Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Ne Mutlu Türk’üm Diyene
Ne Mutlu Türk’üm Diyene

Ne Mutlu Türk’üm Diyene

Gavin D. Brockett

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, savaştan yenik çıkmış perişan bir halkın ortak bir amaç etrafında kenetlendiğinde neler başarabileceğinin en büyük kanıtlarından biri olmayı sürdürüyor. Peki, halk…

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, savaştan yenik çıkmış perişan bir halkın ortak bir amaç etrafında kenetlendiğinde neler başarabileceğinin en büyük kanıtlarından biri olmayı sürdürüyor.

Peki, halk ‘Türk milli kimliğini’ ne zaman ve nasıl sahiplendi? Resmi tarih, Cumhuriyet’in kuruluşuyla taçlanan süreci, ezelden beri var olan Türk milletinin Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kendine gelişi, ‘uyanışı’ olarak gördü. Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle, Türkleri “seküler” ve “çağdaş” milletler arasına soktuğunu, halka millet bilincini aşıladığını anlattı.

Gavin D. Brockett, bu süreçte Türk milli kimliğinin ezelden beri var olduğu veya Kemalist elitin çabalarıyla halk tarafından benimsendiği şeklindeki beylik anlatılara meydan okuyor. Halkın milli kimliği sorgusuz sualsiz kabullenmediğini, diğer kimliklerle tartarak, karşılıklı tavizlerin verildiği, uzun ve zorlu bir müzakere sürecinin sonunda benimsediğini gösteriyor. Bu anlamda 1980’lerin ‘Türk-İslam sentezi’ anlayışının çok daha eskilere, çok partili sisteme geçişe kadar gittiğini ortaya koyuyor. Bu süreçte özellikle yerel basının Müslüman bir Türk milli kimliğinin inşasında oynadığı hayati rolü gözler önüne seriyor. Resmi tarih anlatısının aksine Anadolu halkının milli kimlik edinme sürecinde edilgen olmadığını, müzakereci bir fail olduğunu ortaya koyarak merkez/çevre ikiliğinin geçerliliğini de sorguluyor.

İçindekiler
Önsöz 15
Teşekkür 20
Giriş 26
1. Yerel Gazeteler ve Milliyetçi Anlatı 32
2. Basılı Medya, Din ve Milleti Müzakere Etmek 37
3. Egemen Tarihsel Anlatı ve Topyekûn Dönüşümün
Geleneksel Teması
45
4. Millî Kimliğin Toplumsal Tarihi 55
1. Bölüm
Seküler Millet Hayali: Mustafa Kemal ve Modern
Türkiye’nin Yaratılışı
61
1. Milliyetçilik ve Otoriter Hükûmet (1925-1945) 66
2. Türk Milletinin Kökeni 72
3. Osmanlı Müslüman Milliyetçiliği (1918-1922) 78
4. “Sekülerleşme” ve Türk Devrimi 83
5. Laiklik ve Türk Milletinin Şekillendirilişi 91
6. Laiklik ve Türk Milletinin Cumhuriyetçi Devleti 99
2. Bölüm
Milleti Anlatmak: Basılı Kültür ve Milliyetçi
Tarihsel Anlatı
105
1. Basılı Medya, Millî Kimlik ve Osmanlı
İmparatorluğu’nun Son Yılları
109
2. Tek Partili Dönemde Basın ve Yayın 112
3. Tek Partili Yönetim ve Basın Özgürlüğü 117
4. Basılı Kültür ve Türk Devrimi 124
5. Basılı Medya ve Milliyetçi Tarih Anlatısı 129
6. Mustafa Kemal ve Milliyetçi Tarih Anlatısı 137
7. Halkı Millete Dâhil Etmek 143
3. Bölüm
Yerel Gazeteler ve Millî Bir Basılı Kültürün
Doğuşu
147
1. Basının Gelişmesi ve Demokrasi Siyaseti 152
2. Millî Basılı Kültürün İktisadı 162
3. 1945’ten Sonra Büyükşehirlerde Basılı Medya 166
4. 1945’ten Sonra Taşrada Basılı Medyanın Gelişimi 174
5. Gaziantep’te Basın ve Yayın 181
6. Vilayet Gazeteleri ve Millî Bütünleşme 184
7. Millî Basılı Kültür ve Türkiye’de Kamusal Tartışma,
1945-1954
187
4. Bölüm
Dini Basılı Medya ve Millî Basılı Kültür 193
1. Din Siyaseti 197
2. Dinî Basılı Medya ve Millî Basılı Kültür 208
3. Dinî Basılı Medya: Halk Eğitimi 212
4. Dinî Basılı Medya: İslam ve Millet 218
5. Yerel Vilayetlerde Dinî Basılı Medya 226
6. İslam ve Yeni Millî Basılı Kültür 233
5. Bölüm
Rus Komünistlerine Karşı Müslüman Türkler:
Beliren Soğuk Savaş’ta Türk Milleti
239
1. Türk Milleti ve Soğuk Savaş Dünyasının Doğum
Sancıları
241
2. Dünyayı Halka Tanıtmak 249
3. Solcular, Türkçüler ve Yeni Millî Basılı Kültür 258
4. Türkiye ve Kore Savaşı 268
5. Türkiye: Ateist Komünizm Karşısında Bir Müslüman
Kale
276
6. Bölüm
Mustafa Kemal Atatürk ve Fatih Sultan Mehmed:
Milliyetçi Tarih Anlatısını Müzakere Etmek
284
1. Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı 287
2. Mustafa Kemal ve Türk Devrimi 295
3. Ticaniler ve Atatürk’ü Koruma Kanunu 300
4. Mustafa Kemal ve Milliyetçi Tarih Anlatısı 304
5. Osmanlı İmparatorluğu’nun İtibarını İade Etmek 310
6. Sultan II. Mehmed ve İstanbul’un Fethi 318
7. Bölüm
Mürteciler mi, Müslüman Türkler mi? Basılı
Kültür ve Millî Kimliğin Müzakeresi
329
1. Dini Basılı Medya ve Laiklik Eleştirisi 332
2. İrtica Hayaletini Öne Sürmek 338
3. İrtica Suçlamasını Çürütmek 345
4. İrtica ve Dinî Basılı Medyanın Sindirilmesi 350
Sonuç
Modern Türkiye’de Müslüman Bir Millî Kimlik 357
Kaynakça 365
Dizin 393

Önsöz

Ne de hareketlerin azınlıklar tarafından başlatıldığı klişesiyle canımızın sıkılması gerekmez. Bütün etkili hareketlerin az sayıda lideri ve çok sayıda takipçisi vardır; ancak bu çoğunluğun, hareketin başarısı için hayati olmadığı anlamına gelmez. Tarihte sayılar mühimdir…Bana göre hayati olan, büyük bir adamda tarihsel sürecin bir kerelik bir ürünü ve öznesi olan ve bir kerelik de olsa dünyayı ve insanların düşüncelerini değiştiren toplumsal güçlerin temsilcisi ve yaratıcısı olan kalburüstü bir bireyi fark etmektir.

E. H. Carr, Tarih Nedir?

Mümtaz tarihçi E. H. Carr 1961 yılında Cambridge Üniversitesi’nde “Tarih Nedir?” mevzusunda yaptığı bir konuşmada bireyin, bir bütün olarak toplumun ve olayların gelişiminin arasındaki dinamik bağı vurgulamak istemişti. Carr o konuşmasında “büyüklükleriyle kendilerini tarihe dayatan insanlar” addettiği “büyük adamları” “tarihin dışına” itmeye çalışan yaklaşımlara karşı bizi uyarıyordu. 20. yüzyıl boyunca gerçekten de birçok önder ortaya çıkmış ve büyük adamlar olarak kendi milletlerinin tarihlerinde kendilerinin en önde gelen motive edici unsur oldukları mitinin propagandasını yapmışlardı. Buna karşın, Carr’ın uyarısının altında yatan gerçek, her yerde olduğu kadar Orta Doğu’da da teyit edilmişti çünkü büyük adamların mirası çöktü ve tarih ilk önce bu gibi adamların başarılarının olmazsa olmazı olan “çokluğun” bağlamına bu adamları yerleştirmek üzere tekrar yazıldı. Bu anlamda toplumsal tarih de öteden beri var olan siyaset ve düşünce tarihlerinin yanı başında oturmuş bir tarihyazımı türü olarak yerini aldı.

Bu konuda eğer bir istisna varsa o da Türkiye Cumhuriyeti ve onun kurucu başkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihidir. 20. yüzyılda tek bir adamın bu denli etkisi altında başka bir ülke var olmamıştır dersek abartmış olmayız. Ölümünün üstünden yetmiş yıldan fazla bir süre geçtikten sonra Atatürk’ün 21. yüzyılda hâlâ hayatta olduğu görülmektedir: Bugün bile Türkiye’de millî kimliğin merkezinde o yer almaktadır. Türkiye’nin, sınırlarının ötesindeki uluslararası imajı hâlâ sıkı sıkıya Atatürk’le bağlantılıdır ve çok az istisnayla, çağdaş Türkiye hakkında yorumlarla karşılaşan biri, bu yorumların Atatürk’ün İslami Osmanlı İmparatorluğu’nun eski merkezinin “sekülerleşmesine” gösterdiği devrimci sadakate en azından bir kez değinmeden geçemediğini fark edecektir. Türkiye’de Atatürk, 1938 yılındaki vefatından hemen sonra kutsandığı üzere sessizce ama her daim “ebedî şef” olarak ülkeyi yönetmektedir. Anıtkabir başkent Ankara semalarında belli belirsiz görünmektedir ve hayli popüler bir hac alanıdır. Atatürk’ün meşhur konuşmaları kadar, portreleri de dükkânların, okulların ve kamuya ait binaların duvarlarını süslemektedir; Türk lirası Atatürk’ün resmini taşır; tüm ülkedeki kasaba ve şehirler Atatürk’ü kararlı ve yenilmez lider olarak resmeden muhteşem heykellere sahip olmakla övünürler. Her yılın 10 Kasım’ında, sabah saat 9.05’te, ülke çapındaki gösterilerde Atatürk anılır ve siyasi kriz zamanlarında Türkler, “Türklerin Babasının” resimlerini taşıyarak ve “Atatürk’ün yolundayız” cümleleriyle “Atatürk’ün yolunu” izlediklerini ilan ederek sık sık sokaklara dökülürler.

Mustafa Kemal Atatürk, şekillenmesinde etkin bir rol oynadığı “Türk milletinin” benimsenmiş tarih anlatısının merkezinde de yer almaktadır. Bu anlatının günümüzde dahi –anlatıyı “Kemalist mitoloji” olarak adlandırmak pek de abartı sayılmaz– Türkiye’nin hem içinde hem de sınırları dışında ağırlığını koruması kayda değer bir durumdur. Bu anlatıda Atatürk figürü, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı…

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Tarih Türk-Osmanlı Türkiye
  • Kitap AdıNe Mutlu Türk'üm Diyene - Türk-Müslüman Kimliğinin Müzakeresi
  • Sayfa Sayısı400
  • YazarGavin D. Brockett
  • ISBN9786258411959
  • Boyutlar, Kapak13.5 x 21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviFol Kitap / 2022

Yazarın Diğer Kitapları

Bebhome Kahve

Aynı Kategoriden

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur