Ruhdöveni / Raistlin Tarihçeleri 1. Kitap

Ağustos 12, 2010 Bilimkurgu-Fantazya, LAİKA YAYINCILIK

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Bir büyücünün ruhu, büyünün potası içinde eritilip şekillendirilir.

Raistlin Majere, büyü öğrenmesi için onu bir okula kaydettiren başbüyücüyle tanıştırıldığında altı yaşındadır. Orada, tanrıların armağanına ve yeteneğine sahip; ancak acı çeken çocuk, büyüyü kurtuluşu olarak görmeye başlar. Onun üzerinde kararan gölgelerin Ansalon’un tamamına yayılmakta olduğunu anlayan Yüksek Büyücülük Kulesi’ndeki büyücüler gizlice onu izlerler.

En sonunda Raistlin, bir büyücü olma idealine yaklaşır. Ama önce Yüksek Büyücülük Kulesi’nde korkunç bir Sınav’dan geçmelidir. Tüm yaşamını sonsuza dek etkileyecek bir Sınav’dan… eğer hayatta kalırsa…

ÖNSÖZ

Bir oyun için küçük dairemde toplanalı on yıldan fazla oluyor. O zamanlar Ejderha mızrağı sadece bir avuç insan tarafından biliniyordu, gelecek vadeden bebek henüz fark edilmemişti. Sonunda milyonlar tarafından yaşanacak olan ilk macerayı oynuyorduk ama o gece, hatırladığım kadarıyla, ne yaptığımızı gencide bilmiyorduk. Oyunu alelacele toparlanmış taslak notlarımdan oynatıyordum. Karım ve Margaret de onlara verdiğimiz yetersiz siluet halindeki ana hatlardan kendi karakterlerini bulmak için çabalayan diğerlerinin arasındalar dı. Bu Mızrak Kahramanları kimlerdi? Gerçekte neye benziyorlardı?

İyi dostum Terry Phillips’e dönüp onun karakterinin ne yaptığını sorduğumda oyuna yeni ısınmaya başlamıştık. Terry konuştu… ve  Krynn dünyası sonsuza dek değişti. Asla belirtilmeye ihtiyaç duyulmayan kibirini ve gücünü maskeleyen kulak tırmalayıcı sesi, alaylı kelimeleri ve acımasızlığı bir anda gerçek oldu. Odadaki herkes hem donmuş, hem de dehşete düşmüştü. O günden bu yana Margaret hâlâ Terry’nin o gece kara cübbeyi giydiğine yemin ediyor.

Terry Phillips karakteri olarak Raistlin’i seçti ve kaderindeki bu seçim, Ejderha mızrağının en uzun süre dayanan karakterlerinden birine hayat verdi. Terry, Raistlin’in sınavları üzerine şu anda elinizde tuttuğunuz kitapla aynı adı taşıyan bir Macera Oyun Kitabı bile yazdı. Krynn’in Margaret ve kendiminkini söylemiyorum bile bize Raistlin’i getirdiği için Terry’ye olan minnet borcu hiç de az değil.

Ejderha mızrağında ki diğer karakterler çeşidi yaratıcılara ait olabilir, ancak Margaret. en başından beri, ilgili herkese Raistlin’in sadece ve sadece kendisinin olduğunu açıkça belirtti. Kara büyücüyü ula ona çok görmedik  onun karakterini rahat ettirebilecek ve sıkıntılı aklını sakin leşi irebilecek tek kişi gibi gözüküyordu. Gerçek şu ki, Raistlin, geri kalan Kepimizi korkutmuştu. Sadece Margaret o dipsiz uçurumu nasıl aşabileceğini biliyordu.

Şu anda elinizde Raistlin’in Margaret tarafından anlatılan hikayesini tutuyorsunuz  onu herkesten daha çok tanıyan tek insan. Yolculuk her zaman rahat olmayabilir ama buna değecektir. Margaret her zaman usu bir hikaye anlatıcısı olmuştur, işte bu, onun her zaman anlatmak istediği hikaye.

Ve eğer Terry şimdi bunu okuyorsa her neredeyse umarım huzur içindedir

Tracy Hickman

10 Ekim 1997

Raistlin Majere’nin Yaratılışı

Margaret Weis

Çoğu zaman bana, “En sevdiğin karakter hangisi?” diye sorarlar. Bu, bir anneye en sevdiği çocuğunun hangisi olduğunu sormakla aynı şey! Çocuklarımızı kendileri oldukları için severiz, her çocuk gibi özel bir sevgidir bu.

