Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Edebiyatımız Ne Halde ?
Edebiyatımız Ne Halde ?

Edebiyatımız Ne Halde ?

Halit Ziya Uşaklıgil

Mai ve Siyah’ın sizdeki tesiri ne yoldadır? “Her sahib-i sanatın âsârından biri hakkında bir zaaf-ı mahsusu vardır. Bende de bu zaaf Mai ve Siyah…

Mai ve Siyah’ın sizdeki tesiri ne yoldadır?
“Her sahib-i sanatın âsârından biri hakkında bir zaaf-ı mahsusu vardır. Bende de bu zaaf Mai ve Siyah hakkında vakidir. Bilâ-tereddüt söyleyeceğim ki yazdıklarımın hiçbirisini yazmamış olmak ihtimalini o kadar büyük bir hüzün duymayarak düşünebiliyorum. Fakat Mai ve Siyah için böyle değil! Onu yazmış olmak isterdim. Ve pek iyi etmişim ki yazmışım! Onun için nâkısadan muarrâdır; serâpâ meziyettir demiyorum. Fakat onda hemen bütün ben varım, benim bir daha avdet etmeyecek olan emellerle, hülyalarla ve onların yanı başında hüsranlarla, elemlerle dolu olan gençliğim var… Hatta yalnız ben değil bütün gençler var… Memleketimin bedbaht gençliği var.

Sizler varsınız!”
Servet-i Fünun dönemi edebiyatının en önemli romancısı Halit Ziya Uşaklıgil, hemen her türde eser vermiş velut bir kalemdir. 1918’den 1945’e kadar çeşitli mecralarda yayımlanan röportaj, anket ve konuşmaların bir araya getirildiği bu kitap, Halit Ziya’nın hayatına ve sanatına dair incelikli detaylar ve ayrıntılı gözlemlerle yazarın hem kişisel anılarını hem de Türk edebiyatının geçirdiği safhalara dair görüşlerini ihtiva eder. Bu kitap, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemi yazarı olarak Halit Ziya’yı daha yakından tanıma fırsatı sunarken aynı zamanda yazarın edebî türler, dönemler ve kendi eserleri hakkındaki görüşlerini de okuyuculara sunar. “Edebiyatımız Ne Hâlde?” sorusunun güncelliğinin yanı sıra Halit Ziya’nın olgunluk döneminde edebiyatla hesaplaşmasını da ortaya koyan bu benzersiz çalışma VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurlarını bekliyor.

içindekiler

Önsöz 11
röportajlar
Diyorlar ki: Halit Ziya Bey 15
Uşakîzade Halit Ziya Beyefendi’de Bir Gün 47
Edebiyat Âleminde 3: Uşakîzade Halit Ziya Bey 65
Halit Ziya Bey ile Mülakat 1: Darülelhan ile Darülbedayi
Birleşirken 71
Halit Ziya Bey ile Mülakat 2: Konservatuvardan Neler
Bekleyebiliriz? 77
Mai ve Siyah Muharriri Nezdinde Bir Saat 85
Türk Gençleri, Yaşayan Büyüklerimizi Tanıyınız:
Uşakîzade Halit Ziya Bey 97
Eserlerimi Nasıl Yazdım? 105
Edebiyatımız Ne Hâlde? Mai ve Siyah Muharriri Halit Ziya Bey’in
Fikirleri 115
Edebiyat Üstatlarımızın Aşkları 121
Edebiyatımız Hakkında Halit Ziya Bey Ne Diyor? 145
Halit Ziya Bey, A. Ekrem Bey’e Cevap Veriyor: Yenilik ve Şive
Münakaşası 157
Halit Ziya Bey Hatıratını Yazıyor 159
Bizde Edebiyat Var mı, Yok mu? 161
(X) ve (W) Meselesi: İmla ile Telaffuzun Ayrılması Doğru Değildir 167
Edebiyat-ı Cedide’nin Büyük Romancısı Halit Ziya Diyor ki 169
Resimli Ay Halit Ziya Uşaklıgil’in Hücresinde 181
Halit Ziya Ölüm Tehlikesi Atlattı 189
Halit Ziya Uşaklıgil’in Yarım Asırlık Edebî Hayatı 195
55. Sanat Yılını Kutluladığımız Edip 205
Üstat Halit Ziya ile 55. Sanat Yılında Bir Edebî Mülakat 213
Halit Ziya Son Neşriyat Münasebetiyle Ne Diyor? 221
Mai ve Siyah Niçin Yazıldı? 223
Millî Edebiyat 231
Üstat Halit Ziya Ne Âlemde? 237
50 Yıl Evvel Yazıya Nasıl Başladım? 245
Halit Ziya’yı Ziyaret 249
konuşmalar
Tevfik Fikret İhtifali 257
Birinci Türk Dili Kurultayı Zabıtları 265
Halit Ziya Uşaklıgil’in Kıymetli Bir Hitabesi 287
Halit Ziya Uşaklıgil’in Hitabesi 293
anketler
Ömer Seyfettin 299
Latin Harflerini Kabul Etmeli mi, Etmemeli mi? 301
Gazi’nin En Büyük Eseri Nedir? 309
Ne Okuyacağız? 311
Aşka Dair Ne Düşünüyorsunuz? 319
Halit Ziya Bey’in 24 Saati 325
30 Güzide Arasında Bir Anket 5: Halit Ziya Bey’e Göre Güzel Kadın
Kime Derler? 331
Halit Ziya Bey Yunanca-Latince Meselesi Hakkında Ne Diyor? 337
Hakemler Arasındaki Anketimiz: Halit Ziya Bey’in Cevabı 345
Dil Anketi: Uşakî Halit Ziya Bey’in de Kendine Göre Fikirleri Var! 351
Genç Olmak İster misiniz? Halit Ziya Bey Her Fedakârlığa Razı,
Fakat! 353
Edebî Anketimiz: Halit Ziya Bey’in Fikirleri 359
Baylar Diyorlar ki: “İzdivaçta Aşk İyi Bir Şeydir, Fakat…” 363
Koca Sevgisi mi Evlat Sevgisi mi? 369
İlk Sevgilileri ve Sevgileri 373
Matbuat Umum Müdürlüğü’nün Hazırlattığı Antoloji 375
Edebiyatımız Ne Hâlde? 381
En Kuvvetli Şair, Romancı ve Hikâyecimiz Kim? 389
İnkılap Abidesi Nereye Dikilmeli? 395
Edebiyat Gecesi ve Edipler 399
15 Sene Evvel: 29 Teşrinievvel’e [Ekim’e] Ait Hatıralar 403
Sağ Olan Servet-i Fünuncular Anlatıyor 405
Edebiyat Matineleri 407
Mektebe Nasıl Başladım? 411
Altı Soru 413
Mevlâna 419
Roman Kahramanları 421
Nefs Muhasebesi 425
ekler
Ek 1: Halit Ziya’nın Oğluyla Bir Röportaj 429
Ek 2: Fotoğraflar 435
Dizin 441

Halit Ziya’nın Bir Şiiri 

Cihana gösterilen ibtilayı anlayamam!
Safa için çekilen bin cefayı anlayamam!
Mematı menedecek bir devâyı anlayamam!
Ne bu hayatı ne dehr-i fenâyı anlayamam.


Cihanda zevke bedel hüzün ihtiyar ederim;
Hayal-i neşvefezadan firar… firar ederim!
Derim ki hüzn ü melâlimle iftihar ederim;
Fakat hayatta musallat olan belayı anlayamam!

Vakit, 28 Mart 1945

önsöz

Edebiyatımızda Batılı roman tekniğinin kurucusu olarak gösterilen, Aşk-ı Memnu ve Mai ve Siyah gibi romanlarıyla çok sevilen yazarlardan biri olan Halit Ziya’nın kurmaca eserleri dışında röportajları, konuşmaları ve anketleri de bulunmaktadır ve kurmaca dışı edebî türler kategorisinde değerlendirilebilecek olan bu metinler yeterince bilinmemektedir. Bu bağlamda Halit Ziya’nın daha önce derlenmemiş röportaj, konuşma ve anketleriyle ilgili bir çalışma yayımlamıştım. Ancak daha sonra yaptığım araştırmalar neticesinde bu baskıya 15 yeni metin ekledim ve günümüz okurunun metinleri daha iyi anlayabilmesi için dipnotlarla metinleri zenginleştirdim. Bununla birlikte süreli yayınlarda Halit Ziya’ya dair bulabildiğim fotoğrafları, Halit Ziya’nın –kuvvetle muhtemel– tek şiirini ve Halit Ziya’nın ölümünden sonra oğlu Bülent’le yapılan röportajı da kitaba dâhil etmeyi uygun gördüm.

Bu kitabın hazırlanma sürecinden bahsetmem gerekirse Zeynep Kerman ve Ömer Faruk Huyugüzel tarafından kaleme alınan “Halit Ziya Uşaklıgil Bibliyografyası” adlı çalışmanın elinizdeki kitabın planını çizdiğini söylemem gerekir. Zira bu çalışma Halit Ziya’nın pek çok röportaj ve anketine dair bibliyografik bilgiler içermektedir. Ben de bu bibliyografik bilgiler sayesinde süreli yayınlarda kalan birçok metne eriştim. Bununla birlikte araştırmalarım sırasında “Halit Ziya Uşaklıgil Bibliyografyası” adlı çalışmada yer almayan metinlerle de karşılaşarak Halit Ziya’nın röportaj, konuşma ve anketlerinin eksiksiz bir listesini oluşturmaya çalıştım. Ancak kütüphanelerin süreli yayın koleksiyonlarında eksiklerin bulunması, mevcut koleksiyonların büyük bir kısmının dijital ortama aktarılmamış olması Halit Ziya’nın röportaj, konuşma ve anketlerinin tamamına ulaşabilmemi zorlaştırdı. Yine de epeyce metin bulabildiğimi düşünüyorum ve eksikleri de zaman içerisinde tespit edip yazara ait röportaj, konuşma ve anket türündeki tüm metinlere ulaşarak onun edebî dünyası ve görüşlerine dair daha kapsamlı bir derlemeyi okura sunmayı hedefliyorum.

Bu kitabın çatısı röportajlar, konuşmalar ve anketler olmak üzere üç ana başlıktan meydana gelmiştir. Kitabın “Röportajlar” adını taşıyan ilk bölümü, Halit Ziya’nın 1918 yılında Ruşen Eşref ile gerçekleştirdiği röportajla başlamakta ve ölümünden iki ay önce, Ocak 1945’te Metin Toker’le yaptığı bir başka röportajla son bulmaktadır. Bu kapsamda Halit Ziya, 1918 ile 1945 yılları arasında toplamda 33 röportaja cevap vermiştir. İlk baskıda yer almayan “Edebiyat Üstatlarımızın Aşkları” adlı röportaj dizisinde Halit Ziya’nın 7 röportajına ulaştığımı, ancak yukarıda da belirttiğim üzere pek çok kütüphanede araştırmama rağmen süreli yayın koleksiyonlarındaki eksikler nedeniyle röportajın devam eden bölümlerini kitaba ekleyemediğimi belirtmeliyim. Bu sebeple de özel arşivlerden ilgili gazetenin eksik sayıları çıkarsa sonraki baskılara onları da dâhil etmeyi planlıyorum. Kitabın “Konuşmalar” adını taşıyan ikinci bölümünde dört farklı metin yer almaktadır. Tevfik Fikret için düzenlenen ihtifalde yaptığı konuşmanın metni, Birinci Türk Dili Kurultayı’nda yaptığı konuşmanın metni, 50. sanat yılı kutlamasının olduğu gece yaptığı konuşmanın metni ve İstanbul Basın Birliği tarafından düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmanın metni, “Konuşmalar” başlığı altında bir araya getirilmiştir.

Bu metinler,adlarından da anlaşılacağı üzere yazarın katıldığı programlardaki konuşmalarının yazıya dökülmüş hâlidir. Bununla birlikte kitabın “Anketler” adını taşıyan üçüncü bölümünde ise Halit Ziya Uşaklıgil’in 31 farklı ankete verdiği cevaplar bulunmaktadır. Bu anketler aracılığıyla Halit Ziya Uşaklıgil’in hayat tarzına, dünyayı algılayış biçimine, edebî görüşlerine “birincil kaynak” olarak kendi cümlelerinden ulaşmak mümkündür. Dolayısıyla bu kitapta Halit Ziya Uşaklıgil’in röportajlar, konuşmalar ve anketlerden oluşan toplam 68 metni bir araya getirilmiştir.

Bu metinler, kurmaca eserleriyle tanıdığımız büyük bir yazarı bizzat kendi dilinden tanıma fırsatı bulmamızı sağladığı için önem arz etmektedir. Halit Ziya Uşaklıgil’in röportajlarını, konuşmalarını ve anketlerini genel bir çerçevede ele aldığımızda ağırlıklı olarak onun; Türk edebiyatının dönemleri ve Türk edebiyatının meseleleri, Batı edebiyatı, Türkçe ve dil tartışmaları gibi konulara odaklandığı görülmektedir. Ayrıca bu metinler aracılığıyla yazar; aşk, evlilik, gençlik, moda gibi konularda da görüşlerini beyan etmiştir. Halit Ziya, özellikle röportajlarında kendi eserlerine dair derinlemesine bir analiz yaparken zaman zaman eserlerinin farklı yönlerini de ortaya koymuştur. Yazarlık deneyimlerini, başka yazarlardan etkilenme süreçlerini, yaratma evrelerini anlatırken eserlerinin düşünsel zeminiyle ilgili ipuçları vererek; eserlerinde kullandığı semboller ve göndermeler üzerinde ayrıntılı açıklamalar yaparak kendisinin sanat anlayışının ve romancılık muhayyilesinin çözümlenmesi adına araştırmacılara önemli veriler sunmuştur.

Dönemin yazar ve şairlerinin Halit Ziya’yı yakından takip etmesi, çeşitli kültür-sanat etkinliklerine davet edilen yazarın başköşede ağırlanması ve kendisinin her daim gazetecilerin ilgi odağı olması onun röportaj ve anket tarzı metinlerinin sayıca neden bu kadar çok olduğunu da açıklamaktadır. Bu bağlamda Latin harfleri üzerine düzenlenen bir anketten giyim kuşam ve moda anketine, evlilik konulu bir anketten güzellik yarışmalarına değinen ankete kadar pek çok farklı konuda dönemin gazetecileri tarafından onun görüşlerine başvurulduğu görülmektedir. Halit Ziya Uşaklıgil, özellikle 1918 ile 1945 yılları arasında kültür ve sanat çevrelerinde büyük ilgi görmüş ve yaşadığı süre boyunca pek çok yazarın deneyimleyemeyeceği bir iltifata mazhar olmuştur. Yazının başında da vurguladığım üzere bu kitabın meydana gelmesinde Zeynep Kerman ve Ömer Faruk Huyugüzel’in büyük bir özveriyle hazırladıkları “Halit Ziya Bibliyografyası” adlı çalışmanın önemli ölçüde katkısı bulunmaktadır. Bu vesileyle saygıdeğer hocalarıma içten teşekkürlerimi sunarım. Benzer şekilde kitabın son şeklinin oluşturulmasında emeği geçen değerli hocam Kemal Güler’e ve sevgili eşim Bahanur Garan Gökşen’e teşekkürlerimi iletmek isterim. Son olarak kitabın yayımlanması konusunda destek veren, metinlerin hazırlanma aşamasında yardımını esirgemeyen değerli editörüm Hazal Bozyer’e ve VakıfBank Kültür Yayınlarına da teşekkür ederim.

Erol Gökşen
Ankara, Mart 2024

diyorlar ki: halit ziya bey

Buz gibi vagonda, gözlerimiz acıya acıya, çenelerimiz paltolarımızın kalın yakasına sokula sokula, kararmış ahşap mahalleleri, yangın harabelerini, yıkık duvar diplerindeki uçsuz bucaksız bostanları geçtik. İstanbul’un tepelerine yaslanmış kubbeler ve minareler uzaklaştı, küçüldü, yükseldi. İnsana eski günleri düşündüren, hatırda cenk hengâmeleri uyandıran yosunlu, viran surlar aştık. Ufuktaki uçlarında kışlalar görünen ovalara azametle dikilmiş Yedikule kapıları arkada kaldı. Kule diplerinde seyrek servili taşları sararıp bükülmüş, tümsekleri kalmamış eski bir mezarlık vardı; ihtimal fetih hücumunun askerleri orada yatıyor. Sonra fabrikalar, fabrikalar… Nihayet yalnız denizle yalnız toprak, rüzgârla savrulan ince karın uçuk bir eflatun kumaş rengi döktüğü toprak… Büyük beyaz köşkünün alt kattaki küçük gümüşî salonuna merdivenden çabuk çabuk inen üstat, beni ayakta bulunca: “İtiraf ediniz ki burası soğuk. Müsaadenizle sizi yukarı alayım” diye elini uzattı.

Saçları, kaşları, bıyıkları, sakalları, tekmil ağarmıştı. Fakat bütün bu beyazlıklara rağmen buruşuksuz tombul yüzünün pembeliği, zarif ve nîm-müstehzi2 bakışlı parlak gözleri bu ihtiyar çerçeve içinde henüz genç bir adam mevcut olduğunu söylüyor. Siyah bonjurunun3 etekleri sallanarak önümde merdivenden hızlı hızlı çıkarken:

“Ümitvarım ki benim yüzümden üşümediniz” dedi. Ve küçük, şık bir sofanın sağında bir kapı açtı.

Burası koyu renk kadifelerle, ipek perdelerle, koyu renk halılar ve koyu renk Sevr saksılarıyla süslü bir salondu. Duvarda yağlı boya bir iki tabloyla ev sahibinin yağlı boya bir tasviri vardı: Uzun kıranta sakallı, siyah redingotlu.

“Sizi burada olsun üşütmeyim” dedi ve köşedeki büyük, beyaz, çini sobaya birkaç odun daha attı.

Bulunduğumuz oda, bir Maupassant’ın, bir Daudet’nin, bir de Goncourt’un realist romanlarında uzun, fakat manidar tasvirlere zemin olmuş salonlara benzemiyor değildi. Sobanın mikaları arkasında uzun alev fevvareleriyle4 çıtırdayan odunlar… Onların nadide Uşak halıları üzerinde uçuk uçuk titreşen gölgeleri… Brizbizlerin, tenteneli storların üzerine inen gümüşi perdeler arkasındaki donuk, buğulu, geniş camlar, dışarıda uğultularla yağan kar… Bütün bunlar hayalime can veriyordu. Ve dudaklarından çenesine inen ufacık beyaz sakalı, dolgun ve uçları sivri düz bıyıklarıyla, başını ancak örtebilen incecik gümüşî saç telleriyle dolgun vücutlu, orta boylu, nazik ve zarif muhatabım, bu odada bir Lavedan’ın bir Prévost’nun5 romanlarındaki bir kahramana benziyordu. Mesela, müfrit6 ve uzun bir sa’ydan7 sonraki yorgunluğunu eyalet köşesinde dinlendiren orta yaşlı, rustai8 bir kont… İnsanlarla münasebatında ihtiyat-kâr, herkese karşı terbiyeli, merdümgiriz,9 mutedil bir bedbinlikle halâvet-tar10 bir kont… Kırlar ve güzel bahçeler meraklısı bir adam ki köşkünde tercih ettiği oda belli, o odada oturduğu koltuk belli… Sevdiği ağızlıklarla, sigara kutularının durduğu masa belli… İşte büyük sanatkârın benim üzerimde bıraktığı tesir… Yeşil kadife koltuğa oturarak hafif tebessümü ve elinin küçük küçük işaretleri arasında diyordu ki:

Neler oluyor efendim… Bu sizin makaleleriniz bir hayli mübahase,11 bir hayli münakaşa tevlit etmiş.12 Fakat ben tesir altında kalırım endişesiyle kendi düşündüklerimi söyleyinceye kadar onların hiçbirisini okumamaya karar verdim. Ve bütün Vakitleri, Yeni Mecmua nüshalarını Darülfünun’daki dolabıma kilitledim.

İşte o zaman ilk sualimi sordum:

 

Eklendi: Yayım tarihi
dcanetwork_AWR-Brand Awr_CPM_Affiliate_ActolyeQDCABanner_Affinity_Multi_Banner_1x1_ActolyeQDCABanner_OSD0003CEJ
dcanetwork_AWR-Brand Awr_CPM_Affiliate_The Veil DCANetwork_Affinity_Multi_Banner_1x1_The Veil DCANetwork_OSD0003HKJ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Edebiyat
  • Kitap AdıEdebiyatımız Ne Halde ?
  • Sayfa Sayısı448
  • YazarHalit Ziya Uşaklıgil
  • ISBN9786256647237
  • Boyutlar, Kapak15 x 24 cm, Karton Kapak
  • YayıneviVakıfbank Kültür Yayınları / 2024
dcanetwork_AWR-Brand Awr_CPM_Affiliate_The Veil DCANetwork_Affinity_Multi_Banner_1x1_The Veil DCANetwork_OSD0003HKJ

Yazarın Diğer Kitapları

Men-e-men Birazoku

Aynı Kategoriden

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur