Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Facebook’ta Beğen

Ölüm olmasa yaşam tanımlanabilir miydi?

Ölüm üzerine söylenecek her söz, yaşamla ilişkilidir. Yaşamın değeri, mutluluklar, ulaşılamayan arzular, hüzünler, acılar, yaşamın “tek bir kereliği” ve geçiciliği gidenler dönmeyeceği için, yaşam biteceği için anlamlıdır.

Toplum ile ölüm, kültür ile ölüm arasındaki ilişki, ölenin ardından nelerin yapıldığı ve yapılması gerektiği şeklinde kendini gösterir: Mezar düzenlemelerinden, cenaze törenlerine, ağıtlara, mevlitlere, teziyelere, mevlit şekerlerine. Bütün bu merasimler, uğurlanan kadar geride kalanların tesellisi için yapılır, toplumun maneviyatı için ve ayakta tutmak istediği değerler için düzenlenir. Yani, ölüm ve yaşam yine iç içedir. Yaşam olmasa ölüm tanımlanabilir miydi?

İ Ç İ N D E K İ L E R

GİRİŞ ◦ 11

Emine Gürsoy Naskali

DEFİN

Hunlarda Defin Merasimi -359 Amida Kuşatmasındaki Örneğe Göre- ◦ 17 Mehmet Tezcan

Kuman-Kıpçaklarda Ölü Gömme İle İlgili İnanç ve Âdetler ◦ 43 Ahmet Gökbel

Hakas Türklerinde Ölümün Algılanışı ve Ölüm İle İlgili Geleneksel Uygulamalar ◦ 63 Gülsüm Killi

Alevî Geleneğinde Ölüm ve Ölüm Sonrası Uygulamalar ◦ 95 Harun Yıldız

Son Yolculuk Nereye?

-Almanya’daki Türklerin Cenaze Ritüeli- ◦ 113 Ahmet Atilla Doğan

Şiirimizde Ölüm Yolculuğu ve Tabut İstiareleri ◦ 135 Mehmet Törenek

Eski Türklerde “Başka Bir Dünyada Yaşantı Mekânı” Olarak Mezar (Defin) Odası ◦ 159 Yaşar Çoruhlu

Eski Türklerde Mezar Geleneği ◦ 181 Cengiz Alyılmaz

Anıtkabir ◦ 193 Emine Gürsoy Naskali

MEZAR TAŞLARI

Mezar Taşları Üzerindeki Sembolik İfadeler ◦ 209 Ali Rıza Özcan

Tatar ve Nogay Türklerinin İslamîMezar Yazıtlarında Yaşam ve Ölüm Kavramı ◦ 233 Svetlana Çervonnaya

Mezar Taşlarında Yaşam ve Ölüm Motifleri – İzmir’de Osmanlı Dönemi – °251 R. Eser Gültekin

Mezar Taşı Metinlerinde Ölüm ◦ 269 Nâmık Açıkgöz

DESTANLARDA ÖLÜM

Tuva ve Şor Türklerinin Destanlarında Ölüm ◦ 291 Mehmet Aça

Altay Türklerinin Destanlarında Ölüm ◦ 345 Mustafa Aça

TÜRKÇEDE ÖLÜM

Eski Türkçede “Ölüm” İçin Kullanılan Sözler ◦ 369 Hülya Arslan Erol

Kutadgu Bilig’de Ölüm Kavramı ◦ 403 Nesrin Kaya

Ölüm Diyarında Hayat ◦ 427 Sema Uğurcan

AĞIT

Halk Müziğinde “Ölüm” Üzerine Yakılan Ağıtların İcralarında Ortaya Çıkan Problemler ve Çözüm Önerileri ◦ 447 Mehmet Ali Özdemir

ÖLÜMLÜK HALI

Türk Dünyasında Ölümlük Halı, Düz Dokuma Yaygı ve Keçe Geleneği ◦ 461 Bekir Deniz

“Ölüm” Olgusunun Türk Dokumalarına Yansıması ◦ 500 Filiz Nurhan Ölmez

GİRİŞ

Ölüm olmasa yaşam tanımlanabilir miydi?

Ölüm üzerine söylenecek her söz, yaşamla ilişkilidir. Yaşamın değeri, mutluluklar, ulaşılamayan arzular, hüzünler, acılar, yaşamın “tek bir kereliği” ve geçiciliği -gidenler dönmeyeceği için, yaşam biteceği için- anlamlıdır.