Ancak yazarların bazı karakterlerini diğerlerinden daha çok tanıdığı ve sevdiği bir gerçek. Bazılarını kendi arkadaşlarımdan ve ailemden daha iyi tanıyorum! Dünyadan sakladığımız en gizli yönlerimiz Yaratıcı’mız tarafından kolaylıkla görülüyor Karakterlerim üzerinde bir tanrı gibi davranarak oıılarır. zayıflıklarını, güçlerini, gizli kuşkularını ve iç kargaşalarını, ve karanlık ve gizli kısımlarını görüyorum. Raistlin Majere böylesine bu karakterdi

Raistlin’e ilk rastladığımda Karakter Kağıdı Üzerinde bir isimdi. Ejderha mızrağı oyunu için oluşturulmuş özelliklerini biliyordum. Yirmilerinin başlarında üçüncü seviye bu büyücü olduğunu biliyordum. Narin bir yapısının olduğunu, kırmızı cubbe giydiğini ve arkadaşları arasında “Sinsi” olarak tanındığını biliyordum. Caramon adında kuvvetli, boylu poslu, güçlü bir ikizinin olduğunu biliyordum. Ancak o da birçok karakterden biriydi; Tanis, Sturm, Tasslehoff… Taa ki ben Raisitlin’in “altın bir tene ve kum saati gözlere sahip” olduğunu okuyana kadar.

“Neden altın rengi bit teni ve kum saati seklinde gözlen var?” diye sordum, şaşırmıştım.

Yanıt, ‘Çünkü sanatçılar bunun etkileyici olacağını düşünüyor’du…

Bu benim merakımı uyandırdı. Raistlin’in neden altın bir teni ve kum saati gözlerinin olduğunu öğrenmeliydim. Esrarı çözmeye çalışırken Raistlin’in karakterinin gerçek doğasını da Öğrenmeye başladım. iyi görünümlü, güçlü kardeşini kıskanması doğal bir duyguydu, bu bir kardeşle büyümüş her imanın iyi anlayabileceği bir şeydi Akranları  tarafından genel olarak pek güvenilmediği ya da sevilmediği belliydi. Eğer donları onu •’Sinsi” diye çağırıyorsa, düşmanları onu nasıl tanımlardı? Zorbalıkların hedefi olması doğaldı, bu da kardeşini onu korumaya yöneltecekti. Bana göre Raisitlin böylesine bir korunma için kardeşine bağımlı oldu, ancak bundan dolayı aynı zamanda Caramon’a içerledi. Bu yüzden Raistlin, beslediği kadar boğan bir sevgiye karsı mütemadiyen mücadele edecekti.

Raistlin’in ufak yapılı ve fiziksel olarak kardeşinden daha güçsüz olması hastalıklı bir gençlik dönemini belirtir gibiydi; aynı zamanda da içe dönük bir yapıyı da gösteriyor olabilirdi, özellikle de hasta yatağına tıkılıp kalmak zorunda kalmışsa. Böylesine bir çocukluk kendisini akranlarına yabancı hissetmesine katkıda bulunmuş ve sonradan da benzer koşullardaki başkalarının duygularını anlayabilmesine neden olmuş olabilirdi.

Raistlin’in büyü çalışmayı seçmiş olması da gayet normaldi. Onun düşüncelerini bu tarafa yönlendiren, elbette ablasıydı, hiç yerinde duramayan ve tutkulu Kitiara. Bu zor ve tehlikeli dünyada küçük kardeşinin bir silah kullanmak için yeterli fiziksel GÜCÜ yoktu. Kendisini savunmak için bir şeye ihtiyacı vardı. Yanıt tüyüydü, özellikle de bu alanda biraz yetenek göstermiş olduğu için. Raistlin kısa süre içinde büyünün aynı zamanda başkaları üzerinde güç ve itibar sahibi olmasının yolu olduğunu anladı.

Hepsi çok ilgi çekiciydi, ancak altın teni ve kum saati gözleri hâlâ açıklayamıyordu. Onlarla doğmadığı kesindi. İkiz kardeşi ve ablası tamamen normal görünüşlü insanlardı. Belki de büyü üzerine çalışması bu değişime neden olmuştu. Yüksek Büyücülük Kulesi’nde yaşayan büyücülere yeteneklerini kanıtlamak için bir sınava girmiş olmalıydı.

Genç büyücülere ne tür bir büyülü sınav verirlerdi? Zor bir sınav, herhalde, son derece zor. Aksi takdirde azıcık bir yeteneği olan herkes kendini bir büyücü olarak ilan ederdi. Ya Sınav .sonunda büyücünün kendi yaşamını ortaya koymasını gerektiriyorsa? Ve, ya Sınav’da olan bir şey Raistlin’in teninin altın rengini almasına neden olmuş ve ona zamanın yaşayan her şeyi yıktığını gösteren gözleri vermişse? Böylece Yüksek Büyücülük Kulesi’ndeki Sınav ortaya çıktı. Raisitlin o Sınav sırasında hiçte’, yani Fisrandantilus’la olan ve geleceğini belirleyen görüşmesini gerçekleştirdi.

Raistlin’den o kadar etkilendim ki, onun Sınava girmek için Kule’ye girmesiyle ilgili kısa bir hikaye yazdım. O yolculuk sırasında Caramon’u da epeyce tanıma fırsatı buldum. Caramon’un, dostlarına bir zayıflık olarak gözükebilen iyiliğini gördüm; ancak en sonunda, bu, üzerine başarılı ve mutlu bir hayat kuracağı bir kaya olarak kaldı.

Raistlin hakkında hâlâ bir şeyler Öğreniyorum. Onun ve ikizinin ve onların dünyadaki maceraları hakkında yazdığım her kitaplı birlikte yeni bir şey keşfediyorum. Raistlin bir sürü farklı karakter içinde tanımaktan ayrıcalık duyduğum ve keyif aldığım en gözde varlık; ve öyle olmaya da devam ediyor…

Margaret Weis

Ağustos 1998

1

Yolculuk  sırasındayken beyaz cübbesini asla giymezdi.

O günlerde, henüz büyük ve korkunç Mızrak Savaşı, kazanda kaynayan yağ gibi dökülmeden ve kırsal alanları yakmadan önce, sadece birkaç büyücü beyaz cübbeleriyle dolaşırdı. Savaştan on beş yıl kadar önceki o yıllarda, kazanın alımdaki ateş yanmış, alevleri başlatacak kıvılcımları da Kara Kraliçe ve adamları çakmıştı. Kazanın içindeki yağ soğuk, siyalı ve yoğundu. Ama dipten kaynamaya başlamıştı.

Ansalon’daki çoğu insan ne kazanı, ne de içinde kaynayan yağı, ejder ateşi ve savaşın diğer korkunç olgularıyla birlikte başlarından aşağıya dökülünceye kadar görmeyecekti. Göreceli olarak barış dolu bu zamanda Ansalon’da yaşayan İnsanların büyük kısmı asla yukarıya bakmadı, çevrelerinde olup biteni görmek için asla başlarım çevirmedi. Bunun yerine kendi ayaklarına baktılar, tozlu günlerde ayaklarını sürüyerek İlerlediler. Başlarını kaldırdılarsa bile, genellikle bu, yağmurun yağıp pikniklerini mahvedip etmeyeceğini görmek içindi.

Aralarından pek azı bu yeni tutuşturulan ateşin sıcaklığını hissediyordu. Pek az insan kazanın içindeki şişkin, kara sıvıyı dikkatlice izliyordu. Ve artık kaynamaya başladığını fark eden bu insanlar endişeliydiler… Ve bu az sayıdaki insan planlar yapmaya başlamıştı.

Büyücünün adı Amimodes’ti. Orta sınıf bir tüccar soyundan, Balifor Umanı’ndan bir insandı. Üç kardeşin en küçüğü olarak aile mesleği olan terzilik işinde yetiştirilmişti. Sağ elinin orta parmağındaki iğne izlerini halâ gururla gösterirdi. Erken yaşlarda edindiği iş tecrübesi ona, işiyle ilgili uyanık sezgiler; iyi giyime yönelik bir zevk ve bilgi miras bırakmıştı. Beyaz cübbesini nadiren giymesinin ne…

Satın Alabilirsiniz

Acıktın mı? Mükemmel bir yemeğe ne dersin?Korr.com.tr

Burada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.

Genel Bilgiler

Benim için ARA!

Cevap ver

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Kapat

Forza Rowing Club