Erasmus, Özgür İrade Üzerine’de insanın seçim yapabilme yetisini, ahlaki sorumluluğunu ve inançla akıl arasındaki dengeyi ustalıkla sorgular. Reform dönemi tartışmalarının tam ortasında kaleme alınan metin, yalnızca teolojik bir savunma değil insan iradesinin sınırlarını ve kapasitesini sorgulayan evrensel bir düşünce çalışmasıdır.
Erasmus, Kutsal Kitap pasajlarını tarihsel bağlamı ve dilsel yapısıyla birlikte yorumlayarak, insanın tanrısal lütufla işbirliği halinde hareket edebilme kapasitesini rasyonel bir çerçevede savunur. Bu yönüyle eser, Reform döneminin entelektüel iklimini anlamak kadar, özgürlük ve etik tartışmalarını günümüzden geriye doğru izlemek için de temel bir başvuru niteliğindedir.
Özgür İrade Üzerine ahlak, özgürlük ve insanın eylem kapasitesi üzerine düşünmek isteyen herkes için klasik bir başvuru kitabı.
***
Giriş
Desiderius Erasmus’un Hayatı Desiderius Erasmus, 28 Ekim 1466 gecesi Rotterdam’da doğdu. Adını, babasının hayranlık duyduğu Aziz Formia’lı Eras mus’tan aldı. Babası Gerard Heyle (Latince Gerardus Helye olarak bilinir) bir Katolik rahipti ve İtalya’da bir süre kâtip ve akademisyen olarak çalışmıştı. Annesi Margaret Roger ise Ze venbergen’li bir doktorun kızıydı. Gerard’ın rahip olmasından ötürü ebeveyni yasal olarak evlenemedi ve Erasmus ile ağabeyi Pieter evlilik dışı dünyaya geldiler. Bu durum Erasmus’un ile ride karşılaşacağı bazı sosyal ve hukuki sınırlamaları da bera berinde getirdi.
Erasmus ailesi oğullarının doğumundan birkaç yıl sonra Gou da’ya taşındı ve Erasmus, Rotterdam’da sadece dört yıl ge çir di. Ebeveyni, Erasmus’un iyi bir eğitim almasını sağlamak için büyük çaba gösterdi. Ancak bu aile yaşamı uzun sürmedi.
Erasmus henüz on yedi yaşındayken 1483 yılında annesini ve babasını veba salgını nedeniyle kaybetti. Ailesinin kaybı üzeri ne, Erasmus ve ağabeyi Pieter’in sorumluluğunu koruyucuları üstlendi. Onların yönlendirmesiyle Erasmus, hümanist eğitim veren St. Lebuin Okulu’nda eğitim almak üzere Deventer’e gönderildi. Dönemin en saygın okullarından biri olan St. Le buin, Erasmus’un hümanist düşüncelerle tanıştığı ve klasik edebiyata ilgi duymaya başladığı yer oldu.
Bu dönemde Erasmus’un eğitmenleri arasında önemli hü ma nistler yer alıyordu. Bu hümanist düşünce akımı, Erasmus’un klasik Latince ve edebiyat konusundaki yetkinliğini geliştirme sine olanak tanıdı. St. Lebuin’deki bu eğitim süreci Erasmus’un hümanist düşüncenin savunucusu olarak yetişmesini sağladı. 1485’te Erasmus ve ağabeyi, Steyn Manastırı’na katıldı ve Erasmus burada Augustinus’çu bir tarikatın üyesi oldu. Yedi yıl boyunca manastırda kaldığı dönemde klasik çalışmalara olan ilgisi daha da derinleşti ve Lorenzo Valla’nın Elegantiae lin- guage Latiniae (Latincenin İncelikleri) ad lı dilbilgisi çalışmasını yeniden yorumladı. 1492’de rahip olarak atandı, ancak manas tır hayatına karşı duyduğu rahatsızlık ve klasik edebiyata olan tutkusu nedeniyle Cambrai Piskoposu Bergen’li Henry’nin desteğiyle manastırdan ayrıldı ve piskoposun Latince sekreteri olarak görev aldı. 1495 yılında Erasmus, Bergen’li Henry’nin desteği ve bur suyla Paris Üniversitesi’ne teoloji eğitimi almak üzere gönde rildi. Paris Üniversitesi o dönemde skolastik öğrenimin merkezi olarak biliniyordu ve klasik eğitim vermekten uzaktı. Erasmus burada Collège de Montaigu’ya kaydoldu ve disiplinli bir yapı ya sahip olan bu okulun müdürü, dindar ve katı bir yaşam tar zını savunan Jan Standonck’un yönetimindeki reformist yakla şımlara tanık oldu. Erasmus, Montaigu’daki ağır skolastik eğiti mi ve disiplinli yaşam tarzını eleştiriyor, bu tarzın entelektüel gelişimi kısıtladığını düşünüyordu. Bu ortamda geçirdiği yıllar, Erasmus’un skolastik düşünceye ve Aristoteles’çi öğretinin katı yorumlarına karşı derin bir antipati geliştirmesine yol açtı. 1499’da William Blount namı diğer Lord Mountjoy’un daveti üzerine İngiltere’ye giden Erasmus burada hayatının en önemli entelektüel dostluklarından birini Thomas More (1478 1535) kurdu. More, Erasmus’u İngiliz hümanistleriyle tanıştır dı ve Erasmus’un klasik metinlere olan tutkusunu derinleştirdi.
Erasmus İngiltere’de geçirdiği bu dönemde, John Colet (1467 1519) ve diğer hümanistlerle birlikte, Eski Ahit ve Kutsal Kitap yorumları üzerine dersler vererek entelektüel çevrede büyük bir saygınlık kazandı. Colet’in etkisiyle Kutsal Kitap metinle rinin orijinal dilde incelenmesi gerektiğine dair düşüncesini güçlendiren Erasmus, bu alanda çalışmaya daha fazla odaklandı.
Bu dönemde Colloquia (Dostça Sohbetler) ve Adagia (Ve cizeler) gibi önemli eserlerini kaleme aldı. Adagia , klasik 1. Lorenzo Valla (1405-1457): İtalyan eğitimci, hümanist. (Ç.N.)
yazarların özdeyişlerinden ve atasözlerinden oluşan bir derle meydi ve Erasmus’un antik metinler üzerindeki derin bilgisiy le edebî yeteneğini gözler önüne serdi. İngiltere’de geçirdiği bu süre, Erasmus’un akademik ve entelektüel kimliğinin ol gunlaşmasına büyük katkı sağladı. 1499’da Erasmus’un İngiltere’ye yaptığı ilk ziyaret, ente lektüel hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Bu ziyaretin ardından Fransa ve Brabant’a döndü, burada hem eğitimine devam etti hem de yazılar kaleme aldı. 1505’te İngiltere’ye ikinci kez giderek, Thomas More ve John Colet gibi hümanist lerle ilişkisini güçlendirdi ve bu ortamda hümanist düşünce nin önde gelen isimlerinden biri haline geldi. 1506’da İtalya’ya geçerek Torino Üniversitesi’nde teoloji doktorasını tamamladı ardından Venedik, Bologna, Roma gibi şehirlerde bulundu.
İtalya’daki bu dönemde, hümanizmin İtalyan temsilcileriyle temas kurarak klasik çalışmalarını ilerletti. 1510 yılında üçün cü kez İngiltere’ye döndü ve 1515 yılına kadar burada kaldı. Bu süre zarfında, Cambridge Üniversitesi’nde Yunanca dersle ri verdi ve burada çeşitli eserler yazdı.
Son yıllarında Erasmus Fransa, İtalya ve İsviçre’deki hü manist çevrelerde yaşadı ve birçok eseri sansüre uğradı. 1536 yılında Basel’de bir matbaacının evinde hayata veda etti ve burada toprağa verildi.
Desiderius Erasmus’un Eserleri Erasmus’un eserleri onun entelektüel gelişimi ve hüma nist düşüncesinin evrimi açısından büyük önem taşır.1500 yılında yazdığı Adagia Antikçağ yazarlarının vecizelerini ve özdeyişlerini topladığı bir derlemedir. Bu eserde klasik litera türe olan hâkimiyetini ve hümanist perspektifini ortaya koyar.
Erasmus’un ikinci önemli eseri olan Enchiridion Militis Christi- ani (Hıristiyan Askerin Elkitabı) 1501 yılında yayımlanmıştır. Bu kısa eserde, Erasmus ideal Hıristiyan yaşamını özetler ve sonraki çalışmalarında da bu görüşlerini geliştirmeye devam eder. 1509 yılında kaleme aldığı Deliliğe Övgü adlı hicivle dö nemin toplumsal ve dinî yapısını eleştirmiş ve geniş kitlelere ulaşmıştır. İngiltere’deki dostu Thomas More’a ithaf ettiği bu eser Hıristiyanlık ve toplumdaki bozulmaları ironik bir dille ele alır ve Erasmus’un eleştirel bakış açısını yansıtır. 1512 yılında yazdığı De Copia (Zengin Anlatım Üzerine) retorik ve ifade gücünün geliştirilmesi üzerine bir elkitabıdır. Ardından, Institu- tio Principis Christiani (Hıristiyan Prensin Eğitimi) adlı eserin de ideal bir hükümdarın nasıl olması gerektiğini detaylandırmış ve dönemin prenslerine ahlaki ve siyasi bir rehber sunmuştur. 1515’te kaleme aldığı Sileni Alcibiadis (Alkibiades’in Sile nos’ları ) Hıristiyanlık ve dindarlık arasındaki çelişkilere dikkat çekerken, 1516 Erasmus’un en önemli çalışması olan Novum Instrumentum (Yeni Ahit Çevirisi) adlı eserinin yayımlandığı yıl olur. Erasmus bu çeviriyle Kutsal Kitap’ı orijinal Yunanca metin lerden yola çıkarak yeniden düzenlemiş ve Vulgata’daki hataları düzeltmiştir. Eser teoloji çevrelerinde büyük yankı uyandırmış ve Katolik Kilisesi’nin İncil yorumu konusundaki geleneksel görüşlerine meydan okumuştur. 1526 yılında yazdığı Institutio matrimonii ’nde (Hıristiyan Evliliğinin Kurulumu Üzerine) evli lik ve aile hayatı üzerine ahlaki ve dinî görüşlerini ortaya koyar.
Eğitim konusundaki görüşlerini ise De Ratione Studii (Çalışma Yöntemi Üzerine, 1512) ve De Pueris Instituendis (Çocukların Eğitimi Üzerine, 1529) adlı eserlerinde detaylandırmıştır. Eği timde ahlaki gelişim ve bireysel yeteneklerin ön plana çıkarıl ması gerektiğini savunan Erasmus, klasik metinlerin pedagojik rolüne dikkat çekmiştir. 1524 yılında yazdığı Özgür İrade Üzerine Martin Luther- in özgür irade konusundaki görüşlerine karşı kaleme alınmış bir eserdir. Luther’in eleştirilerine cevap olarak yazdığı Hyperas- pistes (Savunma Üzerine, 1526 1527), özgür irade tartış masını detaylandırdığı ve Luther’in görüşlerini eleştirdiği bir eserdir.
Bu önemli eserlerinin yanı sıra Erasmus’un farklı konularda kaleme aldığı birçok başka eseri de bulunmaktadır.
Özgür İrade Üzerine Hakkında Erasmus’un Özgür İrade Üzerine (tam adıyla: De Libero Arbitrio Diatribe sive Collatio ) adlı eseri, 1524 yılında Martin Luther’in özgür irade ve Tanrı’nın lütfu hakkındaki görüşle 1. Yunan mitolojsinde yarı insan ayrı at olan satry’lerin yaşlı olanlarına verilen ad. (Y.N.)
rine yanıt olarak yazılmıştır. Bu eser ilk olarak 1524 yılında yayımlanmıştır ve Luther’in görüşlerine yönelik önemli bir eleştiri olarak geniş yankı uyandırmıştır. Eser daha sonra bir çok farklı baskı yapmış ve farklı Avrupa şehirlerinde yeniden yayımlanmıştır. Bu baskılardan bazıları 1524 ve 1527 yılların da Lyon’da Jacques Moderne tarafından gerçekleştirilmiştir.
Eserin başka baskıları da 16. yü….
Bu kitabı en uygun fiyata Amazon'dan satın alın
Diğerlerini GösterBurada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.
- Kategori(ler) Deneme
- Kitap AdıÖzgür İrade Üzerine
- Sayfa Sayısı120
- YazarDesiderius Erasmus
- ÇevirmenFırat Çelebi
- ISBN9789750766985
- Boyutlar, Kapak12,5x19,5 cm, Karton
- YayıneviCan Yayınları / 2026
Yazarın Diğer Kitapları
Aynı Kategoriden
- Tüm Soruların Anası ~ Rebecca Solnit

Tüm Soruların Anası
Rebecca Solnit
“Hikâyeler hayatımızı kurtarır ve hikâyeler hayatımızdır.” Yazar ve aktivist Rebecca Solnit’ten kadınların temel meselelerine geniş açıyla bakan bir kitap: Tüm Soruların Anası. Tüm Soruların...
- Yürüme ~ Oruç Aruoba

Yürüme
Oruç Aruoba
Yürüme cildi, de ki işte ve tümceler´le birlikte Yürüme Üçlüsü’nü oluşturan üç kitaptan biridir. Oruç Aruoba´nın yapıtları içinde, de ki işte ile birlikte okura...
- Bedrufi’nin Nefesi ~ Mehmet Güreli

Bedrufi’nin Nefesi
Mehmet Güreli
Hayat belki de gecikmiş karşılaşmaların büyüsü üzerine kuruludur. Bazen hiç tanımadığınız bir ses, bir kelime, beklentinin olmadığı, umutsuzlukların derinleştiği yerlerde çıkar karşınıza, değişik alanlara...


