Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Facebook’ta Beğen

EVLİLİK OKULU Boşanmaların sıklığı bize eşler arası iletişimde, evliliği sağlıklı yürütmede, karşılaşılan problemleri ve krizleri çözmede bilgi ve beceri eksikliği olduğunu gösteriyor. Emek verilmeyen, birbirlerini iyice tanımadan, anlık kararlarla gerçekleştirilen evlilikler; Anlık kararlarla kolayca son bulabiliyor. İlginç olan şu ki, geçinmeyi beceremeyenler, medenî bir şekilde boşanmayı da beceremiyorlar. Boşanma sırasında birbirini suçlamalar, hakaretler, kavgalar, tehdit etmeler hatta cinayetler işleniyor. Boşanan eşlerde en acı faturayı, annesiz veya babasız yaşamak zorunda kalan çocuklar ödüyor. İnsanlar bir meslek sahibi olmak için senelerce tahsil yapıyorlar, bir sanat öğrenmek için yıllarca bir ustadan ders alıyorlar. Sürücü belgesi almak için bile aylarca kursa gidiyor, direksiyon eğitimi alıyorlar. Ancak aynı insanlar evliliği yürütmek ve anne baba olmak için hiçbir eğitim almıyorlar. Eş adayını iyice tanımadan, duygusal referanslarla evleniyor, aile oluyor, anne baba oluyorlar, kendi anne babalarından gördükleri gibi çocuk yetiştiriyor, farkında olmadan anne babalarının ev yönetimi ve çocuk eğitimi konularındaki hatalarını tekrar ediyorlar. Evlenmeye niyetlenen gençler, evlilik kararı almadan önce mutlaka evlilik konusunda eğitim alması gerekir. Bu eğitimin verileceği yer de, evlilik okuludur. Bu kitap, pedagoji alanında pek çok kıymetli çalışmaya imza atmış Ali Çankırılı’dan, evlenmeyi düşünenler, yeni evliler, evliliklerinde sorun yaşayanlar, boşanmayı düşünenler boşananlar, ikinci evliliğini yapanlar üvey evladı olanlar için bir başucu eseri olarak hazırlandı… Özellikle evlilik hazırlığı yapan gençler için son derece faydalı bir çalışma.

içindekiler

Önsöz……………………………………………………………………………………………………11

1.     Kendini ve Eş Adayını Tanıma Kriterleri

Eş Seçiminde Birinci Aşama: Kendini Tanıma…………………………………………….19

Eş Seçiminde ikinci Aşama: Eş Adayını Tanıma ………………………………………..21

Empati Yoksunluğu ve Egosantrik Kişilik……………………………………………………24

Antisosyal Kişilik Bozukluğu…………………………………………………………………….27

Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu……………………………………………………….31

Narsistik Kişilik Bozukluğu ………………………………………………………………………35

Kadın ve Erkek Psikolojisinde Farklılıklar……………………………………………………38

Kadın-Erkek ilişkisinde Cinselliğin Rolü……………………………………………………..41

Erkeğe ve Kadına Geleneklerin ve Medyanın Biçtiği Roller…………………………..43

Anneye Bağımlı Erkekler………………………………………………………………………….47

Eşler Arasında Denklik…………………………………………………………………………….50

Nişanlılık Dönemi Birbirinizi Tanımanıza Yetmez…………………………………………55

Eş Seçiminde Platonik Aşk ve Sevginin Rolü……………………………………………..58

Aşırı Koruma Sevgi Değildir……………………………………………………………………..61

Bağımlılık Sevgi Değildir…………………………………………………………………………..62

Kendini Feda Etmek Sevgi Değildir…………………………………………………………..64

Sevmekten ve Bağlanmaktan Korkanlar……………………………………………………66

Gerçek Sevgi Nedir? ………………………………………………………………………………67

Eşinizin Sevgi Dilini Biliyor musunuz?……………………………………………………….69

Evlilik Öncesi Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri………………………………………….76

ikinci Evlilikte Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri………………………………………….79

Eşler Arası Çatışma Alanları……………………………………………………………………..81

Eşinizi Tanıyor musunuz?…………………………………………………………………………87

Eşini Tanıma Testi: Erkeğe Sorulan Sorular………………………………………………88

Eşini Tanıma Testi: Kadına Sorulan Sorular………………………………………………..93

2.

Eşler Arasında İletişim Uyum Ve Empati

Evliliğin Üç Dönemi……………………………………………………………………………….103

Ailede Öfke Kontrolü……………………………………………………………………………..115

internet Bağımlılığı ve Boşanmalar Üzerinde Etkisi……………………………………123

Çalışan Annelerin Karşılaştığı Sorunlar…………………………………………………….139

Azı Karar Çoğu Zarar Bir Duygu: Kıskançlık……………………………………………..151

3.

Ailede Çocuk Eğitimi

Aileye ilk Çocuğun Katılışı………………………………………………………………………161

Çocukta Güvenli Kişilik………………………………………………………………………….165

Çocuklarda Bağımsız Kişilik……………………………………………………………………168

Çocuklarda Sorumlu    Kişilik…………………………………………………………………….173

Çocuk Eğitiminde iletişim Engelleri…………………………………………………………179

Çocuk Eğitiminde Sorun Çözme Becerileri………………………………………………191

Disiplin Anlayışlarına Göre Aile Tipleri……………………………………………………..204

Kardeşler Arasında Kıskançlık ve Rekabet……………………………………………….211

Çocuk Eğitimine Aile Büyüklerinin Müdahalesi ………………………………………..225

Çocuk Eğitiminde Annenin Rolü……………………………………………………………..228

Çocuk Eğitiminde Babanın Rolü……………………………………………………………..238

4.    Bölüm

Ergen Çocuğu Olan Aileler

Ergenlikte Kimlik Arayışı ve Bağımsızlık Çabaları………………………………………257

5.    Bölüm

Dağılmış Ailede Çocuk Eğitimi Sorunları

Geçimsiz Eşler ve Arada Kalan Çocuklar…………………………………………………279

Boşanmanın Nedenleri ve Aşamaları……………………………………………………….281

Boşanmalarda En Büyük Bedeli Çocuklar Öder……………………………………….285

Boşanan Eşleri Bekleyen Yeni Sıkıntılar…………………………………………………..290

Parçalanan Bir Ailenin Öyküsü……………………………………………………………….293

Üvey Anne Psikolojisi…………………………………………………………………………….302

Üvey Anne Gerçekçi Olmalıdır………………………………………………………………..305

Üvey Anne, Çocukların Duygularını Anlamaya Çalışmalıdır………………………..308

Üvey Çocuk, Eğitimi En Zor Çocuktur……………………………………………………..311

Kaynakça……………………………………………………………………………………………..313

Önsöz

ANNE BABA OKULLARI ülkemizde henüz yeterli sayıya ve kaliteye ulaşmamış olsa da, bize tanıdık gelmektedir. Ancak aynı şeyi “evlilik okulu” için söyleyemeyeceğiz. Bize göre evlilik okulu, anne baba okulundan daha önemlidir. Evlilik okulu, Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde anne baba okulu kadar yaygın ve kurumlaşmış olmasına rağmen ülkemizde henüz deneme aşamasındadır. Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde sayıları gittikçe artan boşanmaları önlemek ve aileyi korumak amacıyla başlatılan “evlilik okulu” projeleri yerel yönetimlerin ve devletin de desteğiyle yaygınlaşmış ve kurumlaşmıştır. Türkiye’de boşanmaların artması, parçalanmış ailelerde kadınların ve çocukların maddi ve manevi zarara uğraması üzerine boşanmaları önlemek ve aileyi korumak amacıyla “Evlilik Okulu” adıyla ilk ciddi çalışma 1998 yılında İstanbul Üniversitesi bünyesinde Eğitim Bilimleri Bölümü tarafından düzenlenmiştir. Daha sonra bazı özel eğitim kurumlan ve belediyeler evlilik okulu adıyla evlenmeye hazırlanan çiftlere birkaç haftalık bilgilendirme kursları düzenlemiştir.

“Evlilik okulu neden anne baba okulundan daha önemli?” sorusunun cevabına gelince: Anne baba okuluna gelen İnsan

lar evli, çocuk sahibi veya çocuk bekleyen kimseler. Bir başka söyleyişle, anne baba okuluna gelen insanlar evlilik ve çocuk eğitimi konularında eğitim almadan evlenmiş, anne baba olmuşlar. Kaldı ki, ülkemizde, özellikle küçük şehirlerde anne baba okulundan habersiz ailelerin sayısı da az değildir.

Evlenme çağma gelen ve evlenmek niyetinde olan gençler kendilerine mutlaka şu soruları sormaları gerekir: “Evlenmeye hazır mıyım? Evliliğin sorumluluklarını yerine getirebilecek miyim? Niçin evlenmek istiyorum? Eş adayından ve evlilikten beklediğim nedir?” Bu soruların doğru cevaplarının verileceği yer evlilik okullarıdır.

insanlar bir meslek sahibi olmak için senelerce tahsil yapıyorlar, bir sanat öğrenmek için yıllarca bir ustadan ders alıyorlar. Aynı insanlar evlenmek, evliliği yürütmek ve anne baba olmak için hiçbir eğitim almıyorlar. Eş adayını iyice tanımadan, duygusal referanslarla evleniyor, kendi anne babalarından gördükleri gibi çocuk yetiştiriyorlar. Çocuk yetiştirirken farkında olmadan kendi anne babalarının eğitim konusundaki hatalarını tekrar ediyorlar.

Ülkemizde henüz kurumsal anlamda evlilik okulu yok; ama internette bolca evlendirme siteleri ve televizyon kanallarında evlendirme programları var. Evlendirme programlarına katılan insanları hayretle ve ibretle izliyoruz. Evlenmek için müracaat edenler arasında defalarca evlenip boşananlar var. Bilmem kaçıncı evliliğini yapmak için eş adayı seçmeye gelmişler. “Nasıl bir eş adayı istiyorsunuz?” sorusuna kadın: “Evi olsun, arabası olsun, iyi bir işi olsun, beni sevecek ve mutlu edecek şu yaşlarda, çocuksuz bir beyle görüşebilirim” diyor. Erkek de “Bana saygı duyacak, çocuklarıma annelik yapacak, şu yaşlarda bir bayanla görüşebilirim” diyor.

Birkaç defa evlenip boşanmış, yeni bir evlilik yapmaya gelen bay veya bayana program sunucusu “daha önceki evlilikleri neden yürütemediniz?” sorusunu pek sormuyor. Sorsa da karşısındaki insan “Bu benim özelim, burada cevap vermek istemiyorum” diyor. Bazen görüşme masasına oturan eş adayları birbirlerine neden evliliği yürütemediğini soruyorlar. Her aday evliliği neden yürütemediğini kendi açısından ve boşandığı eşini suçlayarak anlatıyor. Bizim için önemli olan nokta burasıdır. Bu insanlar eş seçerken hep tek kişilik bakıyor, tek kişilik düşünüyorlar. “Eşimde şu ve şu özellikler olmalıdır” diyor; ama kendisinin bu özellikleri hak edip etmediğini düşünmüyorlar. Muhtemelen ilk eşini seçerken de tek kişilik düşünmüşlerdir.

Boşanmaların sıklığı bize eşler arası iletişimde, evliliği sağlıklı yürütmede, karşılaşılan problemleri ve krizleri çözmede bilgi ve beceri eksikliği olduğunu gösteriyor. Anneler, koruma içgüdüsüyle okuyan kızlarını ders çalışsınlar diye ev işlerinden uzak tutuyorlar. Üniversite okuyan kızlarımız arasında yemek pişirmeyi bilmeyen, çamaşırdan, bulaşıktan, ev temizliğinden anlamayan çok ana kuzuları var. Bu kızlarımız mezun olup iş bulduktan sonra evlenme konusunda çok seçici ve korkak davranıyorlar. Evlilik sorumluluğunu yürütme konusunda kendilerine güvenmiyorlar. Evlenmeyi kabul ettiklerinde çoklarının zihinlerinin bir köşesinde “anlaşamazsam boşanırım” düşüncesi var. Evliliği yürüteceklerinden emin oluncaya kadar çocuk yapmıyorlar.

Şimdilerde çoğu anneler meslek sahibi çalışan kızlarını gelin ederken “Sen de çalışıp para kazanıyorsun, sakın kendini ezdirme” diyorlar. Çalışan bayanların boşanmaya kolay karar vermelerinde ekonomik bağımsızlığın payı da oldukça fazladır. Eskiden anne babalar kızlarını gelin çıkarırken şöyle nasihat edermiş: “Doğup büyüdüğün baba evinden çıkarak kendi yuvanı kurmaya gidiyorsun. Yuvanı huyunu suyunu tam bilmediğin bir insanla paylaşacaksın. Sen ona yer ol ki, o sana gök olsun. Sen ona ev ol ki o da evin direği olsun. Ona sıkıntı verme ki, sana karşı sevgisi azalmasın. Ona uzak olma ki, seni unutmasın. Onun gözünü, burnunu ve kulağını koru ki, gözü senden başkasını görmesin, senden başkasının kokusunu almasın, güzel şeyleri hep senden duysun. Eşinin annesini annen, babasını baban bil. Evin temizliğine ve düzenine dikkat et. Yiyecek ve giyecek konusunda eşinin güç yetiremeyeceği isteklerde bulunma. Eşinin yemek saati ile uyku saatine dikkat et. Açlık erkeği huysuz eder, uykusuzluk ise öfkelendirir. Kocanın sırlarını kimseye söyleme. Komşularınla iyi geçin. Dedikodudan uzak dur. Eşinin üzüntüsünü ve sevincini paylaş. Kadının güzel huylusu eşine cennet nimetidir.”

Emek verilmeyen, birbirlerini iyice tanımadan, aileler tarafından verilmiş anlık kararlarla gerçekleştirilen evlilikler anlık kararlarla kolayca son bulabiliyor. Ancak, şu bir gerçek ki, geçinmeyi beceremeyenler medeni bir şekilde boşanmayı da beceremiyorlar. Boşanma sırasında birbirini suçlamalar, hakaretler, kavgalar, tehdit etmeler hatta cinayetler işleniyor. Boşanan eşlerde en acı faturayı annesiz veya babasız yaşamak zorunda kalan çocuklar ödüyor.

Evlilik okullarının aileyi korumada ve boşanmaları önlemede önemli bir görevi yerine getireceğine inanıyoruz. Karşı cinsi tanıma, eş seçimi, evliliği yürütme, ailede kriz yönetimi ve öfke kontrolü, çocuk eğitimi ve çalışan annenin sorunları gibi temel konular ele aldığımız bu çalışmamızda amacımız evlenmeyi düşünen, yeni evlenen ve evliliğinde sorun yaşayan çiftlere yardımcı olmaktır.

— Pedagog Ali Çankırılı

1. Bölüm

Kendini ve Eş Adayını Tanıma Kriterleri

Eş Seçiminde Birinci Aşama: Kendini Tanıma

EŞ SEÇİMİNDE kişinin kendisini tanıması, karşıyı tanımasından önce gelmelidir. Kendisini tanımayan bir genç, kendisine uygun eşin de kim olduğunu bilemez; bildiğini zanneder. Bir gencin ne aradığını bilmeden, nelerin kendisi için önemli olduğunu düşünmeden, duygusal içgüdülerle eş seçmesi, çok önemli bir kararı şansa bırakması demektir.

Yunus Emre’nin bu konuda çok güzel bir deyişi var: “İlim ilim bilmektir / İlim kendini bilmektir / Sen kendini bilmezsin / Ya nice okumaktır. Okumaktan murat ne / Kişi Hak’kı bilmektir/Ne okudun bilmezsin /Ha bir kuru emektir. ”

Kendisini çok iyi tanıyan, güçlü ve zayıf yönlerini bilen, kendisi hakkında gerçekçi olan, psikolojik olarak ailesinden ayrılmaya hazır, ekonomik bağımsızlığını elde etmiş bir genç kendi özellikleri ve tercihleri doğrultusunda evleneceği kişinin sahip olmasını ve olmamasını istediği özelliklerini belirlemeli, eş seçimini bu kıstaslara göre yapmalıdır. Günümüzde, birçok genç karşısına çıkan eş adayının ne ölçüde kendisine uygun olduğunu düşünmeden, sırf evlenmek için, iyi bir kısmet olduğunu düşündüğü kişiyi kaçırmamak için, anne ve babanın onayını almaya gerek görmeden evlenme kararı almaktadır.

Genç, evlenme kararı almadan önce kendisine şu soruları sormalı ve doğru cevaplarını aramalıdır: Ben kimim? Nasıl bir hayat istiyorum? Hayatımda neler yapmak istiyorum? Güçlü ve zayıf yönlerim nelerdir? Hayatta benim için önceliği olan şeyler nelerdir? Nelerden hoşlanıyorum? Neler beni mutlu ediyor? insanlarla arkadaşlık ve dostluk kurabilmek için onlarda aradığım özellikler nelerdir? Hangi tür özellikleri olan insanlarla daha iyi anlaşıyorum? Hangi tür özellikleri olan insanlarla birlikte olmak istemiyorum? Bu ve benzeri soruların cevaplarını doğru ve gerçekçi olarak cevap verebilen bir genç, eş seçiminde ilk adımı atmış demektir.

Evlenme niyetinde olan bir genç, kendisini tanımaya yeterli zaman ayırmalı, eş seçiminde acele etmemelidir. İnsan hayatında iki konuda yapılan seçim çok önemlidir. Bunlar iş ve eş seçimidir. İşini ve eşini seven adam mutludur; çünkü yarı ömrü biriyle yarı ömrü öbürüyle geçmektedir.

Eş Seçiminde ikinci Aşama: Eş Adayını Tanıma

KENDİNİ TANIYAN, kendisi hakkında gerçekçi olan bir genç, ikinci aşamada eş adayında aradığı özellikleri sırala-malıdır. Bunlar öncelikle olmazsa olmaz özelliklerle, asla tahammül edemeyeceği özellikler olmalıdır. İki konuda sıralayacağı pozitif ve negatif özelliklerin sayısı sınırlı olmalıdır. Makul sınır onar tanedir. Uzmanlar, bir insanın eş adayında aradığı pozitif ve negatif özelliklerin sayısı yirmi beşi geçtiği vakit, o insanın böyle bir eşi asla bulamayacağını söylüyorlar.

N. C. Warren, “How to know if someone is worth pur-suing in two dates ” (İki görüşmede bir kimsenin evlenmek için aradığınız kişi olduğunu nasıl anlarsınız) isimli kitabında eş adayında aranacak yirmi beş özelliği şöyle sıralıyor: Ruhsal sağlık, güçlü kişilik, zekâ ve enerji seviyesi, ekonomik yönden güven, sağlıklı iletişim ve empati yeteneği, sorun çözme becerisi, öfke kontrolü, temizlik, dakiklik, verdiği sözü tutma, dindarlık, dünya görüşünde benzerlik, anne baba olmayı isteme ve bunun için yeterli görünme, yüz güzelliği, boy, kilo ve yaş uygunluğu. Uzmanlar bu konularda birbirlerine denk olan ve benzerlik gösteren eşlerin daha uyumlu ve daha geçimli bir evlilik yaşayacaklarını ifade etmektedir.

N. C. Warren, aynı isimli kitabında, eş adayında bulunmaması gereken yirmi beş özelliği de şöyle sıralamaktadır: Yalan, aldatma, ekonomik güvensizlik, baskın kişilik, empati yoksunluğu, öfkeyi kontrol edememe, pornografi düşkünlüğü, flört etmekten hoşlanma, sigara, alkol ve uyuşturucu kullanma, kumar ve şans oyunlarına düşkünlük, tembellik, dağınıklık, ihmalkârlık, sözünde durmama, dedikoduculuk, gevezelik, müsriflik, cimrilik, argolu ve küfürlü konuşma, kibirlilik, ailesine bağımlı olma, tehlikeli araba kullanma, dini inançlara, geleneklere saygısızlık ve fanatizm.

Warren, Amerikan kültüründe eş seçimi konusunda otuz yıldan fazla araştırmalar yapmış, yukarıda sıralanan özelliklerde farklılaşmalar olduğunu ve öncelik sırasının değiştiğini ortaya çıkarmıştır. Ona göre son yıllarda, medyanın etkisiyle eş seçiminde fiziksel ve cinsel çekicilik ön sıraya geçmiştir. Her iki cinsin, özellikle bayanların ekonomik imkânlara ve lüks yaşama verdiği değer ikinci sırayı almıştır. Dışarıda yemek yeme ve fast food tüketimi artmış, bunun sonucu olarak obezite sorunu ortaya çıkmıştır. Bayanlarda çocuk yapma isteği ve en hanımlığı rolü azalmış, bunun sonucu olarak yaşlı nüfus artmıştır.

Eş adayını tanımada arkadaşlarıyla ve ailesiyle olan ilişkileri ve davranışları da değerlendirilmelidir. Çünkü arkadaşlarına ve aile üyelerine, özellikle anne babaya, gösterdiği davranışlar ileride, evlilik yaşantısında eşine ve eşinin ailesine göstereceği davranışlara benzeyecektir. Erkeğin annesine ve kız kardeşine nasıl davrandığı çok önemlidir. Evlendiği zaman eşine karşı da benzer davranışlar gösterme ihtimali yüksektir.

Eğer bir erkek annesine, ablasına ve kız kardeşine karşı destekleyici, yardım edici, sevgisini açıkça belli edici ve paylaşımcı ise; eşine karşı da benzer şekilde davranacaktır. Aynı şey genç kızlar için de geçerlidir. Genç bir kızın babasına, ağabeyine ve erkek kardeşine gösterdiği tutum ve davranışlar, evlendiğinde eşine göstereceği davranış ve tutumlar için ipucu verecektir. İnsanların, çocukluktan itibaren aileden aldıkları eğitime bağlı olarak kazandıkları alışkanlıklar, davranış kalıpları vardır. Bunlar kişiliğine sindiği için değiştirilmesi ve yerine yenilerinin konması çok zordur.

Yayım tarihi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kitap AdıEvlilik Okulu
  • Sayfa Sayısı320
  • YazarAli Çankırılı
  • ISBN9789752611832
  • Boyutlar, Kapak13,5 X 19,5 cm, Karton Kapak
  • YayıneviZafer Yayınları / 2011-5

Yazarın Diğer Kitapları

Yazarın Diğer Kitapları



Okudunuz mu?

Rastgele Kitap Getir Son Girilenleri Getir

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

Oynat Durdur
Vimeo Fragman Vimeo Durdur