Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Yapay Zekâ Çağında Etkili Öğretim
Yapay Zekâ Çağında Etkili Öğretim

Yapay Zekâ Çağında Etkili Öğretim

Murat Özkan

Teknolojinin esiri değil efendisi olan bir nesil oluşturmak için öğretmenlerimizin de teknolojiden doğru şekilde ya­rarlanabilmesi çok önemli. Bunun için de teknolojiyi sa­dece bir meta…

Teknolojinin esiri değil efendisi olan bir nesil oluşturmak için öğretmenlerimizin de teknolojiden doğru şekilde ya­rarlanabilmesi çok önemli. Bunun için de teknolojiyi sa­dece bir meta olarak sunmayan, günümüz teknolojileri­nin öğretim süreçlerinde nasıl kullanılabileceğine dair bu kitapta olduğu gibi nokta atışı öneriler sunan çalışmalara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Elma Yayınevi yeni kitabı Yapay Zekâ Çağında Etkili Öğretim ile buluşuyor okurlarıyla. Yazar Murat Özkan kitabında, teknolojinin öğretme biçimlerine doğru şekilde entegre edilip anlamlı bir bütünlük sağlanması ve yüzlerce yıldır süregelen, bilgi aktarıcı olarak konumlanan öğretmen anlayışının, özellikle yapay zekânın ha­yatımıza girmesiyle daha da hızlanarak evrilmesinden, ancak tekno­lojinin, öğretmenlerin yerini tamamen alamayacağını ama öğ­retimi güncel teknolojiyle zenginleştirebilen öğretmenlerin diğerlerinin yerini alacağından bahsediyor.

İçindekiler

Önsöz 8
Giriş 11
I. BÖLÜM:
DİJİTAL ÇAĞDA ÖĞRETMENLİK 17
Öğrenme deneyimi tasarımı 17
Tpack 21
Samr modeliyle gelişmek 24
Mikro öğrenme 28
Görselleştirme 33
İnfografikler 34
Kavram haritası mı zihin haritası mı? 40
II. BÖLÜM:
VİDEO ve YENİ NESİL
TEKNOLOJİLERLE ÖĞRETMEK 49
Etkili ders videosu hazırlamak 49
Animasyon mu simulasyon mu? 54
Çoklu ortam tasarım ilkeleri 58
Artırılmış gerçeklik
(augmented reality) nedir? 64
Sanal gerçeklik (virtual reality) nereye… 67
Karma gerçeklik (mixed reality) ile
farklı deneyimler 71
III. BÖLÜM:
YAKIN GELECEĞİN ÖĞRETİM MODELİ 74
Rotasyon Modelleri 77
1. İstasyon Rotasyonu Modeli 77
2.Laboratuvar Rotasyon Modeli 78
3.Bireysel Rotasyon Modeli 79
4. Ters Yüz Öğrenme Modeli 79
Cornell not alma tekniği şablonu
Esnek Model 84
Alakart (Kişisel Olarak Harmanlanan) Model 84
Zenginleştirilmiş Sanal Model 84
Online (çevrimiçi) Uzaktan Öğretim 85
IV. BÖLÜM:
YAPAY ZEKÂ EĞİTİMDE
NELER VAAT EDİYOR? 94
Öğretim sürecinde sohbet
robotlarını kullanmak 98
İşe yarar yönerge (prompt) nasıl yazılır? 99
Sohbet robotlarının kullanım örnekleri 101
Yabancı dil öğretiminde yapay zekâ 106
Öğretim sürecini farklı yapay zekâ
araçlarıyla güçlendirmek 108
V. BÖLÜM:
ÖĞRETİM SÜRECİNDE
KULLANILABİLECEK WEB ARAÇLARI 117
KAYNAKÇA 140

Önsöz

2000’li yıllardan bu yana iletişim ve teknoloji alanındaki gelişmelerin artmasıyla bu yeni dönemin adı bilgi çağı olarak duyuruldu. Yaşanan gelişmelerle artık istediğimiz yerden bir tuş ile her bilgiye ulaşabiliyoruz. Saatlerce bir bilgiyi bulmak için kütüphaneye gidip ansiklopedileri araştırdığımız dönemler sona erdi. Derslerde de öğrencilerimize bunu söyledik: “Artık bilgi hepinizin elinde!”. Aradan 20 yıldan uzun bir süre geçti ve bir şeyleri yanlış yaptığımızı fark ettik. Geçen 20 küsür yıl boyunca “bilgi hamallığı” yapıp bilgiyi bir yerden başka bir yere aktardık ama öğrenmeyi gerçekleştirebildik mi? Cevap sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, “hayır”. En son pandemi döneminde eğitimin neredeyse tamamında teknolojiden yararlandık. Bu süreçte öğretmenler çeşitli uygulamalar üzerinden ders anlattı ve öğrenciler de bu derslerin ya ekran kaydını aldılar ya da kendi görüntü ve seslerini kapatarak bu dersi sadece dinlediler.

Bu sebeple yine öğrenme gerçekleşemedi. Peki, bu anlattıklarımızdaki eksik olan ortak nokta nedir? Hemen cevaplayayım, öğrenme için başka unsurların devreye girmesi gereklidir. Bu unsurlar teknolojiyle doğru şekilde ilişkilendiğinde istenen hedeflere ulaşılabilir. Teknolojiye sahip olmak, tek başına yeterli olmadığı için etkili sonuçlar ancak doğru entegrasyonla mümkündür. Biz neyi eksik veya neyi fazla yaptık?

Bu soru ve bu soruya vereceğimiz doğru cevaplar, öğrencileri günümüze yani teknoloji çağına uygun olarak yetiştirmemizi sağlayacak. Bugün derste pasif dinleyici durumunda olan öğrenci, eve gittiğinde de hemen bilgisayara yöneliyor ama maalesef burada da pasif durumda. Sürece dair yapacağımız önemli değişiklikler öğrencilerin sadece derslerdeki başarılarını değil aynı zamanda günlük hayatlarını da etkileyecektir. Pandemi döneminde de ekran kaydı almak ve sadece dersi dinlemek, öğrencilerin zihnini tembelliğe sevk etti. Bu durumda bize düşen görev; bir şeyleri değiştirmek ve gelecek neslimiz olan öğrencilerimizi pasif konumdan aktif duruma getirmek yani onları tüketimden kurtararak üretici bireyler hâline getirmeye çalışmaktır. Teknolojinin esiri değil efendisi olan bir nesil oluşturmak için öğretmenlerimizin de teknolojiden doğru şekilde yararlanabilmesi çok önemli.

Bunun için de teknolojiyi sadece bir meta olarak sunmayan, günümüz teknolojilerinin öğretim süreçlerinde nasıl kullanılabileceğine dair bu kitapta olduğu gibi nokta atışı öneriler sunan çalışmalara her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Ana uğraşımız; bilgiyi beceriye dönüştürecek, pasiften aktife geçirip her birimizi üretici konumuna sokacak kılavuzlar oluşturmak olmalıdır. Elinizdeki kitap, bu amaç doğrultusunda yıllar süren deneyimlerden süzülerek kaleme alınmış ve sahadaki ihtiyaçları tespit ederek üretilmiş kıymetli bir eserdir.

Prof. Dr. Ahmet BENZER 

Marmara Üniversitesi
Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

Giriş

Tarihin en önemli dönüm noktalarından birini, tüm yaşamı ve geleceği etkileyecek büyük bir devrimi yaşıyoruz. Bazıları yapay zekânın geldiği noktaya bakarak kısa bir sürede insanlık için büyük bir tehlikeye dönüşeceğini söylüyor. Geleceğe dair öne sürülen bu felaket senaryoları olur mu, olmaz mı bilemeyiz ama şu bir gerçek ki cin şişeden çıktı ve bundan sonra istesek de istemesek de hayatımızda çok daha fazla yer bulacak. Tahminen beş-on yıl içinde yapay zekâlı nesneler etrafımızı saracak. Bugün gelinen noktada dijital çağın rüzgârı tüm yaşamı değiştirip dönüştürürken bu rüzgârı arkasına alıp doğru şekilde kullananlar başarıyı yakalıyor. Değişim bu kadar keskin yaşanırken eğitim-öğretimin de buna karşı koyması mümkün değildir. Montaigne bir sözünde “Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez” diyor. O yüzden nasıl etkili sonuçlar alınacağını bilmek en az teknolojiye sahip olmak kadar değerlidir. Bugüne kadar devlet ya da özel pek çok okulda çeşitli teknolojiler alındı ve kullanıldı. Fakat bu teknolojilerin öğretim sürecinde nasıl kullanılması gerektiğiüzerinde yeteri kadar durulmadığı için istenen etki elde edilemedi.

Tahtalar akıllı olsa da bu teknolojiyle nasıl etkili sonuçlar alınacağına dair fikri olmayan öğretmenler düz anlatım yapıp tahtada soru çözmenin ötesine geçemedi. Bilgiye erişim artarken daha etkili öğrenmeyi sağlayacak teknopedagojik yaklaşımlar kullanılmadı. Bu nedenle de bazılarınca teknoloji görevini yerine getiremeyen yetersiz bir araç olarak görülüp sürekli eleştirildi. Bu yaşananlar bize şunu gösterdi ki eğer teknolojiyi öğretme biçimlerimize doğru şekilde entegre edip anlamlı bir bütünlük sağlayamazsak eğitim teknolojileri bir moda furyası olarak gelip geçiyor ve maalesef yatırımlar da boşa gidiyor. Bugün ülkemizde ve dünyanın genelinde uygulanan eğitim modeli Sanayi Devrimi’nde “Okulun arka kapısı fabrikanın ön kapısına çıkar” anlayışıyla şekillenip Almanların Prusya eğitim modeliyle vücut bulan endüstriyel okul modelidir.

18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar başarıyla işlemiş olan bu model ve onun doğurduğu öğretim paradigması ne yazık ki günümüz ihtiyaçlarını karşılamakta eksik kalmaktadır. Endüstri çağında hayatlarımız okul, iş ve emeklilik gibi birbirinden bağımsız bölümlerden oluşmaktaydı. Ancak “yaşam boyu öğrenme” gerektiren dijital çağda artık bunun bir geçerliliği kalmadı. Çünkü bugün okulda öğretilen bilgilerin bir kısmı daha öğrenciler mezun olmadan bile eskimiş oluyor. Bu nedenle de hepimiz okulda öğrendiklerimizin ötesinde sürekli yeni bilgi ve beceriler edinmek durumundayız. Yapay zekâ ve robotların varlığını her geçen gün daha fazla hissettiğimiz, otomasyonun her alanda yaygınlaştığı bu çağda bilgiye sahip olmak tek başına bir değer ifade etmiyor. Bilgiye ulaşmanın saniyeler aldığı bu zamanda ne kadar bildiğinden ziyade eldeki bilgileri analiz etmek, yeni bilgileri sentezlemek ve çözüm önerileri orta ya koyabilmek çok daha önemli hale geldi. Bunun için de beceriler ve yetkinlikler her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. 21. yüzyıl becerileri adı altında birçok beceri sayılsa da özellikle 4C olarak formüle edilen öğrenme ve yenilik becerileri öne çıkmaktadır. Aslına bakarsak bu beceriler sadece bu yüzyılda değil öncesinde de önemliydi. Fakat çağımızın iş ve yaşam tarzındaki değişimle daha da değerli bir hale geldi.

Bu beceriler:
Eleştirel Düşünme (Critical Thinking)

Bilgiye erişimin saniyeler aldığı günümüzde çok bilmek değil erişilen bilgilere eleştirel yaklaşıp bu bilgilerle yeni bir fikir üretebilmek en önemli beceri haline geldi. Öğrencilerimize doğru bilgiye ulaşma, bilgiyi anlamlandırma ve uygulama becerisini kazandırmak eğitim sürecimizin temel amaçlarından olmalı.

İşbirliği (Collaboration) 

Fiziksel olarak yan yana olmasa da sürekli bağlantılı bir dünyada yaşıyoruz. Olduğumuz yerden hemen bir çevrimiçi toplantıya katılabiliyor, iş arkadaşlarımızla ortak bir belge üzerinde çalışabiliyoruz. Sinerji kavramı her geçen gün daha da önem kazanıyor. Çağımıza damgasını vuran önemli icatlara baktığımızda nitelikli takım çalışmalarının sonucunda ortaya çıktığını görürüz. Örneğin “bilgisayarı, interneti, yapay zekâyı, elektrikli araçları kim icat etti” diye sorsak tek bir isim söylemek mümkün değildir. Çünkü hepsi işbirliği sonucunda oluşabilmiştir. Bu yüzden ortak çalışabilme, birlikte çözüm üretebilme becerisini erken yaşta kazanan bireyler iş dünyasında daha çok tercih edilir hale geliyor.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Eğitim
  • Kitap AdıYapay Zekâ Çağında Etkili Öğretim
  • Sayfa Sayısı144
  • YazarMurat Özkan
  • ISBN9786257112895
  • Boyutlar, Kapak 13,5 x 21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviElma Yayınevi / 2023

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Kimyager ~ Murat ÖzkanKimyager

    Kimyager

    Murat Özkan

    Mustafa yıllarını verdiği işinden istifa etme kararı alır. Bu kararın arkasından daha huzurlu bir yaşam planlayan kimyagerimiz, başına gelen olaylar silsilesi nedeniyle oldukça güç...

Men-e-men Birazoku

Aynı Kategoriden

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur