Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Tanrıya Karşı Söylev
Tanrıya Karşı Söylev

Tanrıya Karşı Söylev

Marquis De Sade

Fransız edebiyatçı ve filozof Marquis de Sade’ın bu kitabı, Tanrı’yı özgün ve benzersiz bir durumdan yola çıkarak düşünmektir. Ona göre ateizm, şiddetli ve çelişik…

Fransız edebiyatçı ve filozof Marquis de Sade’ın bu kitabı, Tanrı’yı özgün ve benzersiz bir durumdan yola çıkarak düşünmektir. Ona göre ateizm, şiddetli ve çelişik bir fetihtir; çocukluğumuzun korkunç oyuncaklarının insanlığın yüreğinden ve belleğinden tamamen sökülüp atılmasıdır.

Ne Tanrı ne de din varsa evreni yöneten kimdir? Maddenin sürekli hareketi her şeyi açıklar mı? Bir Tanrı varsa bile, bizim saygı ve sevgimize layık bir varlık mıdır? ‘Doğamız gereği’ ölümsüz olmayı arzulamamız sonsuzluğun bir kanıtı mıdır? Peki bizi ürküten bu karanlık, bu sonsuz yok oluş korkusunu ne yapmalı?

Dönemin karmaşası ve anlam kargaşası içerisinde Marquis de Sade, “Felsefe her şeyi söylemelidir” demektedir; sansüre ve her tür despotizme karşı her şeyi söylemelidir. Bu kitap ile yazar, okuru, hapishane hücresinin yalnızlığından taşan felsefi bir tutarlılık arayışına davet etmektedir.

Marquıs de Sade

Paris’te Conde Sarayı’nda doğdu (1740). Erotik edebiyatın ve varoluşçu/nihilist felsefenin öncü isimlerindendir. Annesi Conde Prensesinin kuzenidir. Katolik rahip amcası yanında ilk öğrenimini gördü. Katolik ve askerî eğitim aldı. Yedi yıl savaşlarında görev aldı. Rose Keller Olayı nedeniyle hapsedilmekten Kralın özel izniyle kurtuldu. Ancak hizmetçiler ve fahişelerle sorunlu ilişkileri nedeniyle her zaman şikâyetlerin hedefindeydi; bu nedenle bir süre İtalya’ya kaçmak zorunda kaldı. Paris’e döndüğünde tutuklandı ve hayatının yirmi yıldan fazla bir dönemini hapiste geçirdi. Devrimden sonra serbest kalarak politikaya atıldı ve eski bir oyuncuyla yaşamaya başladı. Devrimcilerin yanında kraliyet yönetimine karşı cumhuriyeti destekledi. Hayatının son on yılını akıl hastanesinde geçirdi. 1814’te öldü. Başlıca eserleri: Sodom’un 120 Günü (1785) Justine/Erdemin Felaketleri (1791), Yatak Odasında Felsefe (1795), Aşkın Suçları (1800).

Işık Ergüden

İstanbul’da doğdu (1960). Galatasaray Lisesi mezunu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümündeki öğrenimini yarıda bıraktı. Siyasi faaliyetleri nedeni ile 1979-91 yılları arasında cezaevinde yattı. Redaktör ve editör olarak da çalışan Ergüden, aralarında Bataille, Baudrillard, Foucault, Levinas, Guattari gibi isimlerin yer aldığı pek çok yazar ve düşünürü Türkçeye kazandırdı. Başlıca eserleri: Sessizliğin Anarşisi (2001), Kurgusuz ve Yaşanmamış (2012); Zifir Olsun! (2018); Levinas, Tanrı, Ölüm ve Zaman (2011); Sözler, Yazılar, Sorular (2014); Guattari, Kaçış Çizgileri (2014); Althusser, Marx İçin (2015); Georges Bataille, Lanetli Pay (2017); Balibar vd., Kapital’i Okumak (2017); Bourdieu, Karşı Ateşler 2 (2018), Saramago, Körlük (2019); Bergson, Madde ve Bellek (2020); Bové, Luneau, Sivil İtaatsizliğe Çağrı (2021); Louis Lavelle, Söz ve Yazı (2021).

İçindekiler
Sunuş
Sade; Bir Parçalanmanın Geleceği 11
Giriş
Hayaletler 21
1
Din Adamı ile Can Çekişen Adamın Diyaloğu 24
2
Doğa Kendi Kendine Yeter 38
3
Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine Birinci Söylev 42
4
Ruhun Ölümsüzlüğü Üzerine İkinci Söylev 46
5
Cehenneme Dair 55
6
Delbène’in Söylevi 77
7
Dolmancé’nin Söylevi 100
8
Kutsal Kitap’a ve İncil’e Dair 105
9
Fransızlara! 121
10
Hakikat 134
Dizin 139

Sunuş
Sade; Bir Parçalanmanın Geleceği

Ateizmi özgün ve benzersiz bir durumdan yola çıkarak düşünmek; bu kitapta sunulan metinlerin hedefi işte budur. Ateizm, kendini ateist göstermek için dile getirmenin yeterli olacağı, tersine dönmüş konformist bir inanç bildirimi misali, aşikâr bir durum değildir. Ateizm, şiddetli ve çelişik bir fetihtir; tarihsel olaydan ayrı değildir. Moda olan ‘ateizm’in (Onfray), öncelikle benmerkezci bir tutum değil bir rasyonalite mücadelesi olduğunu unuttuğu bu günlerde, Sade’ın insanı afallatan başkalığıyla yüzleşmek körelmeye karşı en iyi reçetedir.

Felsefi olarak çürütülemez olan, Tanrı’nın ölümüne yönelik, ama toplumun fiilen laikleşmesini tahayyül edemeyen Sade’ın ateizmi bir geçişe damgasını vurur: köhne karanlıkçılığa karşı mücadelenin cumhuriyetçi bir praksisi, somut bir dayanak noktasını el yordamıyla aradığı bir geçiş. Özellikle bu derlemedeki metinler bize ateizmin yazgısının Fransız Devrimi’nin yazgısına, bu tamamlanmamış devrimin yazgısına bağlı olduğunu hatırlatıyor. Dolayısıyla, ateist düşüncenin tarihine keyfî bir son atfetmek burjuva ilerlemeciliğinin bir tuzağıdır.

1. Felsefe Her Şeyi Söylemeli

Sade’da, terimin klinik anlamında ‘sadizm’den1 kaynaklanan şey üzerinde yorumda bulunacak değiliz. Çünkü Marki’nin kuşkusuz apaçık ortada olan cinsel patolojisi onun metninin yalnızca bir bölgesidir; felsefi kanıtlama sanatı ile (çağdaş ahlakın diyeceği gibi) ‘paranoyak’ rasyonalite istencinin –Sade’ı Aydınlanmacıların materyalizminin nevi şahsına münhasır bir mirasçısı yapan bu gözüpek istencin– toplandığı artülkedir. Sadecı metni pathosun değil felsefenin ölçüleriyle değerlendirmek gerekir. Sade’ı patolojilerin tarihinden çıkartıp tarihin patolojisi içine yeniden yerleştirmeliyiz.

Sade’da orji zemini üzerinden söylemin, sistemin ve politik ütopyanın doğduğunu unutmayalım. O daima özel ve tikel olanı terk edip genele, tümele yükselmeye çalışır. Sade’ın Hakikat adlı şiirinde kendi ‘felsefi göz’ü olarak adlandırdığı şeyi ciddiye alalım.

“Felsefe her şeyi söylemelidir” demektedir Juliette’in Hikâyesi’nin sonunda. Sansüre karşı her şeyi söylemelidir; metnin sansürüne karşı olduğu kadar yazarın bakışının kendi içinde taşıdığı tümlüğün sansürüne de karşı çıkmalıdır. Fazlasıyla Fransız bu felsefe anlayışında, felsefe romaneski, roman da felsefeyi içinde taşır. Sade yatak odasına, giysi odasına dek felsefe yapmayı sürdürdü; hem de bu alanda tek başına egemen olma iddiasında bulunan ve Sade’ı sadizme indirgeyerek intikam alan günümüz psikanalizciliğinin tam tersine.

Dönemin karmaşası içerisinde, anlam kargaşasında ve hapishane hücresinin yalnızlığında Sade’ın felsefi bir tutarlılık aramış olması hayranlık vericidir. “En yüksek yaşamın içinde bütünlük, en uç noktadaki ayrılığın geri dönüşüyle mümkündür” der Elegel ve felsefe ihtiyacının kökeninde bölünme olduğunu ekler. Sade, yerleşik ahlaka ve iktidara en kesin muhalefet içinde bu bölünmeyi sürekli hissetmiştir.

Ama her ütopyacının kapıldığı cazibeye Sade da kapılmıştır: bölünmeyi, gerekli dolayımlardan geçmeden aşmak. Unutmayalım ki, Marx’ın bilimsel sosyalizminden önce politik karşı çıkışın kendiliğinden ifade biçimi ütopyadır: Aline ile Valcour’un çılgın perspektifleri, Butua ve Tamoé, mümkün olduğunca soyut Justine ve Juliette arketipleri ya da Yatak Odasında Felsefe’nin ‘politik programı’ buna kanıttır.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Çağdaş Felsefe Felsefe
  • Kitap AdıTanrıya Karşı Söylev
  • Sayfa Sayısı144
  • YazarMarquis de Sade
  • ISBN9786257307888
  • Boyutlar, Kapak13.5 x 21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviFol Kitap / 2021

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Erdemle Kırbaçlanan Kadın ~ Marquis De SadeErdemle Kırbaçlanan Kadın

    Erdemle Kırbaçlanan Kadın

    Marquis De Sade

    Marquis de Sade… İnsanların ruhundaki kötülüğü, çarpıklığı haykırdıkça toplum dışına itilen, doğa-toplum ilişkisini çağının çok ötesinde değerlendirdiği için sevgisiz bırakılan bir bilinç. Sadizm olarak...

  2. Aşkın Suçları ~ Marquis De SadeAşkın Suçları

    Aşkın Suçları

    Marquis De Sade

    “ ‘Bakın işte’ der Courval’a, ‘yeryüzünde zavallı Florville’den daha suçlu, daha günahkâr biri olmadığına şimdi inanıyor musunuz? Beni tanı, Senneval, hem kız kardeşin olan...

  3. Yatak Odasında Felsefe ~ Marquis De SadeYatak Odasında Felsefe

    Yatak Odasında Felsefe

    Marquis De Sade

    “Evet, ben bir libertenim, itiraf ediyorum, bu konuda akla gelebilecek her şeyi düşündüm; ama düşündüğüm, tasarladığım şeyleri elbette yapmadım ve kesinlikle de yapmayacağım. Ben...

Men-e-men Birazoku

Aynı Kategoriden

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur