Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Franz Kafka Ölmek İstemiyor
Franz Kafka Ölmek İstemiyor

Franz Kafka Ölmek İstemiyor

Laurent Seksik

“Beni öldürmezseniz şayet, siz bir katilsiniz” diye sayıklıyordu ölmeden önce Kafka, tıp öğrencisi arkadaşı Robert Klopstock’tan bir doz daha morfin isterken. Başucunda Dora Diamant…

“Beni öldürmezseniz şayet, siz bir katilsiniz” diye sayıklıyordu ölmeden önce Kafka, tıp öğrencisi arkadaşı Robert Klopstock’tan bir doz daha morfin isterken. Başucunda Dora Diamant da bulunuyordu. Bu sırada kız kardeşi Ottla Kafka Prag’da iyi haberler beklemekteydi.

Yazarın ölümünden sonra Robert Avrupa’yı terk edip New York’a yerleşir ve tüberküloz mütehassısı seçkin bir cerrah olur; Kafka’nın bazı yapıtlarını borçlu olduğumuz Dora, Nazilerin yaptığı soykırımdan ve sonrasında Stalin zulmünden kaçıp İngiltere’ye sığınır; Ottla ise Theresienstadt toplama kampında kardeşi Franz’ın altmışıncı yaş gününü kutladıktan sonra bir grup Yahudi çocukla birlikte gaz odalarında can verir.

Doktor ve yazar Laurent Seksik Franz Kafka Ölmek İstemiyor’da Kafka’nın hayatındaki bu üç önemli insanın birbirleriyle kesişen hayatlarını Kafka’nın son yıllarının, ayrıca günlüklerinin ve mektuplaşmalarının da izini sürerek anlatıyor.

Franz Kafka Ölmek İstemiyor her satırından yalnızlık ve Kafkaesk duyguların damladığı bir roman.

**

ÖNDEYİŞ
Kierling, 4 Haziran 1924

Viyana Tıp Fakültesi mezunu ve Kierling Sanatoryumu’nun yöneticisi ben Dr. Hugo Hoffmann kurum iç tüzüğünün 29. maddesi uyarınca, aşağıdaki beyanın doğru olduğunu kabul ve tasdik ederim. (Sekreterliğin dikkatine: Hastanın dosyasının bir nüshası Prag’daki Profesör Pick’e, ayrıca hastanın doktoru ve dayısı Dr. Siegfried Löwy’ye gönderilecektir.) Dün, 3 Haziran 1924’te, Hermann ve Julie Kafka’nın oğlu, hukuk fakültesi mezunu, ailesiyle ikamet eden ve Prag’da Bohemya Krallığı İş Kazaları Sigortası Kurumu’nda görevli –izne ayrılmış– 3 Temmuz 1883 Prag doğumlu Franz Kafka’nın ölümünde hazır bulundum. Ölüm nedeni ani ve hızlı gelişen larenks tüberkülozuna bağlı yetersiz beslenme ve su kaybı olarak kayda geçirilmiştir. Larenks’in yanı sıra, hastalık iki akciğere, bağırsaklara ve beyin zarına sıçramıştır. Birkaç günden beri hasta artık beslenemeyecek vaziyetteydi. Bay Kafka kurumumuza 19 Nisan 1924 tarihinde gelmiştir. Daha önce, Viyana Üniversitesi Hastanesi’nden Profesör Marcus Hajek’in muayenehanesinde son evre tüberküloz hastaların tedavisine mahsus kata yatırılmış, lakin durumu umutsuz telakki edilmiştir. Hasta, tüm tıbbi ihtarlara rağmen, yakınlarının talebi üzerine muayenehaneden çıkarılarak sanatoryumumuza nakledilmiştir. Hasta geldiğinde tarafımızdan muayene edilmiş olup aşağıdaki teşhis konmuştur: Ani gelişen gırtlak tüberkülozu komplikasyonunu müteakip yayılan tüberküloz. Tıbbi muayenede:

– Sağ akciğer: üst lobun yukarısında hırıltılar, orta lobda çınlamalar, altta boğuk ses; – Sol akciğer: üçüncü kaburga boşluğunda hırıltılar, alt lob düzeyinde çınlamalar. Yapılan radyoskopide sağ ve sol akciğerde, biri sağ üst lobda kavernöz tipte olmak üzere iki hacimli opasite, ayrıca sağ akciğer zarında basınçlı sıvı birikimi görülmüştür. Larengoskopide boğazın neredeyse tamamen kapanmasıyla geçişin imkânsızlaştığı bir larenks yolu görülmüştür. Hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedefleyen tedavi protokolümüze uygun olarak, tarafımızdan aşağıdaki beslenme programı önerilmiştir: – Günde 5 bardak süt – Yemek arasında 2 bardak taze kaymak – Günde 6 saat yatakta istirahat – Durum izin verdiği ölçüde her gün yarım saat yürüyüş – Tükürük alımı ve tahlili – Sabah ve akşam tartılma – Günde dört kez ateş ölçümü, cetvel üzerinde işaretleme – Analjezik ve palyatif amaçlarla vagus sinirlerine 10 ml etanol enjeksiyonu yapılması. Vejetaryen olduğu bildirilen hasta Kafka, tedavi için elzem görülen kalori takviyesi olarak önerdiğimiz kırmızı et yemeklerini reddetmiştir – son iki hafta, hastanın boğazının durumu nedeniyle bu tür yiyeceklerin alınmasının yasaklandığını belirtelim. Hasta Kafka, hastalığının durumu hakkında net bilgi sahibi olduğunu her zaman göstermiştir. Hastanın sorgulanması sonucu elde edilen bilgilere göre hastalık on yıl kadar önce, 1913 yahut 1914 yılında vuku bulmuştur. Hastalık bir süre hafif seyretmiş, sadece halsizlik ve şiddetli karın ağrıları ile kendini göstermiştir, bunlar sindirim sistemi ve lenf bezlerinde olası bir tüberkülozun belirtisidir. Hastalık ilk kez Ağustos 1917’de, şiddetli bir gece hemoptizi ile ortaya çıkmış, bunu birkaç gün boyunca tekrarlayan kanlı öksürükler takip etmiştir. Hasta o tarihlerde 34 yaşındadır. Hastalığın Koch basiliyle bulaşmasını kolaylaştıran unsurlar şunlardır: Başkentte yaşamak, hastanın pastörize edilmemiş ve kaynatılmamış çiğ süt içmeye meyilli olması ki çiğ süt, bilindiği üzere tüberkülozlu ineklerin sütü aracılığıyla basilin geçmesini kolaylaştırmaktadır. Hasta o zaman Prag’da pratisyen hekim Dr. Mülhstein’a muayene olmuş ve kendisine basit bronşit teşhisi konmuştur. Belirtilerin devam etmesi üzerine, hasta Kafka, Profesör Friedl Pick tarafından muayene edilmiş ve kendisine akciğer tüberkülozu teşhisi koymuştur. Röntgende sağ akciğer lobunun üst bölgesinde hasar tespit edilmiştir. Hasta, Profesör Pick’in yazdığı tüberkülin iğnelerini almayı reddetmiştir. 1917’den 1921’e kadar, hastalık nispeten kontrol altına alınmış, beyin zarı hasarıyla bağlantılı olabilecek yoğun baş ağrıları ve kuşkusuz sindirim boşluğu hasarıyla bağlantılı olabilecek akut karın ağrılarıyla kendini belli etmiştir. Hastalık, Kafka’nın işini ve kişisel yaşamını kısmen sürdürmesine müsaade etmiştir. Ocak 1921’den itibaren, hastalık kötüleşmeye başlamış ve hastanın art arda, aralarında Merano (Kuzey İtalya) ve Matliary’nin (Yüksek Tatra Dağları) de bulunduğu sanatoryumlarda kalması gerekmiş, mesleki faaliyeti de sık sık kesintiye uğramıştır. 9 ay önce, Eylül 1923’te, hasta gribe yakalanır. Grip virüsü, çift taraflı zatürreyle lezyonların durumunu ağırlaştırmış, hasta 72 saat boyunca komada kalmıştır. Hastanın durumu nedeniyle tüm beklentilerin aksine, enfeksiyon sonunda kontrol altına alınmıştır. Hastanın geçen kışın özellikle çetin ve istikrarsız koşullarında Berlin’de uzun süre kalması hastalığın gırtlak hasarına doğru geri dönüşü olmayan bir ilerleme kaydetmesine neden olmuştur. Geçen 3 Mayıs’ta Dr. Oskar Beck hastayı muayene ettikten sonra vardığı sonuçları bir mektupla bildirmiştir, aşağıda aktardığım mektup hasta Kafka’nın dosyasında bulunmaktadır:

Dün, Bayan Dora Dymant beni telefonla arayarak Kierling’e çağırdı. Dr. Kafka özellikle öksürdüğünde, larenkste şiddetli ağrılar hissediyordu. Yemek yediğinde ağrıları o kadar artıyordu ki yutkunması neredeyse imkânsızdı. Larenkste epiglotun bir kısmını da etkileyen tüberküloz niteliğinde bir bozunma süreci tespit ettim. Böyle bir durumda kesinlikle cerrahi  müdahale yapılamayacağı için ben superior laringeal sinir’e alkol enjekte edilmesini söyledim. Bugün Bayan Dora Dymant bana telefon etti ve bunun ancak geçici bir süre işe yaradığını ve ağrıların aynı yoğunlukta yeniden başladığını iletti. Ben Bayan Dymant’a Dr. Kafka’yı Prag’a geri götürmelerini tavsiye ettim, çünkü Dr. Neumann’a göre hastanın üç aylık ömrü kalmıştı. Bayan Dora Dymant bu öneriyi reddetti, çünkü hastanın durumunun ciddiyetinin farkına varabileceğine inanıyor. Ailesine durumun ciddiyeti üzerine gerekli tüm bilgileri vermeniz iyi olacaktır. Hastayla hazin bir özveriyle ilgilenen Bayan Dymant’ın Kierling’de fikir teatisinde bulunmak üzere uzmanları toplama arzusunu psikolojik olarak çok iyi anlıyorum. Lakin kendisine Kafka’nın hem akciğerlerinin hem de gırtlağının hiçbir uzmanın yardım edemeyeceği kadar kötü bir durumda olduğunu ve ağrısını ancak patopon ya da morfinin biraz hafifletebileceğini açıklamak zorunda kaldım.

Son anlarına kadar bilinci bütünüyle açık olsa da hastalık larenksi kapladığından dolayı konuşamadığından, hasta son haftalarda notlar yazarak kendini ifade ediyordu. Hastanın bugün 3 Haziran’da ölüm nedenleri, acısını hafifletmek amacıyla sürekli yapılan morfin enjeksiyonları ve hastalığın gırtlağa yayılması sonucu boğulmadan kaynaklanmaktadır. Hastanın yanına gelen ve hastane kayıtlarına geçen kişilerin kimlikleri:

• Bay ve Bayan Kafka, hastanın annesi ve babası. 28 Nisan 1924’te ziyaret;

• Bay Max Brod, hastanın arkadaşı, sonuncusu 11 Mayıs 1924’te olmak üzere birçok ziyaret;

• Dr. Siegfried Löwy, hastanın dayısı, yine 11 Mayıs 1924’te ziyaret; kendisi düzenli olarak kurumumuzun 14 ve 15 no’lu odalarında yatılı kalmış ve hastanın bakım ve takibinde çok önemli bir rol oynamıştır;

• Bayan Dora Diamant (Dymant yahut Dyamant), merhumun bayan arkadaşı;

• Bay Robert Klopstock, Budapeşte’de tıp öğrencisi ve hastanın arkadaşı.

Tıbbi yeterliliği göz önüne alınarak ve hasta Kafka’nın da onayıyla, Bay Klopstock’un hastanın sorumluluğunu üstlenmesi uygun görülmüştür. Hasta Kafka’nın ölüm haberini Bay Klopstock son bakımını ve bilhassa letal morfin enjeksiyonunu yaptıktan sonra bildirmiştir. Kurumun bitişiğindeki şapelde ölünün başucunda Bayan Dora Diamant beklemiştir. Ailesine haber verme vazifesi, talebi üzerine Bay Robert Klopstock’a bırakılmıştır.

Hasta Kafka 11 Haziran 1924’te Prag’da defnedilecektir.

….

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Roman (Yabancı)
  • Kitap AdıFranz Kafka Ölmek İstemiyor
  • Sayfa Sayısı248
  • YazarLaurent Seksik
  • ISBN9789750865930
  • Boyutlar, Kapak13,5 x 21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviYapı Kredi Yayınları / 2025

Yazarın Diğer Kitapları

Bebhome Kahve

Aynı Kategoriden

  1. Bitir ~ Jon AcuffBitir

    Bitir

    Jon Acuff

    “Başlamakla ilgili bir sorunum yok, milyonlarca şeye başladım ama hiçbirini bitiremedim. Neden bitiremiyorum?” Diyet yapmak, bir enstrüman çalmak, borçlarınızı ödemek, bir hobi edinmek veya...

  2. Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler ~ Ursula K. Le GuinAya Tırmanmak ve Diğer Öyküler

    Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler

    Ursula K. Le Guin

    Bu kitaptaki on sekiz öyküde Le Guin okuru tekinsiz evlere, tekinsiz konulara, zihnin gerisinde fark edilmeyi bekleyen duygulara, hayata tutunmak için verilen ince mücadeleye,...

  3. Yasak Renkler ~ Yukio MişimaYasak Renkler

    Yasak Renkler

    Yukio Mişima

    “Herkes aynı. İnsanların hepsi aynıdır,” diye sesini yükseltti yaşlı yazar. “Ancak bunun tersini düşünmek gençlere özgü bir ayrıcalıktır.” Hayata ve kadınlara karşı derin bir...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur