Bu Şehirde Kimse Yok mu?

Rövşen Abdullaoğlu

Eskiden başarılı bir sporcuydu Willy… Şimdilerdeyse köşesine çekilmiş bir temizlik görevlisi… Ölümcül bir hastalıkla mücadele etmekte olan Lübnanlı bir göçmenle tanışır çalıştığı yerde… Günden güne ölüme bir adım daha yaklaşan Wisman’ın her şeye rağmen yaşama sımsıkı ve sevgiyle tutunmayı başarabiliyor olması, etrafındaki herkesi, hayatı ve ölümü yeniden sorgulamaya iter.

Beni Hafife Alma

Nil Ergü Muradoğlu

“O günden sonra ki gün fark ettim ki, artık ben aynı ben değildim. Herşey o kadar farklıydı ki… Taşıyamayacağım kadar ağır, söyleyemeyeceğim kadar da hafifti.”

Ateşten Sırlar

Nil Ergü Muradoğlu

Seni seviyorum de Defalarca de Yüzlerce, binlerce kez de Yorulmadan, bıkmadan her gün de Ne olursa olsun, Nerde olursan ol Kimseden korkmadan, Utanmadan, sıkılmadan, Seni seviyorum de.

Gerçeğin Ortasında

Sema Karabıyık

Herkesin fark edilmek, keşfedilmek, şöhret olmak uğruna katıldığı Gerçek Hayat Evi’ne gizlenmek için giren Şahande… Kilo verebilecek mi bahsi ile ülke gündemine damga vuran, cam fanusta yaşamaya mahkum, obez İlbilge…

Sihri Su

Hatice Üzgül

Suyun seyri, gökten ve yerden, buluttan ve gözyaşından aktı geçti, sihirli cümlelere doldu taştı, bir romanda vücut buldu. Damlaya damlaya akan bir hikâye, yeri geldi çağladı.

Sabahı Aramak

Ayşenur Yıldız

Ayda, hayatının en mutlu döneminde, mezuniyetine az bir zaman kala önemli bir hastalığa yakalandığını öğrenir. Bu hastalık onu, tüm planlarını değiştirerek ailesinin yanına dönmeye mecbur eder. Daha arkasında bıraktıklarının acısıyla başa çıkamamış olan Ayda, ailesinin yıllarca sakladığı sırları ve hayatının yalanlar üzerine kurulu olduğunu öğrenince uzun ve sancılı bir yolculuğa çıkmak zorunda kalır.

Rana

Hacer Aydın

Siz hiç aşkınız uğruna karşı cinsin kılığına girip, karşılaşabileceğiniz her türlü zorluğu, engeli, ayıplamayı göze aldınız mı? Üstelik bunu 9. yüzyılın erkek egemen toplumunda ve halifeliğin hüküm sürdüğü bir dönemde yaptığınızı hayal edin.

Lacivert’in Büyüsü

Feyza Yazgan

En büyük hayali iyi bir ressam ve kendi adını taşıyan bir sanat galerisi açabilmek olan Eylül, katılacağı bir resim yarışmasıyla hayatının değişeceğini bilmiyordu. Yarım bırakılmış bir resim çalışmasıyla bu yarışmayı kazanmasının imkânsız olduğunu düşündüğü sırada, birden bire yüzünde ürkütücü bir yara izi olan o adamla yolları tekrar kesişmişti.

Bir Kızıl Gonca

Onur Şahin

Ressam olma hayaliyle İstanbul’a gelen fakat bunu başaramayıp hayatını kadınlığıyla kazanmaya başlayan, talihini değiştirmek için çok sevdiği bu şehri terk eden bir kadın… Bugüne kadar istediği her şeyi elde etmiş olan zengin bir iş adamı… Hakkari’nin bir dağ köyünden büyük umutlarla İstanbul’a göçmüş, Kumkapı’da garsonluk yapan genç bir adam…

Arsien Krallığı

Mehmet Kerim Ersan

Büyülü ormandan geçip gizemli kapıları aşarak toprağın derinliklerine kurulmuş olan kadim Arsien Krallığı’nın kalıntıları arasında yol aldıktan sonra gezegenin kalbine ulaştı. Hayatta kalan son büyücünün ölmek üzere olduğunu gördüğünde çok az zamanının kaldığını anladı. Şimdi bir an önce Zaduma’da yaşayan son büyücünün ölmemesi için ruhu ile bedenini birleştirip Dünya’dan ayrılması gerekiyordu.

New York Düşerken

Şenol Ceviz

“450 çocuk hiçbir zaman çocuk olmadı.” Onların eğitimi için milyarlarca dolarlık bir bütçe ayrıldı. En iyi eğitmenler bulundu, en iyi imkânlar seferber edildi. Her biri yetimhanelerden özenle seçilerek toplandı. Onlar eğitmenlerine göre görev, liderlerine göre işlenmeyi ekleyen değerli birer hammaddeydi.

Cellatlar Kahvesi

Erol Çelik / 2 Yorum

Galata’daki taş meyhanede bu gecelik müzik susmuştu ama yarın geceden tezi yok, tekrar başlayacaktı. Belki Arap yeni bir dansöz çıkaracaktı sahneye, belki yeni kabadayılar naralar atacaktı. Kim bilir belki de yeni cinayetler işlenecekti. Oysa kesin olan tek şey Kıpti’nin bundan sonraki hayatı tamamen değişecekti. Kim celladını karşılarken bu kadar mutlu olurdu ki?