Arapçılığa Karşı Akılcılığın Öncüsü İmamı Azam Ebu Hanife Esas Fikirleri Gölgelenen Önder

Eylül 2, 2009 Doğan Kitap, Kişiler

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

yasar-nuri-kapak

İslam dünyasının ‘fıkıh yaratan mezheb’inin kurucusu olan, bugünkü Türkiye’de de dokunulmaz, tartışılmaz’ kabul edilen İmam Azam (ölm. 150/767), yaşadığı günlerde, ‘dindışılık’, ‘dini tahrip etmek’, ‘Peygamber’lerin sözlerine ve sünnetine kafa tutmak’, ‘Mürcie, Cehmiyye gibi sapık mezheplere mensup olmak’, ‘kafir’, olmakla itham edilmiş hatta !Yahudilik!, ‘müşriklik’ ve ‘deccallık’la suçlanmıştır.

Kilise babaları, Hz. Muhammed’e ilk günden beri deccal (antichrist) gözüyle bakmışlar, onu zındık, dinini de zındıklık olarak damgalamışlardır. Batının en büyük şairlerinden biri sayılan İtalyan Dante, ünlü eseri İlahi Komedya’da, Hz. Muhammed’i cehennemin en alt tabakalrında azap gören zındıklar arasında gösterir. Ünlü fizikçi Newton’a göre, Muhammed kelimesinin ebced hesabıyla rakam değeri 666′dır ve bu rakam, deccal kelimesinin rakamsal tutarının aynıdır.

Öte yandan, İslam’ı horlattığı Cahiliye şirk şuuraltıyla yozlaştıran emeviler, İmam’ı Azam’a yönelttikleri ithamlar arasına ‘deccal’ ithamını da koydular. Bu ihtamı öne çıkarırken yandaşları ulemayı kullandılar. Batılılar ve onlarla işbirliği yapan “müslüman” yaftalı hainler de Hz. Peygamber’in kader savaşı Bedir’e benzeyen savaşlarıyla Kelimei Şehadet’in esir edilmesini engelleyen Gazi Mustafa Kemal’e deccal dediler. Bugün, bu üç deccal ithamının üç temsizlcisi, adeta bir teslis sistemiyle bir araya gelmiş, saydıkları Mustafa Kemal’e savaş açmışlardır.

Tarihin diyalektiği, ‘Hz. Muhammed-İmam-ı Azam-Mustafa Kemal üçlüsü’nden zulme karşı bir birlik çıkarmıştı; Kelimei Şehadet düşmanlarıyla ‘müslüman’ kimlikli hainler bu birliği emperyalizme destek veren bir teslise dönüştürdüler.

Bugünkü İslam dünyasının ve Türkiye’nin kaderi bu teslisin yarattığı savaş mihverinde bilerleniyor. Ya Kelime Şehadet Düşmanlarının emperyalist teslisi kazanacak yahur da Hz. Muhammed-İmam Azam-Mustafa Kemal üçlüsünün antiemperyalist birliği. Svaşların savaşı işte budur. Gerisi hikaye ve dekor.

ÖNSÖZ VEYA BU KİTABIN ÖZETİ

Elli yılı aşkın bir zamanın, hayat alanında ve kitap sayfalarında verdiğimiz mücadelesiyle ulaştığımız gerçeklerden biri de
İslam’ın yozlaştırılmışına karşı (özellikle Arap yozlaştırmaya karşı) mücadelenin fikir öncüsü İmamı Azam E bu Hanife, eylem öncüsü İse Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Bu satırları yazan adamın, bu anlayış noktasına gelişinin serüveni çok ilginçtir.
Aynı zamanda en büyük hocam olan babam bana dört sevgi aşıladı:
1. Kur’an sevgisi,
2. İsyan (veya özgüven) sevgisi,
3. İmamı Azam sevgisi,
4. Atatürk sevgisi.
Babam, bilinçli ve sadık bir Hanefî idi. Yıllar boyu elinden üç kitap düşmemiştir: Kur’an  ı Kerim, Mülteqa, MevqülâL ‘tülteqa’, Hanefi fıkhının, babamın yetiştiği çevrede en çok kullanılan Arapça fetva kitabı idi. ‘Mevqûfâ( ise Mülteqa’nın Osmanlıca bir şerhi idi. Babam, fetvalarını hep bu iki kitaptan verirdi. Bizzat kendisinden ders olarak okuduğum kitaplardan biri de Müleqa’dır.
İmam Hatip okulunda okuduğum yıllarda saçlarımı uzatmak gibi bîr tutkum vardı. Ve bu yüzden okul idaresi ile sürekti sıkıntı yaşardım. Trabzon’un en gözde camilerinde Küçük Boca’ adıyla yaptığım konuşmalar sayesinde okulun ‘onur öğrencisi’ olmuştum; halktan çekindikleri için beni fazla hırpalamaya cesaret edemezlerdi ama bu saç meselesine de tamamen göz yummazlardı. Bu yüzden canım çok sıkılırdı. Bir gün babama ‘saç meselemi’ anlattım ve ekledim:
“Bazıları bu saçlarım yüzden beni İsyancı, zındık’ ilan ediyor.’
Cevabı şu oldu:
“Sen ne ki, oğlum! Bunlar İmamı Âzam Efendimiz’i bile zındık Han etmişlerdir. Sana sataşanlar işte o damarın adamlarıdır. Her devirde böyle hortlarlar. Aldırma.”
İmamı Âzam, kafama, yüreğime, ruhuma işlenmişti Benliğimin ta derinlerinde karar vermiştim: Bir gün İmamı Âzami iyice araştıracak, hayatını ve fikirlerini yazıp anlatacaktım.
Babam, kendisinin aynı zamanda hocaları olan büyük dedelerimin yolunu izleyerek geçimini ticaretten kazanan bir insandı. Dinden gelen geçime ‘zehir derdi. Geçimi ticaretten kazanmanın önem ve anlamını anlatırken de ‘İmamı Âzam Efendimiz’i örnek gösterirdi.
Benim hayatımın istikamet pusulası ve en büyük yaratıcı ihtilali olan bir şey daha yapmıştır babam Şunu söylemiştir:
“Oğlum! Gazi Mustafa Kemal, fikriyatı ve İcraatıyla İmamı Âzam Efendimizin hasretine cevap olmuş, onun İstediklerini yapmıştır. Ama İmamı Âzam’ı anlamayanlar Atatürk’ü de anlamadılar
Yıllar süren çalışmalarımız babamın haklı olduğunu gösterdi Araştırmalarımız bizi şu noktaya taşıdı:
İmamı Azamla Atatürk birbirini tamamlayan iki dehadır.
İmamı Âzam, bugün bir yandan onun mezhebini öven, öte yandan onun zihniyet ve idealini hayata geçirmek isteyenleri din dışı ilan eden Emevi dincilik simsarlarının anlattıkları şahsiyet değildir. En azından, sadece o kadar değildir.
Bu insanlar, İmamı Âzam’ın, İşlerine gelen yanlarını anlatmaktalar. İmamı Âzam’ı ölümsüz kılan esas kısımlar üstü örtülmüş veya gölgelenmiş halde bir kenara İtilmektedir.
İmamı Âzam konusunda dile getirilmesi gereken en önemli gerçek şudur:

