kitaplar ve makaleler, sadece artış göstermektedir. Son zamanlarda yeni önemli buluşlar ve Hitler öyküsünü değiştirebilecek gerçekler meydana Çıkmamıştır. Sadece, belirli yazarlar, kendi duyarlıklarının Hitler’in yaşamının farklı aşamaları üzerindeki etkilerini gündeme getirmeye devam ediyorlar.

1997 yılında, seçkin tarihçi John Lukacs, esas itibariyle, Hitler hakkında yazılmış kitaplara ilişkin bilgileri içeren The Hitler in History Tarih’te Hitler başlıklı bir kitap yayınlamıştır. Lukacs, bu kitabında, Hitler ve yarattığı son derecede büyük ve geniş tarihe ait tek bir objektif yazının var olamayacağını ileri sürmektedir. Gerçekten, konu son derece karmaşıktır ve esasen, Hitler hakkında yazı yazanların tümünün yaptığı, kendi değerlendirmelerini şekillendiren bir görüş ile yazıya başlamak, ya da böyle bir görüşü oluşturmaktan ileri girememektedir, örneğin, denilebilir ki, acaba Hitler kendinden önceki dönemlere ait Alman tarihinin doğal bir sonucu mudur? Yoksa, bu kişinin tutum ve davranışları sapıklıktan başka bir şey değil midir?

Kimi biyografi yazarları Hitler’in, iktidara susamış bir fırsat düşkününden başka bir şey olmadığını savunmuşlardır. Diğerleri de, onun, psikoseksüel dürtülerin etkisi altında bulunan bir kişi olduğu savını ileri sürmüşlerdir Daha başka yazarlar ise, Hitler’in, Avrupa’yı ve Dünyayı değiştirme fikrine kendini, gerçekten, kaptırmış olan bir düşünce ve görüş insanı olduğunu savunmuşlardır. Bu konuda, ayrıca Lukacs’ın da ortaya attığı bir argüman vardır. Şöyle ki, her ne kadar Hitler çoğu kez Dünya ‘yi, belirsiz bir şekilde tanımlanan bir modem çağ öncesi duruma götürmeye kararlı  bir gerici olarak gösterilmekte ise  de;

Lukacs’a göre Hitler, çağdaş dünyada başlatılmış bulunan toplumsal, politik ve entelektüel değişikliklerden esinlenen ve cesaretlenen bir devrimci idi. Belki de, en önemli olarak Lukacs, Hitler’i ve tarihsel yanını değerlendirirken, onu suçlarından arındıran; ya da kişisel sorumluluklarını en düşük düzeye indiren tarihçilerin düşüncelerini çürütmektedir. Gerçek şudur ki, Hitler’in yükselişini destekleyen hal ve şartlar, onu işlemiş olduğu büyük suçlardan kurtaramamaktadır.

1998 yılında, makale ve roman yazarı Ron Rosenbaum, Hitler’in karakterini anlamaya çalıştığı Exploring Hitler  Hitler’i Keşfetme adlı bir kitap yayınlamıştır. Yazar, bu kitabında, Hitler’in karakterinin nasıl oluştuğunu; ayrıca ve özellikle, bu karakterin gerçek doğasının ne olduğunu incelemiştir, örnek olarak, acaba Hitler amaç ve hedeflerini gerçekleştirmek için cinayetten başka çare olmadığına inandığı için mi insanları öldürtmüştür? Yoksa, yıkım ve ölüm karşısında duyduğu heyecan nedeniyle, bunu yaptırmakta keyif ve neş’emi bulmuştur? Rosenbaum’ın kitabının ekinde Hitler’in bebeklik resmi, yani Rosenbaum’ın ziyadesiyle merakını uyandıran esrarı ifade eden bir imaj bulunmaktadır. Et ve kandan yaratılan bir kişi, nasıl olup ta Hitler’in yaptıklarını yapabilmiştir.

Rosenbaum, birçok kitap okuduktan sonra, ömürlerini Hitler’i incelemek ve yazmakla geçiren bilim adamlarını ziyaret etmiştir.

Sonuçta, insanı etkileyen bir dizi söyleşi meydana çıkmıştır Burada kaçınılmaz bir şekilde, şer (yani kötülük) sorunu kendini göstermektedir. Acaba, bilinen kötü tutum ve davranışlardan farklı bir kötülük ya da kötü insan olabilir mi? Başka bir deyişle, “Kötü” sözcüğü, sadece bir sıfat mıdır; yoksa yeni baş göstermiş ve henüz oluşmamış herhangi bir duyguyu, yani örneğin insan doğasının tam olarak gelişmemiş bir halini mi ifade etmektedir?

A Concise Biography of Adolf Mitler  Adolf Mitlerin Kısa Bir Yaşam öyküsü kitabı, spekülâsyon ya da abstraksiyon yani Ölçünme ve özetleme/soyutlama yapma çabası içinde değildir Bu nedenle ve şuna inanıyorum ki, bu kitap, uzun bir süre değerini koruyacaktır Çünkü, gerçek ve sağlam ayrıntıları ve anekdotları, kolay algılanabilecek bir biçimde ortaya koymak suretiyle, daha sade ve daha basit sayılabilecek bir işlev yapmaktadır. Okuyucular, kitabı, doğrudan doğruya baştan sona okuyabilir; ya da İÇİNDEKİLER sahifelerini kullanarak doğrudan yakın İlgi duydukları alanları ve konulan ele alabilirler. Kullanılan yaklaşım ne olursa olsun, okuyucu, çok geçmeden Hitler’in ruhunun kötü niyetli yanı ya da yanları, yani örneğin, Yahudiler’e karşı duyduğu kin ve nefret; savaş çığırtkanlığı; dinmek bilmeyen, Dünya’ya ve içinde yaşayan insanlara hâkim olma içgüdüsü ile karşı karşıya gelecektir.

Özellikle, kitapta ele alınan herhangi bir konuyu tam anlamıyla inanılmaz bulan ya da anılan alanda daha fazla bilgi edinmek isteyen bir okuyucu, 256. sahifede başlayan, NOTLAR ve KAYNAKLAR bölümüne başvurabilir. Görüleceği gibi bu bölüm, onu izleyen BİBLİYOGRAFYA bölümü ile ilintilidir

Bu kitap, olayların cereyan ettiği tarihlerden ziyade, konu alanlarına göre düzenlendiği cihetle; birbiri ardından cereyan eden olaylarla ilgilenen

okuyucular,  ….. sahifede başlayan KRONOLOJİ

bölümüne başvurmayı arzu edebilirler.

Bir insanın üzerindeki esrar örtüsünü çekip çıkarmak için, o insanın bedeninin yani fiziğinin betimlemesini yapmaktan daha güvenli bir yol yoktur. Bu nedenle, incelemelerimize, Hitler’i en iyi tanıtan özelliğinden, yani bıyığından başlamak uygun olacaktır.

Thomas Fuchs

İÇİNDEKİLER

SUNUŞ

1. Hitler’in Bıyığı

2. Hitler’in Köpeği

3. Hitler’in Kitabı MEIN KAMPF (Kavgam)

4. Hitler’in İsim ve Unvanları

5. NAZI Swastikası

6. Henry Ford’un NAZİ Madalyası

7. Führer’in Volkswagen’i

8. Sahne Gerisinde Hitler

9. Hitler’in Konuşuyor

10. Savaşta Hitlera

11. Hitler’in Kadınları

12. William Patrick Hitler

13. Hipokondriyak Hitler

14. Hitler’in Uyguladığı Diyet

15. Ben Hitler’in Dişçisiydim

16. Hitler’in Gardrobu

17. Hitler’in Kitaplığı

18. Hitler ve Sinema

19. Hitler’in Kahkahaları

20. Hitler’in Oynadığı Oyunlar

21. Hitler ve Müzik

22. Güzel San’atlar Diktatörü

23. İnşaatçı Hitler

24. Hitler’in Özel Maliyesi

25. Mussolini, Stalin, Franco

26. Hitler ve ABD (Amerika Birleşim Devletleri)

27. Hitler ve Yıldız Falı

28. Hitler’in Atom Bombası

29. Olimpiyat Patronu Hitler

30. Neden Biri Hitler’i Öldürmedi?

31. Hitler Gerçekten Yahudi Aleyhtarı mıydı?

BİRİNCİ BÖLÜM

HİTLER’İN BIYIĞI

“Kişinin, burnunu  temizlemediği hissini veren küçük gülünç leke”

E. Hanfstaengl

Hitler’in bıyığı geleneksel türden bir bıyık değildi. Ne var ki, onu sayanlar ve destekleyenler bile, anlamsız ve kendisini çirkinleştiren bir şey olduğunu kabul etmişlerdir. 1923 yılında, yakın iş arkadaşı Emst Hansfstaengl, Hitler’e, bıyığını dudaklarının ucuna kadar uzatması önerisinde bulunmuştur. Bunu yaparken, nezâket sınırları içinde kalmaya dikkat eden Hansfstaengl henüz iyi tanınmamış ve zayıf durumda bulunan NAZİ Partisi’nın lideri olan Hitler’e, böylesine küçük bir fırçaya benzeyen bir bıyığın modası olamayacağım söylemiştir.

Hitler’in yanıtı tipik bir yanıt olmuştur. Hitler demiştir ki: “Şimdi moda değilse, ileride kesinlikle olacaktır. Çünkü bu bıyığı ben taşıyorum.” Bu tür anekdotlar, Hitler’i anlaşılması aynı derecede kolay olmasa da, kolayca yaklaşılabilecek bir duruma getirebilmiştir. Zira, Hitler’in işlediği suçların çok büyük oluşu, onun, ya bir insan altı yaratık; ya doğa üstü bir varlık ya da bir Şeytan olarak gösterilmesine yol açmıştır. Her iki yanlış algılama da…

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club