Adar Cardoso ve Faustino da Silva yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, yaramazlıklarıyla çarşıyı pazarı birbirine katan, şölenleri yağmalayan, uyuyan balıkçıların bıyıklarını kesen, arakçılıkta usta Lizbonlu iki küçük yumurcaktır. Günlerden bir gün talihsiz bir kovalamaca sırasında Gonçalves adında bir papazın eline düşerler. İki çocuğu kilisesinin mahzenine kapatan bu papazın tek amacı onlara okumayı öğretmektir. Açlık ve sefalet içindeki ikiliden Adar, burada en kıymetli parşömenlerden birine yazılmış eski bir kodeksi yiyiverir… Bu büyülü kitap onu kitap yemeden duramayan, şehrin kütüphanelerini altüst edecek Kitap Yiyici’ye dönüştürecektir.
Sırtını edebiyat devleri Pantagruel ve Gargantua’ya yaslayan bu kitap, okurları 1488 Lizbon’unun ara sokaklarından şölen sofralarına, manastırlarından göz kamaştırıcı kütüphanelerine uzanan benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor. Masalsı üslubunu ve kıvrak kalemini kitaplar ve kütüphaneler üzerine özenli bir araştırmayla destekleyen Malandrin, ruhlarını kitapla besleyenlerin sofralarına benzersiz bir katkıda bulunuyor.
*
Bu kitabı Kitap Yiyicilerden oluşan büyük sofranın başköşesinde oturan kütüphanecilere ve kitapçılara ve bildiğim en iyi damak tadına sahip anneme ithaf ediyorum.
*
zira kahramanlar korkunç yiyicilerdir; yiyip dururlar,
öyle yerler ki dünya aç kalır.”
GUSTAVE FLAUBERT, Rabelais
“Ay nasıl nezle ederse adamı, sanırım Mösyö
Pantagruel’in gölgesi de susuzluğa yol açıyor.””
RABELAIS, Pantagruel
1
Hava kuş için ne ise, zamanın da düşünce için öyle olduğunu, nasıl ki kuş ilerlemek için iki kanat vuruşu arasında havadan destek alırsa, insanın da iki düşünce arasında düşmemek için zamana dayandığını biliyorum; havanın gökyüzü olduğunu, zamanın Tarih olduğunu biliyorum; gökyüzünde atmosferin homojen olmadığını biliyorum: Yan yana iki nokta farklı baskılarla karşılaştığında, rüzgâr vardır; biliyorum ki artık yer değiştiren sadece kuş değildir, kuşu alıp götüren de, etrafında dönüp dengesini bozan da havanın kendisidir; zaman için de aynı şeyin sözkonusu olduğunu biliyorum: Yan yana gelen iki gün çok kuvvetli bir baskıya maruz kaldığında, zamanda ilerleyen şey insanın düşüncesi değildir artık, ilerleyen, insanın dengesini bozan ve onu yerinden eden zamandır.
Bütün bunları biliyorum çünkü ben kitap yiyiciyim; has ekmek gibi tüketirim onları, reçelli, peynirli ekmekler, tombul sosisler, kokoreçler, ezmeler yaparım onlardan, kitaplardan sofralar kurma sanatında ustayım, karnı taçlanmışlardanım, karnım kraldır, kutsal bir sindiricidir, basit tariflerle doludur ceplerim, çantalarım, çekmecelerim; onları ağzıma atar, çiğner, yutup sindirir ve tadını çıkarırım, onları geğiririm, dışkılarım, onlardan cümleler kurar, ağzımdan gayzerler gibi püsküren başka kitaplar yaparım.
Ben bir kitap yiyiciyim, namı diğer “Kitap Yiyici” benim, çünkü bugüne bugün, kusursa kusur, ünse ün, tek gerçek Kitap Yiyici benim ve işte benim hikâyem…
Bu kitabı en uygun fiyata Amazon'dan satın alın
Diğerlerini GösterBurada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.
- Kategori(ler) Edebiyat Roman (Yabancı)
- Kitap AdıKitap Yiyici
- Sayfa Sayısı136
- YazarStéphane Malandrin
- ISBN9786254295584
- Boyutlar, Kapak15.5 x 23 cm, Karton Kapak
- Yayıneviİş Bankası Kültür Yayınları / 2023
Yazarın Diğer Kitapları
Aynı Kategoriden
- İmamın Öldürülüşü ~ Cardiff Marney/ Barney Desai

İmamın Öldürülüşü
Cardiff Marney/ Barney Desai
Güney Afrika ırkçı yönetimi tarafından öldürülen imam Abdullah Harun’un sürükleyici ve ibret verici romanı. “…Yaralarım sızlıyor, artık bu eza ve cefaya dayanasım kalmadı. Ey...
- Sular Yükselirken ~ Anja Kampmann

Sular Yükselirken
Anja Kampmann
Açık denizde petrol sondajı yapan namıdiğer Waclaw Wenzel Groszak fırtınalı bir gecede tek arkadaşı Mátyás’ı kaybeder ve ardından Mátyás’ın eşyalarını ailesine teslim etmek üzere...
- Locke Lamora’nın Yalanları ~ Scott Lynch

Locke Lamora’nın Yalanları
Scott Lynch
"Boğazında kanayan bir kesik olsa ve bir hekim o kesiği dikmeye çalışsa Lamora iğneyle ipliği çalar ve kahkahalar atarak geberip gider. Çocuk… çok fazla çalıyor." Camorr şehri, tarihi boyunca pek çok soysuzluğa, yolsuzluğa, uğursuzluğa, hırsızlığa tanıklık etmiş, büyülü atmosferinde her birini tek tek sindirebilmiştir; Camorr'un Belası'nın ismi şehrin nemli duvarlarında yankılanana dek…