Hz. Peygamber dışında eleştiri üstü insan kabul etmemesidir Gerçekten de İmamı Âzam. Hz. Ali’yi sahabenin en büyüğü görmek, onun evladının hakların kutsal bilmekle birlikte, tartışma üstü kişilik vasfını Hz. Ali’ye de vermemektedir Çünkü İmamı Âzam bunu yaptığı takdirde Kur’an’ın ruhuna aykırı davranmış alacağını bilmektedir.
Bir hakka saygı başka şeydir, o hakkı tanrılaştırmak başka şey. İslam birincisini ister, ikincisini reddeder Ama Küleynî. İmamı Âzam’ın bu tezini, Hz. Ali’ye de hakaret saymakta. Hz Ali ve evladı uğrunda hayatını vermiş bu Büyük İmam’ı korkunç bir mezhep taassubuyla lanetIemektedir (Küleynî. elkâfi. Usûl kısmı, 1/5758)
imamı Âzam. en yakın meslektaşları olan ‘ulema’ (örneğin, ünlü İbn Ebi Leyla) tarafından da itham edilerek hedef gösterilmiş ve yönelimin başındakilerle kurulan işbirlikleriyle hapishanelerde işkencelere uğratılmış, sonunda da Abbasi halifesi el Mamur tarafından zehir içirilerek (veya dövülerek) şehit edilmiştir İmamı Âzam. bu kaderi açısından bakıldığında. ‘İslam Dünyasının Sokrat’ı sayılabilir
Dinciliğin en ağır zulmüne uğrayıp sonra da dinciler tararından putlaştırılan büyük ruhların en tipik örneklerinden biri İmamı Âzam’dır.
İmamı Âzam’a yapılan zulmün ibret verici yanlarından biri de
Kendisinden 150 yıl sonra yaşamış meslektaşlarından biri. badisçi İbn Hibbân (ölm 354/965). KitabutMterûhiri adlı eserinde. İmamı Âzami ‘itikadı bozuk’ ilan ederken, iddialarını. İmamı Âzam hakkında görülen bazı rüyalara dayandırmaktadır.
ÜRPERTEN İFTİRALAR
Bu satırların yazarının da mensubu bulunduğu Ehli sünnet mezhebinin en büyük İmamı sayılan Ebu Hanife, en büyük İftiralarla karalanmış en büyük mağdur ve mazlumlardan biridir. İnsan vicdanını sızlatan bu iftiraların ayrıntılarını, elinizdeki kitabın ileriki sayfalarında göreceksiniz. Burada birkaçını ve Ona saldıranların ‘bayraklaşmış isimler’inden biri olan ünlü tarihçi Hatîb el Bağdadî (ölm. 463/1070). Târihu Bağdadında
İmamı Azama ayırdığı yerde şöyle diyor:
“Onun hakkında, dinin hem esaslarına hem de fûtuatına İlişkin şenaatleri çirkin söz ve davranışları) yüzünden çok sözler söylenmiştir. Gerçek şu ki, Ebu Hanife, bütün ilmî kudretine rağmen, bizim bu eserimizde tanıttığımız ulema gibi örnek alınacak türden bir insan değildir.” (Hatib el Bağdadi. 13/371 372)
Meslektaşı Kadı Şerik onu şöyle itham ediyor:
“Ebu Hanife, Allah’ın kitabından iki ayeti İnkâr etti. Ebu Hanife İmanın artıp eksilmeyeceğini İddia etti. Ve o, namazın Allah’ın dininden bir parça olmadığını sandı.” (Hatîb, 13/372)
Aynı Şerik, bir gün bir tartışma sırasında İmamı Azam’a şöyle haykırıyor:
“Elime imkan geçse senin kelleni uçururum.” (Hatib, 13/374)
Ünlü sûfî mûfessir muhaddis Süfyan es Sevri (ölm. 161/777) de saldıranlardandır. Şöyle diyor:
“Bu ümmet İçinde, Ebu Hanife’den daha uğursuz birini analar doğurmadı.” (Hatîb, 13/386)
Aynı Süfyan şunu da söyleyebilir  şiir:
“Ulam bünyesine, Ebu Hanife’nin yerleştirdiği şerden daha büyük bir şer yerleştirilmedi.” {Hatîb, 13/397)
İmamı Âzam’ın ölüm haberini getiren adama şöyle diyor Süfyan es Sevri:
‘Toplumun büyük kesimine musallat olan bir beladan bizi kurtaran Allah’a hamt olsun. Ümmetin fitne kaynağı yok oldu.” (Hatîb, 13/423)
Ünlü fakih Evzâî (ölm. 157/773) şöyle saldırıyor:
“Ebu Hanife İslam’ın can damarlarına musallat oldu ve onları birer birer parçaladı.”

….

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Arapçılığa Karşı Akılcılığın Öncüsü İmamı Azam Ebu Hanife Esas Fikirleri Gölgelenen Önder için 1 cevap

  1. imam hanefinin yanına kılıçla gelip daha sonra imam hanefinin gerçek görüşlerini dinleyip , onun talebesi olan insanlar. imam hanefinin yüzüne dinen ağır ittihamlarda bulunup sonra onun gerçek görüşlerini dinledikten sonra alnından öpen alimler olmuştur. süfyanı sevri ve imam buhari de büyük müttaki alimlerdir. o zaman şimdiki gibi kitle iletişim araçları yoktu. bizzat imamlada görüşmediler.büyük olasılıkla hakkındaki iftira ve yanlış anlamalara kulak verdiler. imam hanefi hakkındaki görüşleri bir sui zandan ibarettir. böyle olumsuz olayları kaşıyarak imam hanefiyi savunuyorum diye diğer büyük alimlere saldırmak hiç hoş değil.

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club