Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

İyi Uykular Sayın Seyirciler
İyi Uykular Sayın Seyirciler

İyi Uykular Sayın Seyirciler

Uğur Dündar

Okuyanların “Vay canına! Demek ki Uğur Dündar bunları da yaşamış!” diyecekleri çarpıcı gelişmeler, iğrenç tezgâhlar ve bazı ilginç olaylar… Toplumun gerçekleri öğrenme hakkı dışındaki…

Okuyanların
“Vay canına! Demek ki Uğur Dündar bunları da yaşamış!” diyecekleri çarpıcı gelişmeler, iğrenç tezgâhlar ve bazı ilginç olaylar…

Toplumun gerçekleri öğrenme hakkı dışındaki hiçbir gücün önünde eğilip bükülmeyen yağcılık, yalakalık, dalkavukluk yapmayan gazeteci Uğur Dündar’ın adını basın tarihi “Bravo” sözcüğüyle birlikte anacaktır.

***

ÖNSÖZ

Arena programında birlikte çalışmaktan onur duyduğum değerli soruşturmacı gazeteci arkadaşım Nedim Şener’in kaleme aldığı İşte Hayatım adlı kitapta, çocukluğumdan başlayarak, meslek yaşamım boyunca başımdan geçenlerin bir bölümünü anlatma imkânını bulmuştum.

Ancak bir süre sonra, 31 Ekim 2011’de, Haber Grup Başkanı olarak çalıştığım Star TV’den ayrıldım. Görevi bırakmamdan aylar önce, Nedim tutuklanmıştı. Dünyaca saygın meslek kuruluşlarından başarı ödülleri kazanan ve “Yaşayan 60 Basın Kahramanı”ndan biri seçilen Nedim’e yöneltilen suçlama; “Ergenekon Terör Örgütü Üyeliği”ydi!

Sevgili Nedim, ülkemizin duyarlı insanlarının yanı sıra, uluslararası basını ve kamuoyunu ayağa kaldıran bu suçlamaya, “Benden iyi eş, iyi baba, iyi gazeteci olur ama asla terörist olmaz!” diyerek cevap vermişti. Türkiye’nin, Uğur Mumcu’dan sonra yazılı basında tanıdığı en büyük soruşturmacı gazeteci olan Nedim Şener, 375 gün “toplama kampı” olarak ünlenen Silivri Cezaevi’nde kaldıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Gerek Star TV’den ayrılışım, gerekse Nedim’in tutukluluk sürecinde uğradığımız iftiralar, İşte Hayatım’ın devamı niteliğinde olmasa da, onu tamamlayan bir kitabın yazımını zorunlu kıldı. Çünkü çeşitli televizyonlara, gazetelere ve internet sitelerine konuk olup, yaşadığım serüveni ve maruz kaldığım saldırıların nedenlerini anlatmaya çalıştıysam da, daha ayrıntılı bir açıklamanın görev haline geldiğine inandım.

Aradan yaklaşık 6 ay geçmiş olmasına karşın, internetteki www.ugurdundar.com.tr adlı web sayfama hâlâ Star TV’den niçin ayrıldınız? Bundan sonra sizi ekranda göremeyecek miyiz?” şeklinde sorular geliyor. Sokakta karşılaştığım insanlar, benden neler düşündüğümü öğrenmek istiyor.

O halde, geniş hacmiyle bir antolojiyi andıran İşte Hayatım’da yer almayan ve okuyanların “Vay canına! Demek ki Uğur Dündar bunları da yaşamış!” diyecekleri çarpıcı gelişmeleri, iğrenç tezgâhları ve bazı ilginç olayları da yeni kitaba katmalıydım. İşte elinizdeki kitap, bu düşüncelerin ışığında doğdu. Anlattıklarımla hafızanızı tazeleyip, bilgi dağarcığınıza küçücük bir katkıda bulunabilirsem, ne mutlu bana.

Nedim Şener, İşte Hayattm’ı, sevgili çocuklarım Bora, Bartu ve Damla’ya ithaf etmişti.

Biz de, değerli editör arkadaşım Mustafa Sağlamer’in unutulmaz katkılarıyla hazırladığımız bu kitabı, Nedim’in biricik kızı, sevgili Vecide Defne’ye ithaf ediyoruz.

Mustafa’nın yanı sıra, kitabın yazımında değerli emekleri olan Arena ekibinden arkadaşlarım Mine Özbek, Hatice Demircan, Serap Belet Douillet ile TRT yıllarından kadim dostum Orhan Baykal’a ve vefakâr yardımcım Türkân Aydınlı’ya da içten teşekkürlerimi sunuyorum.

İstanbul, 3 Nisan 2012

ÖLÜ NASIL DİRİLDİ?

Kanal-D’de Arena programını hazırlayıp sunarken, patronum Aydın Doğan, sahibi olduğu Star TV’deki haberlerin başına geçmemi ve ana haber bültenini sunmamı istedi.

Doğrusu o güne kadar, Uzanlar’ın Star TV’sinde 3-4 aylık kısa dönemi hariç tutarsak, haber sunmayı tercih etmemiştim. Aydın Bey, yıllar önce Kanal-D’nin Haber Merkezini yönetirken de aynı öneriyi yapmış, ancak bu teklife pek sıcak bakmamıştım.

Fakat bu kez durum farklıydı. Patronumun 305 milyon dolar vererek satın aldığı televizyon, sürekli kan kaybediyordu. Büyük maliyetlerle ekrana getirilen diziler tutmuyor, iddialı programlar, birkaç yayından sonra kaldırılıyordu. Star ekranı, doymak, kanmak bilmeyen bir canavar gibi, durmaksızın para yutuyordu.

Bunun birçok nedeni vardı. Televizyonun ilk sahibi olan Uzanlar ekranı adeta bir silah gibi kullandıkları için Star TV, büyük itibar kaybına uğramıştı. Seyirci bu televizyonun ekranına bakmaktan adeta korkar hale gelmişti. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) el koymasından sonra görev verilen televizyon yöneticilerinin çoğu da, o mevkilere başarıları nedeniyle değil, torpille gelmiş “yandaş” kişilerdi. Televizyonculukları kendilerinden menkul bu yöneticilerin yaratıcılıkları, yok denecek kadar azdı. Bu nedenle seyirci kaybı, TMSF yönetiminde daha da hızlanmıştı.

Kötü gidiş, Doğan Grubu satın aldıktan sonra da hız kesmemişti. Patronun parası, adeta sayaca bağlanmışçasına eriyip gidiyordu. Aydın Bey’den teklif gelince, ekmek yediğim kurumda dramatik boyuta ulaşan kötü gidişe “dur” diyebilmek için, tereddütsüz kabul ettim.

Star TV’deki Haber Grup Başkanlığım 2008 yılı başlarında gerçekleşti. Sevgili kardeşim Yılmaz Özdil’in yanımda yer alması, benim için büyük önem taşıyordu. Zira Yılmaz, daha önce yönettiği ATV Haber Merkezinde müthiş başarılara imza atmıştı. Çok çalışkan ve yaratıcıydı. Ayrıca dört dörtlük kişiliğe sahipti. Yılmaz’ın yanı sıra, değerli televizyon gazetecilerinden oluşan bir ekiple, yeni haber yolculuğumuza başladık.

Cem Uzan’dan TMSF’ye aktarılan ve daha sonra da Doğan Grubu’na geçen kadroya dokunmamaya özen gösterdik. Sadece birkaç takviye yaptık.

O tarihlerde bizim haberlerimizin reytingi, aklınıza gelen tüm ulusal kanalların ana haber bültenlerinin gerisindeydi!.. Nazlı Öztarhan’ın sunduğu Star Ana Haber, sondan birinciydi!

Açıkçası ölü bir televizyona geldiğimizin ve büyük risk aldığımızın farkındaydık.

Ben aynı yıl, 17 Mart akşamı ana haber bültenini sunmaya başladım. O dönemde bizim yayınlarımızdan, patron adına, damadı Mehmet Ali Yalçındağ sorumluydu. Görevi teslim ederken yaptığı konuşmada “Uğur Bey, size 8 ay süre veriyoruz… Bu süre içerisinde tüm medya gücümüzle arkanızda duracağız, inşallah vereceğimiz destekle istediğimiz başarıyı yakalarsınız!” demişti. Yalçındağ ilk haber bültenini sunmamın ardından, haber merkezimize gelerek, herkesin ortasında bu sözlerini şöyle düzeltti:

“Meğer Uğur Bey için 8 ay çok uzun bir süreymiş! Ona sadece 8 saniye yetermiş! Desteğe falan da gerek yokmuş!”

Gerçekten de dediği gibi oldu. Ana haber bülteninin yerlerde sürünen reytingi, daha ilk günden füze gibi yükselmeye başladı. Üstelik her akşam haber yarışına, diğer kanallara oranla, büyük dezavantajla başlıyorduk. Çünkü bültenimizin önünde, bize seyirci taşıyacak hiçbir yapım yer almıyordu. Ardımızda da beklenti yaratacak, büyük reyting alacak bir dizi yoktu. Oysa öteki kanallarda reyting rekortmeni popüler diziler, haber önü ve arkasında birbirini izliyordu. Yani bir bakıma haksız rekabet ortamında, müthiş bir başarı sağlıyorduk.

Çöpe Giden Milyon Dolarlar

Görevde kaldığımız yaklaşık 4 yıl boyunca, patronumuz Aydın Doğan, çöpe giden diziler ve programlara, tahminimce en az 100 milyon dolar harcamıştır! Evet ne yazık ki bu 100 milyon dolar, Star TV ekranından havaya uçup gitti! Ama bu süreçte biz, AB grubunda sürekli, total seyircide de dönem dönem, reyting birincisi olduk,

AB grubu, haberciler ve reklam verenler açısından büyük önem taşır. Çünkü bu grupta, eğitim ve satın alma gücü yüksek seyirci kitlesi yer alır.

Ayrıca haber yarışlarında özel günler vardır. Herkesin ekran başına geçtiği bu olağanüstü günlerde birinci olmak, çok önemlidir. İşte bu tarihi günlerde televizyon seyircisi, aradığı ekranı “Uğur Dündar’la Star Ana Haber”de buluyordu.

Son olarak 12 Haziran 2011 seçimlerinde tüm Türkiye, sonuçları ezici bir çoğunlukla Star TV’den izledi. AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi, BDP’lisi, kısacası her siyasi görüşten seyirci, en doğru, en hızlı seçim sonuçlarını, benim sunduğum yayından aldı. Objektif ve güven verici habercilik, bir kez daha zafer kazanmıştı.

O gece seyirci rekoru kırmamızın yanı sıra, seçim propagandaları sürecinde de, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve RTÜK’ten, “yanlı davrandığımız veya herhangi bir siyasi partiye ayrıcalık sağladığımız” gerekçesiyle en ufak bir uyarı ve ceza almadık.

Objektif yayıncılık anlayışının egemen olduğu bu dönem, Star TV tarihinin yüz akıdır. Ayrıca patronumuzun “Ölüyü dirilttiniz!” diyerek tanımladığı başarı, Türk televizyon tarihindeki yerini de çoktan almıştır. Bu başarıda büyük katkısı olan, başta sevgili kardeşim Yılmaz Özdil olmak üzere, tüm haber merkezi çalışanlarına, ne kadar teşekkür etsem azdır.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Anı - Anlatı
  • Kitap Adıİyi Uykular Sayın Seyirciler
  • Sayfa Sayısı216
  • YazarUğur Dündar
  • ISBN9752204232
  • Boyutlar, Kapak13,5x19,5, Karton Kapak
  • YayıneviBilgi Yayınevi / 2012

Yazarın Diğer Kitapları

Bebhome Kahve

Aynı Kategoriden

  1. Hazlar ve Günler ~ Marcel ProustHazlar ve Günler

    Hazlar ve Günler

    Marcel Proust

    Marcel Proust’un 20’li yaşlarında kaleme aldığı, kısa anlatılardan ve şiirlerden oluşan bu eser, bir bakıma Kayıp Zamanın İzinde’nin habercisidir. Honoré’nin yakışıklı sofra arkadaşı gençliğin...

  2. Bir Başörtüsü Hikayesi ~ Ayten YadigarBir Başörtüsü Hikayesi

    Bir Başörtüsü Hikayesi

    Ayten Yadigar

    “Havanın soğuğundan ziyade resmi binaların ve kurum çalışanlarının soğuk yüzleri üşütmüştü içini. Mesela ilçe müdürü kısa süren görüşmelerinde çok soğuk bir tavır sergileyerek, tepkisini...

  3. Sonsuzluğun Tarihi ~ Jorge Luis BorgesSonsuzluğun Tarihi

    Sonsuzluğun Tarihi

    Jorge Luis Borges

    Bu sayfalara adını veren o sıra dışı “sonsuzluğun tarihi” hakkında çok az şey söyleyeceğim. Zaman bizim açımızdan bir sorundur; sarsıcı ve talepkâr bir sorun,...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur