Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Deli Bal – Kanatları Ölü Açıklığında
Deli Bal – Kanatları Ölü Açıklığında

Deli Bal – Kanatları Ölü Açıklığında

Pelin Buzluk

Yıllar sonra da ne zaman gizli bir yerden söz edilse hepimiz terk edilmiş bir elma bahçesi düşledik. Ayaklarımızın altında küçük, kurtlu elmalar ezildi. Kokuya…

Yıllar sonra da ne zaman gizli bir yerden söz edilse hepimiz terk edilmiş bir elma bahçesi düşledik. Ayaklarımızın altında küçük, kurtlu elmalar ezildi. Kokuya battık. Hasta ağaçların gövdeden ayrılmış dalları, sallanan bacaklar gibi vurdu omuzlarımıza. Bir kuyu bileziği aradık hep. Kolileri kuyuya indirişimizi, ağlayan çocukları anımsadık. Zerre zerre büyüyen bunaltılar ve sırlı hayatlar… Başka türlü bir öykü evreni, başka türlü bir hayat bahçesi… Balkonsuz evin düğün gecesi ve gözlerini gözlerimize diken kargaları… Dünya bazen uysal bir karanlıktı, bazen tarumar olmuş bir gündüz.

Pelin Buzluk’un biri Yaşar Nabi Nayır diğeri Selçuk Baran Öykü Ödülü almış iki kitabı bir arada…

Durup durup seslenen öyküler.

İÇİNDEKİLER

Sürek……………………………………………………………………………………………….. 11
62 Tavşanı……………………………………………………………………………………. 17
Seyirciler Yokuşu……………………………………………………………………. 23
Kafes……………………………………………………………………………………………….. 27
Göz Hareketleri ……………………………………………………………………….. 33
Gecenin Elyazısı………………………………………………………………………. 39
2.9 Saniye……………………………………………………………………………………… 45
Refüj………………………………………………………………………………………………… 53
Aynanın Sonu…………………………………………………………………………… 59
Puslu Bahçe……………………………………………………………………………….. 69

Sürek

Arkada, göremediğiniz bir başka düşman var.
Bir günebakan çiçeğinin beni izlediğini ve benden
nefret ettiğini biliyorum.
– MALCOLM LOWRY 

Haklısın Emir. Ne söylesen yeri. Yıllarca aynı çatı altında yaşadık. Kardeş olduk birbirimize. Birlikte çalıştık, birlikte terledik. Gündüzleri çalışmak istemediğim için, benimle gece vardiyasına kalmaya razı oldun. Bu yüzden gündüzlerin hep derin bir uykuda geçti. Akşama doğru uyanıp günü yakalamaya çalıştın. Bana “Kardeşim,” dedin. Bir kez bile sormadın neden kaçıp bu kasabaya sığındığımı ama bilmek isterdin elbette. Oysa ben hiçbir şey anlatmadım. Kızmakta haklısın. Dün gece işe de gelmedim seninle. Neden diye sorduğunda yalnızca sustum. Kapıyı çarpıp gittin.

Ama bilmiyorsun, bugün başka… İşe gitmek yerine uykumu iyice aldım. Uzun zaman sonra aydınlık sokaklarda, meydanlarda dolaşıyorum. Bu akşam sana her şeyi bir bir anlatacağım. Anlayacaksın beni. Pazaryerinden geçiyorum şimdi. Öyle yüksek direkli çadırlar kurulmuş ki… Yüzlerce köylü var burada, karışık, rengârenk bir cümbüş oluşturuyorlar. Gürültüleri büyüdükçe korkuyorum yine. Bu korkularımdan haberin vardı ama anlayamazdın. Kimden, neden korktuğumu bilemezdin. Bunca gürültüde bildik bir ayak sesini duyamam diye korkardım.

O ayak sesini duyamazsam ölebilirdim çünkü Emir. Çadırlara girip çıkan onca insanın arasında o bildik silueti kaçırırsam avlanabilirdim. Bugün o kadar korkmuyorum artık. Sana anlatacağım ya, belki de onun rahatlığı bu. Sen şimdi işten gelmiş, uyuyorsundur. Alnındaki ter kurumamıştır daha. Eve bir varayım, yorgunsan da uyandıracağım seni. Bu kez yalansız konuşacağım. Hak vereceksin bana, bağışlayacaksın. Keşke yanımda olsaydın şimdi. Onca zaman sonra gün ışığında dışarı çıktığımda bana eşlik etsen ne güzel olurdu.

Hem birlikte bakıp eğleneceğimiz çok şey var burada. Köylünün biri küçük bir yalağa su boşalttı. Bir kadıncağız bilmeden yüzdürüyor eteğini bu pis suda. Bir başka köylü eşek satıyor. O eşeklerin bakışlarında bile gizli bir işbirliği seziyorum. Dönüp dönüp arkama bakıyorum: Kimse yok. Korkumu dizginliyorum. Yastığımın altındaki hançeri görüp gülmüştün bir akşam. “Bir tabanca alsan ya…” diye alay etmiştin. “Hançerden başkası olmaz,” demiştim sana. Soran gözlerle bakmıştın. Susmuştum gene. Çok öfkelenmiştin. Haklıydın dostum, aramızda sır olmamalıydı.

Burada her şey öyle yeni ve inanılmaz geliyor ki bana… Peki sen inanabiliyor musun pazaryerinde dolaşabildiğime? Bedenimi sanki dışarıdan izliyorum. Bedenimde olmaktan ölesiye korkuyorum çünkü. Bir hançer daha var Emir, bu hançerin yıllarca özlediği kın, benim etim. Bu hançer yıllarca bana doğru yürüdü. Bense onun getireceği yaraya hazırlandım. Yastığımın altında kendi hançerim, ancak öyle uyuyabildim. Sırtım bütün giysilere, bütün duvarlara, ardımda bıraktığım tüm o yollara, kentlere ve onları çevreleyen dağlara karşın çıplaktı. Gövdem korkusunun o hançerde artık son bulmasını istiyor belki de. Bu yüzden ona soyundu.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarın Diğer Kitapları

  1. En Eski Yüz ~ Pelin BuzlukEn Eski Yüz

    En Eski Yüz

    Pelin Buzluk

    Yokuşun başında ha düştü ha düşecek bir siluet görüyorum. Yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor mu… Birazdan odamız odun ateşiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz...

  2. Yer Değiştiren Sular ~ Pelin BuzlukYer Değiştiren Sular

    Yer Değiştiren Sular

    Pelin Buzluk

    “Kırlar çiçeklerle kaplıydı, dağlar yeşile boyanmıştı. Hiç yoktan bir sevinçle dolabilirdi insan. Otların arasına kendini bırakabilir, ulu ağaçlara yüz sürebilir, yüce kayalara, ziyaretlere varıp...

Bebhome Kahve

Aynı Kategoriden

  1. Gül Ağacı Sokağı ~ Debbie MacomberGül Ağacı Sokağı

    Gül Ağacı Sokağı

    Debbie Macomber

    Her şeye rağmen hayatımızı anlamlı kılan insanlar varsa yaşamak için hâlâ bir sebebimiz var demektir… Sevgili Dostlarım, Cedar Cove’a hoş geldiniz! Olivia, Grace, Charlotte,...

  2. Çocuklar ve Canavarları ~ Ahmet TulgarÇocuklar ve Canavarları

    Çocuklar ve Canavarları

    Ahmet Tulgar

    “Onu gördüğüm anda ne hissedeceğimi merak ediyordum. Öfkem, nefretim, utancım, her ne olacaksa hissettiğim, bunu ölçecektim. Şu anda aşamayacakmışım gibi gelse de aşıp aşamayacağımı...

  3. Gidelim Buralardan Muhlis ~ Ali İpekGidelim Buralardan Muhlis

    Gidelim Buralardan Muhlis

    Ali İpek

    “Kimse bugüne kadar bana gelip de seni rüyamda gördüm demedi. Yani düşün onca ömür tüketmişim. Onca kişiyle hukukum olmuş ama kimse gelip de demedi....

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur