İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke.
İlk kez yayımlandığı 1996’dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni bin yılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç bir adam.
Tyler bana bir garsonluk işi buluyor, sonra ağzıma bir silah sokmuş ve diyor ki. sonsuza kadar yaşamak istiyorsan, ilk adım olarak ölmek zorundasın. Oysa Tyler uzun şiire benim en iyi arkadaşımdı. Tyler Durden’ı duymuş muyum, insanlar durmadan bunu soruyorlar.
Silahın namlusu gırtlağımın dibine dayalıyken. “Tyler diyor ki; “Gerçeklen ölmeyeceğiz biz.”
Silahın namlusuna oyduğumuz susturucu deliklerini dilimle hissedebiIiyorum. Ateş ettiğinizde çıkan gürültünün büyük bölümü gazın genişlemesinden kaynaklanır; bir de kurşun çok hızlı hareket ettiği için küçük bir soğuk patlama duyarsınız. Susturucu yapmak istiyorsanız bütün yapacağınız silahın namlusuna delikler açmaktır.
bir suni delik. Böylece gaz deliklerden dışarı çıkar ve kurşunun hızını ses hızının altına düşürür.
Delikleri yanlış açarsanız, silah kafanızı havaya uçurur.
“Bu aslında ölüm değil.”diyor Tyler. ‘Biz efsane olacağız. Hiç yaşlanmayacağız.”
Namluyu dilimle yanağımın içine alıyorum ve diyorum ki. Tyler. o söylediğine vampir denir.
Tepesinde durduğumuz bina on dakika sonra burada olmayacak. Bir Ölçü yüzde doksan sekizlik nitrik asit bulun. Sonra o köpüklü sıvıya üç ölçü sülfürik asıl karıştırın Bunu buz dolu bir kovanın içinde yapın. Sonra bir damlalıkla azar azar gliserin ekleyin. Nitrogliserin yaptınız.
Bunu biliyorum, çünkü Tyler biliyor.
Nitroya biraz talaş tozu katarsanız, etkili bir plastik patlayıcınız olur. Çoğu kişi nitrosuna pamuk karıştırır, sınıra sülfat niyetine İngiliz tuzu kullanır. Bu da olur.
Tyler’la ben Parker Morris Binası’nın tepesindeyiz, benim ağzımda silah var ve kırılan camların sesini duyuyoruz. Kenardan aşağı bakıyorum: Bulutlu bir gün. bu kadar yüksekte bile. Burası dünyanın en yüksek binası ve bu yükseklikte hava her zaman soğuk. Bu yükseklikte etraf o kadar sessiz ki. insan kendini o uzay maymunlarından biri sanıyor. Sana özellikleri küçük görevi yerine getiriyorsun.
Bir kolu çek.
Bir düğmeye bas.
Neyi neden yapıyo bilmiyor, sonra da olup yapıyorsun.
Yüz doksan birinci katın tepesinde çatının kenarından aşağı bakıyor ve aşağıdaki caddenin insan kalabalığından oluşmuş alacalı bir halıyla kaplı olduğunu görüyorsun; ayakla dikilmiş yukarıya bakan insanlar. Kırılan cam alt kattaki pencerelerden birine ait. Binanın bir cephesinden dışarı bir pencere uçuyor, arkasından şu siyah buzdolapları kadar büyük bir dosya dolabı fırlıyor. Hemen altımızda altı çekmeceli bir dosya dolabı binanın dimdik cephesi boyunca düşüyor: yavaş yavaş dönerek, gitgide küçülerek, aşağıda toplan…
Bu kitabı en uygun fiyata Amazon'dan satın alın
Diğerlerini GösterBurada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.
- Kategori(ler) Roman (Yabancı)
- Kitap AdıDövüş Kulübü
- Sayfa Sayısı224
- YazarChuck Palahniuk
- ISBN9755393226
- Boyutlar, Kapak13,5x19,5 cm, Karton Kapak
- YayıneviAyrıntı Yayınları / 2010
Yazarın Diğer Kitapları
Aynı Kategoriden
- Yarınki Yüzün – Dans ve Rüya ~ Javier Marías

Yarınki Yüzün – Dans ve Rüya
Javier Marías
Usta İspanyol yazar Javier Mariás’ın başyapıtı Yarınki Yüzün’ün ikinci cildi Dans ve Rüya da ilki kadar yoğun ve etkileyici. İlk ciltte tanıştığımız “insan tercümanı...
- Riko, Oskar ve Gökteki Cennet ~ Andreas Steinhöfel

Riko, Oskar ve Gökteki Cennet
Andreas Steinhöfel
Gerçek dostluk engel tanımaz! Alman çocuk ve gençlik edebiyatının yıldız kalemlerinden Andreas Steinhöfel’in otuzdan fazla dile çevrilen “Riko ve Oskar” serisi, uzun süredir merakla...
- Travnik Günlüğü ~ İvo Andriç

Travnik Günlüğü
İvo Andriç
Travnik Günlüğü, Drina Köprüsü’nün de yazarı, Nobel Edebiyat ödüllü İvo Andriç’in Balkanlar’daki çarpıcı toplumsal değişimi Bosna’nın aynasından yansıtan başyapıtlarından biri. Travnik Günlüğü’nde Andriç, 1807-1814...






