İstanbul dönüşü kaldığı Keçiören’deki evden otele çıkışını, Otel Gören Defterler serisinin ilk kitabı ‘Çarpışan Sesler’e şöyle not düşüyor Pakdil: “Evden çıkmak gerekliydi de, âniden ivecenleşivermişti : o odada … 592 gün kalış. Vınlama mı, tınlama mı, çınlama mı? … Saat 23’ü geçmiş, otele doğru yürürken; yer olup olmadığını da bilmiyorum daha; ama, uygun görünüyor bu otel. … “Yer var.” dedi otel kâtibi.” Böylece, yıllar süren ve sessizlik, sükûnet özlemi içinde geçen “otelde yaşam” başlamış oldu. Otel Gören Defterler serisini oluşturan 6 kitap da bu süreçte yazıldı. / Ömer Erinç
Pakdil’in “Otel Gören Defterler” üstbaşlığıyla yayımladığı seri kitaplarına belki başka bir isim verme gerekliliği olursa, onlara “Direniş Notları” da diyebiliriz. Yozlaşan her şeye, sükûnetsizliğe, derinliksizliğe. Ve kitabını özellikle bir kavram etrafında kurgulamaya çalıştığını belli eden ifadesi “şirke direniş”. / Said Yavuz
Otel Gören Defterler serisini oluşturan 6 kitap:
1- Çarpışan Sesler
2- Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada
3- Büyük Sorgu
4- Simsiyah
5- Ateş Hattında Harf Müfrezeleri
6- Yazmak Bir Mûcize
Ve kışkırtılan yazının … Şimdi dedim de hangi şimdi denir ya hani o hangi şimdi derken de dedimden öncekisi de bitmemiş miydi?
Dilim dilim elektrik o huşo dilinin karnı yere değen at gibi seğirtirkenki yürekleri hoplatan vicdan çıngıları da çekilen ve halen çekilmeyi bekleyen filllerin peşine düşmüş…
I
Birsüre bir odasında, birsüre başka bir odasında kaldığım bir evden çıkış.
Beş yüz doksan iki gün tam.
5 Nisandı. Cuma idi.
Ortalık daha ağarmamıştı.
Bağırtı, çağırtı, gümbürtü. Şiddetlendirilmiş vahşi sesler. Hayatı tehdit eden.
↓
Ve, işte, o Cuma akşamı trene biniş.
de.
↓
Yol üstünde T ilçesinde bir gece, iki gündüz
↓
Ve, dört gün sonraki Salı idi.
9 Nisandı.
İzmir’den gelen trenden iniş.
Gardını yükseltti düşü
yukarıya.
direnti trendinin oku
Büyük sıkıştırılmışlıklarda insan herşeyi derinlemesine gözden geçirmek ister. Gücü de sanırım burdadır insanın; tekilliğini yoğunlaştırabilme eyleminde, durup durup tartıya vurabilmesinde kendi kendini. “Kimim?” çengeli o kadar belirginleşiverir ki, göz kamaştırır adeta.
Kuşkusuz Edebiyat’ın yeri, dergi çıkmıyor olsa da, çok uzaklardan görülebilen bir deniz feneri gibi.
Saat 23’ü geçmiş, otele doğru yürürken; yer olup olmadığını da bilmiyorum daha; ama, uygun görünüyor bu otel.
Geceyle de konuşulamıyor ki kolay kolay. Hayatın çekirdeğinde olağanüstü romantizm vardır: ne durumda olunursa olunsun rüzgârların kanatlarına oturmalı, yıldızlarla şakalaşmalı, başımızda takke varsa eğer havalara uçurmalı, kadınların saçları bulutlara dolaşmalı falan filan.
“Yer var.” dedi otel kâtibi.
Dönüşmeye hazırlanan bir sözcüğü farkediverince tutuverdim hemen ve “Bir şey düş şuraya.” dememle şıkır şıkır oynayarak merdivene doğru yürümesin mi benimle, inip çıkan asansöre burun kıvırarak ?
Oda ve çantam birbirlerini hafif hafif sınayan iki boksör.
Izmir dönüşü militan bakmamak mümkün değildi..
Perdeyi hafif açınca da cam da şarjörlerine yıldız sürülü gökyüzü!
Cümleler, mermi gibi, pat pat karyolaya düşmeye başladı.
II
Ben sabahı çoktan bekliyordum, biraz geç kaldı.
Otele girişin 28. günü.
Çok vefalı bir dostun elini tutarcasına, sağ elimi sol elimin üstüne getirdim.
…
Bu kitabı en uygun fiyata Amazon'dan satın alın
Diğerlerini GösterBurada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.
- Kategori(ler) Deneme
- Kitap AdıOtel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler
- Sayfa Sayısı97
- YazarNuri Pakdil
- ISBN9789757013143
- Boyutlar, Kapak13.5 x 21 cm, Karton Kapak
- YayıneviEdebiyat Dergisi Yayınları / 2012
Yazarın Diğer Kitapları
Aynı Kategoriden
- Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği ~ Ülkü Tamer

Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği
Ülkü Tamer
Hamlet’i kim yazdı? Tolstoy ve Dostoyevski’nin en sevdiği roman neydi? Mark Twain nasıl rüyalar görürdü? Paul Klee için resmin tanımı neydi? Thomas Hobbes yatmadan...
- Söz ~ Kahraman Tazeoğlu

Söz
Kahraman Tazeoğlu
Altını çize çize okuduğunuz kitaplar vardır. Çok sayfalı kalın kitaplardır bazen bunlar. Günler, haftalar, hatta aylar sürer okuyup bitirmek. Bitirdiğinizde belki size hiçbir şey...
- Vitrinde Olmak ~ Mustafa Kutlu

Vitrinde Olmak
Mustafa Kutlu
“Geçen asrın (XIX.) ortalarına kadar ülkemiz esnafı dükkânına vitrin yapmıyordu. (Vitrin bize batıdan gelmiş, önce azınlıklar uygulamıştır.) Kepenkleri ve kapıyı açıyor, uygun bir yerde...



