Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Facebook’ta Beğen

Aslan Kral Değildir – Kral Olan Aslanlardır

Şükrullah Dolu

Aslan Kral Değildir – Kral Olan Aslanlardır

İş hayatında ve günlük yaşamda aslan taktiği…

Aslan Kral mıdır yoksa Kral Aslan mıdır?

Coğrafyacı kimliğiyle sahaya inen ve Afrika’dan Uzakdoğu’ya, Asya’dan da tarihin derinliklerine kadar aslanın izini süren Ekonomi Gazetecisi Şükrullah Dolu, 10 yıllık bir araştırmanın sonucunda, “Aslan kral değildir” diyerek bilinen ezberleri bozuyor. Çünkü aslan, hayvanlar dünyasının en büyük ve en güçlüsü değil… Hatta büyük kediler ailesinden kaplandan bile daha güçlü ve çevik değil… Buna rağmen nasıl oluyor da kral koltuğuna oturtuluyor?

Yazar, bu kritik soruyu “Aslan kral değildir, kral olan aslanlardır” diye cevaplıyor. Gözlemler ve kayıtlar da bu tezi doğruluyor.

Türkiye’de ilk ve tek, dünyada ise farklı boyutları olan bu çalışmada yazar; aslanlar dünyasından insan, toplum ve iş hayatına bakıyor. Aynı zamanda günlük hayata uyarlanabilecek çıkarımlar yapıyor. Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen şirket ve işadamlarının aslanca analizini sunuyor.

“Bugünü anlamak ve yarını kurmak için aslanı tanımak gerekir” diyen yazar, aslanlar üzerinden Afrika’yı da keşfettiriyor. ‘Afrika Yüzyılı’na hazırlanmayı öneriyor.

***

İÇİNDEKİLER

ÖN SÖZ    …. 11

İNSANLIK TARİHİNDE VE KÜLTÜRÜNDE ASLAN

DÜNYA KÜLTÜR TARİHİNDE ASLAN    …. 19
Eski Mısır’da Sfenks    …. 19
Hintlilerin tanrısı 4 aslan    …. 20
Yahudilikte egemenlik simgesi    …. 22
Ahit’in de koruyucusu    …. 23
Ermenistan’ın devlet arması    …. 25
İran, bayrağından aslanı attı    …. 25
‘Aslan şehir’ ülkesi: Singapur    …. 26
İSLAM KÜLTÜR TARİHİNDE ASLAN    …. 27
Allah’ın Aslanı Hz. Ali (ra)    …. 27
Aslan avcısı Hz. Hamza (ra)    …. 28
18 yaşındaki aslan kumandan    …. 29
Aslanlı Müslüman sarayı    …. 29
ANADOLU MEDENİYETLERİNDE ASLAN    …. 31
Hititler’in ‘Aslanlı kapı’sı    …. 32
Lidya’nın ‘Paralı aslan’ı    …. 33
Nemrut’un ‘Yıldızlı aslan’ı    …. 33
TÜRK KÜLTÜR TARİHİNDE ASLAN    …. 35
Dede Korkut kayıtlarında aslan    …. 36
Türklerin Kağan Aslanı    …. 38
Selçuklu’nun Aslan Türkleri    …. 39
Anadolu’yu yurt yapan Aslanlar    …. 39
Türklerin aslanlı parası    …. 40
Yavuz Sultan’a saldıran aslan sürüsü!    …. 40
Topkapı Sarayı’nın aslan parkı: Aslanhane    …. 42
Aslanıyla gezen Osmanlı paşası: Cezayirli Hasan Paşa    …. 44
Türkiye Cumhuriyeti’nin aslanları    …. 44
Galatasaray’ın aslanı    …. 44

AİLE HAYATI

ASLAN YURDU’NA YOLCULUK    …. 49
REHBERİMİZ SİMBA , YANİ ASLAN    …. 54
DİŞ DÜELLOSU EVLİLİKLE BAŞLIYOR    …. 56
ASLAN ANNELİ Ğİ ZOR ZANAAT    …. 58
EVLAT KATİLİ ERKEKLER    …. 61
YAVRUM OLMADAN ASLA !    …. 64
AİLEYLE TANIŞMA ZAMANI    …. 67
ROLLER YENİDEN YAZILACAK    …. 69
YETENE ĞE GÖRE İŞ !    …. 70
EVİN GEÇİMİ DİŞİLERDE    …. 71
TAŞTAN KAN ÇI KARAN YA RATIKLAR    …. 73
GÜVENLİK İSE ERKEKTE    …. 75
ÖFKE TUZA ĞINA DİK KAT    …. 78
ERKEK ETTİĞİNİ BULUYOR    …. 80
SIRTLANLARIN MAS KARASI OLUYOR    …. 82
PROFESYONEL KRALLIK MODE LLEMESİ    …. 83

TAKTİK KRALI

BİNLERCE YILDIR ‘YIKILAMAYAN KRAL’IN TAKTİKLERİ    …. 87
AFRİ KA’NIN HAYVANLARI AKILLI !    …. 89
MAHŞER SAHNESİ GİBİ    …. 91
BEKLEMESİNİ BİL !    …. 93
DOĞRU ZAMANDA HAMLE YAP !    …. 96
AÇ GÖZLÜLÜK YAPMA !    …. 97
‘BEŞ BÜYÜKLER ’İN PEŞİNDE    …. 101
ASLAN SOYKIRIMI DA YAPILDI    …. 103
SONDAN BİR ÖNCEKİ Mİ ?    …. 105
ORGANİZE AVCILAR SERENGETİ ’DE    …. 107
ASLAN AVCISI TÜRKLER    …. 109
KENYA ’DA TÜRK BAY RAKLI AVLAR    …. 111
ASLANI İLK VU RAN TÜRK BİR FENERLİ    …. 113
ŞİMDİ SADECE ERKEKLER AVLANABİLİYOR    …. 115
AVLANMA ŞEKLİ DE ĞİŞTİ    …. 116
ASLANLAR ÖZGÜRCE BİZİ İZLİYOR    …. 118
KİM DEMİŞ ‘MİSKİN MİSKİN YATIYORLAR ’ DİYE    …. 120
SWOT ANALİZİNİ HARFİYEN UYGULUYOR    …. 122
AYA ĞA GELEN FIRSAT KAÇMAZ !    …. 126
AVLANMAK TECRÜBE İŞİ !    …. 128
GEREKTİ ĞİNDE GERİ ÇEKİL : RAHMİ KOÇ    …. 130
SONUÇ MÜKEMMEL !    …. 132
ÜLKER ’LE AYNI YOLDA    …. 134
DOĞAN DA KOÇ ’U İZLEDİ    …. 136
HALİS TOP RAK İÇİN SÜSTEN İBARETMİŞ    …. 138
ZAMANSIZ ÖTEN HOROZUN BAŞI ERKEN KESİLİR    …. 140
TEHLİKEYE KARŞI YÜRÜME !    …. 142
HEDEFİ SEÇ VE KÖR NOKTASINA ODAKLAN !    …. 145
AVDA BAŞARI SAYILARIN SIRRINDA    …. 148
ÇEMBERE GİREN BİTER !    …. 150
TAM BİR VATANSEVER !    …. 153
DARLIKTA KAVGA VAR :    …. 157
PASTA BÜYÜTÜLMELİ    …. 157
BİRLEŞTİREN VE AYRIŞTI RAN İKİ FAKTÖR    …. 160
KÖR ASLANLARIN SIRRI !    …. 161
“TSAVO ’NUN İNSAN YİYİCİLERİ ”    …. 162
KUNTA KİNTE KAYNAK YAPILMIŞ !    …. 164
4 MİLYON İNSAN YEM OLMUŞ    …. 167
İŞ’TE ASLAN TAKTİ ĞİADI KOÇ , YÖNTEMİ ASLAN    …. 172
EN BÜYÜK İLK 10 FİRMANIN 5’İ KOÇ ’TAN    …. 174
EN ZENGİN İLK 10 TÜRK ’ÜN 3’Ü KOÇ AİLESİNDEN    …. 175
GLOBAL LİGDEKİ TEK TÜRK    …. 176
TORUN KOÇ VAHŞİ SAHADA    …. 177
SABANCI AİLESİ AVCISINI VE LİDERİNİ YİTİRDİ    …. 179
“VOLT RAN, VOLT RAN, VOLT RAN” DİYENLER    …. 181
DERELER OKYANUSA ULAŞMAK İÇİN BİRLEŞİYOR    …. 184
KALICI BAŞARI İÇİN ŞART    …. 187
KİMİN ASLANI NE DİYOR ?
İSVİÇRE MERKEZ BAN KASI : KİMSE ALAMAZ !    …. 190
ING Bank: Tetikteyim!    …. 191
Goldwyn-Mayer (MGM): Dikkatli izleyin!    …. 192
Peugeot: Harekete geçtim!    …. 192
Apple: Sahaya aslan gibi girdi!    …. 193
Anadolu Aslanları ’nın sırrı !    …. 195
Lions aslanı neyi anlatıyor ?    …. 197

İÇİMİZDEKİ ASLAN

TARİHİN MOTOR GÜCÜ BİRLEŞİK TOPLULUKLAR    …. 201
BİRLİK OLMAK ALLAH ’IN EMRİ !    …. 204
ÖNCE İÇİNDEKİ ASLANI TANI !    …. 206
ASLAN NEFSİ (TUTKULARI ) TEMSİL EDİYOR    …. 208
ASLANI EŞEK YAPAN MUTASAVVIF    …. 210
TEST EDİP ONAYLADIM    …. 211
KAYNAKLAR    …. 213

ÖN SÖZ

Birebir sohbet ortamlarında aslanla ilgili bir kitap üzerine çalıştığım gündeme gelince, hemen herkesin “Nasıl yani?” der gibi şaşkın bakışlarına muhatap oldum. Neden böyle bir konuyu gündem aldığımı ve nasıl bir içerik hazırladığımı anlatmak beni yormaya başlamıştı. Neyse ki dosya bitti ve şimdi toplu açıklamayla bu işi temelden çözeceğim inşallah…

Aslan konusunu neden gündem yaptığımı anlatmak için eğitimimi ve yaptığım işi kısaca hatırlatmakta fayda görüyorum: Yaklaşık 15 yıl ekonomi gazeteciliği yaptım. 1997’de KOBİ Sayfası Editörlüğü ile başlayan ve İnsan Kıymetleri Editörlüğü ile devam eden fiili gazetecilik serüvenim boyunca sayısını bilemediğim kadar kurumsal ve bireysel başarı hikâyesini konu alan röportaj gerçekleştirdim. Bütün bu süre zarfında her gazeteci gibi cevap aradığım temel soru şuydu: “Neyi nasıl yaptınız da başardınız?” Yurtiçinde ve yurtdışında aldığımız cevaplarla gazete sayfaları, dergiler hazırladım, kitaplar da yazdım. Nitekim “Türk Modeli EGS” ve “Zirvedeki Profesyoneller” isimli kitaplarım, yerli başarı hikâyelerinin Türkiye’de profesyonel gazeteciler tarafından yazılanların ilk örneklerindendir. Çünkü 1998’lerde yerli başarı hikâyesi olarak Vehbi Koç ve Sakıp Sabancı gibi bizzat girişimin kahramanı tarafından yazılmış eserler vardı.

Başarının sırrını arama yolculuğum sırasında, 2000’li yıllarda aslanlar dikkatimi çekmeye başladı. Coğrafya eğitimi almış olmamın da etkisiyle olsa gerek tabiattaki rekabet, dolayısıyla sahanın kralı 12 Aslan kral de ğildir aslan iyice ilgi alanıma girdi. Çünkü aslan en büyük ve en güçlü değildi. Peki nasıl oluyordu da kral tahtına oturuyordu? İşte bu çalışmanın başlangıçtaki kritik sorusu buydu.

Gerçekten de aslanın en iri cüsselisi erkeğidir, fakat o da en fazla 300 kg’lık bir ağırlığa ulaşabiliyordu. Buna rağmen 11 tonluk en büyük kara memelisi fili, 4 metre yüksekliğe ulaşan ve “Afrika’nın gezici gözlemevi” olarak tanımlanan zürafa ile silahlı avcıların bile aslandan daha çok korktuğu Afrika mandasını da avlıyordu. Bunun sırrını sadece keskin diş, sivri pençe ve güçlü kas olarak açıklamak mümkün değildi. Çünkü hemen hemen aynı donanıma sahip kaplan, aslana göre daha güçlü ve çevik bir kedi. Fakat kral kaplan değil de aslandı, bu nasıl oluyordu? İşte bu çalışmada bu kritik soruya cevap bulmaya çalışıyoruz.

Türkiye’de kendi sahasında bir ilk olan bu çalışma, dünyadakilerden de bir yönüyle farklılaşıyor. Bu farklılıkla daha ilk bölümde karşılaşacaksınız. Çünkü “Bir şeyin tarihi bilinmeden tanımı yapılamaz” diyen tarihçilerin temel prensibinden hareketle binlerce yıl geriye gittim. Aslanın insanlık tarihinde ve kültüründe nerede, nasıl durduğunu ve ne anlama geldiğini inceledim. Tarih tünelinde kültür safarisi yaparken konuyla ilgili her detayı vermek mümkün değildi, bu yüzden belli başlı olanları dikkate sundum.

İlerleyen bölümlerde ise safariye bu kez gerçek alanda, coğrafyada devam ettim. Aslanı, ailesini ve nasıl kral olduğunun sırlarını sıralamaya çalıştım. Aslanın fizyolojisi ve biyolojisi konusunda elbette dünyadaki otoritelerle yarışmıyorum, böyle bir iddiam yoktur. Zaten amacım da bu değil. Fakat o aslan verilerini iş hayatı ile eşleştirip yeni sonuçlara ulaşıyorum. Piyasanın içinde ekonomi aktörlerinin neyi nasıl yaptığını izlerken ve bunları sayfalara taşırken, yaşananları tabiattakilerle analiz ediyor ve yeni çıkarımlar yapıyorum. Ancak Beydeba klasikleri gibi masal anlatmıyor, bizzat gerçekler üzerinden gidiyorum. Dolayısıyla bu çalışma, “Business Beydeba” diye de tanımlanabilir. Çünkü Beydeba’nın eseri Kelile ve Dimne’nin yüzde 100 gerçeği ve aynı zamanda iş versiyonu… Rahmi Koç’un ve Koç Holding’in uyguladığı aslan taktiğini ise Sabancı ailesindeki dağılmayla mukayeseli olarak inceliyorum.

İnceleme alanı tüm dünya gibi geniş bir alan, zaman dilimi ise insanlık tarihi gibi uzun bir dönem olunca konuyu toparlamak ve okuma akışkanlığı sağlamak benim için bir zorluktu. Okumada kolaylık olması için farklı bölümlerde farklı anlatım dili kullandım. Buna göre ilk bölüm belgesel tarzında, devam eden bölümler gezi yazısı formatında, sona doğru ise iş kitabı dilinde oldu.

Sayfalar arasında ilerlerken kendi aile ilişkilerinizi, şirket organizasyon biçiminizi, toplumsal yapınızı ve küresel güç odaklarını zihninizden süzeceksiniz. Kimin nerede, hangi aslan taktiğini kullandığını göreceksiniz. Bu nedenle bu çalışma bir aslan kitabı olmaktan öte, iş hayatında, toplumsal düzeyde ve küresel organizasyon biçimde bugünü anlama ve yarını kurmanın ipuçlarını veriyor. Global rekabet ortamının keskinleştiği, bölgemizde suların iyice ısındığı ve savaş ortamının kızıştığı bir anda kimin ne yaptığını ve yapmak istediğini kestirmek için aslanı bilmek gerekiyor.

Öte yandan Afrika yeniden keşfediliyor. Yüzyıllardır sömürgeciliğin, üretimin kaynağı olan Afrika, yükselen alım gücüyle şimdi tüketimin de merkezi oluyor. Bu yüzden küresel gündemin ön sıralarına yerleşmiş durumda. Hatta geleceğin “Afrika Yüzyılı” olacağını öngörenler de az değil…

Özellikle Kuzey Afrika’da ve Doğu Afrika’da kurduğu sistemle bir zamanlar hemen hemen tüm Afrika kıtasını kontrol eden Osmanlı’dan sonra kıta ile irtibatını asgariye indiren Türkiye de ihmal ettiği bu coğrafya ile yeniden ilişkilerini olması gereken düzeye çıkarmak için gayret gösteriyor. THY artık birçok Afrika ülkesine direkt uçuş gerçekleştiriyor. Fakat aslan krallığına girmeden önce onu bir tanımak gerekmez mi? Aslanı tanırken onun yaşadığı alanı, coğrafyayı da keşfedeceksiniz. Fakat bunu yaparken ezberlerinizi bozmanız gerekecek, çünkü “Aslan Kral Değildir” gerçeğiyle karşı karşıyayız. Evet, yanlış okumadınız, “Aslan Kral Değildir”… Kral olan ise aslanlardır. Tek başına sadece bir kedi olan aslanın nasıl karaların kralı koltuğuna oturduğunu ilerleyen sayfalarda göreceksiniz.

10 yıla yakın bir araştırmanın, çalışmanın eseri olan kitabın yazımına 2011 yılında başladım. Böyle bir kitap yazdığımı ilk duyduğunda bana doğru yolda olduğum hissini veren Yeni Şafak Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert’e, Afrika araştırmalarım için cesaretlendiren Yeni Şafak Eski Genel Müdürü Mehmet Ziya Gökalp’e, sonuca gitmem için her zaman tezahürat yapan Yeni Şafak Eski Ekonomi Müdürü Fikret Çengel’e, ABD’den konuyla ilgili kaynak kitap getirten Yeni Şafak Ekonomi’nin yeni müdürü Yakup Kocaman’a, ‘Yılmaz Dost’ Yılmaz Yıldız ile Yeni Şafak Ekonomi ekibi Cevat Kışlalı, Derya Coşkun, Merve Önkök, Yener Karadeniz ve Sercan Akıncı’ya kalbi teşekkürlerimi sunarım.

Gerçek bir girişimci olarak Aslan’ı anlayan, yayınlamaya değer bulan Hayat Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Bayrak’a ve Hayat Yayın Grubu ekibine ayrıca teşekkür ederim.

Şükrullah Dolu

*

İNSANLIK TARİHİNDE VE KÜLTÜRÜNDE ASLAN

Tarihçiler, “Bir şeyin tarihi bilinmeden tanımı yapılamaz.” diyorlar. Biz de bu tavsiyeye uyarak konuya işin tarihinden başlıyor ve binlerce yıl öncesine gidiyoruz. En büyük ve en güçlü olmamasına rağmen “Ormanın kralı” tahtına oturan ve binlerce yıldır da bu konumunu koruyan aslanın insanlık kültür tarihinde nasıl durduğuna ve hangi anlamlarda kullanıldığına bakıyoruz. Bunu yaparken hem kralı daha yakından tanıyacağız hem de onu kimlerin nerede, neden ve nasıl kullandığına vakıf olacağız. Safari sırasında dikkat çekecek bazı noktaları şöyle sıralayabiliriz:

1- Yönetim, güç ve cesaretin simgesi olarak aslan, birçok kralın, medeniyetin sembolü yapılmış, ancak iki inanç sisteminin temel öğelerinden birisi olarak öne çıkıyor. Bu inanç sistemleri Musevilik (Yahudilik) ve Hinduizm (Vişnu-Narasimha) şeklinde sıralanabilir.

2- Aslan hemen hemen tüm medeniyetlerde görsel bir sembol olarak görülürken, İslam tarihinde daha çok sözel bir sıfat olarak kullanılmış. Bununla birlikte istisna olarak sembol yapanlar da var.

3- Özellikle Anadolu’daki Türklerin tarihi aslanlarla başlıyor, ancak aslanın saraya girmesi, Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sonrasına rastlıyor. Mısır’ın fethiyle aslan coğrafyasına hükmeden Türkler, ilk defa Kanuni Sultan Süleyman zamanında aslanı Topkapı Sarayı’na getirerek bir de “Aslanhane” kurmuşlar.

Tarih tünelindeki yolculuğumuza Mısır’ın başkenti Kahire’deki Sfenks’le başlıyoruz. Aslan kültürü safarimize İslam ve Türk tarihi ana bölümleriyle devam edeceğiz.

DÜNYA KÜLTÜR TARİHİNDE ASLAN

Eski Mısır’da Sfenks

Giza Piramitleri’nin (Keops, Kefren, Mikerinos) binlerce yıllık bir de bekçisi var… Bu bekçiliği yapan aslan bedenli insan başlı Sfenks’ten başkası değil. Tarih boyunca birçok kez kumlar altında kalan Sfenks, en az piramitler kadar sırrını muhafaza eden Mısır’ın bir diğer bilmecesi olarak kitaplara, filmlere konu oluyor.

Mısır Sfenksi, insan suratlı (Firavun) ve kobra yılanı kulaklı, oturan aslan şeklinde tanımlanabilir. En büyük ve en ünlü olanı, Giza platosunda Nil Nehri’nin batı kıyısında bulunan Büyük Giza Sfenksi olarak biliniyor. Yapım tarihi M.Ö. 2700-3000 yıla kadar geri giden Giza Sfenksi, doğuya bakıyor ve pençelerinin arasında bir tapınak yer alıyor. Aslan gövdeli, insan başlı bu Sfenksin uzunluğu 73 metre, yüksekliği 20 metre yüzünün genişliği 5 metre. Bir adı da ‘Harmakis’ olan Sfenks’e, “İnsan gibi akıllı, aslan gibi güçlü ve kobra gibi tehlikeli, caydırıcı” anlamları yüklenmiş durumda.

Mısır’da firavun portrelerinin sfenks biçiminde yapılması gelenekti. Sfenkslerin ortaya çıkışı da firavunun gücünün gösterilmesi amaçlıydı. Bunun için gövdesi aslan olarak yapılmış.

Hintlilerin tanrısı 4 aslan

Vişnu, Hindu inanışına göre kabul edilen 4 tanrıdan birisi olarak görülüyor. Hindu geleneğinde, Vişnu’nun dönüşümlerinden biri olan Narasimha ‘Erkek aslan’ anlamına geliyor. Dönüşümün insan gövdesi ve aslan kafası var. Yani Sfenks’in farklı bir versiyonu gibi… Narasimha, Hindu inanışına göre Vişnu’nun bir avatarı gibi duruyor. Bu avatar yarı insan yarı aslan şeklinde. Gövdesi ve bacakları insan gövdesi ama yüzü aslan yüzlü ve pençeleri var. Özellikle Güney Hindistan’da olmak üzere önemli sayıda Vaişnava grup tarafından tanrı olarak tapınılan Narasimha, kendine inananları gerektiğinde savunan ve koruyan Vişnu’nun bir biçimi olarak “Büyük Koruyucu” olarak da anılıyor. Bu yüzden Hindistan’ın milli amblemi aslanlı olarak dizayn edilmiş, hem de 4 erkek aslanlı… Banglore Parlamentosu’nun çatısındaki sırt sırta vermiş 4 erkek aslan, hem birliği ifade ediyor hem de farklı yönlere bakan açılarıyla her taraftan gelecek tehditleri gözetliyor.

Hindistan bahsinde Beydeba’yı da anmakta fayda var. Milattan önce 1. yüzyılda yaşamış olan bu ünlü yazarın hayatı hakkında yeterli bilgi mevcut değil. Gerçek ismi ve ırkı üzerine birçok farklı görüş ortaya atılmış olan Beydeba’yı bu çalışmaya konu yapan ise eseri Kelile ve Dinme… Beydeba, fabl türünün en önemli eserlerinden biri olan Kelile ve Dimne’yi Depşelem isimli bir Hint hükümdarı döneminde kaleme almış ve çalışmasını hükümdara sunmuş. Eserde bulunan hikâyelerde siyaset, erdem ve eğitim gibi birçok farklı konu işleniyor. Vişnu mezhebine mensup olduğu kaydedilen Beydeba, eserindeki hayvan hikâyeleriyle zalimliği ile tanınan hükümdar Depşelem’e dolaylı bir nasihat veriyor diyebiliriz. Bolca aslanlı hikâyelerin yer aldığı eser, birçok Doğu ve Batı dillerine çevrilmiş durumda. Kitap ismini de Kelile ve Dimne adındaki iki çakalın arasında geçen hikâyeden alıyor. Her türlü hayvanın konuk olabildiği hikâyelerin doğal kahramanı ise aslan olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü bütün olaylar, aslanın hükümranlık alanında geçiyor. La Fontain’e esin kaynağı olan ve Türkçeye de çevrilen eserin bugün bile tüm dünyada okunuyor olması, başarısını gösteriyor.

Yahudilikte egemenlik simgesi

Yahudilikte aslana özel bir anlam yüklendiğini görüyoruz. Bir egemenlik simgesi haline getirildiğini de söyleyebiliriz. Mesela Kudüs Belediyesi’nin web sitesinde, Kudüs’ün neden İsrail’in başkenti olması gerektiği savları sıralandıktan sonra şehre özel tasarlanan şaha kalkmış aslanlı sembol hakkında şu bilgiler veriliyor: “Bu sembol, İsrail ülkesinin ilk gün hikâyesini anlatıyor… Ülkenin kurulması üzerine Kudüs’ü, İsrail’in başkenti olarak özellikle vurgulamak için gerekli karar verildi. Yahudi halkının kenti anlamına gelen tasarım, A. Koren tarafından dizayn edilmiştir. Başkentin sembolü olarak seçilmiş ve tescil edilmiştir. Bu bize geçmişi hatırlatıyor. Yahudi halkının çevredeki zeytin dalı ile kontrast taş duvar, yeni bir ülkede yeni sermaye, umut ve barışı sergiler. Aslan, duvar koruyucusu ve Yahuda Kabilesinin başkenti bağlantısını sembolize eder.”

Bu sembolizmin kaynağı ise Yahudi kutsal kitabı Tevrat. Çünkü Tevrat’ta “Ariel” olarak geçen kavramın “Tanrının aslanı” anlamına geldiği belirtiliyor ve Kudüs’ü simgelediği vurgulanıyor. “Tanrının aslanı”nın yeryüzündeki yansıması ise Yahudi halkı olduğu kaydedilerek şöyle deniliyor: “Sonra Ariel’e karşı savaşan çok sayıda ulus, ona ve kalesine saldıranların hepsi, onu sıkıntıya sokanlar bir rüya gibi, gece görülen görüm gibi yok olup gidecekler.” (Yeşeya, Bab 29/7)

Şu andaki Tevrat’ın birçok bölümünde benzeri olan tasvirlerden birisi de şöyle: “Orman hayvanları arasında aslan ne ise, davar sürülerini paralayıp dağıtan, kurtulma fırsatı vermeyen genç aslan ne ise, Yakup’un soyundan arta kalanlar da uluslar arasında, halkların ortasında öyle olacaklar. Ey İsrailliler, düşmanlarınızı yeneceksiniz. Karşıtlarınızın hepsi ortadan kalkacak.” (Mika, Bab 5/8-9)

Ahit’in de koruyucusu

Aslanın Yahudi inancındaki yerini daha iyi anlayabilmek için mabetlerine girmek ve bugün günlük hayatta da kullanılan bazı kavramları bilmekte fayda var. Çünkü aslan figürü onlarla birlikte bir anlam kazanıyor. Bilmemiz gereken kavramlardan birisi Sefer Tora… Sefer Tora, Yahudilerle ilgili görsellerde sıklıkla karşılaştığımız rulo halindeki yazılı metinleri tanımlıyor. Yahudilikle ilgili kanunların yazılı olduğu bu metinin Hz. Musa’ya indirilen emirleri de kapsadığı belirtiliyor.

İkinci kavram Ehal… Naim A. Güleryüz’ün kaydettiklerine göre Ehal, Sefer Tora’ların muhafaza edildiği ve sinagogun en kutsal bölümünü teşkil eden dolap. Son kavram olan Parohet ise Ehal’ın önüne asılan perde olarak tanımlanıyor. Atlas ve kadife gibi değerli bir kumaştan dikilen Parohetlerin üzerine de meyve (nar, üzüm), çiçek ve çifte aslan figürleri işlenebiliyor. Dolap kapısına asılan perdedeki aslanlar doğal olarak koruyucu misyonuna bürünüyor. Erkek olmaları da koruyucu misyonu yüklenmelerinden…

Öte yandan aslan, Yahudilerce Hz. Süleyman tarafından yapıldığına inanılan ve Süleyman Mabedi (Bet Amikdaş) olarak da tanımlanan yapının da en dikkat çeken öğelerinden birisi olarak karışımıza çıkıyor.

İlk önce Babil kralı Nevukadnessar tarafından, ikinci olarak Romalılarca yıkılan yapının şu anda sadece duvarı duruyor ve Yahudilerce ‘Ağlama duvarı’ olarak adlandırılıyor. İşte bu yapıyla ilgili olarak Yahudilerin kutsal kitabında şunlar kaydediliyor: “İç odada her biri on arşın (100 arşın yaklaşık 45 km) yüksekliğinde zeytin ağacından iki Keruv yaptı. Her kanadı beşer arşın olan Keruv’un açık kanatları bir uçtan öbür uca toplam on arşındı. (1. Krallar, Bab 6/23-24) Ölçü ve görüntü itibariyle ikisi de aynı olan Keruv ise Yahudi inancına göre aslan vücutlu, insan başlı ve kanatlı melekler olarak kabul ediliyor. Mısır Sfenksini andıran bu figürlerle ilgili bahis, söz konusu kaynağın ilerleyen bablarında da devam ediyor. Bununla birlikte Tevrat’ın başka bölümlerinde de sıkça geçiyor. Çünkü Keruv’un misyonu da çok önemli: Keruvlar, Bet-Amikdaş’daki ahit sandığının, cennetteki Eden Bahçesi’nde ise kutsal hayat ağacının koruyucuları olarak görülüyor. Son yıllarda popüler olan Avatar filmlerindeki karakterlerin (Yarı insan, yarı hayvan) esin kaynağı Keruvlar olabilir.

Şu andaki Tevrat’a göre aslan figürünün kullanımı, Hz. Süleyman’dan beri var. Aynı zamanda hükümdar olan Hz. Süleyman’ın sarayı ile ilgili verilen bilgiler de şöyle: “Kral fildişinden büyük bir taht yaptırıp saf altınla kaplattı. Tahtın altı basamağı, bir de altın ayak taburesi vardı. Bunlar tahta bağlıydı. Oturulan yerin iki yanında kollar, her kolun yanında birer aslan heykeli bulunuyordu. Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.” (2. Tarihler, Bab 9/17-19)

Ermenistan’ın devlet arması

Ermeni kültüründe de aslan, Yahudilikteki gibi hem dinsel hem de milli bir figür olarak görülüyor. Ermenistan’ın 19 Nisan 1922 tarihinde parlamento tarafından onaylanan devlet resmi armasının üstünde Ermenilere ait semboller ile sola bakan bir kartal ve sağa bakan bir aslan figürü bulunuyor. Armanın tam ortasındaki turuncu kalkanın içindeki dağ ise Ağrı Dağı’nı ifade ediyor. Armanın Ermenistan’ın hedefleri ve tarihi hakkında bilgiler içerdiği belirtiliyor. Aslanın şaha kalkmış olması ise savaşçı niteliğini simgeliyor. Çünkü oturan aslan figürü, barışı temsil ediyor. Öte yandan Ermenilerden kalma bir kilise olan Van’daki Akdamar Kilisesi’nin duvarlarında da farklı aslan figürleri dikkat çekiyor. Dolayısıyla aslan, Ermeniler için hem dini hem de milli açıdan özel anlamlar taşıyor.

İran bayrağından aslanı attı

Aslan figürü, 1979’daki devrim öncesinde İran bayrağında da yer alıyordu. Arka planında parlak ışınlar saçan bir güneş ve sağ elinin pençesinde bir kılıç bulunan bir aslanın yer aldığı bayrak, devrim sonrasında değiştirilerek bugünkü haline dönüştürüldü.

Şah dönemi aslanlı bayrağının bir geçmişi de bulunuyor. Çünkü Azeri kökenli Safeviler dönemine kadar aslan ve güneş simgesi İran’da kullanıldı. Safeviler devrinde günümüzde olduğu gibi güneş yarım daire şeklinde aslanın arka plan resmi olarak yaygınlaştı ve Şah Abbas döneminde bu şekliyle simge olarak paralar üzerinde yaygın bir biçimde görülmeye başlandı. Safevilerden sonra, aslan ve güneş simgesi ortadan kalktı. Fakat İran’da devlet kuran Türk kökenli Kaçarlar hanedanı döneminde, Nasıruddin Şah’ın yönetimde bulunduğu yıllardaysa aslan ve güneş yeniden İran’ın resmi simgesi ve bayrağı oldu. Bu devirden itibaren aslan ayağa kalkmış ve Hz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

  • Kitap AdıAslan Kral Değildir - Kral Olan Aslanlardır
  • Sayfa Sayısı216
  • YazarŞükrullah Dolu
  • ISBN9786051510088
  • Boyutlar, Kapak14x21, Karton Kapak
  • YayıneviHayat Yayınları / 2013

Yazarın Diğer Kitapları

Yazarın Diğer Kitapları

PaintCV.net



Okudunuz mu?

Rastgele Kitap Getir Son Girilenleri Getir

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

Oynat Durdur
Vimeo Fragman Vimeo Durdur