Toplum ile ölüm, kültür ile ölüm arasındaki ilişki, ölenin ardından nelerin yapıldığı ve yapılması gerektiği şeklinde kendini gösterir: Mezar düzenlemelerinden cenaze törenlerine, ağıtlara, mevlitlere, taziyelere, mevlit şekerlerine. Bütün bu merasimler, uğurlanan kadar geride kalanların tesellisi için yapılır, toplumun maneviyatı için ve ayakta tutmak istediği değerler için düzenlenir. Şehit cenaze törenleri, önderlerin cenaze törenleri bunun canlı bir örneğidir. Yani, ölüm ve yaşam yine iç içedir.

Gidenin arkasından geride kalanların duruşu önemlidir: Toplum, ölene gereken saygının gösterilmesini bekler. Naaşın toprağa tevdi edilmesini ve uygun bir yere defnedilmesini ister. Bu kadar 10 Kasım yaşandı; Atatürk’ün naaşının 15 yıl toprağa tevdi edilmediği hiç söylendi mi? 1938’den sonra Tek Parti Milli Şef dönemi süresince naaşın Ankara’da Etnografya Müzesinde tutulduğunu, Anıtkabir inşaatının bir türlü başlayamadığını resmi tarihimiz pek anlatmak istemez. Tarihimiz gerçekleri anlatacaksa bu vakıa da tarihimizin bir gerçeğidir.

1961’in Ekim ayında önce Dışişleri Bakanı rahmetli Fatin Rüştü Zorlu, arkasından Maliye Bakanı rahmetli Hasan Polatkan, ertesi gün de rahmetli Başbakan Adnan Menderes İmralı adasında idam edilmişlerdi. Yan yana, hemen sehpanın yanına gömülmüşler, hangi mezarın kime ait olduğuna dair bir işaret konmamıştı. Yıllar sonra, 1990’da, naaşların İmralı’dan alınıp Topkapı’ya getirileceği sırada, cesetler karıştı mı diye basında bir şayia çıktı. Fatin Rüştü’nün kızından dinledim, hiç bir tereddüt yoktu dedi, Menderes kısa boyluydu, Polatkan orta boyluydu, babam uzun boyluydu, içlerinde en uzun boylusuydu; kazdıkları çukura babamı sığdıramamışlar, bacaklarını büküp sokmuşlar dedi. Hangi cesedin kime ait olduğu konusunda hiç bir tereddüt yoktu dedi. (Sarayburnu’ndan Topkapı’ya uzanan mahşerî bir kalabalık devlet töreniyle getirilen naaşları karşılamıştı.)

Geleneğimizde mezar ziyareti vardır. Suudi Vehha-biler mezar ziyareti yapmadıkları gibi Mekke ve Medine’deki mezarları da tahrip etmişlerdir. Medine’de Mescid-i Nebevi’de Hz. Muhammet’in ve aynı yerde bulunan Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in mezarlarını yıkmaya cesaret edemeyip sadece yağmalamışlar ve kubbelerinde tahribat yapmışlardır. Elebaşları Abdullah bin Suud İstanbul’a getirilerek Peygamberin mezarını yağmalamakla yargılanmış ve idam edilmiştir. Olaylar yatışınca, II. Mahmut, İstanbul’dan mimarlar göndererek kabri tamir ettirmiştir. Daha sonra da Sultan Abdül-mecit köklü bir restorasyon yaptırmıştır.

Türbe ziyaretleri… Bayram münasebetiyle televizyonlarda türbe ziyaretleri yine tartışıldı, çaput bağlayıp adak adamalar bazılarınca “sapıklık” olarak nitelendirildi. Ancak, kutsal addedilen ağaçlara çaput bağlamak Şamanist geçmişimizde var olan bir adet. Bugün bile özellikle Sibirya’da karşınıza birden bire silme bez parçaları düğümlenmiş bir ağaç çıkıveriyor. Çaput, belki de bizim Şamanist geçmişimizle bir bağ. Bu gözle bakarsak niçin kınayalım?

Eski Türkler, öldü demiyorlardı, uçtu diyorlardı. Çünkü insan ruhunu bir kuş olarak tasavvur ediyorlardı. Ruhun gideceği yerin de gökyüzü olmasını temenni ediyorlardı.

Yaşam olmasa ölüm tanımlanabilir miydi?

Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali

2012

Giriş

İnsanoğlunun doğaya bakarak her canlının öldüğünü görmesine karşın; ölenlerin yeryüzüne tekrar dönmelerine ilişkin inançları dolayısıyla tamamen yok olup ortadan kalkmadıkları, belirli bir süre sonra yine gelecekleri ve ruhlarının sürekli olduğu düşünülmüş, bir bilinmeyen sona gitmekten korkan insanlar, bu olgu ile binlerce düşünce, inanış ve uygulamalar ortaya çıkarmışlardır.

İşte bu korku ve ölümsüzlük arzusu nedeniyle ilk dinsel inançlar da ölüm düşüncesi etrafında gelişmiştir. Bütün canlılar içinde, ölüme ritüelist bir yaklaşım sergileyerek ölülerine sahip çıkan, törenler düzenleyen ve ölüleri gömerek mezarlıklar oluşturan tek canlı insandır.

Mezar taşları, üzerindeki yazı ve süslemelerle yapıldıkları çevrenin ve dönemin inançlarını, sanatını, yaşam biçimini, halkbilimini ortaya koyan ancak son zamanlarda hızla yitirdiğimiz belgelerdir. Mezar taşlarına işlenen tüm motifler birer süsleme unsuru olmakla birlikte, sembolik anlamlarıyla da ilgi çekmektedir. İnsanoğlu tarihsel süreç içerisinde sevinç, keder ve korkularını çeşitli sembollerle yansıtmaya çalışmıştır. Mezar taşlarına süsleme öğesi olarak yansıyan bu sembolik anlatımlarda yaşam ve ölümle ilgili motifler de yer almaktadır. Yaşam ve ölüme ilişkin düşünceleri dile getirmesi açısından mezar taşları önem kazanmıştır.

Osmanlı toplumunda yaşamla ölüm o kadar iç içedir ki kişiler evlerinin önündeki bahçelerine ya da her gün gittikleri camilerin bir köşesine gömülebilmektedir. Bugün bile herkes bu mezarlıkların arasından geçebilmektedir. Bunlardan biri hâlâ kentin ortasında, göğe doğru yükselen servileriyle adeta park görünümündeki Kuşadası Adalızade Mezarlığı’dır. Güzelbahçe Yaka Köyü Mezarlığı da, yerleşim yerini tepeden seyreden denize karşı konumlanmış adeta bir mesire yeri gibidir.

İnsanlar ağacı, yaşamının uzunluğu, kesildiği zaman kökünden yeniden sürmesi, bir kısmının devamlı olarak yeşil kalması, yaprakları dökülenlerin ise ilkbaharda tekrar yeşillenmesi, göğe ve doğa güçlerine yakınlığı gibi nedenlerle kutsal saymıştır. Kökleriyle toprağın derinliklerine inen, dallarıyla gökyüzüne uzanan ağaç, dünyanın yaratılışı ve insanoğlunun var olmasını içeren söylencelerde en çok kullanılan süslemelerden biridir. Tek tanrılı dinlerden önceki inançlarda ağaç, Ana Tanrıça ile bağdaştırılmış ve Ana Tanrıça’nın ağaçtan yontuları tapınakları süslemiştir. Tek tanrılı dinlerin insanın yaratılışını anlatan bölümlerdeki ortak nokta yasaklanmış bir meyvenin ağacıdır. Bir rivayete göre, yılan tarafından korunan bu ağacın meyvesini yiyen Âdem ve Havva cennetten kovularak, ölümsüzlüklerini kaybetmişlerdir. Yeryüzünde ölümsüzlüğü bulmayı başaramayan insanoğlu, dirilmeye veya ruhun ölümsüzlüğüne inandığından, duygularını hayat ağacı motifiyle yansıtmıştır (Erbek 1986a: 27-30). Bunun değişik örnekleri İzmir’de Güzelbahçe Yaka Köyü ve Kuşadası Adalızade Mezarlığı’nda görülmektedir. Orta Asya

Halk Müziğinde “Ölüm” Üzerine Yakılan Ağıtların İcralarında Ortaya Çıkan Problemler ve Çözüm Önerileri

Mehmet Ali Özdemir

Giriş

Halk müzikleri doğdukları toplumların adları ile anılırlar. Toplumsal yaşamın kendi dinamiğinden kaynaklanarak oluşan halk müzikleri, değişerek ve gelişerek yeni müzik çeşit ve türlerinin oluşmasına da kaynak olmuşlardır.

Yaşamın hemen her alanı ile ilgili ürünler verebilen ve geniş konuları ile toplumların istemlerini dile getiren halk müzikleri, geleneksel yaşayışın bir parçası olarak varlıklarını günümüzde de sürdürmektedirler.

“Avrupa Ortaçağının sonlarında, müziğe ilişkin kuramlar öne süren kilise adamları müziği, ince ve bilginlere özgü bir kilise ve saray sanatı olarak kabul ediyorlardı. Kimi zaman da köylerinde yaşayan köylülerle kasabaların emekçi insanları hâline gelmiş eski köylülerin, gösteriler yapan gezginci halk oyuncularının yani hiçbiri özgür bir müzik eğitimi nimetlerinden yararlanmamış insanların kendi gündelik yaşamlarında kullandıkları tümüyle farklı bir müziğin var olduğunu rahatsızlık duyarak fark ediyorlardı. Ortaçağ dünyasının sona erişini gösteren ulusların doğması olgusuyla birlikte, sıradan insanların bu okul görmemiş müziği, bir ulusun kültür yaşamının önemli ve esinlendirici parçası olarak kabul edilmeye başlandı. Sonraları bu müzik ‘Halk’ (folk) olarak adlandırılacaktı” (Finkelstein 1995: 30).

Ancak halk olarak adlandırdığımız insan toplulukları kendi toplumsal yaşamlarındaki farklılıklar ile küçük gruplara ayrılabilmektedirler. Bu farklılaşmanın temel nedenlerinden biri, kültürü oluşturan yaşamsal olguların oluş biçimi olarak değerlendirilebilir. “Kabile toplumlarında müziğin ekin ekme, ürün kaldırma, kayıkçılık, avlanma, el zanaatları, çocukların büyütülmesi, savaş eğitimi ve hastalıkların tedavisi ile, doğum ve ölümle, gençlerin ergenliğe kabulüyle ilgili dinsel törenlerle yani, yaşamın her yanıyla, ilgisi vardır” (Fin-kelstein 1995: 30). Bu denli geniş bir yelpazede ele alınan halk müziklerinin köklerini tarihin derinliklerinde aramak gerekmektedir.

Halk müzikleri bir oluşumdur ki; bu oluşum devam eden, yani yaşanmakta olan bir sürecin gelinen noktasıdır. Geçmişte var idi ve gelecekte de devam edecek olan sürecin bugününü anlamak ve onu açıklamak gerekmektedir. Halkın kendi yaşam koşullarından doğan olay ve olgulardan hareketle, yerel müzik ve dil ifadelerinin bir araya gelmesiyle oluşan, kendine özgü; çalma, söyleme ve çalma-söyleme anlayışlarından oluşan müzik ürünleri olarak tanımlayabileceğimiz Türk Halk Müziği geleneksel bir kültür ürünümüzdür.

1. Halk Müziğinde Türler ve Çeşitler

(Özdemir 1998)

Halk müziğini bir tür olarak ele alırsak, bu türe bağlı olan alt çeşitlerini şöyle sıralayabiliriz:

a.    Uzun Havalar

b.    Kırık Havalar

c.    Karma Havalar

Bu çeşitlere bağlı olan alt türden söz edebiliriz. Bunlar ise şöyle gösterilebilinir:

i.    Çalgısal Türler (Ç)

ii.    Sözlü Türler (S)

iii.    Çalgısal / Sözlü Türler (Ç/S)

Halk Müziğinde Çeşitler ve Türler

Uzun Havalar     Kırık Havalar       Karma Havalar

2. Halk Müziğinde Ağıtlar

Sözlük anlamıyla “Ağıt”: “Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını veya büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sağu, mersiye” (Türkçe Sözlük 1988) olarak tanımlanmaktadır.

Abakan Nehri 63 Abdal Musa 484 Abdest 102 Âdem ve Havva 252 Afanesyeva 170, – kültürü

163, 174 Afganistan 21, 23 Ağıt 449, 451

Ahemenid İmparatorluğu

32, 34

Ahret 45, 46, 136, 162, 403,

413, 415, 427, 443, 468 Ahiret 149

Ahretlik halı 462, 463, 487 Ahura-Mazda dini 17, 30 Akçokraklı, Osman 235, 236, 237, 246 Akif 149, 154 Akkoyunlular 483 Ak Ölen-me Kır Ölen Destanı 309, 327 Ak Tayçı Destanı 314, 324, 327, 331, 347, 348, 352, 353, 356, 362 Alday-Buuçu Destanı 328, 332 Alevîlik 532

Aleviler 109, 111, 504, 524 Alevî-Bektaşî 104, 107, 110

Alıp Manaş Destanı 346, 349, 351, 359, 360, 361, 364

Âl-i İmrân Suresi 277 Alighieri, Dante 428, 435437

Allah 96, 97, 99, 100, 103105, 113, 135, 147, 214217, 219, 246, 255, 256,

259, 261, 269, 272, 279, 281, 284, 286, 287, 406,

414, 442, 475, 516, 518 Almanlar 43, 115, 116, 124, 132

Almanya 7, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120,

121, 122, 123, 124, 125,

126, 127, 128, 129, 130,

131, 132, 133 Altay Buuçay Destanı 354, 356-359, 361 Altaylar 27 Altay Türkleri 356 Altın Orda 233, 235, 236, 241, 243 Altın Tayçı Destanı 314, 315, 327 Amerika 172

Amida Kuşatması 7, 17, 22

Anadolu 18, 21, 34, 55, 58, 59, 96, 97, 99-113, 121,

132, 154, 168, 181, 188191, 210, 211, 216-219, 221, 223, 239, 255, 258,

259, 261, 263, 264, 345, 349, 364, 371, 373, 379,

388, 390, 402, 453, 457, 461-463, 466-468, 470, 471, 474, 475, 477, 478, 480-84, 486-488, 490,

491, 502-504, 510, 512, 513, 517-520, 522-525 Ana Tanrıça 252 Anday, Melih Cevdet 141 Andronovo 31, 36, 163,

168, 170, 175, – insanları

30, – kültürü 30 Anıtkabir 8, 11, 193-195, 197-201 Anka, Hüseyin 194 Anka kuşu 504 Ankebût Suresi 277 Anma töreni 64, 67, 81, 83, 85-89

Apor, Baron Peter 519 A’râf Suresi 277 Asklepios 517 Astrahan 241, 243 Asya Hunları 17, 19, 28, 36 Ata Kültü 209 Atatürk 11, 58, 135, 181, 189, 193-196, 200-205,

398, 401, 402, 447, 451, 452, 488-491, 524, 525

Attila 25, 26, 169 Avrasya 167, 236 Avrupa 18, 25, 26, 28, 29, 36, 114, 115, 117, 119,

120, 128, 129, 130, 133, 233, 234, 236, 238, 239,

255, 264, 436, 447, -Hunları 17, 19, 28, 36 Avusturya 116 Ayak taşı 209, 472, 474 Aydınoğulları 49 Âyete’l-Kürsî 97 Azizî fes 212 Azrail 147, 353, 438, 440

Bachelard 150 Bactria 19, 20, 24, 35, 39 Bahtin 428, 429, 431, 433, 434, 437 Balbal 54, 55, 165, 187, 188, 239, 385, 386, 395 Banarlı, Nihat Sami 150 Barın, Emin 194 Başkurdistan 245, 472 Baş taşı 209, 472, 474 Bayar, Celâl 193, 195-201 Baysklan, S. M. 294, 297, 300, 340 Belçika 116 Beltirler 63, 77 Beyatlı, Yahya Kemal 136, 150, 151, 154, 155, 442, 443

Bilge Kağan 45, 48, 162, 184-186, 402

Bilge Tonyukuk 186 Birinci Alaeddin Keyku-bad 465 Birinci Dünya Savaşı 122, 428

Birinci Şapur 21 Bizanslılar 43 Boktu-Kiriş, Bora-Şeeley Destanı 319-321, 328, 329, 332 Boratav, Pertev Naili 364, 450, 456 Bronz Çağı 29 Bulgaristan 55 Butanayev 63, 65-69, 71-90, 92, 93

Büyük Selçuklu Sultanı Sancar 162

Carpini, Johann de Plano

162, 163 Cehennem 46, 415, 417, 418, 436 Cenaze 11, 25, 26, 36, 52, 70, 72, 74-78, 81, 83, 85, 88, 92, 96, 99-102, 108, 114, 122, 124, 125, 128131, 138, 141, 143, 145, 161, 162, 164, 323, 462464, 467, 468, 469, 471, 473-476, 478, 481, 487, 498, 519, 520, – namazı

99, 102, 131, 141, – ritüe-li 7, 113, 128 Cennet 104, 436

Ceset 22, 27, 75, 164, 166, 167, 170, 171, 173, 182, 184, 472, 478 Clauson, Sir Gerhard 370,

372, 374, 377, 378, 381, 384, 390-392, 394, 398 Codex Cumanicus 44-47, 53, 55, 59 Ctesias 32

Çadır 51, 166, 181, 329, 381,

467, 481, 485 Çekler 43

Çin 17, 19, 20, 25, 26, 27,

28, 29, 31, 36, 48, 50,

173, 174, 175, 185, 189, -kolonileri 27, – kültürü 27

Dağlarca, Fazıl Hüsnü 146, 148

Dağlık Altay Cumhuriyeti 63

Danimarka 116 Dâr çekmek 101 Dede Korkut 48, 188, 317, 319, 341, 353, 364, 398, 484, 486, 489, 492 Derbendî, Muhammed Tâkî 108 Deşt-i Kıpçak 46, 54, 57,

235 Dicle 21

DİTİB 120, 121, 132

Divan-ı Lügati’t-Türk 45,

375, 376 Diyanet İşleri Başkanlığı 120

Diyarbekirli, Nejat 188191, 516, 525 Dobruca 57, 239 Doğrul Baba 484 Doğum 118, 241, 369, 410, 448, 501, 507, 511 Dostoyevski, Fyodor Mi-hayloviç 428, 429, 437, 443

Dua 71, 104, 105, 125, 127,

256, 271, 279, 281, 284,

286, 334, 422, 469, 472

Ebu’l-Ara Maarri 437 Ecel 274, 275, 277, 282, 284, 285, 411, 422 Eftalitler 480 Ehl-i Beyt 97, 108 El-Makdisi 69 Enbiyâ Suresi 277 Engin, İsmail 96, 109 Enginün, İnci 437 Erlik Han 66 Ermeniler 43

Er Samır Destanı 346, 347, 355, 356 Er Töştük Destanı 331, 342, 346, 353 Esik Kurganı 171 Eski Anadolu Türkçesi 371, 379, 388, 390, 402

Eski Kırım 237, 238, 246 Eski Türkçe 370, 382, 384, 389, 391, 392, 393, 402 Eski Türkçenin Grameri 384, 386, 398 Eski Türkler 13, 17, 50, 56, 159, 259, 323 Etnoğrafya Müzesi 195,

196

Fatiha Suresi 101, 105, 286, 287 Fena fillah 96 Fransa 116 Fremdarbeiter 116

Gardizî 70 Gastarbeiter 116 Genceli Nizamî 54 Geylânî, Abdülkadir 483 Göç 114, 115 Gök Tanrı 313, 377 Göktürk balbalları 210, -Kağanlığı 236, – kurganları 165 Göktürkler 45, 48, 51, 52, 100, 376, 381 Grekler 30

Grumbates 18, 20-24, 26, 28, 36 Gumilev, L. N. 28 Gül 217, 223, 263 Gülistan Tercümesi 60,

399, 400 Gürcistan 55

Hacı Bektaş-ı Veli103, 109, 484, 504 Hafız 245, 428, 431, 436 Hakas Cumhuriyeti 63, -Türkleri 63 Hakaslar 63, 67, 69, 73, 75, 76, 81, 82, 83, 85 Hakasya 63, 70, 71, 73, 79, 80, 83, 90, 92, 183 Hakk 96, 99, 100, 102, 105, 108

Hakk’a yürümek 96 Halı 461-467, 469-476, 481484, 486-488, 493, 494, 498, 501, 503, 506, 518, 520-522 Hamidî fes 212 Han Pergen Destanı 305, 306, 308, 326, 327 Han-Şilgi Attıg Han-Hülük Destanı 303, 316, 322, 329, 333 Harezm Türkçesi 394 Hatemi, Hüsrev 152 Hayat Ağacı (Yaşam Ağacı) 214, 258, 262, 264, 331, 513 Hazar Denizi 21, 35 Heftalitler 20 Helalleşme 475 Herodotos 32, 33, 39 Hindliler 30 Hıristiyanlık 258 Hırvatlar 43 Hollanda 116, 473

Horasan 18, 31, 37, 110,

504

Hoton Türkleri 483 Hsiung-nu 19, 164, 174 Hunlar 18, 26, 36, 45, 49,

100, 480 Hugo, Victor 432 Hüdavendigar, Murad

431, 489 Hüve’l-Bâkî 269, 270, 271,

272, 274-278, 284 Hz. Ali 97, 108, 286 Hz. Meryem 219 Hz. Muhammed 217, 218, 254, 436, 475, 511 Hz. Musa 518

Irk Bitig Destanı 375, 376378, 401

İbadet 103, 119, 120, 417, 421, 425 İbn Fazlan 46, 48, 49, 51,

53, 54, 58 İbrahim Peygamber 218 İç Asya 164, 168, 170, 172,

174, 175, 218 İdil-Bulgar Türkleri 48 İhlas Suresi 105, 287 İkinci Başadar Kurganı 169 İkinci Şapur 18, 21, 22 İkinci Dünya Savaşı 114,

122, 474 İlâhi Komedya 436 İmam Cafer Buyruğu 104

İnsan Kurbanı 36 İranlılar 31, 33, 485 İskitler 49, 57, 508 İslam 48, 49, 58, 61, 95, 100, 108, 111, 120, 124, 126, 127, 131-133, 159, 216, 236, 240-242, 261, 262, 264, 286, 436, 443, 478, 488, 490, 507, 517 İslamiyet 17, 209, 364, 482 İsveç 116

İyi ve Kötü Prens Hikayesi

376, 386

Joinville, Jean de 52, 53

Kâbe 475

Kabir 55, 101, 105, 108, 183, 209, 236, 246 Kabristan 209 Kaçlar 63, 81, 83, 85, 91 Kafkas Hunları 19 Kangıvay-Mer-gen Destanı 328

Kansu 29, 189 Kanuni Sultan Süleyman 481

Kara Ahmet Paşa 466, 492 Karaçay-Malkar Türkçesi

401

Karadeniz 17, 18, 28, 49, 59 Karahanlı Türkçesi 372-73, 384, 387-88, 392-94 Karakalpaklar 49 Karakeçililer 483

Karani, Aşık Veysel 451 Kara-şahr 29 Karasuk Kültürü 163 Kaşgarlı Mahmut 45, 47, 59, 376, 386, 392, 476, 489

Karatay, Celâleddin 465, 492

Katanov, N. F. 64, 65 Kazakistan 29, 30, 51, 165,

181, 183, 468, 469, 471, 478, 483, 491, 497, 498, 500

Kazak Türkçesi 378, 399 Kazan Hanlığı 243, 245 Kefen 147, 274, 475, 519, 520

Kelime-i Şehadet 105, 240 Kemal, Namık 428, 436, 437 Kidaritler 19 Kionitae 17, 18, 22 Kionitler 18, 20, 21 Kionit Hunları 17 Kıble 100, 126 Kıpçaklar 43, 46, 47, 52, 54, 56, 59, 100 Kıpçak Türkleri 50, 58 Kıpçak Türkçesi 59, 60,

373, 376, 379, 380, 385,

402

Kısakürek, Necip Fazıl 140, 148, 150, 154 Kırgızlar 17, 27, 49, 70, 470 Kırım Hanlığı 241-243

Kırım Tatarları 233, 234, 235, 238 Kızıllar 63, 82, 83, 85, 91 Koman, İlhan 194 Kostromskaya Kurganı 177

Koyballar 63, 91 Kozın Erkeş Destanı 349352, 355, 357, 360 Köroğlu 173, 188 Köroğlu Destanı 173 Kubaba 258 Kumanlar 52 Kuman / Kıpçaklar 43 Kül mezarı 26 Kültigin 45, 48, 504 Kültigin Kitabesi 160 Kümbet 53, 188, 194 Kumuk Türkleri 473, 488 Kur’an-ı Kerim 107, 108,

217, 222, 240, 256, 257, 475

Kurban 32, 36, 48, 54, 56, 78, 79, 81, 102, 105-108, 147, 161, 165, 178, 218,

468, 479, 483, 506 Kurgan 53, 54, 161, 163,

164, 166, 167, 168, 175, 179, 181, 183, – kültürü 159

Kutadgu Bilig 9, 396, 397, 403, 404, 412, 426, 437

Lahit 74, 167-171, 178, 255

257, 472

Lale 217, 218, 255, 262, 265 Lehler 43

Leventoğlu, Tarık 194

Maaday Kara Destanı 341, 342, 352, 364 Macaristan 28, 189, 524 Mağfiret 279, 281, 284, 286,

287, 406 Mahşer günü 405 Makber 142, 155 Makedonlar 43 Malçı Mergen Destanı 348, 349, 354 Maniheizm 17, 159 Marcellinus, Ammianus 19, 21, 22, 40 Maveraünnehir 18, 30, 31,

35, 37

Mazdaizm 17, 27, 30, 32,

33, 35, 36 Memluklar 49 Menderes, Adnan 12, 193, 195

Menippea 428, 429, 431,

432, 437 Mevlid 107, 108 Mezar 8, 11, 39, 60, 73, 75, 78, 100, 125, 154, 159,

165, 181, 190, 209-216,

218, 220-223, 231, 233235, 237, 240, 242, 251,

253, 254, 256, 257, 259,

260, 262-265, 269, 272,

273, 286, 287, 435, 490

Mezarlık 73, 79, 101, 123, 124, 136, 209, 431-433, 461

Mezarlıklı halı 506 Mısır 49, 54, 58, 168, 172, 440 Midas 168

Mühr-i Süleyman 219, 220, 222

Mukaddimetü’l – Edeb 386 Mumyalama 51, 172 Musalla taşı 141 Musevi 126 Müridoğlu, Zühtü 194 Müslüman 34, 60, 123, 126,

127, 129, 146, 162, 165, 179, 216, 237-242, 434, 436

Nahl Suresi 277 Namaz 99, 144, 464 Nasrettin Hoca 188 Nazarov, Bahtiyar 403, 426 Necatigil, Behçet 138 Nehcü’l-Ferâdis 394 Neolitik dönem 29 Nogaylar 233, 236, 473 Nogay Türkleri 233 Noın Ula kurganları 166

Oğuzcan, Ümit Yaşar 136, 152

Oğuzlar 45, 48, 100 Okunyev Kültürü 163, 167

Orhun Abideleri 372, 373, 375-78, 383, 386, 387,

389, 390, 398 Orhun Kitabeleri 45, 47 Orhun Yazıtları 49, 54, 189 Orta Asya 19, 21, 27-31, 34,

36, 40, 50, 54, 57, 164, 172, 190, 191, 214, 216, 221, 252, 262, 326, 364, 463, 466, 476, 478-480, 482, 486, 488, 517, 524 Orta Çağ 148, 161, 162,

238, 447, 486, 491 Osmanlılar 221, 428, 464 Ossuarium 31, 34, 35

Ögel, Bahaeddin 27- 29,

31, 32, 40, 52, 59, 164,

182, 190, 256, 260, 264, 331, 342, 357, 361, 362, 364, 371, 376, 381, 400, 452, 457, 482-485, 487, 491

Ölümden sonraki yaşam 502, 509, 522 Ölümlük Halı 9, 461, 466 Ölümsüzlük 216, 237, 251,

254, 502, 509, 516, 517, 522

Ölü yemeği 72 Önasya 33 Öteki dünya 66 Özbekistan 181, 470, 483 Özbekler 469, 482, 485, 488

Pakistan 29, 38 Pamirler 31 Paralel dünya 160, 168 Pazırık kurganları 166 Persepolis 34 Pers İmparatorluğu 32 Persler 33 Proto – Türk 164 Puşkin, Aleksandr Serge-yeviç 235

Radloff, Wilhelm 300 Rahmân Suresi 277 Recaizade Mahmud Ekrem 143 Risaletü’n-Gufran 437 Roma 18, 21, 517 Romanya 55, 473 Roux, Jean-Paul 64, 69,

163, 169, 172 Rubrouck, Guillaume de 52, 53, 54 Ruh 44, 46, 67, 68, 77, 78, 88, 120, 169, 218, 345,

357, 423, 431, 476, 504, 514 Rûhî 481

Rumi, Mevlana Celaleddin

121, 215 Ruslar 43 Rusya 28, 473

Saba, Ziya Osman 138,

143, 155 Sagaylar 49, 63, 82-3, 88, 91

Sasaniler 18, 32, 34 Seccade 493, 494 Selçuklular 61, 216, 217, 464

Selçukname 162 Servi 214, 215, 216, 225, 253, 254, 259, 262, 267, 502, 506, 522 Shakespeare, William 428, 431, 443 Sibirya 13, 30, 63- 65, 94, 111, 175, 190, 293, 295, 296, 300, 326, 330, 331,

358, 482, 508 Siwa kültürü 9 Slavca 25 Slovaklar 43 Slovenler 43 Soğd 19, 31, 33 Soğdiana 20, 35 Soğdlar 30, 33 Sovyetler Birliği 488 Süleyman Çelebi 108 Süleymaniye Camii 466 Süleyman Peygamber 219 Sultan Abdülaziz 212 Sultan İkinci Abdülhamid 212 Sümerler 258 Sünnî 106, 109 Suriye 49

Şamanizm 59, 110, 209,

260, 363, 399, 490 Şefaat 259

Yayım tarihi

“Defin” için bir yanıt

  1. Vehhabiler Peygamberimizin mezarını da yıkmaya teşebbüs ettiler. Mustafa Kemâl bir ikaz telgrafıyla Peygamberimizin kabrinin yıkılmasını önledi. Gönderilen taraftaki belgeyi Prof. Dr Nevzat Yalçıntaş görmüştür.
    Alıcı tarafta ise, Mekke Şehir Planlaması projesinde ekipbaşı olan Orol Ataman,
    bu telgrafın metnini Medine Müzesi’nde görmüştür. Murat Bardakçı, Engin Ardıç ve Kadir Mısıroğlu’nun bu konudaki yorumları yanlıştır. Okuyun:

    http://www.angelfire.com/mn/atakam/ndex/mezar.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kitap AdıDefin
  • Sayfa Sayısı544
  • YazarKolektif
  • ISBN9786054534173
  • Boyutlar, Kapak14x21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviTarihçi Kitabevi / 2012

Yazarın Diğer Kitapları

Yazarın Diğer Kitapları



Okudunuz mu?

Rastgele Kitap Getir Son Girilenleri Getir

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

Oynat Durdur
Vimeo Fragman Vimeo Durdur