Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Facebook’ta Beğen

Körfez Ülkelerinde Kapitalizm ve Sınıf

Adam Hanieh

Körfez Ülkelerinde Kapitalizm ve Sınıf

9786055513290Ortadoğu hem çok yakın hem de politik etkileri açısından giderek iç içe geçtiğimiz bir coğrafya. Körfez Ülkeleri ise özellikle stratejik önemdeki petrol ve bu kaynaktan edindikleri devasa sermaye birikimleriyle Ortadoğu’da egemen politikalarının gelişmesinin en temel iç dinamiklerini oluşturuyor. Kısacası Ortadoğu’daki gelişmeleri anlamanın başlıca yolu Körfez ülkelerini anlamaktan geçiyor.

Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, petrol zengini altı Arap monarşisinin -Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri- bölgesel bir bloğu. Bu blok, elindeki sermaye birikimiyle önemli uluslar arası roller edinmekte, sermayenin malileşme ve uluslararasılaşma süreçlerinin önemli aktörleri arasında yer almakta ve bölgenin politik gelişmelerine doğrudan müdahale etmektedir.

Adam Hanieh (yazar) Filistin’li göçmen bir babanın ve Avustralyalı bir annenin oğlu. Avustralya’da doğup, İngiltere’de eğitim görüp, Kanada’da doktora yapıp, uzun yıllarını ise Filistin ve Körfez ülkelerinde geçirmiş… Kısacası bu coğrafyanın hem çok içinde ama aynı zamanda dışarıdan bakabilme olanağına sahip bir akademisyen ve üstelik de Marksist. Bu özelliklerin tümü birleşince ortaya Körfez’in ve Ortadoğu’nun dinamiklerini gerçekten iyi analiz eden bir eser çıkmış.

Eser uluslararası gelişmeleri derinden kavrayarak, bölge dinamiklerini sadece iktisadi açıdan değil politik açıdan da sağlıklı değerlendiren, sağlam veriler üzerinden sözlerini dikkatlice söyleyen titiz bir çalışma. Bölgenin anlaşılması açısından zengin verileri ve doyurucu çözümleri içeren temel bir kaynak…

(Arka Kapaktan)

“Hanieh’nin bir ilke imza attığı kitabı, Körfez Arap devletlerini dünya ekonomisindeki anomaliler olarak görmememiz gerektiğini vurguluyor. Aksine 20.yüzyıl kapitalizminin onların merkezi rolü hesaba katılmadan anlatılamayacağını ileri sürüyor: küresel ekonomi Körfez’in gerçek özünün kendisidir ve küreselin gelişmesi Körfez’in gelişmesi aracılığıyla belirginleşmektedir. Kitap aynı zamanda yerel ve bölgesel ölçekte sermaye birikiminin ve Körfez sermayesi ile dünya kapitalist sisteminin yörüngesi arasındaki bağlantıların anlaşılmasına yönelik bir katkı da sunuyor. Son olarak, kitapta incelenen 500’ün üzerindeki Körfez İşbirliği Konseyi şirketi, mali kurumu ve projesi büyük bir ampirik veri zenginliği sağlamaktadır.” – Arab Studies Journal

“Ortadoğu’daki ayaklanmalar dünyayı sarstı ve bölgeye dönük standart yorumların toptan başarısızlığını gösterdi. Adam Hanieh, ilgili politik tartışmaları ve akademik literatürü domine eden Arap devletlerinin en geçerli stereotiplerini dağıtmak için sabırsızlıkla beklenen bir kitapla bizi donattı. Körfez ülkelerinde kapitalizm ve sınıf çelişkileriyle ilgili mümkün olan en keskin analiz. Kitap, bu devletlerin olası ekonomik ve politik yörüngelerini başka hiçbir yerde olmadığı kadar gözler önüne seriyor.” – Greg Albo

“Adam Hanieh, iktisadi işlevleri kadar bu role ilişik olan siyasi-askeri statülerini değerlendirerek Körfez Arap monarşilerinin küresel kapitalist/emperyalist sistem dahilinde iç içe geçmesinin yollarını araştırmaktadır. Muazzam bir devrimci dalga tarafından derinden sarsılan bir bölgede Körfez monarşilerinin bu tepkiye dönük mevcut rejimleri koruma rollerini teyid ettiği bir zamanda, eleştirel perspektifle donanmış bu dikkat çekici bilimsel çalışma gerçekten çok güncel.”- Gilbert Achcar

“Adam Hanieh’in 2008 krizi üzerine analizlerini izleyen biri birkaç yıl sonra Tunus’ta patlak veren Arap halk hareketlerini öngörebilirdi. Ortadoğu üzerine okuyandan çok yazanın, dinleyenden çok konuşanın bulunduğu ülkemizde, gelişmelere sınıf merceğinden bakmak isteyenlerin başvurabileceği az sayıda isimden biri de Hanieh. Körfez gericiliğinin sınıfsal temeline odaklanan elinizdeki bu kitap da uluslararası alanda olduğu gibi ülkemizde de önemli bir boşluğu dolduruyor.” – Ali Ergin Demirhan

 

İçindekiler
Tablolar Listesi
Önsöz
Türkçe Baskıya Önsöz
Yeni Devrimci Dalga ve Körfez Ülkelerinin Rolünü Değerlendirmek
Kapitalizmin Mısır’daki Gelişimi
Küresel Krizin Bir İfadesi
Bölgesel Boyut
Bu Bir Karşı Devrim Momenti mi?
Eşitsiz Gelişim, Kriz ve Körfez
Sonuç: Gelecekteki Yörüngeler

Bölüm 1: Körfez Arap Ülkelerinde Yaklaşan Sınıf Oluşumu
Sömürgecilik ve Körfez Ülkelerinin Kökeni
Körfezdeki Sınıf Oluşumuna Kuramsal Yaklaşımlar
Sınıf ve Kapitalizm
Sermayenin Uluslararasılaşması
Maliye ve Uluslararasılaşma
Uluslararasılaşma ve Khaleeji Sermayesi
Sınıfın Mekansal Yapılanması
Körfezin Sınıf Oluşumunu Anlamak – Kitabın Yapısı

Bölüm 2: Savaş Sonrası Kapitalizmin Ekonomi Politiği ve Körfezin İnşası
“Altın Çağ“
Üretimin Genişlemesi ve Uluslararasılaşması
Ortadoğuda Petrol ve ABD İktidarına Geçiş: 1950-1970
Altın Çağın Sonu
Körfez, Finansallaşma ve ABD İktidarı
Neoliberalizm ve Güney
Ortadoğu’da ABD İktidarı
Birinci Körfez Savaşı
Sonuç: Küresel Ekonomi Politik ve Körfez Sınıf Oluşumu

Bölüm 3: Körfez İşbirliği Konseyinde Kapitalizmin Gelişimi
Körfez’deki Mekânsal Sabitleyici
Körfez’deki Kapitalist Sınıfların Oluşumu
Üretken Dolaşım
Satışa Dönük Sanayileşme
Enerji Yoğun Sanayiler
Tarımcılık
Meta Dolaşımı
Askeri İthalatlar
Finansal Dolaşım
Sonuç

Bölüm 4: Tek Bir Küresel Ekonomiye Doğru: 1991-2008
Uluslararasılaşmadaki Yeni Hiyerarşiler
Finans, Risk ve Borç
21. Yüzyılda Körfez Bölgesi
KİK Petrolü, Dünya Enerjisi ve Uluslararası Rekabet
Petro-dolarların Yeniden Canlanması:
Küresel Dengesizlikler ve KİK’in Artı-Sermayesi
KİK Piyasaları ve Kapitalistler Arası Rekabet
Sonuç: Khaleeji Sermayesi’nin Temelleri

Bölüm 5: Khaleeji Sermayesi’nin Oluşumu
Üretken Dolaşım
İnşaat ve Müteahhitlik Faaliyetleri
İmalat Sektörü
Alüminyum
Çelik
Petrokimyasallar
Üretken Dolaşımın Diğer Sektörleri
Meta Dolaşımı
KİK Lojistik ve Kargo Taşımacılığı Sektörü
KİK Perakende Sermayesi
Büyük Alışveriş Merkezleri
Mali Dolaşım
KİK Hisse Senedi Piyasaları
Borç Piyasaları
KİK Özel Sermayesi
Sonuç: Khaleeji Sermayesi’nin Genel Yapısı ve Temel Özellikleri

Bölüm 6: Khaleeji Sermayesi ve Ortadoğu
Ortadoğu’daki Sınıf Oluşumunun Üzerindeki Etki
Ürdün, Mısır ve Lübnan’da Bankacılık Sektörü
Filistin Batı Şeria’sı
Sonuç: Ortadoğu’daki Parçalanmalar

Bölüm 7: Gelecekteki Yörüngeler
2008 Krizi
Finansal Sonuçlar
Krizin Körfez’deki Yansımaları
Khaleeji Sermayesi’nin Desteklenmesi ve Krizin Mekansal Yer Değişimi
Krizin Mekansal Yer Değişimi
Gelişmenin Gelecekteki İzleri
Doğu Asya Yükselişte mi?

Ekler
Ek A. Khaleeji Sermaye Şirketler Grubu
Ek B. En Büyük Körfez İşbirliği Konseyi Bankalarının Mülkiyeti
Kaynakça
Dizin

Türkçe Baskıya Önsöz:
Yeni Devrimci Dalga ve Körfez Ülkelerinin Rolünü Değerlendirmek

Aralık 2010’da Tunus’ta başlayan ve çok kısa sürede tüm Ortadoğu’yu saran halk ayaklanmaları bölgedeki siyasal statükoyu yerle bir etti. Bu ayaklanmalar Arap dünyasındaki rejimlerin kırılganlığını bütün çıplaklığıyla ortaya koydu. Uzun süredir gizli polis teşkilatı (muhaberat) ve kendilerine bağlı sokak çetelerinin (baltajiya) faaliyetlerine muhtaç biçimde varlığını sürdüren bu rejimler herhangi bir değişimin imkansız olduğuna dair mevcut olan bariz kötümserliği sürekli olarak beslediler ve kullandılar. Fakat milyonlarca insanın korkularını atıp meydanları doldurmaya başlamasıyla birlikte sadece birkaç haftalık kısa bir süreç içerisinde tüm denetim mekanizmaları çöktü. Bu süreçteki en kritik dönüm noktası 11 Şubat 2011 tarihinde üç haftadır sürekli olarak devam eden (onlarca insanın öldüğü ve binlercesinin ise yaralandığı) kitlesel sokak gösterileri sonucunda Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in makamını terk etmek zorunda kalmasıydı. Mübarek’in defedilmesi tüm dünya çapında kutlandı ve onun devrilmesinden ilham alan protestolar ve sokak gösterileri bölgedeki bütün ülkeleri sardı.
Bu ayaklanmaların doğası, Arapça bir kelime olan ve “başkaldırmak” anlamına gelen intifada kelimesiyle kısmen ifade edilebilir. Fakat bu hareketleri, Tunus’taki Ben Ali rejiminin yerle bir olmasının hemen ardından Mısır’da da sabık diktatör Mübarek’in devrilmesi hedefiyle sınırlı bir hareket olarak görmek büyük bir hata olur. Başlangıçta dünya ve bölge liderlerinin halk hareketlerine verdiği yanıt yıllardır Ortadoğu bölgesini karakterize eden reel politika dinamiklerini açıkça ortaya koymuştur. Mübarek’in istifası öncesindeki birkaç hafta boyunca ABD, Avrupa ve diğer dünya liderlerinin vermiş oldukları kaçamak beyanlar Batılı devletlerin bölgedeki otokratik rejimlere uzun yıllardır vermiş oldukları desteği doğrulamıştır. Başta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Ürdün Kralı Abdullah’ın yanı sıra BAE ve Suudi Arabistan’daki egemen aileler başta olmak üzere Arap liderleri Mübarek lehine yani Mısır halkı aleyhine açıkça destek beyanında bulundular. Ayrıca, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da Ortadoğu’daki siyasal sistemi şekillendiren ortak çıkarları ortaya koyar biçimde Mübarek’in arkasında durdu.
Bununla birlikte Mübarek’in ülke dışına kaçmasının ardından bu liderlerin çoğu yeni siyasal durumu tarif etmek için farklı bir dil kullanmaya başladılar. Dil olarak Mübarek’e açık veya pasif destek verme arasında gidip gelen ifadelerle dolu bir konumdan, “parlamenter rejime yeniden geçiş” talepleri ve “demokrasi gereksinimi” laflarını kullanır bir konuma geçtiler. ABD Başkanı Barack Obama ve diğer devlet sözcüleri “barışçı protesto ve direniş ruhuna” yönelik onaylarını dile getirirken ABD’nin “ne zaman gerekli görülürse (…) sağlıklı bir demokratik rejime geçiş için (…) Mısır’a bir dost ülke ve bir ortak olarak destek vermeye devam edeceklerini” beyan ettiler. Bu türden verilen sayısız beyanda, buradaki halk ayaklanmaları ülkede uzun yıllardır süren Mübarek otokrasisine karşı demokrasi yönünde verilmiş bir mücadele olarak tanımlanıyordu. Temel odak noktası, önceden Mübarek rejimini destekleyen tüm kesimler tarafından artık bıkkınlık verecek kadar tekrarlanacak şekilde, “parlamenter rejime yeniden geçiş” sorununa kaydı.
Pek çok yorumcunun yaptığı gibi, Mısır’daki dönüşüme dönük Batı ülkelerinin verdiği desteğin, bölgedeki kilit müttefik olarak Mübarek rejimine ve onun Mısır halkına yapmış olduğu baskı ve işkencelere on yıllardır verilen destekle açıkça çeliştiğini görmek zor değildir. Bununla birlikte, bu ayaklanmaların basitçe bir “demokrasi” sorunu çerçevesine hapsedilmesine dönük daha açık bir eleştiride bulunmamız gerekiyor. Mısırlı protestocuların öncelikli sorununun Mübarek olduğunu ve birincil talep olarak sözde “siyasal özgürlük” sorununu dile getirdiklerini iddia etmek bu protestoların gerçek boyutunu görememek anlamına gelir. Aksine bu eylemler, genellikle iki farklı alanmış gibi ele alınan ‘siyaset’ ve ‘ekonomi’ alanlarının birbiriyle iç içe geçtiği ve aynı mücadelenin bir parçası olduğunu bize göstermektedir. Bu mücadeleler sadece rejimin yaşadığı bir meşruiyet krizini değil kapitalizmin yakın dönemde Mısır’da ve bir bütün olarak Ortadoğu’daki gelişme biçimine dönük bir tavrın da ifadesidir. Bu eylemler sınıfsal analizin her türlü toplumsal dönüşümü anlamanın temel dinamiği olarak varlığını koruduğunu ve eş zamanlı olarak da ‘sınıf mücadelesi’ kavramının her türlü indirgemeci ekonomi yorumlarını sürekli olarak yerle bir eden bir dizi farklı ifade biçimi kazanacağını ortaya koymaktadır.
Herhangi bir kafa karışıklığını önlemek gerekirse, Mısırlı protestocuların temel olarak Mübarek’in makamını terk etmesi talebi etrafında örgütlenmediği veya eylemlerin çok sınıflı yapısının inkârı iddiasında değilim. Bu protestolar Mısır’daki üst sınıfları da içeren bir dizi geniş çaplı sosyal tabakayı bünyesine aldı ve rejim değişimi öncelikli talep konumundaydı. Fakat bu protestoların yüzeydeki yansımalarına yoğunlaşmak içerdikleri asıl muhtevayı görmemizi engellemektedir. Eylemlerin genel mantığı kapitalizmin Ortadoğu’da yaşadığı geniş kapsamlı sorunlarla derinden bağlantılıydı. Bu sorunların başında şunlar yer almaktadır: 1) Küresel ekonomik kriz ve neoliberalizmin Mısır’daki yapısı ve 2) Ortadoğu’daki ABD hegemonyasının sürmesi bağlamında Mısır’ın üstlendiği rol. Bu konular tek başına ‘ekonomik’ veya ‘siyasal’ içerikli değildir ve öncelikle Mısır’da hangi sınıfın hakim olduğu ve Mısır devletinin en çok kimin çıkarına hareket ettiğiyle ilgilidir. Mübarek rejiminin yapısı bu konulardan bağımsız düşünülemez ve işte bu nedenle siyasal despotizme karşı verilen mücadele kaçınılmaz olarak sınıf mücadelesi dinamikleriyle iç içe geçmiştir. Buradaki halk ayaklanmalarını en iyi şekilde anlamak için sınıf ekonomi politiğinin bu çok boyutlu yapısını kavramak gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kitap AdıKörfez Ülkelerinde Kapitalizm ve Sınıf
  • Sayfa Sayısı304
  • YazarAdam Hanieh
  • ÇevirmenBahadır Ahıska, Sevgi Doğan
  • ISBN9786055513290
  • Boyutlar, Kapak16x24, Karton Kapak
  • YayıneviNotaBene Yayınları / 2012

Yazarın Diğer Kitapları

Yazarın Diğer Kitapları



Okudunuz mu?

Rastgele Kitap Getir Son Girilenleri Getir

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

Oynat Durdur
Vimeo Fragman Vimeo Durdur