Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Yol Hikâyeleri
Yol Hikâyeleri

Yol Hikâyeleri

Thomas Mann

Mekân, kendisi ve doğduğu topraklar arasında döne döne dans edercesine kaçarken, zamana özgü sanılan güçten çok daha fazla gücü olduğunu kanıtlıyor; saatler geçtikçe mekân,…

Mekân, kendisi ve doğduğu topraklar arasında döne döne dans edercesine kaçarken, zamana özgü sanılan güçten çok daha fazla gücü olduğunu kanıtlıyor; saatler geçtikçe mekân, zamanın oluşturduklarına çok benzeyen ama bazı açılardan onları da aşan değişimlere neden oluyordu.“Turizmin altın çağı” olarak kabul edilen modern yüzyılda diğer sanatlar gibi edebiyat da dünyayla yeni bir bağ kurmaya başlamıştı. Thomas Mann da birçok çağdaşı gibi hayatı boyunca seyahat eden, defterlerinde ve mektuplarında bu seyahatlerin kaydını tutan, onları romanlarına ve hikâyelerine taşıyan bir yazardı. Venedik’te Bir Ölüm’ün Tadzio’su ve Büyülü Dağ’ın şifa arayan Hans Castorp’u gibi karakterler de onun gezilerinden ve uluslararası duyarlılığından koparılamayacak karakterlerdi.Yol Hikâyeleri, Thomas Mann’ın gezgin kimliğine ışık tutan bir derleme; yok olmuş bir dünyaya ait resimsel izlenimlerle dolu bir albüm.

“Denizlerde dolaşıyorum,
ben Uçan Hollandalıyım.”

Yolda

Haftalardır yoldayım, bana yıllar gibi geliyor. Denizlerde dolaşıyorum, ben Uçan Hollandalıyım. Wagner’in uğursuzluğun biçimini etkileyici bir şekilde tasvir ederken yardım aldığı her iki motif de kulaklarımda: Durgun denizin tekdüze ufuk genişliğini yansıtan sakin, yavan motif ve uvertürün başlangıcındaki balat tarzı seslenişler. Ebedî denizin hem uykulu hem kükreyen halini yaşadım; güneşin onun maviliğinde, ayın onun uyuklayan karanlığında oynaştığını gördüm; rüzgâr uğuldarken ve yelkenler çarparken, ağır ağır ilerleyen ve şaha kalkan geminin pruvası fırtınanın karşısına çıkardığı dalgaların üzerine çullanırken ve geminin ön kısmı beyaz köpüklere bulanırken, denizin isyanına saatlerce baktım.

“… İtalya’da yaşayacağım ilk ilkbahar; yani genel olarak yaşayacağım.”

Kendini Tanı!

Erkekte en sevdiğin özellikler? Akıl, entelektüellik.

Kadında en sevdiğin özellikler? Güzellik ve erdem.

En sevdiğin uğraş? Yazmadan edebiyat yapmak.

Mutluluk anlayışın? Bağımsız ve kendimle uzlaşı halinde yaşamak.

Sence en iyi meslek hangisi? Sanatsal olan.

Sen olmasaydın, kim olmak isterdin? Aptalca bir soru!

Nerede yaşamak isterdin? Roma’da.

Yaşamın Özeti

Sonradan çok önemli ve etkili romanlar yazacak olan, benden dört yaş büyük ağabeyim Heinrich, o zamanlar, benim gibi beklenti halinde, Roma’da yaşıyordu ve ona katılmamı önerdi. Oraya gittim ve az sayıda Alman’ın yaptığı gibi, Palestrina’daki Sabine Dağları’nın küçük bir taşra kasabasında, büyük müzisyenin doğum yerinde, birlikte uzun, çok sıcak bir İtalyan yazı geçirdik. Kâh ısıran poyraz kâh bunaltan keşişlemenin estiği kış günlerini, Via Torre Argentina’da taş zeminli ve hasır sandalyeli bir evde kalan iyi bir kiracı kadının kiracısı olarak “ebedî” şehirde geçirdik. Daha sonra yeniden bulamadığım “Genzano” adında küçük bir lokantanın abonesiydik, iyi şarap ve nefis patates kroket vardı. Akşamları bir kafede domino oynar, yanında da punç içerdik. Hiçbir insanla ilişki kurmazdık. Almanca konuşulduğunu duyarsak kaçardık. Roma’yı düzensizliğimizin dağları olarak görüyorduk ve en azından ben orada aslında sevmediğim güney uğruna değil, artık evde bana yer olmadığı için yaşıyordum. Şehrin sunduğu tarihsel-estetik etkileri büyük saygıyla kabul ediyordum, beni ilgilendirdikleri ve beni doğrudan teşvik edebildikleri duygusuyla değil. Vatikan’ın antik heykelleri Rönesans resim sanatından daha çok hitap ediyordu bana. “Kıyamet Günü”, hayli karamsar-ahlakçı ve hedonizm karşıtı ruh halimin yüceltilmesi olarak sarsıyordu beni. Kardinal-müsteşar Rampolla’nın gösterişli bir tevazuyla ayini yönettiği zamanlarda, San Pietro’yu özel bir ilgiyle ziyaret ediyordum. Son derece dekoratif bir kişilikti ve papalığa yükselmesinin diplomatik olarak engellenmesine estetik nedenlerle üzüldüm.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Anı - Anlatı Öykü
  • Kitap AdıYol Hikâyeleri
  • Sayfa Sayısı224
  • YazarThomas Mann
  • ISBN9789750755972
  • Boyutlar, Kapak13.5x21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviCan Yayınları / 2022

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Değişen Kafalar / Bir Hint Efsanesi ~ Thomas MannDeğişen Kafalar / Bir Hint Efsanesi

    Değişen Kafalar / Bir Hint Efsanesi

    Thomas Mann

    Thomas Mann’ın 1940’ta Stockholm’de yayımladığı Değişen Kafalar, XII. yüzyıldan kalma bir Hint efsanesine değişik bir açıdan yaklaşıyor. Şridaman ile Nanda, farklı kastlardan gelmelerine, zihnen...

  2. Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü ~ Thomas MannBuddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü

    Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü

    Thomas Mann

    Buddenbrooklar, 20. yüzyılın en saygın yazarlarından Thomas Mann’ın ilk romanıdır. Ama birçok eleştirmenin gözünde, Venedik’te Ölüm’den de büyük bir romandır Buddenbrooklar. Mann’ın 1900 yılında,...

  3. Tonio Kröger ~ Thomas MannTonio Kröger

    Tonio Kröger

    Thomas Mann

    İki dünya arasındayım, her ikisinde de rahat edemiyorum, bu yüzden işim zor. Siz sanatçılar benim bir burjuva olduğumu söylüyorsunuz, burjuvalarsa beni tutuklamaya kalkıştılar… Burjuvalar...

Bebhome Kahve

Aynı Kategoriden

  1. Öykülerle Deyimler Uzun Lafın Kısası ~ Habib BektaşÖykülerle Deyimler Uzun Lafın Kısası

    Öykülerle Deyimler Uzun Lafın Kısası

    Habib Bektaş

    Öykülerle Atasözleri ve Öykülerle Deyimler serisi, zengin içeriği ve göz alıcı çizimlerinin yanı sıra, kitapların sonlarında yer alan sözlükleri ve özel olarak tasarlanan sınıf etkinlikleri ile genç...

  2. Deniz Gezmiş ve Kırmızı Pabuçlar ~ Tülin DursunDeniz Gezmiş ve Kırmızı Pabuçlar

    Deniz Gezmiş ve Kırmızı Pabuçlar

    Tülin Dursun

    “Tülin Dursun, tutumlu bir dille ne güzel de anlatıyor rüzgara tutunabilmeyi öğrenmekte olan çocuğun yediği tokadı, avuçlarında ateş yakan Hasanı, kırmızı fiyonklu pabuçlarını kaybeden,...

  3. Yedi Boş Ev ~ Samanta SchweblinYedi Boş Ev

    Yedi Boş Ev

    Samanta Schweblin

    Kendimi bildim bileli evlere bakmak için dışarılarda geziniriz, yakışmayan çiçek ve saksıları bahçelerden alırız. Sulama aletlerinin yerini değiştirir, posta kutularını düzeltir, ağır olduklarından çimlere...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur