Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Facebook’ta Beğen

Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı (1923- 2023)

İsmail Küçükkaya, Prof. Dr. İlber Ortaylı

Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı (1923- 2023)

“Türklerin son iki asrı bütün Doğu dünyasında ve Balkanlar’da dikkatle gözden geçirilmesi gereken büyük bir tarihî yolculuktur. Bu nedenle de Dünya Tarihi’nin önemli bir parçasıdır ve dikkatle üzerinde durulmalıdır.”
İLBER ORTAYLI

İsmail Küçükkaya sordu, İlber Ortaylı tüm içtenliğiyle cevapladı ve ortaya Türkiye’nin geçmiş ve geleceğiyle ilgilenen her okurun mutlak okuması gereken bir başucu kitabı ortaya çıktı…

Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı’na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme döneminden başladık.
Bir yandan Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid’in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarını ele aldık.
Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet’in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1950’li yılları… 1913 Babıali Baskını’yla başlayan darbeler tarihini… İslâmcılıktan milliyetçiliğe, merkez sağdan sosyal demokrasiye bütün siyasal akımları…
1876’dan 1924’e ve 1982’ye anayasa metinlerimizi… Bizleri 2023’e taşıyacak yeni anayasa özlemimizi… Kıbrıs Barış Harekâtı, AB macerası ve Ortadoğu politikalarımızı…
Şehirleşme, üniversiteleşme, gecekondulaşma, ekonomik büyüme, yolsuzluklar, gündelik yaşamdaki nitelik ve kalite kaybı gibi en güçlü sosyolojik dinamik ve gelişmeleri…
Yani bizi biz yapan ve bugünlere taşıyan önemli tarihsel dinamikleri konuştuk…

Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı, 1923’ten günümüze, günümüzden 2023’e uzanan, bir geçmiş ve gelecek muhasebesi…

***

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ – İLBER ORTAYLI / 7

SUNUŞ – İSMAİL KÜÇÜKKAYA / 9

1. BÖLÜM
1923’E GİDEN YOL
“SON İMPARATOR” ABDÜLHAMİD / 17
İTTİHATÇILAR VE BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI / 35
MİLLİ MÜCADELE YILLARI / 53
BİRİNCİ MECLİS VE CUMHURİYET’İN KURULUŞU / 67

2. BÖLÜM
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
TÜRKİYE MAREŞALİ / 85
SALTANATTAN CUMHURİYETE GİDEN YOL / 105
CUMHURİYET; YENİ VATAN, YENİ CEMİYET / 125
ATATÜRK’ÜN ÖZEL HAYATI
“İNKILAPÇININ ÇOCUĞU OLMAZ” / 133
DİNÎ HAYAT VE DÜZENLEMELER / 139
KEMALİZM I 147

3. BÖLÜM
İSMET İNÖNÜ DEVRİ
İKİNCİ ADAM” / 153

4. BÖLÜM
ADNAN MENDERES DEVRİ
CUMHURİYET TARİHİNİN ALTIN YILLARI MI? / 175

5. BÖLÜM
KARIŞIKLIKLAR DEVRİ
1960’LARDAN 1980’LERE / 201

6. BÖLÜM
ÖZAL’DAN ERDOĞAN’A
1980’LERDEN 2000’LERE / 229
TÜRKİYE’DE SİYASİ DEĞİŞİM / 241
DIŞ POLİTİKA / 249

7. BÖLÜM
2023’E DOĞRU TÜRKİYE / YÜZÜNCÜ YILINDA CUMHURİYET
NASIL BİR TÜRKİYE? / 263
NASIL BİR CUMHURİYET? / 305

DİZİN / 321

ÖNSÖZ

Elinizdeki kitap Cumhuriyetimizin ilk yüzyılı üzerine bir değerlendirme. Cumhuriyet, Türklerin cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu da Türklerin imparatorluğu olduğuna göre ikisinin arasındaki kültürel, siyasi, idari ve hukuki devamlılık açıktır. Bu nedenledir ki kitapta Tanzimat dediğimiz Türkiye’nin modernleşme döneminden başlayarak Cumhuriyet’in 100. Yılı olan 2023’e doğru safha safha ilerliyoruz.

Türklerin son iki asrı bütün Doğu dünyasında ve Balkanlarda dikkatle gözden geçirilmesi gereken büyük bir tarihi yolculuktur. Bu nedenle de Dünya Tarihi’nin önemli bir parçasıdır ve dikkatle üzerinde durulmalıdır.

İsmail Küçükkaya dostum bana yakın tarih üzerine sorulu-cevaplı bir mülakat önerdiğinde geçmişten günümüze Cumhuriyet’in tarihini yeni baştan anlatmak gerektiğini ve okurlarımıza adeta bir rapor vermem gerektiğini düşündüm. Son yüz elli yılın olayları, iktisadi veriler ve anayasa metinlerinin ayrıntılı tahlilinden çok, bazı halde kültürel hareketlere de değinecek bir panorama çizmek istedim.

Bir başka deyişle yakın tarihin bu ilginç panoraması bazı görüşlerimle ve bence literatürde gözden kaçan bazı yazarların deyişlerinden verilen referanslarla sunulmalıydı. Bu kitap ileride planladığım bir tarih çalışması için görüş ve yöntemimi okuyucunun değerlendirmesine de açıyor.

Her türlü değerlendirmeyi şükranla karşılayacağımı belirtmek ederim.

İLBER ORTAYLI
Eylül 2012
Cağaloğlu

SUNUŞ

“Cumhuriyetimize Dair” söyleyeceklerimiz var.

“Cumhuriyet muhabbetleri”nden oluşan elinizdeki bu kitap, klasik bir tarih çalışması değil, akademik eser ise hiç değil. Sadece bir dizi Cumhuriyet sohbeti…

Ülkemize, devletimize, kendimize ve yakın tarihimizin son asrına bakış…

İlber Hoca ile muhtelif zaman ve mekânlarda yıllar boyu bir araya gelişlerimizin her biri, tadına doyum olmaz tarih, kültür, edebiyat, şehir ve yaşam sohbetleriyle dopdoluydu.

Kitaplarıyla bize Osmanlı’yı sevdiren bilge tarihçimizden bu kez Cumhuriyetimizi, onun kurucusu büyük Atatürk’ü, devletimizin bugüne kadarki serüvenini dinleme şansına nail oldum. Bu, aynı zamanda ülkemizin zor bir coğrafya etrafında şekillenen ve dünya tarihiyle etkileşen en zorlu serüveninin hikâyesiydi. Ben merakla sordum, o da sabırla anlattı. Bazen İstanbul’da uzun bir akşam yemeğinde, bazen bir Urfa, Mardin gezisinde, kimi zaman hafta sonu buluşmalarında veya saray ziyaretlerinde “biz Türkleri” konuştuk…

Yakın tarih anlatılarındaki egemen boşlukların ve kesintilerin farkındaydım. Uzun sohbetlerimiz bu eksikliği gidermeye yönelikti. Söyleşiler gelişip derinleştikçe kendimi bu açıdan daha da şanslı hissetmeye başladım. Keza 2008 yılında yayınlanan Cumhuriyetimize Dair isimli kitabımın hareket noktasını da o boşlukları doldurma çabası oluşturuyordu. Kitap çok ilgi görmüştü.

Biz sohbetlerimize hiç ara vermeden devam ediyorduk. Zaman akıyordu, yeni bir kitap için kolları sıvadık. Kendisiyle derinlemesine bir Cumhuriyet incelemesi yaptık. Yetinmedik, geleceğe ışık tutarak, 2023’ü de konuştuk. Çalışmanın bu yönü, bir tarihçinin gelecek okuması bağlamında ilginçti ve inanıyorum ki İlber Hoca için de heyecan verici bir deneyim oldu.

Çünkü biliyorduk ki, tarihsel süreçlere sadece devrini tamamlamış, kapalı ve ölü zamanlar olarak bakamazdık. Çabamız, geçmişle günümüz arasındaki iç içe geçmiş bağlantıları görebilmek adına kıymetliydi. Tarihe sadece entelektüel merak ve ilgiyi gidermek için değil, bugünü daha doğru bir bakışla kavramak için bakıyorduk.

Evet, nitekim öyleydi… Tarih aslında görkemli, yıkıcı, yakıcı veçheleriyle hemen yanı başımızda bizimle yaşamaya devam edendi. Ama ne idealize edilmiş bir Osmanlı tarihi anlatısı ne de idealize edilmiş Cumhuriyet okuması bu tarihsel boşlukları doldurabilirdi. Birbirinden yalıtılmış, birbirinden koparılmış ya da birbirini itham eden tarihsel redlerin yarattığı bilinç kaybı maalesef yabancılaşmamızı daha da ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramıyordu.

Hâlbuki “Türk çağdaşlaşmasında” Osmanlı döneminin sahip olduğu otokratik ve mekanik mantığın Cumhuriyet tarafından da devam ettirilmesi bir tesadüf değildi. Osmanlı seçkinlerinden Cumhuriyet elitlerine geçen siyasal araçların kullanımındaki sosyal mühendislik benzerliği de…

Kısacası, Cumhuriyet’i içtenlikle seven, ona gönülden bağlı, Atatürk’e derin minnet duyan kuşaklar olarak bu eksik ve kendi gerçekliğimize yetmeyen, zeminsiz bakışın dışına çıkmak zorundaydık.

Tarih sürekliliktir, kopamaz. Kesintiye uğramış gibi görünse bile akmaya devam eder. Tarihimiz bir bütün ve onu anlamak için kopuş-süreklilik ilişkisi içinde ona bakmak zorundayız. Biz onu görmesek, yokmuş gibi davransak bile o kendi mekanizmasını çalıştırır.

Bu kitabı yapmamızın temel sebebi budur.

Bizi her daim geçmişle diyaloga çağıran İlber Hoca, düşünce dünyamızın değerli entelektüelidir. Kültürümüzün bütün yelpazesine aşina bir tarihçi… Dünyanın tarihsel koşullarıyla bizim geçmişimizin paralel okumasını eşzamanlı olarak yapar. Hem mukayeseli hem de senkronize değerlendirebilen bir zihin berraklığına sahiptir. Bunlar bizim ihtiyacımız olan geleceği kurma bilgi ve yönteminin anahtarıdır.

Elbette Cumhuriyet de Osmanlı da bizimdir ve Türklerin tarihidir. Yıkılan imparatorluğun ardından Cumhuriyet’i kurarken tarihte ilk defa devletimizin adına ‘Türkiye’ dedik. O güne kadar Batılılar bizi öyle tanımlıyordu ama biz kendimize hiç “Türkiyeli’ dememiştik… Ta ki Cumhuriyete kadar… Osmanlı Türklerin imparatorluğuydu ama bir yandan da pek çok kavmi ve milleti içinde barındırıyordu. Şüphesiz Cumhuriyet, 20. asrın çağdaşlaşma ve refah yaratma idealiyle kurulmuş, “ulus devlet” olarak Türk devlet geleneğinin devamıdır. Osmanlı’yı cihan imparatorluğuna taşıyan ve modern cumhuriyeti kuran öz aslında aynıdır.

Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı‘na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı lmparatorluğu’nun modernleşme döneminden başladık.

Bir yandan Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid’in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarını ele aldık.

Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet’in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1946-1950’li yılları…

1913 Babıali Baskını’yla başlayan darbeler tarihini…

Yeni devletin ilk gününden itibaren çözmeye çalıştığı kadim problemleri; Kürt Sorunu’nu, “irtica” meselesini ve eğitim konusunu…

İslamcılıktan milliyetçiliğe, merkez sağdan sosyal demokrasiye bütün siyasal akımları…

Türk siyasi tarihinin ana damarlarını…

Demokratik, hür rejim arayışlarımızı…

1876’dan 1924’e ve 1982’ye anayasa metinlerimizi… Bizleri 2023’e taşıyacak yeni anayasa özlemimizi…

Asırlık dış politikamız, ikili ilişkilerimiz, uluslararası kuruluşlardaki temsiliyetimiz, Kıbrıs Barış Harekâtı, AB macerası ve Ortadoğu politikalarımızı…

Şehirleşme, üniversiteleşme, gecekondulaşma, ekonomik büyüme, yolsuzluklar, gündelik yaşamdaki nitelik ve kalite kaybı gibi en güçlü sosyolojik dinamik ve gelişmeleri…

Yani bizi biz yapan ve bugünlere taşıyan önemli tarihsel dinamikleri…

Değişen dünya içinde kendisini durmaksızın dönüştüren bir ülke olduğumuz aşikâr… 2000’li yıllarda bir kez daha kabuk değiştiren yepyeni bir sürecin içine girdik. Dolayısıyla bu hızlı ve radikal yeniden yapılanmanın bütün sancı ve sıkıntılarını da yaşayarak yol alırken, Cumhuriyetimiz birinci asrını doldurmak üzere… Üstelik 21. yüzyılın küreselleşmiş dünyasında, büyüyen ekonomisiyle kendini bu yüzyılın aktör ülkeleri arasında konumlama iddiasında… Tüm bu koşullar göstermekte ki Türkiye Cumhuriyeti’nin kendine has tarihi, toplumsal ve siyasal gerçekliği yeniden ve daha da yakından bakılmayı ve yorumlanmayı hak ediyor. Biz bunu yaparken kendimizi kolaycı, toptancı, inkârcı, reddiyeci, methiyeci veya yüceltici kalıplara mahkûm etmedik. Olguların tarihsel koşullarını yok saymadan, bugünün zihin kategorileriyle ve angajmanlarıyla kendimizi sınırlandırmadık.

Bu kitap bir yorum kitabıdır, yüzyıllık Cumhuriyetimizin yorumu…

Bu kitabın temeli Cumhuriyetimize Dair’dir. Bu nedenle Aşina Kitaplar’a ve onun kurucusu Nihal Kemaloğlu’na teşekkür borçluyum. Elinizdeki Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı‘nın ortaya çıkmasında ve hazırlanmasında büyük katkıları olan TİMAŞ Yayınevi’ne, Editörüm Adem Koçal’a ve Asistanım Zeynep Erdur’a da içtenlikle teşekkür ediyorum.

İSMAİL KÜÇÜKKAYA

Yayım tarihi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kitap AdıCumhuriyet'in İlk Yüzyılı (1923- 2023)
  • Sayfa Sayısı336
  • YazarProf. Dr. İlber Ortaylı,İsmail Küçükkaya
  • ISBN9786050804980
  • Boyutlar, Kapak13,5x21, Karton Kapak
  • YayıneviTimaş / 2012

Yazarın Diğer Kitapları

Yazarın Diğer Kitapları



Okudunuz mu?

Rastgele Kitap Getir Son Girilenleri Getir

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

Oynat Durdur
Vimeo Fragman Vimeo Durdur