Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

İyileştir Kalbini
İyileştir Kalbini

İyileştir Kalbini

Yasmin Mogahed

Kalbimiz niçin bu kadar çabuk kırılıyor? Duyduğumuz acılar aslında neyin işareti ve nasıl yorumlanmalı? Kalbimizin hassas ve savunmasız yaratılmış olması arınma yolculuğumuzun bir parçası…

Kalbimiz niçin bu kadar çabuk kırılıyor?

Duyduğumuz acılar aslında neyin işareti ve nasıl yorumlanmalı?

Kalbimizin hassas ve savunmasız yaratılmış olması arınma yolculuğumuzun bir parçası olabilir mi?

Her an mutlu olmak gerçekçi bir beklenti değilse acı ve ıstıraba bakışımız nasıl olduğunda içimizdeki boşluk hissi anlamla dolar?

Dünya çapında konferansları milyonlar tarafından takip edilen Yasmin Mogahed, İyileştir Kalbini adlı yeni kitabında bizi kalbimizle yüzleştirip ruhumuza doğru bir yolculuğa çıkarıyor ve içimizde hissettiğimiz boşluğun nedenleri üzerinde duruyor.

İnsanı üzen, boşluğa düşüren asıl nedenin, hayatımızın ve kalbimizin merkezine Allah’ın sevgisini yerleştirmememiz olduğunu anlatan Mogahed, önceliklerimizi yaradılış gerçeğimize uygun hale getirdiğimizde açılacak yolları, içinden geçtiğimiz imtihanlardan selim bir kalple çıkabilmemiz için hatırda tutmamız gerekenleri paylaşıyor.

Duygusal ve ruhsal iyilik için bir rehber niteliğinde olan İyileştir Kalbini, içimizdeki boşluk hissini dolduracak kaynakları, insanlık için apaçık bir rehber olan Kur’an ayetlerinden ve Peygamberimizin hayatından örneklerle sunuyor.

İÇİNDEKİLER

İthaf…………………………………………………………………………..9
Önsöz ……………………………………………………………………….11
Boşluk Hissi ve Kökeni
Her Şeyin Başlangıcı ………………………………………………. 15
Acı ve Izdırap Arasındaki Fark…………………………….. 19
İçimizdeki Boşluğu Doldurmak ……………………………….. 20
Acının Amacı ……………………………………………………. 21
Bir Amaca Hizmet Eden Duygular………………………. 24
Zorlukları Yenme Gücü…………………………………………… 26
Stockdale Paradoksu…………………………………………… 28
Zorlukları Yenme Gücünün Ötesi………………………… 33
İbadet veya İtaat Zor Olduğunda …………………………. 35
Musibet ve İmtihanların Maksadı …………………………….. 38
Bir Tedavi Yöntemi Olarak İmtihanlar………………….. 38
İmtihanlarla Arınmak…………………………………………. 43
Güçlendiren İmtihan ve Musibetlerin Faydaları……… 44
İhlas Kazanmak…………………………………………………. 45
Tam Bir Dönüşle Allah’a Dönmek (İnabe Tövbesi) … 47
Bu Geçici Hayatı Anlama Yetisi Kazanmak…………… 47
İlişkilerimizdeki İmtihanlar…………………………………. 51
Kur’an’da Travma ……………………………………………………. 53
Hz. Meryem (as) ve Hz. Aişe (ra)…………………………. 55
Hz. Musa’nın (as) Annesi……………………………………. 57
Keder ve Hz. Muhammed (sav)……………………………. 58
Korku ve Hz. Musa (as)………………………………………. 61

BİRİNCİ ADIM:
Acıyı Teşhis Etmek

Acımızın Kökenini Teşhis Etmek……………………………… 67
İnsan Olmanın Dört Unsuru……………………………………. 69
Biyolojik …………………………………………………………… 69
Psikolojik / Bilişsel …………………………………………….. 71
Dışsal……………………………………………………………….. 73
Değişken ………………………………………………………….. 74
Lokal ……………………………………………………………….. 77
Şeytan Çaresizliği Kullanır………………………………….. 79
Himaye…………………………………………………………….. 80
Ortam………………………………………………………………. 81
Maneviyat…………………………………………………………. 81
Temel Nedeni Teşhis Etmek Dört Unsurun Tümünü
İncelemek Demektir…………………………………………… 82
Vaka Örnekleri ………………………………………………………. 84
Sara………………………………………………………………….. 84
Ahmed……………………………………………………………… 84
Lina …………………………………………………………………. 85
Yusuf………………………………………………………………… 85

İKİNCİ AŞAMA:
İyileşme Yolundaki Engelleri Kaldırmak

Birinci Engel: Sabırla İlgili Toksik Mitler………………….. 89
Ağlamadan Acılara Katlanmak: Sabır Miti ……………. 90
Zulüm Altında Sabır Miti…………………………………… 92
Sabrın Pasiflik Olduğu Miti………………………………… 95
Sabrın Gerçek Manası ve Mükâfatı………………………. 97
İmtihanlar, Sabır Ve Önderlik ……………………………… 99
Allah’a Şikâyetçi Olmak Mı Allah’tan Şikâyetçi
Olmak Mı ………………………………………………………… 102
İkinci Engel: Olumsuz Düşünmek……………………………. 105
Başkaları Hakkındaki Olumsuz Düşünceler ………….. 106
Toksik Öz-Söylem …………………………………………….. 106
Geçmişte Yaşamak……………………………………………… 107
Kaygı ……………………………………………………………….. 110
Üçüncü Engel: Utanmak …………………………………………. 117
Utanma vs. Yapıcı Pişmanlık / Suçluluk Duygusu…… 117
Allah’ın Rahmeti vs. İnsanın
Yaşadığı Utanç…………………………………………………… 119
Dördüncü Engel: Öz Şefkat Eksikliği……………………….. 122
Beşinci Engel: Son Verememek ve Kabullenememek…… 124
Kadere İman……………………………………………………… 125
Şeytana Kapı Açan “Keşkeler”……………………………… 126
Altıncı Engel: Kaybedileni İdealize
Etmek (Yüceltmek) ………………………………………………… 129
Yedinci Engel: Duyguları Bastırmak …………………………. 131
Kültür………………………………………………………………. 132
Reddedilme Korkusu………………………………………….. 132
Affetmenin Yanlış Anlaşılması …………………………….. 133
Sabrın Yanlış Anlaşılması ……………………………………. 134
Sekizinci Engel: Yaranın Kabuğunu Kaldırmak ………….. 136
İnternette Takip Etmek………………………………………. 136
Acıyı Taze Tutmak …………………………………………….. 138
Dokuzuncu Engel: Kendine Güvenmek…………………….. 139
Onuncu Engel: Sosyal Desteğin Yokluğu …………………… 141

ÜÇÜNCÜ ADIM:
Yarayı İyileştirmek

Duygusal Güç: Psikolojik İlk Yardım Kiti ………………….. 145
Birinci Araç: Duygusal Dayanıklılık
Uzmanından Tavsiyeler ………………………………………. 146
İkinci Araç: Her An Üç Karar Al…………………………. 151
Üçüncü Araç: İlişkilere Yatırım Yapmak………………… 152
Dördüncü Araç: Öz Şefkat………………………………….. 153
Beşinci Araç: Başkalarına Yardım Etmek ……………… 154
Altıncı Araç: Platin Kural……………………………………. 155
Yedinci Araç: Bir Gaye ile Yaşamak………………………. 156
Kalbin İlacı: Manevi İlk Yardım Kiti…………………………. 158
Birinci Araç: Kederli Kalbe İlâhi Reçete ……………….. 159
İkinci Araç: Şükür ……………………………………………… 159
Üçüncü Araç: Allah’a Hüsnüzan Besleme …………….. 164
Dördüncü Araç: Takva ve Tevekkül………………………. 166
Beşinci Araç: Zorluklar Karşısında
Yumuşak Olma………………………………………………….. 169
Altıncı Araç: Dua ………………………………………………. 171
Yedinci Araç: Dikkati Allah’a Çevirmek………………… 181
Sekizinci Araç: Kalbi Temizlemek………………………… 189
Dokuzuncu Araç: Allah’ı Anma …………………………… 190
Onuncu Araç: Harekete Geç……………………………….. 198
On Birinci Araç: İstihare…………………………………….. 201
On İkinci Araç: Teheccüd …………………………………… 204

DÖRDÜNCÜ ADIM:
Kalbi Korumak

Ruhunun Gıdasını Koru………………………………………….. 209
Arkadaşını Koru …………………………………………………….. 212
Bir Müminin Ayağı Nasıl Kayar…………………………… 214
Manevi Kalbi Bozulmaya Karşı Koru………………………… 220
Sağlıksız Bağların Lekesi…………………………………….. 227
Düşüncesizce Söylenen Sözler Lekesi ve Başkalarını
İncitme …………………………………………………………….. 234
Kalb-i Selim ……………………………………………………… 239

BEŞİNCİ ADIM:
Acıyı Tekrar Tanımlamak

Allah’a Yolculuk……………………………………………………… 243
Duygu ve Allah …………………………………………………. 251
İhtiyaçlarımız ve Allah’ın Sıfatları………………………… 253
Başarının Dünya Formülü…………………………………… 255
Dünya Görüşünü Değiştir……………………………………….. 258
Allah’ın Yardımı Her Durumda Gelir……………………….. 264
İyileşmenin Nebevî Formülü ……………………………………. 272
Yalnızca Allah’a Yönel ………………………………………… 273
Zırhsız Dürüstlük………………………………………………. 274
Ümitvar Ol……………………………………………………….. 274
Harekete Geç ……………………………………………………. 275
Göğsünü Genişlet, Kalbini Pekiştir………………………. 275
Eve Dönüş Yolunu Bulmak ……………………………………… 277

Her Şeyin Başlangıcı

Hepimiz Allah’tan geldik. Allah, kalbimizi ve ruhumuzu kendisini tanımamız ve sevmemiz için yarattı. O’nunlayken, tamdık. Ama sonra ayrıldık. Bu dünyaya gelmek için seçildik ve kutlu bir yolculuğa çıktık. Bu bir ceza değil, bilakis insanlığa bahşedilen bir onurdu. Zira, bu dünyada Allah’ı temsil etmek için seçilmiştik. Allah, meleklere yeryüzünde bir temsilci yaratacağım demişti: “Yeryüzünün Halifesi”. Bu dünyada Allah’ın temsilcisi, O’nun nurunun ve sevgisinin taşıyıcısı olmaktan daha büyük bir onur ne olabilirdi ki? Burada, bu dünyada gözlerimiz Allah’ı görmese de kalbimiz görür. Ruhumuz O’nu bilir. Asıl yurdumuzun aksine, bu dünya mükemmel bir yer değildir. Bu dünyada kötülük de vardır zorluk da.

Uzun ve karanlık geceler de, fırtınalar ve acılar da. Canımız yanar; zayıf, savunmasız ve Allah’a muhtaç halimizle insan olmanın ne demek olduğunu bütünüyle yaşarız. Ve sonra bu savunmasızlık hissi, tutunduğumuz ve bize geldiğimiz yeri hatırlatan bir dala, bir kurtarıcıya dönüşüverir, kurtuluruz. Nasıl ki bu dünya hayatına düşme kapasitesiyle gönderildiysek, aynı zamanda bize kalkma kapasitesi de bahşedilmiştir. Burada canımız da yanar, iyileşiriz de. Zorluklarla başa çıkabilme kapasitesiyle yaratıldık çünkü. Hayatta kalabilme ve zorlu fırtınalardan çok daha iyi bir şekilde çıkabilme kapasitesiyle. Her birimiz, sorunları idrak edebilecek, düştüğünde kalkabilecek Allah vergisi bir potansiyele sahibiz. Tekrar tekrar kırılsak da yine düzelebiliriz. Hatta kırılan yerlerimiz eskisinden daha iyi ve güçlü hale bile gelir.

Allah, istisnasız her birimizin içine hayat yolculuğumuzda yönümüzü bulabilmemiz için ihtiyacımız olan tüm parçaları yerleştirdi. Bu parçalardan biri olan ve Allah için yaratılmış olan kalbimiz, dünyaya geldiğimizde, adeta O’nu yeniden bulabileceğimiz bir pusulaya dönüşür. Allah, biz hayatın keşmekeşinde, görüşümüzü bulanıklaştıran bir sisin ortasında öylece seyrederken O’nu bulmamız ve kalplerimizi dosdoğru yoluna iletmesi için bizlere hidayet nurunu gönderdi. Allah, bizlere ezelden beri, bizi bu dünyanın acılarından karanlığından çekip çıkaracak ve hidayet nuruyla aydınlatacak elçilerini gönderdi.

Ama biz, bu dünya yolculuğumuz boyunca içimizde hep aynı yarayı taşırız: Rabbimizden ayrı olmanın yarası. Hatta kendi bilinçaltımızda, Allah’ın en derin yaralarımızı iyileştirmesine duyduğumuz reddedilemez bir ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç, insanlığımızın ve muhtaçlığımızın özüdür. Sevgi ihtiyacımız. Bağkurma ihtiyacımız. Güvende olma ihtiyacımız. Kabul görme ihtiyacımız. Takdir edilme ihtiyacımız. Anlaşılma ihtiyacımız. Anlam bulma ihtiyacımız. Allah ile tekrar buluşacağımız güne kadar yaptığımız her şeyde ihtiyaçlarımız bizi yönlendirir. Aslında hissettiğimiz her insani ihtiyacın altında asıl Kaynağımıza olan çaresizce bir ihtiyaç vardır. Şifa kaynağımıza, Kurtarıcımıza.

Yaratıcımız Allah’a. İnsanoğlu, ezelden beri içinde var olan bu ezeli yarayı Allah dışında her şeyle iyileştirmeye çalıştı. Bizler hep, insanlarla ilişkilerimizle, para ve statümüzle “tam hissetmeye” çalıştık. İçimizde var olan o boşluğu, uyuşturucu, alkol ve fiziksel tatmin ile uyuşturarak doldurmaya çalıştık. Kendi kendimizi çaresizce iyileştirmeye çalışmakla geçirdik bu dünyadaki varlığımızı, her yerde bu boşluğu dolduracak bir şey bulmaya çalışarak. Ama ne çare. Ruhumuz, Allah tarafından Allah için yaratıldı. O’nu tanımadan asla gerçek huzuru bulamayız. O’nsuz asla “tam” olamayız. Şifa veren O’dur. İçimizdeki yara, O’nsuzluğun yarasıdır. Maddiyatla nasıl iyileşebilir ki? Bu hayatta pek çoğumuz yolumuzu kaybettik. Bazıları acılarından, problemlerinden ve başarısızlıklarından bir çıkış yolu bulamadığı için umudunu da kaybetti. Bazıları yıllar süren bir utançla kendinden nefret ederek yaşadı. Ve bazıları o kadar uyuşturulmuştu ki kaybolduğunun farkında bile değildi. Ama orada bir yerlerde umut hep vardı, dönüş yolu da. Ruhumuz bedeninde kaldığı sürece kurtuluş, umut ve rahmet yolu bize hep açık. Allah hepimizin iyileşmemizi, tam ve huzur içinde olmamızı istiyor. Ancak, eğer varmak istiyorsak, o “Yol’u” reddedemeyiz.

Asıl Yurdumuza giden bu yolu, tüm varlığımızla yürümek zorundayız. Ben, kendi yolculuğumu yıllarca mücadele ederek geçirdim. Gençken, mutsuz olmak için yığınla sebep bulurdum. Bunu nasıl mı yapardım? Hoşuma gitmeyen her şeye takılır, adeta kendi kendime mutsuzluk yaratırdım. Yani hayatımın mükemmel olmayan, beni endişelendiren, üzen ve hayal kırıklığına uğratan anlarına takılıp kalırdım. Etrafımdaki insanların beni hayal kırıklığına uğratan yönleriyle, inciten anılarla uğraşır dururdum. Bu, geçmişe takılı kalmak demekti, ama iyi anılara değil sadece acıya. Üzülmüş, incinmiş ve ihanete uğramış hissettiğim her ana tutunurdum. Odaklanacağım şeylerde çok seçiciydim. Yolunda giden şeyleri hiç düşünmezdim, çünkü bütün dikkatimi yolunda gitmeyen şeyleri düzeltmeye vermeliydim. Bunu olumsuz olmak için değil başka bir nedenle yapıyordum. Çoğumuzu hem motive eden hem de endişeye ve ye’se düşüren bir nedenden dolayı yapıyordum: “Bir şeyleri tamir etmeye” olan takıntım. Her şeyi ve herkesi mükemmelleştirmeye çalışmak gibi beyhude bir takıntım vardı.

Farkında bile olmadan, kelimenin tam manasıyla kendi kendimi mutsuz ediyordum. Adeta kendime sapladığım hançere tutunuyor, çıkmasına da izin vermiyordum. Aslında bu, hayatımızdaki iyi şeyleri görmezden gelip bizi korkutan, üzen ve endişelendiren şeylere odaklanma alışkanlığı, koruyucu bir mekanizma gibi görülebilir. Kendimizce, geçmişte neyin yanlış gittiğine bakarak gelecekte yanlış gidebilecek şeylere dair tahminde bulunarak kendimizi gelecek acılardan koruduğumuzu sanırız. Ama aslında fark etmediğimiz şey, kaçmaya çalıştığımız ızdırabı kendi ellerimizle yarattığımızdır.

Eklendi: Yayım tarihi
dcanetwork_AWR-Brand Awr_CPM_Affiliate_The Veil DCANetwork_Affinity_Multi_Banner_1x1_The Veil DCANetwork_OSD0003HKJ
dcanetwork_AWR-Brand Awr_CPM_Affiliate_The Veil DCANetwork_Affinity_Multi_Banner_1x1_The Veil DCANetwork_OSD0003HKJ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) İnceleme/Araştırma
  • Kitap Adıİyileştir Kalbini
  • Sayfa Sayısı228
  • YazarYasmin Mogahed
  • ISBN9786050846850
  • Boyutlar, Kapak13,5x21, Karton Kapak
  • YayıneviTimaş / 2023
dcanetwork_AWR-Brand Awr_CPM_Affiliate_The Veil DCANetwork_Affinity_Multi_Banner_1x1_The Veil DCANetwork_OSD0003HKJ

Yazarın Diğer Kitapları

Beriahome Harf Kupa

Aynı Kategoriden

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur