Haz

Ocak 2, 2014 +18 Kitaplar, Cinsellik, DESTEK YAYINLARI, İnceleme/Araştırma, İnsan ve Toplum, Kadın - Erkek İlişkileri

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

haz-seda-diker-destek-yayinlari“Size bir şey söyleyeyim mi? Şu rezil, adamsız İstanbul’da biz kıymete binmişliğin şımarıklığını yaşıyoruz. Kadın dilinden anlamayan erkekler ve hayal kırıklığından delirmiş, çıldırmış kadınlarla… Hem de hiçbir rekabet yaşamaya gerek kalmadan… Kadınlar kapıya dayanıyorlar. O derece yani… Ben de bundan bıktım aslında. Fast food ilişkiler beni zannettiğiniz kadar doyurmuyor. Doyurmadı da… Hatta her seferinde arızalı kadınlarla uğraşmak zorunda kaldım.” Evli bir erkek olan Mesut’un kaleminden…

Cinsel hayatı sönük, orgazm olmayı tam olarak keşfedememiş, sıradan ama toplumun gözünde “harika” bir evlilik yapmış İpek…

Adeta erkeklerin seks kölesi haline gelmiş, ama onlardan aradığı sevgiyi ve yakınlığı asla bulamamış, yetenekli, güzel, ama yapayalnız bir kadın, Arzu…

Kızlık zarını her ne pahasına olursa olsun korumak isteyen, ailesinden ağır baskılar görerek büyütülmüş, ama modern çağın serbest düzeninde, sevdiği adamla yakınlaşma dürtüleri içinde kıvranan, aşkı bulamamış Nihan…

3 ayrı kadının cinselliğe bakış açılarının, hayatlarını nasıl etkilediğinin incelendiği bu kitapta, karakterlerin sadece yatak odası öykülerini bulacaksınız. Buna şaşırmayın, çünkü cinsellik, her ilişkinin ve aşkın temel taşıdır. Bir ilişkinin iyi gidip gitmediğini yatak odanızda yaşananlara bakarak değerlendirebilirsiniz.

Cinsel hayatımıza farklı bir bakış açısı getirerek, heyecanı, arzuyu, aşkı yeniden alevlendirmek, ilişkilerimizi istediğimiz kıvama getirebilmek mümkün.

Bu kitapta anlatılan tüm karakterler, gerçektir. Sadece onları korumak amaçlı, isimleri, meslekleri değiştirilmiştir. Ama her 3 hayat da aradığı mutlu sona ulaştı.
Bu sıra dışı öğretiye hazır mısınız?

***

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ…11

SEVİŞMENİN ŞEHVETE YENİK DÜŞMESİ…15
CİNSELLİK PİRAMİDİ…21
ŞEHVET PRENSESİ ARZU…27
BEKÂRET ABİDESİ NİHAN…33
EVLİLİĞİN GİRDABINDA: İPEK…37
CİNSEL ARZUNUN KAYBOLDUĞU EVLİLİKLER…41

ARZU
En yakın arkadaşım, erkeğimi paylaşır mısın?…45

İPEK
Evlilikteki gizli boşluklar, tehlikeli ilişkilere dönüşür…51

ERİL VE DİŞİ ÖZELLİKLER…57

NİHAN
Yatağa girerim ama kızlık zarım bozulmasın!…63

EN ÜNLÜ TÜRK YATAK ODASI İNANCI…69
Erkekler kızları evlenmeden önce yatağa götürürse, kullandıktan sonra kirli bir mendil gibi atar. öyleyse göster ama verme…69

ARZU
Sıra dışı teklif…73

İPEK
Evli bir kadın duygusal ve cinsel boşluğa düşerse…77

NİHAN
Acaba hâlâ bakire miyim?…85

ARZU
İki kadın bir erkek…95

İPEK
Kadın olmak istiyorum…103

ARZU
Sence ben lezbiyen miyim!…115

İPEK
Ben de bir kadınım. Gör beni…119

KADINI DOĞRU OKUYAN ERKEK…125

NİHAN
Erkeklere güven olmaz, istediğini aldığında uzaklaşır…127

ARZU
Çıkışkapısı aralanıyor…133

NİHAN
Alnımdaki kara lekeyi aklamalıyım…139

İPEK
İyi bir evlilik ne demektir?…141

KADININ 7 FARKLI ALT KİMLİĞİ…153

NİHAN
Şok…155

ERİL ANNELERİN DİŞİ OĞULLARI…159

ARZU
Topraklama: Bağ kurmak acı vericidir…163

NİHAN
Artık benden kurtuluşun yok!…175

KADININ BİRİNCİ ALT KİMLİĞİ:
BAKİRE…185

İPEK
Her kadının içinde bir orospu yatar…189

KADININ İKİNCİ ALT KİMLİĞİ:
OROSPU….199

ARZU
Kızım nası! olsa yatağa gireceğiz, bu işi neden uzatalım!…203

KADININ ÜÇÜNCÜ ALT KİMLİĞİ:
ÖZGÜR KADIN…215

NİHAN
Ona, beni hemen yatağa atmaya çalışmadığı için güvenmiştim…217

KADININ DÖRDÜNCÜ ALT KİMLİĞİ:
CADI…225

İPEK
Yok sayılmaya tahammül edemiyorum…227

KADININ BEŞİNCİ ALT KİMLİĞİ:
LOLİTA…233

İPEK
Kocamın uzaklaşmasını istemiyorum…235

KADININ ALTINCI ALT KİMLİĞİ:
ANNE…237

İPEK
Cesur mail…241

ARZU
Hadi hazırlan, seni birisiyle tanıştırıyoruz…245

KADININ YEDİNCİ ALT KİMLİĞİ:
BİLGE KADIN…247

İPEK
Büyük Yüzleşme…249

MATRUŞKA BEBEK
Erkeğin kalbini penisine bağlamak…261

ARZU
Piknik…267

ERKEĞİN EN DERİN ARZUSU ÖZGÜRCE HAYATI KEŞFETMEKTİR…275

İPEK
Evliliği kurtarmak…279

CİNSEL ENERJİNİN YAŞAMIMIZA MUCİZELER GETİRMESİ KUNDALİNİ…289

NİHAN…293
ARZU
“Ah, yandım, mahvoldum ben!”…303

İPEK
Büyük yüzleşmede artçı depremler…307

GÖNÜL GÖZÜNÜ AÇMAK…315

ARZU
Karanlık yokluyor…319

MESUT VE DANIŞMAN…323

BOŞALMADAN ORGAZM…333

ERKEĞİ BOŞALMAYA GÖTÜRDÜĞÜNDE, KAZANAN KADIN OLACAKTIR…336

ARZU
Korkularla yüzleşmek…339

İPEK VE MESUT TANTRA EĞİTİMİNDE…341

ERKEĞİ SEVMEK…351

NİHAN
İlahi Adalet…355

ARZU
Şefkat istiyorum…359

NİHAN
Gerçek bir birleşme…367

ARZU
Karanlığın sınavı…375

İPEK
G noktasıyla orgazm…383

ARZU
Hizmetçi fantezisi…389

KADINI SEVMEK…393

NİHAN
Enerjiyi geri almak… Son…397

ARZU
Mutlu son…401

İPEK
Mutlu son…405

SON SÖZ…409

REFERANS KİTAPLAR…413

***

ÖNSÖZ

Eğer sevişmenin okulu olsaydı, acaba bugün dünya bam­başka bir yerde olabilir miydi?

Bu soruyu, bu kitabı yazmaya hazırlanırken sorduğum pek çok erkek, bıyık altından gülümseyerek, bana sanki dünya­nın en saçma sorusunu sormuşum gibi acıyan gözlerle baktı.

“Öyle şey mi olurmuş? Sevişmek içten gelir, öğrenilmez, yaşanır.”

Bakış açımız cinselliği sadece bedensel bir eylem olarak görmekse, evet öğrenmek sadece deneyimle olur. Geçenler­de 28 yaşında bir erkekle sohbet ederken anlattıkları dikka­timi çekti.

“Seda Hanım, biz 17-18 yaşlarındayken, sevdiğimi’ kızla yan yana olduğumuzda aramızdan trenler geçebilirdi. Etraf­tan onu görmesinler, annesi babası kızmasın diye endişele­nirdik. Kızın elini tuttuğumda avucumun içi terlerdi. 90’ların sonlarında doğanlar, şimdi çok daha cesurlar. Kızların hiç korkusu olmadığı gibi, tam tecrübeli bir kadın gibi dav­ranıyorlar. Hepsi küçük yaşlardan itibaren son derece dene­yimli hale gelmişler.”

Yasaklarla bastırılmış bir toplum, hiç duygusal bir eğitim­den geçmeden elektronik çağa adım atarsa, bunlar yaşana­caktır elbette. Artık ebeveynler de çocuklarını korkutarak engelleyemiyorlar. Çünkü çocuk, dış dünyada bir şey yaşa­mak isterse, bunu elektronik ortam sayesinde çok rahat ve gizlice başarabiliyor.

Tamamen özgür bırakmak da en az korkutup baskılamak kadar tehlikelidir.

Yani çözüm istiyorsak daha fazla yasaklayarak değil bu işin doğrusunu öğreterek bir yerlere varabiliriz. Belki de kontrollü bir şekilde deneyim kazanmalarını sağlamalıyız.

Aslında hepimiz, 17-25 yaş aralığında bedensel seviye­de cinselliği tatmalı, sadece fiziksel arzulara kapılmanın, dış görünüşe göre partner seçmenin, sadece para ve seks gücüy­le elde edebileceklerimizin sonuçlarını görüp öğrenmeliydik belki de…

25-30 yaş aralığında, duygularımızın farkına varıp, sadece fiziksel değil, duygusal olarak da birbirimizi doyurmanın öne­mini kavramalıydık. Evlilikler belki de ancak bu seviyeden sonra başlamalıydı. Bazı bedensel korkularımızı yenmiş, para ile kavgamızı bitirmiş, çeşitliliği, kısa vadeli birliktelikleri, şehveti bir kenara bırakabilecek kadar doygun olmalıydık.

30-40 yaş aralığında artık seçtiğimiz eş ile ruhsal ve zi­hinsel boyutta da birbirimize açılabilmek, çırılçıplak kala­bilmek, birbirimize olan önyargılarımızı yenmek, yakınlaş­mak, daha derin ve daha güzel sevişmeler yaşayabilmeyi öğrenmeliydik.

40’tan sonra ise, bilgelik çağına adım atabilmeliydik. O yüreği içimizde bulabilmek, tek bir kadına ya da erkeğe emek harcayabilmek ve en önemlisi şehvetin boyalı dün­yasını İlahi Sevgi’ye dönüştürebilmek için çalışmalıydık. Gönül gözümüzü açmalı, ruhsal tekâmülümüzü doğru kişide bulmalıydık.

Oysa biz, cinsel kimliğimizi ve dürtülerimizi bastırarak, yasaklar ve günahlar içinde büyütüldük. Ne 17-25 yaş aralı­ğında tecrübemiz oldu, ne de duyguların, ruhsal yakınlaşma­ların cinsel hayatımızdaki büyüsünü keşfedebildik.

Bu yüzden bugün ortalıkta, 40′ından sonra 20 yaşınday­mışçasına özgür davranmak isteyen pek çok insan da var. Hâlâ sadece boşalmak peşinde olan, derinlik aramayı bilme­yen, buna üşenen erkekler ortalıkta kol geziyorlar. Kadın­larsa cinsel kimliklerini yeni yeni keşfediyorlar. Erkekler de korkuyorlar.

Cinsel özgürlüğünü eline alabilmiş olanlar ise bunu nasıl doğru şekilde kullanabileceğini bilmiyor.

Gerçek mutluluk ve hazzı yakalamanın anahtarı, şehveti gerçek sevgiye dönüştürebilmekte yatar.

Erkeğin penisiyle ve fiziksel görünüme göre hareket etme dürtüsünün, kadının ise duygularının, ihtiyaçlarının ve boş­luklarının üzerinde hâkimiyet kurması gerekir.

Ve sonuçta, sadece bedenler değil, duygular, zihinler ve ruhlar da birleşmeye başlar.

Bu, hazların en büyüğüdür.

Evet, sevişmenin bir okulu olmalı.

En azından, şehvetle yola çıkıldığında yaşanan her şeyin çok daha üzerinde, alelade bir boşalmanın getirdiklerinden çok daha yüksek hazların, orgazmların olduğunu öğretmek gerekir.

5-10 saniyelik hazların yerine, saatlerce uçabileceğimizi bilmek… Yaşlanmak yerine bedenimizin gençleşmesini sağ­layabileceğimizi, hatta bolluk ve bereketimizin, iş başarımızı bile etkileyebileceğini hatırlamak gerekir.

Ki, artık cinsel enerjimizden korkmaya bir son verelim.

Korku ve yargılar bizi bu dünyaya hapseder.

Oysa şehveti İlahi bir Sevgi’ye dönüştürerek, cennetin kapısını aralayabiliriz.

Sevgilerimle…

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>