Kanatların Çağrısı

Agatha Christie

Bu birbirinden değişik on iki öykü, Agatha Christie’nin çok yönlü eşsiz bir yazar olduğunu kanıtlıyor. Kırmızı Işık ve Dördüncü Adam, sizleri heyecandan kıvrandırırken, Radyo adlı ironik öyküden gaddarca zevk alacaksınız. Ölüm Habercisi Köpek ise dehşetle tüylerinizi ürpertecek.

Ölüm Çığlığı

Agatha Christie

Miss Jane Marple ilk kez bu romanda okur karşısına çıkıyor. Albay Protheroe öldürülüyor. Köy halkı buna şaşırıyor fakat içlerinde Protheroe´nun ölmesini isteyen bir çok kişi var. Cinayeti Jane Marple çözüyor.

Işıklar Sönünce

Agatha Christie

Bu, John Seagrave’in mutsuz yaşamının, kötü biten aşkının, düşlerinin ve ölümünün hikayesidir. Düşlerinde ve ölümünde ilk ikisinde elde edemediklerini bulduysa, yaşamı başarılı sayılır. Bunu kim bilebilir?

Cesetler Merdiveni

Agatha Christie

Bayan Bantry, rüya görüyordu.Itırşahileri, çiçek sergisinin de birincisi olmuştu.Beyaz keten cüppeli rahip kilisede ödül veriyordu.Rahibin karısı,sırtında mayosuyla yanlarından geçti.Ama rüya bu ya…Topluluk buna hiç aldırmıyordu.Kadın gerçekte de böyle yapsaydı kimbilir nasıl davranırdı?

Sessiz Tanık

Altın Kitaplar

Emily’nin başına gelenler için herkes yaramaz köpeği suçladı. Ama topa basarak merdivenlerden düşen Miss Emily bunun bir kaza olmadığına, akrabalarından birinin kendisini öldürmek istediğine inanıyordu. 17 Nisan’da Hercule Poirot’ya bir mektup yazarak şüphelerini dile getirdi. Her nedense mektup ünlü dedektifin eline 28 Haziran’da geçti… Ama bu arada iş işten geçmiş, Emily ölmüştü…

Ve Ayna Kırıldı

Agatha Christie

St. Mary Mead sıradan bir İngiliz taşrasıydı, ta ki ünlü film yıldızı Marina Gregg gelene dek. Gossington Malikânesi’ni satın alan Marina bir davet verir. Davet sırasında konuklardan biri ölür. Kokteyl kadehine zehir konmuştur. Tüm ipuçları asıl hedefin Marina olduğu ve zavallı Heather Badcock’un yanlışlıkla öldüğü yönündedir. Gerçekten de olay bu kadar basit midir?

Hayalet Şehir

Patrick McGrath

Aslında hiçbir şehir bugün gördüğümüz şehir değildir. Her şehrin, tüm yaşanmışlıklarıyla, geçmişinden bugününe uzanan bir ruhu vardır. Ünlü Ameerikalı romancı Patrick McGrath, üç anlatıdan oluşan Hayalet Şehir’de, New York’a ruhunu veren üç dönemden birer öykü anlatıyor.

İmha Planı – Medya Nasıl Çökertilir

Oray Eğin

‘Bak’ dedi Genel Yayın Yönetmeni, ‘Hükümet isterse en sağlam kuruluşları, en sağlam bankaları bile bir günde batırır.’ Tam da böyle oldu. Propagandanın başarıyla ulaşması için önce medyanın dönüştürülmesi gerekiyordu. Bir aşamadan sonra hiç kimse direnemedi, değişimden herkes nasibini aldı. Künyeler yenilendi, köşeler boşaltıldı, insanlar işsiz bırakıldı, muhalif gazeteciler hapse atıldı. İnsanlar susturuldu, korkutuldu. İtiraz etmeye kalkan herkes bir şekilde cezalandırıldı, sindirildi. Ve sonunda Türk medyası çökertildi

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon

Pascale Chapaux-Morelli, Pascal Couderc

Basit küçük manipülasyonlar çiftlerin gündelik hayatlarının bir parçası olsa da, “narsistik sapkınlık” biçimini aldığında önemli bir soruna dönüşür. Narsist partner kendi iktidarını yerleştirmek ve eşini kendi istediği kişiliğe büründürmek için baştan çıkartıcı, kurnazca yollara başvurur.

Gömülü Dev

Kazuo Ishiguro

Romalılar Britanya’yı terk edeli çok olmuş. Viraneye dönmekte koca ülke. Neyse ki ortalığı kasıp kavuran savaş bitmiş. Britonlar’dan Axl ile Beatrice yıllardır görmedikleri oğullarına kavuşmak için tehlikeli topraklarda zorlu bir yolculuğu göze alıyorlar.

Milena’ya Mektuplar

Franz Kafka

Franz Kafka, Milena’yı 1920 yılının başlarında, Prag’da, edebiyatçıların toplandığı bir kafede tanıdı. Milena 24 yaşında genç bir gazeteciydi, Kafka ise 38’ini sürüyordu. Milena’nın onun yapıtlarını Çekçeye çevirme arzusu ikisinin yakınlaşmasıyla sonuçlandı, çok geçmeden de defalarca buluşmaları ve mektuplaşmalarıyla birlikte derin ama umutsuz bir aşka dönüştü.

Profesör ve Hizmetçi

Yoko Ogawa

Japonya’nın en çok övgü toplayan yazarlarından Yoko Ogawa’dan içleri ısıtan, duygusal bir roman… Zeki bir matematikçi olan Profesör, yıllar önce ciddi bir trafik kazası geçirir. Bu yüzden kısa süreli belleği sadece son seksen dakikayı kaydedebilir. Profesör, ona bakmakla yükümlü genç bir bakıcı ve küçük oğlundan başka hiç kimseyle iletişim kuramamaktadır. Seksen dakikadan öncesini hatırlayamayan Profesör her sabah bakıcısıyla yeniden tanışır ve her seferinde aralarında naif bir ilişki filizlenir.