Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Osmanlı’da Hapishaneler
Osmanlı’da Hapishaneler

Osmanlı’da Hapishaneler

Kent F. Schull

Osmanlı hapishaneleri denince işkence, uyuşturucu, istismar gibi basmakalıp düşüncelerin etrafında gezinilmiş, modernleşme ise devlet dairelerinde veya sokaklarda aranmıştır. Kent Schull bu iki kalıbın da…

Osmanlı hapishaneleri denince işkence, uyuşturucu, istismar gibi basmakalıp düşüncelerin etrafında gezinilmiş, modernleşme ise devlet dairelerinde veya sokaklarda aranmıştır. Kent Schull bu iki kalıbın da dışına çıkıyor. Dört duvara hapsedilenin modernleşmeyi nasıl yaşadığını, duvardaki çatlakları, yamaları ve bazen duvarları yıkıp yeniden yapmayı ele alıyor. Bu kitap, modernleşmenin “aciliyet” parolasıyla hapishanelere giriyor.

Geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda hapishane reformunu ve hapishaneleri inceleyen bu kitap, Osmanlı hapishanelerini Osmanlı modernitesinin ve ulus devlet inşasının “laboratuvarları” olarak tanımlıyor. Schull, Tanzimat’tan (1838-1878) “Jön Türk” (1908-1918) dönemine uzanan “Osmanlı modernitesi” bağlamında Osmanlı ceza adaleti sisteminin dönüşümünü ele alıyor. Bu dönüşümü, imparatorluğu geliştirmeye yönelik daha “ilerici” bir gündemin uzantısı olarak değerlendirmeye davet ediyor. Aynı zamanda Osmanlı hapishanelerinin hem bu dönemle ilişkili daha büyük dönüşümlerin mikrokozmosları hem de imparatorluğun modernlikle olan benzersiz ilişkisinin önemli göstergeleri olduğunu savunuyor. Bu sayede, 1850’de başlayan hapishane reformlarının ardındaki nedenlere dair bize oldukça kapsamlı bir araştırma sunuyor.

İÇİNDEKİLER

Fotoğraf ve Tablolar 11
Kısaltmalar 12
Önsöz 15
Giriş 21
1
Osmanlı Ceza Adaleti ve İslami Hukukun Dönüşümü,
Modernite Çağında Cezalandırma 1839-1922
44
2
Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde
Hapishane Islahatı: Devletin Bakış Açısı
77
3
Tutukluların Sayımı: Bilgi, Güç ve
Hapishane Nüfusu
110
4
Hapsedilmenin Mekânlaştırılması: Islahatlar,
Tepkiler ve Hapishane Hayatının Gerçekleri
164
5
Disiplin Sağlayanları Disiplin Altına Almak:
Hapishane Kadrosunu Profesyonelleştirerek
Yolsuzluk ve İstismar ile Mücadele Etmek
202
6
Çocuk Suçlular Yaratmak: Osmanlı
İmparatorluğunun Son Döneminde Çocuk Olmayı
Yeniden Tanımlamak
233
Sonuç 265
Dizin 300

Fotoğraf ve Tablolar
Görseller
3.1 1912 tarihli hapishaneler anketi, Beyrut Cebele
Hapishanesi
118
3.2 1914 tarihli hapishaneler anketi, İstanbul 132
4.1 Karesi Merkez Hapishanesi’nde bulunan derme
çatma yapıların, çadırların ve barakaların fotoğrafı
171
4.2 Karesi Merkez Hapishanesinin iç bölümünde yer alan
kulübelerin fotoğrafı
172
4.3 Karesi Merkez Hapishanesinin girişine bakan kısmın
fotoğrafı
173
4.4 Karesi Merkez Hapishanelerdeki kulübelerden bir
kısmının fotoğrafı
175
Tablolar
3.1 1911-12 yıllarına ait hapishane istatistikleri 122
3.2 1914 yılına ait hapishane istatistikleri 125
3.3 1916-17 yıllarına ait hapishane istatistikleri 125
3.4 1918-19 yıllarına ait hapishane istatistikleri 126
3.5 1919-20 yıllarına ait hapishane istatistikleri 127
3.6 1911-12 yıllarına ait, mahkûmların sosyoekonomik
ve mesleki istatistikleri
129
3.7 1911-12 yıllarına ait, mahkûmların etnik-dinsel ve
ulusal kimlik istatistikleri
155
3.8 1911-12 yıllarına ait, mahkûmların yaşlarına dair
istatistikler
159
3.9 1911-12 yıllarına ait, mahkûmların medeni hâllerine
dair istatistikler
160
3.10 1911-12 yıllarına ait, mahkûmların okuryazarlık
oranına dair istatistikler
161

Önsöz

Çevremdekilere Osmanlı hapishanesi, daha doğrusu “Türk hapishanesi” hakkında araştırma yaptığımı söylediğimde, dehşet içinde verdikleri ilk tepki, “Gece Yarısı Ekspresi’ni seyrettin mi?” diye sormak oldu. “Sen hiç Türk hapishanelerine düştün mü?” diye de sordular. İki soruya da samimiyetle, “Evet.” cevabı verebilirim. Beni bu kitabı yazmaya yönelten şey, bir Osmanlı hapishanesini ilk elden tecrübe etmiş olmamdı. 2002 yılında, bir Türk arkadaşımın refakatinde, İstanbul’da birkaç gün geçirmiştim. Dünyanın en havalı ve lüks otellerinden biri olan Four Seasons’ta birer çay içmeyi teklif etti. Otelin avlusunda oturmuş çaylarımızı yudumlar ve sohbet ederken arkadaşım, bu otelin eski bir Osmanlı hapishanesi olduğunu söyledi. Hayrete düşmüştüm. Avluya şöyle bir göz gezdirince, yüksek duvarları, kuleleri ve çepeçevre kapatılmış avlusu ile kendini belli eden hapishane mimarisini fark ettim. Oteldeki konuklar bu binanın tarihini öğrenseler ne tepki verirler, diye düşündüm. Tesadüfe bakın ki Four Seasons Oteli Osmanlı İmparatorluğu’nun merkezi olan İstanbul’da, Tevkifhane Sokak’ta Sultanahmet Cami, Ayasofya ve Topkapı Sarayı’nın tam ortasında bulunuyor.

Bu otelin geçmişini öğrenince merakım tavan yaptı. Michel Foucault’un Hapishanenin Doğuşu adlı kitabını yeni bitirmiştim ve Kuzey Amerika ile Avrupa’da hapishaneyle ilgili tarih yazımının epey zengin olduğunu biliyordum, ama Osmanlı İmparatorluğu’yla ilgili literatürdeki mevcut durum nedir, hiçbir fikrim yoktu. Çok geçmeden gördüm ki bu konu vahim şekilde geri kalmıştı; ilgili konularda sadece birkaç kısa makale ve tümü Türkçe yazılmış olan az sayıda yüksek lisans tezi bulabildim.

İstanbul’daki Osmanlı İmparatorluk Arşivleri’nde araştırma yaparken, son dönem Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ceza infaz kurumları ve hapishane ıslahatlarıyla ilgili, kapağı bile açılmamış bir hazine sandığı buldum. Hemen anladım ki Osmanlı Devleti, hapishane de dâhil olmak üzere, tamamlayıcı ceza adaleti ıslahatına, imparatorluğu kapsamlı şekilde yeniden yapılandırmak açısından büyük önem veriyordu. Hapishanelerinin, 19. yüzyıl zarfında ve 20. yüzyıl başında Osmanlı modernitesinin ve ulus devlet inşasının birçok yönüyle iç içe olduğunu da fark ettim.

Foucault’nun Fransız hapishanelerine ilişkin değerlendirmesine benzer bir şekilde, son dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda birçok idarenin, hapishaneleri toplumsal kontrol ve disiplin açısından önemli bir araç olarak kullandığını iddia edebilirim. Ceza infaz kurumlarının başlıca amacı nüfusu, özellikle de rejimin güvenliğine tehdit oluşturabilecek kesimleri kontrol altında tutmak ve disiplin sağlamaktır. Fakat benim iddiam Foucault’nunkinden öteye geçiyor. Hapishane sadece toplumsal kontrol ve disiplin araçları olmakla kalmamış, Osmanlı modernitesinin küçük evrenleri hâline de gelmiştir. İdari ıslahatlar ve merkezîleştirme, mahkûmların ıslah edilmesinde cezanın rolü, ekonomik reform ve sanayileşme, cinsiyet ve çocuklukla ilgili konular, zaman ve mekânın modern kavramlarının uyarlanması, kimlik, toplum mühendisliği, İslam ceza hukukunun rasyonel hâle getirilip standartlara bağlanması, devletin halkına bakma yükümlülüğü gibi acil meseleler, Osmanlı hapishanelerinin duvarları arasında vuku buluyordu. Tüm bunlar toplumsal kontrol ve disipline ilavedir. Bu nedenle hapishane, Osmanlı modernitesi sürecine açılan pencereler olarak benzersiz bir güce sahiptir ve sosyoekonomik, siyasi, kültürel ve ideolojik meselelerde ve son dönem Osmanlı tarihinde bütün imparatorluk topraklarında meydana gelen gelişmeler hakkında net bilgiler verir. Sonuç olarak bu kitap “Türk” hapishaneleri hakkında değil, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Osmanlı İmparatorluğu’nun, Yemen’den Balkanlara, Van’dan Beyrut’a kadar bütün topraklarını kapsayan bir hapishane sistemiyle ilgilidir.

Bu kitap hapishanelerden, Osmanlı modernitesine açılan bir pencere olarak faydalanırken, aynı zamanda ıslahatlar ile hedefleri, mahkûmların ve yerel hapishane personellerinin bakış açısından hapsedilme gerçeğini yan yana getiriyor. Osmanlı İmparatorluğu tarihinin çok büyük bir kısmı merkezî devlet bakış açısıyla yazılmıştır. Bu yazınlar, Tanzimat, Mutlakıyet ve İkinci Meşrutiyet Dönemi ıslahatçılarının büyük dönüşüm planlarını, hapishane yaşantısının gerçekleriyle güçlendirir. Başka bir deyişle, hedeflenen ıslahatları ele alır, nasıl uygulandıklarını inceler ve gardiyanlarla mahkûmların öykülerine ve yaşadıklarına dayanarak ıslahatların kabul görüp görmediğini, başarılı ve başarısız olduğu yerleri, karşılaşılan itirazları inceler.

Osmanlı hapishaneleriyle ilgili araştırmamı derinleştirdikçe hapishanelerin suçlar, polis faaliyetleri, mahkemeler, yasal reform ve ceza hukuku meseleleriyle nasıl iç içe geçtiğini fark ettim. Maalesef bu çalışma geniş kapsamlı ve ayrıntılı değildir. Sonuçta Osmanlı ceza hukukunu incelemek için mevcut olan zengin kaynakların sadece yüzeyini kazıyabildim. Daha kapsamlı bir resme entegre olması gereken bu konunun diğer yönleri hakkında kusursuz çalışmalar yapılmaktadır. Benim çalışmam, Osmanlı ve Ortadoğu tarihindeki, genişçe ve yeterince araştırılmamış olan bu konuya dair deneysel bir yorumdan ibarettir. Çalışmamın verimli tartışmaları, yapıcı eleştirileri ve araştırmaların devamını teşvik edeceğini umuyorum.

Üçüncü Bölümün eski bir versiyonu, “İkinci Meşrutiyet Dönemi’nde Farklılığı Kavramlaştırmak: Yeni Kaynaklar, Eski Zorluklar” başlığı altında İstanbul’daki İsveç Araştırma Enstitüsü’ne metin hâlinde sunulmuş, Jorgen Nielsen’ın editörlüğünü yaptığı 2012 tarihli Religion, Ethnicity and Contested Nationhood in the Former Ottoman Space adlı kitapta yer almıştır. Yine Üçüncü Bölümün bir kısmı, “1912 ve 1914 yıllarında Osmanlı Hapishane Araştırmalarında Kimlik” başlığı altında Ortadoğu Araştırmaları Uluslararası Dergisi’nde, 2009 yılında, 41. sayıda yayımlandı. Üçüncü Bölümün Üçüncü Kısmı, “Tutuklu Sayımı: Jön Türklerin Sistematik Bir Şekilde Hapishane İstatistikleri Toplama Çalışmaları ve Bunların 1911-1918 Hapishane Islahatı Üzerine Etkileri” başlığıyla Boğaziçi Üniversitesi’nde sunuldu ve 2007 yılında, Noémi Lévy ile Alexandre Toumarkine’in editörlüğünü yaptığı, Osmanlı’da Asayiş, Suç ve Ceza, 18-20. Yüzyıllar adlı kitapta yer aldı. Bu kitabın Giriş Bölümündeki ceza infaz kurumlarının incelenmesi hakkındaki teorik yaklaşımlara dair görüşlerin bazı bölümleri ise aynı kitapta, “Hapishaneler ve Cezalandırmaya İlişkin Yaklaşımlara Eleştirel Bir Bakış” başlığıyla yer almıştır. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri dairesinin cömert izin politikası sayesinde, kitabın İngilizce baskının kapağında bulunan ve 3.1, 3.2, 4.1, 4.2, 4.3 ve 4.4. numaraları fotoğrafları kullandım.

Bu kitabın yazılması ve tamamlanması sırasında yardımlarını esirgemedikleri için birçok kişi ve kuruma şükran borçluyum. Pek çok kişinin cömertliği karşısında mahcup oldum. Hepsinin hayatım üzerinde gerçekten etkileri oldu; bu kitabın, titizliklerini, yardımlarını, destek ve dostluklarını yansıtmasını dilerim.

Bu projede birçok kurum bana maddi destek ve ikamet imkânı verdi. Los Angeles California Üniversitesi Yakın Doğu Araştırmaları Merkezi vasıtasıyla uygulanan Yabancı Dil ve Alan Çalışmaları hibeleri, Fulbright Uluslararası Eğitim Enstitüsü, Fulbright-Hays doktora tezi araştırma bursları, Türk Araştırmaları Enstitüsü, Brigham Young Üniversitesi David M. Kennedy Uluslararası Çalışmalar Merkezi ve Amerikan Araştırma Enstitüsü İstanbul Şubesine minnetlerimi sunarım. Brigham Young ve Memphis Üniversitesi’ndeki harika dostlarıma ve eski meslektaşlarıma, bu kitabın çeşitli bölümlerine dair mesleki dayanışmaları, yönlendirmeleri, destekleri ve eleştirileri için büyük minnet borçluyum. Ayrıca bu kitabın yazılması, gözden geçirilmesi ve bitirilmesi esnasında, bana destekleyici ve fikren ufuk açıcı bir ortam sağlayan Binghamton Üniversitesi’ndeki meslektaş ve dostlarıma da teşekkür ederim. İstanbul’daki Başbakanlık Osmanlı Arşivleri personeli, beni Osmanlı arşivlerinin incelikleri ve karmaşıklıkları arasında yönlendirirken gösterdikleri sıcaklık, nezaket, sabır ve misafirperverlikleri için özel bir teşekkürü hak ediyor.

Akademik gelişimime rehberlik eden ve Ortadoğu’ya karşı merak ve sevgi beslememe vesile olan akademisyen ve akıl hocalarıma minnetim bakidir. Özellikle James Gelvin, Arnold Green, Güliz Kuruoğlu, David Montgomery ve Gabriel Piterberg’e teşekkür ederim. Umarım ben de kendi öğrencilerime, onların bana verdiği kişisel ve zihinsel eğitimi verebilirim.

Ayrıca yayın sürecinde bana yol gösteren Edinburgh University Press’in düşünceli, dikkatli ve sabırlı editörlerine de teşekkür etmek isterim. Teşvikleri ve yapıcı eleştirilerinin, bu kitabın çok daha iyi hâle gelmesini sağlayan isimsiz eleştirmenlere de sonsuz teşekkürler. Editörlükteki ustalığından dolayı Michael Lejman’a müteşekkirim. Bu taslağı okuyan ve son derece faydalı ve sağlam önerilerde bulunan Jonathan Lohnes ve Darin Stephanov’a özel ve yürekten teşekkürlerimi sunarım. Elbette tüm hatalar bana aittir, bu çalışmanın bir değeri varsa, onların yardımı sayesindedir.

Bu yolda katkıda bulunan, sevgi ve desteğini esirgemeyen pek çok arkadaşın adını anmazsak teşekkürler faslı tamamlanmış sayılmaz. Bu isimler dostluklarını, zamanlarını, fikirlerini, kaynaklarını, içgörü ve eleştirilerini benimle cömertçe paylaştılar ve içten teşekkürümü hak ediyorlar: Iris Agmon, Ebru Aykut, Rıfat Behar, Peter Brand, Michele Campos, Julia Phillips Cohen, Y. Tolga Cora, Roger Deal, Heather Dehaan, Fatmagül Demirel, Arnab Dey, Kazım Dilek, Yasemin Dilek, Eric Dursteler, Howard Eissenstat, Ferdan Ergut, Eyal Ginio, Anthony Gorman, Yasemin Gönen, Aram Goudsouzian, Melis Hafez, Will Hanley, Andy Johns, M. Erdem Kabadayı, Vangelis Kechriotis, Elektra Kostopolous, Scott Marler, Kevin Martin, Jonathan McCollum, Milena Methodieva, Hüseyin Özkaya, Omri Paz, Catherine Phipps-Mercer, Najwa al-Qattan, Donald Quataert, Jean Quataert, Avi Ruebin, Brett Rushforth, Mehmet Safa Saracoğlu, Janann Sherman, Ara Topakian, Dikran Topakian, Zeynep Türkyılmaz, Richard Wittmann, Gültekin Yıldız, Murat Yıldız ve Sara Yıldız.

En önemlisi ve sonuncusu yakınlarıma ve aileme teşekkür ediyorum, onlar olmadan bu kitabı asla bitiremezdim. Ben eğitimim ve kariyerim için uğraşırken benimle birlikte dünyayı dolaşan sevgili eşim Kimberli’ye ve muhteşem evlatlarım Bethany, Joseph, Joshua ve Richard Kazım’a sevgi ve şükranlarımı sunarım. Umarım birlikte daha nice maceralar yaşarız. Bana, akademik dünyanın asla veremeyeceği sevgiyi, istikrarı, desteği ve aklıselimliği veriyorsunuz. Sizi kelimelerle ifade edemeyeceğim kadar çok seviyorum.

1

Osmanlı Ceza Adaleti ve İslami Hukukun Dönüşümü, Modernite Çağında Cezalandırma 1839-1922

Uzun 19. yüzyıl boyunca (1770’ler-1922 arası) Osmanlı İmparatorluğu; ayrılıkçı hareketlerin, isyanların, mali sorunların, sayısız savaşların ve Avrupa emperyalizminin dâhil olduğu pek çok iç ve dış kriz yaşadı. Bu tehditler karşısında padişahlar ve idareciler bürokrasiyi, hukuk ve eğitim sistemini, ekonomiyi, halkı ve orduyu dönüştürmeyi hedefleyen etkili ıslahat planları yapmak istediler. Osmanlı devlet adamları, böyle topyekûn bir yeniden yapılanma programının bir parçası olarak ceza adalet sistemi oluşturma çabalarında da bulundular. Bu sebeple İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) yönlendirdiği Jön Türkler, II. Abdülhamit’i tahttan indirip 1909 yılının Ağustos ayında iki önemli ceza kurumundan biri olan Emniyyet-i Umûmiyye Müdüriyeti’ni kurdular. Cezai ıslahatlar ile medeniyet, kalkınmacılık, toplum mühendisliği, hükümet iktidarının merkezîleşmesi ve rasyonelleşmesi gibi kavramlar arasındaki ilişki, Osmanlı siyasi ve entelektüel zihniyetinin zaten bir parçasıydı. Cezai ve imparatorluk ıslahatları arasındaki yakın bağıntı, cezaevlerini Osmanlı modernite sürecinin etkin bir penceresi hâline getirdi; zira bu bağıntı, imparatorluğun modern devlet yönetimi ve ulus inşası süreçlerini, imparatorluk içeriğine uygun hâle getirip adapte ediyordu.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Tarih Türk-Osmanlı
  • Kitap AdıOsmanlı'da Hapishaneler - Modernitenin Küçük Evreni
  • Sayfa Sayısı304
  • YazarKent F. Schull
  • ISBN9786258242935
  • Boyutlar, Kapak13.5 x 21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviFol Kitap / 2023

Yazarın Diğer Kitapları

Men-e-men Birazoku

Aynı Kategoriden

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur