Armagedon

Ağustos 26, 2009 Komplo Teorileri, Timaş

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

armegedon

Beş ayrı davadan yargılanarak toplatılan ve neticede beraat eden bu kitap, Türkiye’nin gizli, fakat gerçek tarihidir. Körfez Savaşı’ndan Çekiç Güç’e, Kürt Devleti projesinden Susurluk’a, Uğur Mumcu suikastinden Eşref Bitlis cinayetine, Muavenet olayından ordu içindeki yapılanmaya değin gizli kalmış birçok olay, bambaşka bir üslupla, tüm belgeleriyle birlikte yeniden ele alındı.

“Birleşik Devletler, dünyanın en güçlü devletidir. îsrail ise en büyük dördüncü askerî gücüdür ve Birleşik Devletler onu “stratejik bir ortak” olarak benimsemeyi ve korumayı sürdürdükçe bu durumunu idame ettirebilir.”
Noam Choamsky

Önsöz Yerine
BEAUJEU’DAN sonra, Tarikat, varlığını bir an bile ara vermeksizin sürdürdü. Aumont’dan günümüze ‘ dek, Tarikat’ın kesintisiz bir dizi Büyük Üstad’ını biliyoruz. Bugün Tarikat1! yöneten, onun yüce görevlerini yürüten gerçek Büyük Üstad’ın ve gerçek Üstler’in adları ve oturdukları yer bir giz, yalnızca gerçek aydınlanmışlarca bilinen erişilmez bir giz olarak kalmışsa, bunun nedeni, Tarikat’ın saatinin henüz gelmemesi, vaktin henüz dolmamasıdır…
(1760 larıhli el yazması. G.A. Schıffmann, Diç Emstchung der Rutergrade in Jet Freimauerci um die Mitte des XVIII Jahthıındetts, Lcip:ig. Zechel. 1882,5.178190)
Planla ilk uzaktan tanışmamız böyle olmuştu. O gün başka bir yerde olabilirdim. O gün Belbo’nun bürosunda olmasaydım, şimdi… kimbilir, belki de Semerkant susam satıyor, Braille alfabesiyle yayımlanan bir dizinin editörlüğünü yapıyor, Frans Joseph’in ülkesinde ilk Ulusal Banka’yı yönetiyor olurdum. Öncül yanlışsa, koşullu önerme her zaman doğrudur. Ama o gün oradaydım. Bu yüzden de şimdi neredeysem oradayım.
Albay, tiyatroya yaraşır bir el devinimiyle, sayfayı bize gösterdi Hâlâ bende, kağıtlarımın arasında duruyor. Plastik bir dosya içinde, şimdi biraz daha sararmış, yıpranmış. O yıllarda kullanılan çermik kağıda yazılmış. Aslında iki metin vardı. Sıkça yazılmış birinci metin sayfanın yarısını kaplıyordu; ikinci metin dize parçalarına ayrılmıştı.
Birinci metin, bir çeşit şeytana bir yakan, Semitik bir dilin parodisiydi:
Kuabris Defrabax Rexukm Ukkazaal Uhpab Urpaefel Toculhain Habrak Hocoruin Maquafel Tebrain Hmauuın Rohasor Himesor Argaabil Kaquaan Docrabax Reisaz Rei$abrax Deca iquan Oûjuaquil Zaitabor Qaxaop Dugraq %aelohran Disaeda Magisuan Rcdtak Huidal Uscolda Arabaom Ziprtus Mecrim Cosmae Ducjirifas Rocarbis.
“Pek açık seçik değil” dedi Belbo,
“Hayır, değil” diye onayladı Albay kurnaz kurnaz. “Bir anlam çıkarabilmek için bütün ömrümü verebilirdim, günün birinde, neredeyse bir rastlantı sonucu, bir kitap sergisinde Trithemius hakkında bir kitapta onun şifreli mesajlarından birine gözüm ilişmeseydi: Tamersiel Oshurmy Delmuson Thafloyn…’ Bir ipucu bulmuştum; sonuna dek izledim onu. Trithemius hakkında bir şey bilmiyordum, ama Paris’te, 1606′da Frankfurt’ta basılmış, Steganographia, hoc est ars per occuham scripturam animi sui voluntatem absentibus aperiendi certa’nın bir nüs hasını buldum. Uzaktaki insanlara gizli yazıyla içini açma sanatı. Bu Tirithemius büyüleyici bir adam. On beşinci yüzyılın sonlarıyla on altıncı yüzyılın başlarında yaşamış, Spannheimh Benedikten papazı, lbranice, Kaidece, Tatarca gibi Doğu dillerini bilen, tanrıbilimciler, kabalacılar, simyacılarla, kuşkusuz Nettesheimli büyük Comelius Agrippa’yla, belki de Paracel’ sus’la bağlantı kurmuş bir bilgin… Trithemius gizli yazılarla ilgili açıklamalarını, büyü perdesi ardında gizliyor; örneğin, şu gördükleriniz gibi şifreli mesajlar göndermenizi öğütlüyor.

Dördüncü Baskı İçin Takdim
AYDOĞAN Vatandaş, küçük sayılabilecek yaşında Deniz Askeri Lisesi’ne girerek orta öğretim hayatına başlamış ve yüksek tahsil dönemini de Deniz Harp Okulu’nda devam ettirmiş; ancak muhtelif ve özel sayılabilecek sebeplerle kendi istek ve iradesi ile çok sevdiği Askerlik mesleğine ve askeri okul hayatına bir bakıma son vermiştir. Bu ocakta edindiği güzel hasletler, özellikle mertlik, dürüstlük ve topluma faydalılık noktasında onu bir takım teşebbüslerde bulunmaya sevk etmiştir. Bu cümleden olmak üzere basın hayatına atılmış ve ülkemizin hatırı sayılır yayın organlarından Aksiyon dergisinde araştırmacı gazeteci olarak çalışmaya başlamıştır.
Genç yaşına ve basın hayatındaki kıdem durumuna rağmen üstün bir performans göstermiş yerli ve yabancı görsel ve yazılı basından, her biri ayrı bir araştırma mahsulü olan bilgi ve belgelerden derlediği “ARMAGEDON ” adlı kitabı yazmıştır. Bu muhtevada bir kitap da kaliteli yayını şiar edinmiş olan 7îmo$ Yayınlan tarafından neşredilmiştir. Genç yazar tarafından hazırlanan bu eser, hacmi küçük olmasına rağmen tabiri caiz ise çok büyük bir gürültü çıkarmış ve büyük tepki vermiştir. Genç yaşında piyasanın “yapamazsın, bu işlerin adamı değilsin”lerine aldırmadan araştırarak; aklı, mantığı ve hakikatleri ön planda tutarak derin devlete dair araştırma cesaretini göstermiş ve karanlık noktalara gözüpeklikle atılması ile delikanlılığını bu yönde kullanmıştır.
Yayınlanması ile, adeta bir koyundan birden ziyade post çıkartılmak istenircesine adli ve askeri yargıda olmak üzere hakkında muhtelif vasıflı beş ayrı dava açılmıştır. Bu kitapta sunulan bilgilerle, kamuoyunu yakından alâkadar eden ve hep merak edilen, belki de gerçek yönleri tam bilinemeyen ve birileri tarafından bilinmesi de istenmeyen olaylar adeta mercek altına alınarak değerlendirilmiş ve tahlil edilmiştir. Yazan hakkında başlatılan soruşturma ve gerçeklen yansıtmaktan ve kamuoyunu bilgilendirmekten başka gayesi olmayan kitabın topla’ ıdması ile ilgili ve müteakip adli işlemler, gerek Askeri gerekse Adli yargının bağımsızlığına dair bir takım düşünceleri celbetm iştir.
Yazar kitabında bilhassa 1991 yılındaki Körfez Savaşı sonrasındaki gelişmeleri ve bunun Türkiye üzerindeki etkilerini ayrıntılı olarak ele alıp değerlendirmiştir. Kitap bir bütün olarak ele alınmalı, tahlil ve değerlendirme de bu zaviyeden yapılmalıdır. Kitabın yazarının maksadı ancak bu şekilde anlaşılır ve yanlış yoruma sebebiyet verilmemiş olur.
Önemli olan karanlığa küfretmek değil, eline feneri alıp aydınlatmaktır. Aydoğan Vatandaş, karanlığa küfretmedi… Bütün zorluklara, esen ve estirilen rüzgara rağmen elindeki fenerle aydınlattı. Bedelinin ağırlığına rağmen…
Ahmet Cengiz TANGÖREN (Dava Avukatı)

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club