Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Benim Hüzünlü Orospularım
Benim Hüzünlü Orospularım

Benim Hüzünlü Orospularım

Gabriel Garcia Marquez

Kolombiyalı yazar, bu kitapta 90 yaşındaki bir adamla 14 yaşında bir yeniyetmenin ilişkisini anlatıyor… “Doksanıncı yaşımda, kendime bakire bir yeniyetmeyle çılgınca bir aşk gecesi…

Kolombiyalı yazar, bu kitapta 90 yaşındaki bir adamla 14 yaşında bir yeniyetmenin ilişkisini anlatıyor…

“Doksanıncı yaşımda, kendime bakire bir yeniyetmeyle çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim. Aklıma Rosa Cabarcas geldi, hani şu gizli genelevinde eline bir yenilik geçtiğinde hatırlı müşterilerine haber veren kadın. Daha önce öyle şeylere ya da onun baştan çıkarıcı müstehcen önerilerinin hiçbirine asla kapılmamıştım ama benim ilke sahibi biri olduğuma hiç inanmazdı o. Ahlâk da bir zaman sorunudur, derdi, yüzünde hınzır bir gülümsemeyle, görürsün bak… ”

Hoşa gitmeyecek hiçbir şey yapmamalısın, diye yaşlı Eguçi’yı uyarmıştı handaki kadın. Par

mağını uyuyan kadının ağzına sokmamalı ya da ona benzer bir şeye kalkışmamalıydı.

 YASUNARİ KAVABATA

Uyuyan Güzeller Evi

Doksanıncı yaşımda, kendime bakire bir yeniyetmeyle çılgınca bir aşk gecesi armağan etmek istedim. Aklıma Rosa Cabarcas geldi, hani şu gizli genelevinde eline yeni bir parça düşer düşmez hatırlı müşterilerini haberdar eden kadın. Daha önce ne böyle bir şeye niyetlendiğim olmuştu, ne de onun baştan çıkarıcı müstehcen önerilerine kapıldığım, ama benim ilke sahibi biri olduğuma hiç inanmazdı o. Ahlâk da bir zaman sorunudur, derdi, yüzünde hınzırca bir gülümsemeyle, görürsün bak. Benden biraz daha gençti, ama ondan o kadar uzun yıllardan beri haber almamıştım ki, pekâlâ ölmüş olabilirdi. Oysa telefonu açar açmaz sesini hemen tanıdım ve lâfı döndürüp dolaştırmadan kafamdakini söyleyiverdim:

“Bugün olur.”

Kadın içini çekti: “Ah, benim zavallı akıllım, yirmi yıl ortadan kayboluyorsun, sonra da sırf benden imkânsızı istemek için dönüp geliyorsun,” dedi. Hemen arkasından da toparlanıp sanatının ehli olduğunu göstererek, birbirinden ne fis yarım düzine seçenek sundu bana, ama inkâr edecek değildi ya, hepsi da kullanılmıştı. “Olmaz. diye ısrar ettim, kızoğlankız olmalıydı, hem de hemen o gece için. Telâşlanarak sordu: ‘‘Denemek istediğin nedir?““Hiç,” diye karşılık verdim, beni en çok üzen şeye hayıflanarak, neyi yapabileceğimi. neyi yapamayacağımı çok iyi biliyordum. Kadın hiç oralı olmayarak, bilgiçlerin her şeyi bildiklerini sandıklarını, ama aslında her şeyi bilmediklerini söyledi: “Ortalıkta kalan tek bakireler. siz ağustos doğumlu Başak burçlularsınız.” dedi. “Neden bunu benden daha vakitlice istemedin?” “İlham perisi geleceğini önceden haber vermiyor ki,” dedim “Ama dur bekle bakalım.” dedi kadın, her zamanki gibi herhangi bir erkekten daha bilgiç edasıyla, piyasayı şöyle adamakıllı bir yoklayabilmek için hiç değilse iki gün beklememi istedi. Ben de ona, büyük bir ciddiyetle. böyle bir işte ve benim yaşımda her saatin bir yıla bedel olduğunu söyledim. “Öyleyse olmaz.” dedi kadın, en küçük bir kuşkuya kapılmadan, ‘ ama ziyanı yok, böylesi daha heyecanlı, anasını satayım, ben seni bir saate kadar ararım.’

Söylememe gerek yok, çünkü fersahlarca uzaktan, fark edilen biriyim: Çirkinim, çekingenim, çağdışıyım. Böyle olmak istemediğim için tam tersiymişim gibi davranmışımdır hep. Aslında nasıl olduğumu, sırf vicdanımı rahatlatmak için de olsa, kendi özgür irademle anlatmaya karar verdiğim bugüne kadar da hep öyle olmuştur Rosa Cabarcas’a açtığım o beklenmedik telefon la başladım anlatmaya, çünkü bugün geriye dönüp baktığımda, ölümlülerin çoğunun ölüp gittikleri bir yaşta yeni bir hayatın başlangıcıydı o telefon.

San Nicolas Parkı’nın güneş alan kaldırımında sömürgecilik döneminden kalma bir evde oturuyorum. hayatımın her gününü kadınsız ve parasız olarak bu evde geçirdim, annemle babam da burada yaşayıp öldüler, yine bu evde, içinde doğduğum aynı yatakta, uzak ve acısız olmasını dilediğim bir gün, tek başıma ölmeye niyetliydim. Babam bu evi XIX. yüzyılın sonlarında bir açıkartırmada satın almış, alt katını bir İtalyan şirketine lüks dükkânlar yapması için kiraya vermiş, bu ikinci katını da o İtalyanlardan birinin kızı olan Florina de Dios Cargamantos’la, yani annemle mutlu bir yaşam sürmek üzere kendine ayırmış. Dikkat çekici bir Mozart yorumcusu, pek çok dil bileb, Garibaldi hayranı, şehirde o güne kadar görülmedik güzellikte ve yetenekte bir kızmış annem.

Evin içi, mermer taklidi sütunları. Floransa işi kare kare döşeme taşlarıyla geniş ve ferahtır, dört camlı kapının açıldığı ince uzun balkonunda annem mart gecelerinde İtalyan kuzinleriyle birlikte oturup aşk aryaları söylermiş. Oradan bakıldığında San Nicolas Parkı’yla katedral ve Kristof Kolomb heykeli görünür, daha ötede de ırmak üzerindeki iskelenin ambarları ve yirmi fersah uzaklıktaki Büyük Magdalena Irmağı’nın engin ufku. Evin hoş olmayan tek yanı, güneşin gün boyunca pencereden pencereye dolaşmasıdır, içerinin yakıcı loşluğunda öğle uykusu uyuyabilmek…

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Yüzyılın Skandalı ~ Gabriel Garcia MarquezYüzyılın Skandalı

    Yüzyılın Skandalı

    Gabriel Garcia Marquez

    Bu yazılardaki öncelikli amacım, ortalama okurlara her hafta bir şeyler öğretebilmek, beni asıl ilgilendiren onlar, ki öğrettiğim şeyler her şeyi bilen uzman okurlara apaçık...

  2. Albaya Mektup Yok ~ Gabriel Garcia MarquezAlbaya Mektup Yok

    Albaya Mektup Yok

    Gabriel Garcia Marquez

    Albaya Mektup Yok, çağımızın en büyük yazarlarından Gabriel García Márquez’in en güzel uzun öykülerinden biri. Ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye...

  3. İyi Kalpli Eréndira ~ Gabriel Garcia Marquezİyi Kalpli Eréndira

    İyi Kalpli Eréndira

    Gabriel Garcia Marquez

    Eréndira, yaşlı büyükannesiyle birlikte yaşamaktadır. Bir gece mumları söndürmeyi unutunca evleri yanıp kül olur. Büyükanne, “Vah zavallı yavrum,” der Eréndira’ya, “bu talihsizliği bana ödemeye...

Aynı Kategoriden

  1. Hayalet Bakıcısı ~ Özlem DikeçligilHayalet Bakıcısı

    Hayalet Bakıcısı

    Özlem Dikeçligil

    Özlem Dikeçligil’in öykü dünyası ve ilk kitabı Hayalet Bakıcısı sizi şaşırtabilir. Bu öykülerin benzerlerini daha önce okumadığınızı düşünebilirsiniz. Kitaptaki on öykünün her birinde bambaşka...

  2. Incarceron ~ Catherine FisherIncarceron

    Incarceron

    Catherine Fisher

    BU HAPİSHANE CANLI… Bir hapishane hayal edin: Öyle büyük ki içinde hücreler ve koridorlar, ormanlar, şehirler ve denizler var. Bir mahkûm hayal edin: Belleği...

  3. Ben Olsaydım ~ Lisa DowBen Olsaydım

    Ben Olsaydım

    Lisa Dow

    Artık aşkı ve doğru adamı aramaktan vazgeçmiş bir kadın… ve sonrasında başına gelen tarjikomik olaylar… Kathryn (Kit) Jennings otuz yaşında, en yakın arkadaşı Mel...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur