Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Göl Yazı – Çapraz İlişkiler Kafesi
Göl Yazı – Çapraz İlişkiler Kafesi

Göl Yazı – Çapraz İlişkiler Kafesi

Enis Batur

Enis Batur’dan, uyanık halde görülmüş düş sahnelerinin uyurgezer halde yazılmış versiyonlarından mürekkep bir anti-roman. * YAZAR EVİ 1 Hayatım kendimdeki bölünmelerin arasında yalpalayarak geçti….

Enis Batur’dan, uyanık halde görülmüş düş sahnelerinin uyurgezer halde yazılmış versiyonlarından mürekkep bir anti-roman.

*

YAZAR EVİ

1

Hayatım kendimdeki bölünmelerin arasında yalpalayarak geçti. Zamanla içnüfusum arttı ve herkes özerk bir yaşama sahası kurdu, geliştirdi imgelem haritamın bir köşesinde; yerleştikleri noktalarda evler inşa ettiler boşlukta, adreslerini pekiştirdiler; kimi dural çünkü yerleşik bir düzeni seçti, kimi hareketli çünkü sonsuz seyyah, aynı dönme dolap, durmadan gittiler ve hep gerisin geri geldiler — bir aşamadan sonra onları ben denetlemedim. Biribirimize karışmadan, sıçramadan, bulaşmadan apayrı yolları katedebilir miydik, olmazdı, olmadı.

2

Bursa Nilüfer belediyesine bağlı kültür merkezinin sorumluları, yazdıklarımdan hareketle bir sergi düzenleme isteğiyle kapımı çaldıklarında, tasarım çalışmasının inşası henüz tamamlanmamış bir labirent formatında düşünülmesini önermiştim. Sonuçta, önerim beklentilerimin çok üstünde bir beceriyle icra edildi, o kadar ki, serginin açılışı için Bursa’ya gittiğimde şaşkınlığımı gizleyemedim. Gecesi, uzun süren keyifli bir kutlama yemeğinin ardından, duygusal ve fiziksel açıdan epey yorgun, otel odasında uykuya daldım, orada açılan dün perdesinde yeniden sergi kokteyline katıldığımı gördüm, bütünüyle bir replay’di bu, bir temel farkla: Konukların arasında dolaşırken görünmez, saydam bir kütleydim, kimse varlığımı seçemiyordu. Uykumun içinde, düşümden bir an uzaklaşarak mı, sabaha doğru uyanma aşamasına geçerken mi bugün de bilmiyorum, serginin ölümümden sonra düzenlenmiş olduğunu anlamıştım.

3

Oysa bugün bunu yazabildiğime göre öyle değildi. Bazan dün gerçekten gerçek olur, ilk deneyimim sayılmazdı. Sergi açılışından bir hafta sonra, uygulama gereği, bir söyleşi yapmak üzere yeniden Bursa’ya dönmem sözkonusuydu; merkez yöneticileri benden yakında açmayı umdukları bir “yazar evi”ne gözatmamı ve yurtdışında kaldığım benzeri yazar evlerinden edindiğim görgüyü onlarla paylaşmamı dilediklerinde, sahici bir gönüllülükle kabul ettim: Yazar evi Apolyont’taydı, beni Mudanya’da karşıladıktan sonra doğrudan göle gidilecekti.

4

Apolyont benim ilk gölümdü. Çocukluktan ergenliğe geçiş döneminde, her kış Uludağ’a ailece gidişlerimizden birinde, belki de dönüşümüzde ama, kıyısında biriki saat konaklamıştık, belleğime mıhlanan görüntü hiç silinmedi: Gökyüzü gölyüzüne sonsuz bir tül perdeyi çağrıştıran bir sis tabakasında kapaklanmıştı. Başka göllere yolum düştü sonraki yıllarda, bazılarına sokulmuş otellerde, hanlarda kaldığım oldu, her seferinde sisli Apolyont’u anımsadım, o görüntüyü durmadan rötuşlarla kayıt defterindeki yerinde sağlam, kalıcı, ısrarlı kılmayı denedim.

5

Yol levhâsında “Gölyazı” yazıyor. Koyu ulusalcı zihniyetin çıkardığı yasalarla asıl adı silinen sayısız yerleşim yerinden biri. Adı silinmiş ne ki, yurttaşları püskürtülmüş, sakinleri sürgüne gönderilmiş, kökleri böylece kazınmak istenmiş köyün kıyı yolunda ağır ağır ilerliyor, görkemli bir kilisenin önündeki genişçe alanda duruyoruz. Yapılar canlı organizmalardır, bakım isterler; bütün müminleri sırra kadem bastığında, Apolyont’un Rum Ortodoks kilisesinin ana kapısına zincir bağlanmış, metruk kütle yıldan yıla düşkünleşmiş, çatısı çökeyazmış, duvarları şişmiş, taşları çatlamış; bereket iş işten geçmeden onarım kararı çıkmış, çalışmalar başlatılmış, artık bir konser salonu olarak kullanılmaya hazır tepeden tırnağa elden geçirilmiş yapı. Yanıbaşında, iki katlı müştemilatı: Büyük olasılıkla geçmişte papazın yaşadığı konuttu. Yazar evi burası. Kapıyı açarlarken, içimden, sessizce, her yazarın bir papaz yanı olduğu düşüncesi geçiyor. Üst kat penceresinin arkasında bir siluet belirip kayboluyor sanki.
…

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Edebiyat Roman (Yerli)
  • Kitap AdıGöl Yazı - Çapraz İlişkiler Kafesi - katır metin
  • Sayfa Sayısı151
  • YazarEnis Batur
  • ISBN9789755709017
  • Boyutlar, Kapak13.5x21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviSel Yayınları / 2017

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Bu Kalem Un(Ufak) ~ Enis BaturBu Kalem Un(Ufak)

    Bu Kalem Un(Ufak)

    Enis Batur

    Çehov’un ünlü sözü “vaktim olsaydı daha kısa yazardım” kitabın çıkış noktası. Bu Kalem Un(Ufak)’ın her cümlesiyle Enis Batur okurun önüne bir ekran açıyor: Birinden...

  2. Kravat ~ Enis BaturKravat

    Kravat

    Enis Batur

    Nedir Kravat? Maktûlu kaybolmuş, dolayısıyla faili meçhul bir cinayet anlatısı mı? Cumhuriyet tarihinin, kravat takmayı zorunlu kılanlarla kravat takmayı reddedenler arasındaki kıyasıya mücadeleden ibaret...

  3. Menderesler Yazmak: Çekmeceler Kitabı III ~ Enis BaturMenderesler Yazmak: Çekmeceler Kitabı III

    Menderesler Yazmak: Çekmeceler Kitabı III

    Enis Batur

    Menderes: Bir ırmağın çizdiği düzenli dolambaç, az eğimli koyak ve düzlüklerde oluşturduğu S benzeri kıvrım, döngü. Yazmak: Kişinin elini kullanmak durumunda olduğu fiil (edim)...

Aynı Kategoriden

  1. Bir Cinayet Romanı ~ Pınar KürBir Cinayet Romanı

    Bir Cinayet Romanı

    Pınar Kür

    “Hayatta gerçekleştirilen bütün hayati eylemlerin sebepleri sonradan bulunur. Sevmek gibi bir şey öldürmek… Başlangıçta sebepsiz… Olup bittikten sonra anlaşılması olanaksız, açıklanması yapay… Gerçekliği belirleyen...

  2. Kalfa ile Kıralıça ~ İlhami AlgörKalfa ile Kıralıça

    Kalfa ile Kıralıça

    İlhami Algör

    “Melo Abla, aslen Çanakkaleli, Frig-Aiol melezi idi. Melezliğinden ötürü Melo namıyla anılırdı. Kalemle çizilmiş ince güzel bir yüzü, göreni sakinleştiren bir gülümseyişi vardı. Gözleri...

  3. Bir Modernlik Zemini: Barok Aşırılık ~ Mehtap SerimBir Modernlik Zemini: Barok Aşırılık

    Bir Modernlik Zemini: Barok Aşırılık

    Mehtap Serim

    Klasik mimarlık ve sanat tarihyazımında “barok” çokluk ya estetik bir kategori ya da bir dönem adı olarak anılır. Başlangıçta, alışıldık olanın dışındaki her şeyi...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    …
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur