Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Bilmezsiniz Aşk Nedir
Bilmezsiniz Aşk Nedir

Bilmezsiniz Aşk Nedir

Raymond Carver

1970’lerin ortalarında Amerika’da Will You Please Be Quiet, Please (Lütfen Susar mısınız. Lütfen) başlıklı öyküleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan Raymond Carver, daha sonraki…

1970’lerin ortalarında Amerika’da Will You Please Be Quiet, Please (Lütfen Susar mısınız. Lütfen) başlıklı öyküleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşan Raymond Carver, daha sonraki What We Talk about When We Talk about Love, Elephant ve Cathedral gibi öykü kitaplarıyla eleştirmenler tarafından “Amerika’nın Çehov’u” olarak tanımlandı. Usta yönetmen Robert Altman’ın bu öykülerden uyarlayarak 1993’te çektiği Sosyeteden İnsan Manzaraları filmi, Carver’ın ününü daha da yaygınlaştırdı. işçi sınıfından bir ailenin çocuğu olan Carver çok genç yaşta ev­lenmiş, iki çocuk sahibi olup bir yandan öğrenimini tamamlamak, bir yandan da düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda kalmıştı.

Gene genç yaşta alkol bağımlısı olan yazar, yaşadığı sorunlar yüzünden evliliğinin sona ermesini de önleyememişti. 1976’da içkiyi bırakan Carver, ertesi yıl Tess Gallagher’la tanışmış ve hayatının geri kalanını onunla geçirmiştir. Bu dönem Carver’ın kendini yoğun olarak şiire verdiği “ikinci bahar”ı olarak bilinir. Bilmezsiniz Aşk Nedir başlığı altında topladığımız şiirler, onun bu dönem yayımlanan kitaplarından yapılmış bir seçkidir. Bütün şiirler aşk şiiridir dedim Anlamadım, dedi Anlatması zor, dedim Benim için şimdi yaz o şiiri, dedi Peki, dedim, bir peçete / bir kalem Semra’ya yazdım.

İçindekiler

Önsöz …………………………………………………………………… 13
ATEŞLER
Fırıncı ………………………………………………………………. 19
Alkol ………………………………………………………………… 20
Askerî Cesaretle …………………………………………………. 22
İş Ararken …………………………………………………………. 25
Bilmezsiniz Aşk Nedir …………………………………………. 26
Makedonya’ya Ulaşan Haber ……………………………….. 31
Hemingway ile W.C. Williams İçin Şiir ………………….. 33
İşkence ……………………………………………………………… 34
SULARIN BAŞKA SULARLA BULUŞTUĞU YER
Radyo Dalgaları …………………………………………………. 37
Suların Başka Sularla Buluştuğu Yer ………………………. 39
İş ……………………………………………………………………… 41
2020 Yılında ……………………………………………………… 42
Boğulan Adamın Olta Kamışı ………………………………. 44
Yürüyüş ……………………………………………………………. 45
Sor Bakalım ………………………………………………………. 46
İsviçre’de ………………………………………………………….. 49
İçindekiler
9
Karga ……………………………………………………………….. 52
Acı …………………………………………………………………… 53
Ömür Boyunca ………………………………………………….. 54
Venedik ……………………………………………………………. 55
Cornwall’da Mutluluk ………………………………………… 56
Sequim, Washington’a Yakın Deniz Aydınlığında …….. 58
Dün, Kar …………………………………………………………… 59
ULTRAMARİNE
Bonnard’ın Çıplakları ………………………………………….. 63
Bu Evin Arkasındaki Ev ………………………………………. 64
Bahçe ……………………………………………………………….. 65
Kafka’nın Saati …………………………………………………… 67
Rüzgâr ……………………………………………………………… 68
Göç ………………………………………………………………….. 70
Asya …………………………………………………………………. 73
Bulunmaz Nimet ……………………………………………….. 75
ÇAĞLAYANA GİDEN YENİ BİR YOL
Bağış ………………………………………………………………… 81
Islak Resim ……………………………………………………….. 82
Termopil …………………………………………………………… 83
İki Dünya ………………………………………………………….. 84
Duman ve Aldanma ……………………………………………. 85
Dafni Yakınlarında Bir Ortodoks Kilisesinde …………… 86
Yıkanan Kadın …………………………………………………… 87
Pazar Gecesi ……………………………………………………… 88
Artaud ……………………………………………………………… 89
Önlem ……………………………………………………………… 90
Rusya Seferi ………………………………………………………. 91
Genç Kızlar ………………………………………………………. 92
Tavan Arası ……………………………………………………….. 93
Yaz Sisi …………………………………………………………….. 94
Sinekkuşu …………………………………………………………. 96
Ağ ……………………………………………………………………. 97
Sessiz Geceler ……………………………………………………. 98
Bağrına Bas ……………………………………………………….. 99
Akşamın Işıltısı ………………………………………………… 100

Önsöz

Raymond Carver daha çok öyküleriyle ün yapmış Amerikalı bir yazar. 1938’de Oregon’da Clatskanie’de doğmuş. İşçi sınıfından bir ailenin çocuğu. Orta öğrenimini bitirir bitirmez, 19 yaşında 16 yaşındaki Maryann Burk’le evlenmiş. Ailesini geçindirmek için ilaç depolarında, hastanelerde, benzin istasyonlarında, hızar atölyelerinde ve yayınevlerinde hademelik, pompacılık ve düzeltmenlik gibi işler yapmış. Bu dönemde yazarlığı da ikinci bir uğraş olarak sürdürmüş. Gene bu dönemde ünlü öykü yazarı John Gardner’ın Chico Eyalet Koleji’ndeki yazarlık kurslarına da devam eden Carver, öykülerinde ve şiirlerinde sık sık bu yaşantılarından yararlanmış. Geçim sıkıntısı ve alkolizmle boğuştuğu yıllardan sonra 1976’da yayımlanan Will You Please Be Quiet, Please adlı öykü kitabıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmış. Ertesi yıl evliliğinin boşanmayla sonuçlanmasına yol açan alkol bağımlılığından kurtulan Carver’ın, kendisi gibi başarısız bir evlilikten kurtulan Tess Gallagher’la tanışmasıyla hayatında yeni bir dönemin başladığını görüyoruz. Aralıklı sürelerle çeşitli üniversitelerde dersler de veren Carver,Tess Gallagher’la yaşamaya başladıktan sonra bu düzenli hayatında öykülerinin yanı sıra şiire daha fazla zaman ayırmış, ilk dönem yapıtlarındaki şehirlerin, kenar mahalle insanlarının, motel odalarının, benzin istasyonlarının ve kasvetli barların havasından kurtulup daha çok akarsuların, denizlerin ve gökyüzünün, kısacası 14 doğanın egemen olduğu bir dünyayı yansıtmaya başlamış. Bu verimli döneminde Aşktan Sözettiğimizde Sözünü Ettiklerimiz, Katedral, Ateşler ve Elephant adlı öykü kitaplarıyla Where Water Comes Together With Other Water, Ultramarine ve A New Path to the Waterfall adlı şiir kitaplarını yayımlayan Carver’ın çeşitli edebiyat ödülleri de var.

Türkçeye Zafer Aracakök’ün çevirdiği ve Adam Yayınları’ndan çıkan Ateşler adlı kitabında Carver’ı en iyi tanıtan öyküleri, şiirleri ve denemeleri bir arada görüyoruz. Bu kitapta bir araya getirdiğim şiirler Carver’ın daha çok ilk dönem şiirlerini içeren Ateşler’den bir seçmeyle “ikinci bahar”ı diyebileceğimiz Tess Gallagher’la yaşadığı son on yılda yazdığı, son üç kitabından seçtiğim şiirlerden oluşuyor. Bu şiirlerin çoğunda Carver öykülerinde olduğu gibi özyaşamöyküsel konulardan yararlanıyor. Gene öykülerinde olduğu gibi çok yalın bir dille gerçekleri ve en karmaşık insan sorunlarını çarpıcı bir ustalıkla canlandırmayı başarıyor. Onun bu az sözle çok şey anlatma özelliğini Çehov’a, Hemingway’e ve Amerikan edebiyatının başka büyük yazarlarına benzetenler az değil. Carver da etkilendiği, saygı duyduğu yazarları ve sanatçıları adlarını da her fırsatta anarak onlardan nasıl yararlandığını açıkça belirtiyor.

Özellikle son kitabında Czesław Miłosz’un ve Jaroslav Seifert’in şiirlerini kullanması ve kitabın içinde kendi şiirlerinin arasına Çehov’dan alıntılar serpiştirmesi de onun yaratma mutluluğunu, yararlandığı ustalarla paylaşmasının bir yöntemi… Carver son dönem şiirlerinde Tes Gallagher’ın ona sağladığı güven ve mutluluk içinde sorunlu geçmişine dönüp bakmayı ve o dönemin acılarından, günahlarından arınmayı denemeye kalkmış gibidir. Alkol bağımlığının neredeyse kendini öldüreceği o yılları görmezden gelme yerine, o dönemde yaşadıklarını hiçbir kendine acıma duysallığına ve sömürüsüne kapılmadan gerçekçi bir yaklaşımla gözden geçirmeyi başarmış insan gibi dile getirir. Bu şiirlerde sizlerle paylaştığı yaşantı, oturup birlikte ağlamanızı, üzülmenizi gerektiren kötü zamanlar değil, tersine birlikte açık havada yürüyüşe çıkmanın, nehirlerde alabalık avlamanın, bir kıyıda oturup denizden geçen gemilerdeki tayfalara el sallayıp onlara iyi yolculuklar dilemenin mutluluğunu yaşayacağınız anlardır. Son yazdıklarında doğayla o denli bütünleşmiş gibidir ki, her türlü yapaylığı bir yana bırakır ve yeri geldiğinde “Radyo Dalgaları” şiirinde olduğu gibi, İnsan ruhunda düşünmemek diye bir istek var. Sakin olmak.

Bununla birlikte de titiz olmak ve sert olmak isteği. Ama ruh hinoğluhin bir orospu çocuğudur aynı zamanda, demekten çekinmez. Son günlerinde doktorundan öleceğini öğrendiğinde bile, bu haberi şu şiirle karşılamayı başarır: dedi ki, gerçekten üzgünüm dedi keşke sana başka türlü bir haber verebilseydim ben Amin dedim o da başka bir şey söyledi ne dedi anlamadım, ne yapacağımı bilemediğim, bunu tekrar etmesini de istemediğim ve bunu iyice içime sindirmek zorunda olduğum için bir dakika ona sadece baktım, o da bana baktı, işte o zaman fırlayıp bana yeryüzünde kimsenin veremeyeceği bir şeyi veren bu adamın elini sıktım, hatta alışkanlığın baskısıyla ona teşekkür bile edebilirdim.

CEVAT ÇAPAN

Ateşler

FIRINCI

Sonra Pancho Villa kasabaya geldi,
belediye başkanını astı,
yaşlı ve sakat Kont Vronski’yi
yemeğe çağırdı.
Yeni kız arkadaşıyla onun
beyaz önlüklü kocasını Kont’la tanıştırdı,
Ona tabancasını gösterdikten sonra
Meksika’daki mutsuz sürgün hayatını
anlatmasını istedi.
Kadınlardan ve atlardan söz ettiler daha sonra.
İkisi de uzmandı bu konuda.
Kız arkadaş kıkırdayıp tam gece yarısı
Pancho başını birden masaya dayayıp
uyuyakalıncaya kadar onun gömleğindeki
sedef düğmelerle oynadı.
Kızın kocası haç çıkarıp kıza ve Vronski’ye
belli etmeden, elinde çizmeleri
evi sessizce terk etti. Adı bilinmeyen, yalınayak
o aşağılanmış, canını kurtarmaya çalışan koca
bu şiirin kahramanı aslında.

ALKOL

Şu brokar kumaşın yanındaki tablo
bir Delacroix. Bu da bir divan,
kanepe değil; şu parça da bir koltuk.
Süslü ayaklarına baksana.
Fesini giy. Gözlerine gelen
yanık sigara filtresini kokla.
Gömleğini şöyle bir düzelt. Şimdi de
kırımızı kemer ve Paris; Nisan 1934.
Siyah bir Citroën köşede bekliyor.
Sokak lambaları yanmış.
Şoföre adresi söyle, ama acele etmesin,
bütün gece bizim, de.
Adrese gelince, iç seviş,
shimmy’yle beguine müziğiyle dans et.
Quartier’de güneş doğunca
ertesi sabah ve bütün gece
birlikte olduğun güzel kadın
evine dönmek isteyince seninle,
iyi davran ona, sonradan pişman
olacağın bir şey yapmaya kalkma.
Citroën’le evine götür, bırak doğru dürüst
bir yatakta yatsın. Bırak âşık olsun sana
sen de ona âşık ol, derken… bir şey: alkol,
bir alkol sorunu, her zamanki gibi
gerçekten bir başkasına,
daha başlangıçtan sevmen gereken
birisine yaptığın gibi.

Vakit öğleden sonra, Ağustos, güneş vuruyor San Jose’de ara yola park edilmiş külüstür bir Ford’un motor kapağına. Ön koltukta gözlerini elleriyle kapamış eski bir şarkıyı dinliyor radyodan. Sen kapıda durmuş seyrediyorsun. Şarkıyı duyuyorsun. Çok eskiden olmuş bu. Yüzüne vuran güneşte hatırlamaya çalışıyorsun. Ama hatırlamıyorsun. Gerçekten hatırlamıyorsun.

 

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Fil ~ Raymond CarverFil

    Fil

    Raymond Carver

    Kollarını boynuma dolayıp bana sarılıyor ve başını omzuma yaslıyor. Ama mesele şu: Az önce ona söylediklerim, bütün gün ara ara düşündüklerim, şey, bir tür görünmez çizgiyi aşmışım gibi hissediyorum. Hiç gelmek zorunda kalmayacağımı sandığım bir yere gelmişim gibi hissediyorum. Ve buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum. Garip bir yer. Kısa, zararsız bir rüyanın, sonra da sabah erkenden yapılan uykulu bir konuşmanın beni ölüm ve yok oluş düşüncelerine sürüklediği bir yer.

  2. Aşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz ~ Raymond CarverAşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz

    Aşk Konuştuğumuzda Ne Konuşuruz

    Raymond Carver

    Derken o cumartesi sabahı, durumu yinelediğimiz bir gecenin ardından uyandık. Gözlerimizi açtık ve yatakta dönüp birbirimize iyice baktık. İkimiz de o an anladık. Bir...

  3. Azgın Mevsimler ~ Raymond CarverAzgın Mevsimler

    Azgın Mevsimler

    Raymond Carver

    Senden kalmanı istemiyorum ya da seni buna zorlamıyorum. Geminin kalkmasına daha beş-altı saat var, ondan önce kararını verebilirsin. Kalmak zorunda değilsin. Parayı paylaştırırım tabii....

Bebhome Kahve

Aynı Kategoriden

  1. İnsancıklar ~ Fyodor Mihayloviç Dostoyevskiİnsancıklar

    İnsancıklar

    Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

    Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski’nin 1846’da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg’dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklarda öksüz...

  2. Don Kişot ~ Miguel De Cervantes SaavedraDon Kişot

    Don Kişot

    Miguel De Cervantes Saavedra

    Yeni Çağın gerçek anlamda ilk best-sellerı, ince, parıltılı bir espri anlayışının en büyük jonglörü Don Kişotun okurlarla buluşmasının üzerinden tam dört yüz yıl geçti....

  3. Kız Kardeşler ~ Lily TuckKız Kardeşler

    Kız Kardeşler

    Lily Tuck

    Kız Kardeşler merceğini sadakat, takıntı, kıskançlık gibi ikircikli meselelere doğrultan kışkırtıcı, ayrıksı bir roman. Dışarıdan alışılageldik gibi görünen, hatta “Ne var canım bunda” dedirten...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur