Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Kuma Daireler Çizen
Kuma Daireler Çizen

Kuma Daireler Çizen

Ayşegül Devecioğlu

Köpek ne olup bittiğini anlamaktan vazgeçmiş gibi, salınarak kahvenin önünden ayrılıp arabaların arasından geçerek yandaki sokağa yöneldi. Telefon o sırada çalmış olmalıydı. Sarı, ıslak…

Köpek ne olup bittiğini anlamaktan vazgeçmiş gibi, salınarak kahvenin önünden ayrılıp arabaların arasından geçerek yandaki sokağa yöneldi. Telefon o sırada çalmış olmalıydı. Sarı, ıslak kuyruğun, kahvedeki yıkık tiplerle nasıl dese bir tür bağ, hatta bir simetri oluşturduğu kesite bakarken. Çantayı bir süre karıştırdıktan sonra telefonu bulup açtı. “Terörle Mücadele Şubesi’nden başkomiser Azmi,” dedi telefondaki ses, “kızınız burada, hemen gelmeniz gerekiyor.”

Ayşegül Devecioğlu koleksiyonunun dokuzuncu kitabı Kuma Daireler Çizen sarsıcı, düşündürücü bir polisiye.

*

Giriş bölümünden, s. 9-10

Ağır ağır akıyordu, dolambaçlı yollardan, su gibi değil de daha yoğun, o denli duru sayılamayacak kıvamla… İç sızlatan bir süreğenliği, pis bir sırıtışı, diş gösterir bir havası vardı. Akacaktı. Ta ki… ta ki… ta ki…

Mesele de buydu, ülkede, dünyada ve kâinatta hiçbir şey beklenmiyordu. Küf benzeri bir şeyin, ötede beride çirkin lekeler bırakarak büyümesini izledikleri o kulak tırmalayan sessizlik vardı sadece.

Yine de baş ağrılarıyla, iç sıkıntılarıyla başlayan günlerden değildi. Dünyanın gözlerini açar açmaz üstüne çullandığı günlerden değildi. Acı acı çalan telefonla yataktan fırladığın, duşa girip suyun akmadığını fark ettiğin günlerden, bunun gibi irili ufaklı rezaletlerle başlayan günlerden değildi.

Öylesine çıkıp gelen bir gündü; sıradan denebilecek… Her zamanki gibi denebilecek…

İkisi arasındaki fark, inceden inceye tartışılabilirdi. Oyunu nasıl oynamak istediğine bağlıydı.

Biraz düşününce, “önceki günden çok farklı olmayan” ifadesinde karar kıldı. Böylece çember güzelce kapanıyor, fazlalıklar dışarı atılıyor ve her şey yerli yerine konmuş oluyordu.

Bu türden küçük uzlaşmalar konusunda uzman sayılırdı. Peki bu uzlaşma kiminle yapılıyor sorusunun cevabı pek çok şekilde verilebilirdi. Masada kaşlı gözlü, elli ayaklı birilerinin olmadığı belliydi, değil mi?

Havanın da tartışmaya kayda değer bir katkısı oluyordu. Yağmurun kâh şiddetlenmesi, kâh kesilmesi, gökten boşanırcasına yağarken güneşin açıvermesi başka neye yorulabilirdi? Arabanın dışından gelen sesler dikkatini çekti. Yağmur sesinin yanı sıra sertçe kapanan birkaç araba kapısıyla, klakson sesi ona kadar ulaşıyordu.

Sıraselviler Caddesi yağmura rağmen kalabalıktı. Belki dışardakiler yağmurun arada bir kesilip güneşin açmasını güvence olarak görüyorlardı. Yağmurun hızla yeniden şiddetlenmesine, gökyüzünün cehennem gibi kararmasına rağmen böyle düşünebilmek en hafif deyimle tuhaftı. Demek küçücük ve zavallı da olsa, işe yaramayacağı baştan belli de olsa, güvenceye ihtiyaç duyuluyordu. Aklına Mine geldi. Kızı onu hayatının dışında tutuyordu, aklına esip de evine gidemezdi mesela. Yine de iyi ve güvende sayılırdı kızı. Yani işler fena gitmiyordu. Böyle idare edip gidebilirdi insan.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Roman (Yerli)
  • Kitap AdıKuma Daireler Çizen
  • Sayfa Sayısı176
  • YazarAyşegül Devecioğlu
  • ISBN9786053163947
  • Boyutlar, Kapak, Karton Kapak
  • YayıneviMetis Yayınları / 2024

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Ara Tonlar ~ Ayşegül DevecioğluAra Tonlar

    Ara Tonlar

    Ayşegül Devecioğlu

    12 Eylül darbesinin ardından ortadan kaybolan, öldüğü sanılan Demir’in yirmi yıl sonra ortaya çıkması geçmişe ışık düşürürken, kırklı yaşlarını süren eski arkadaşları için yüzleşme...

  2. Arkası Mutlaka Gelir ~ Ayşegül DevecioğluArkası Mutlaka Gelir

    Arkası Mutlaka Gelir

    Ayşegül Devecioğlu

    “Mırıltı kesintisizdi. Çok uzaklardan geliyordu; sanki durmadan yağmur yağan, yine de suyun aç toprağı beslemeye yetmediği bir yerden… Bazen bir yakarışa, bazen ağlamaya, bazen...

  3. Kış Uykusu ~ Ayşegül DevecioğluKış Uykusu

    Kış Uykusu

    Ayşegül Devecioğlu

    “Kimse bilemez ki, neler saklar bir kirazın belleği; hele mahlepten dönmeyse.” “Salıverildikten birkaç yıl sonra, gözaltına alınan bir yakınlarını soruşturmak için Şube’ye gittiğinde, çevredeki...

Aynı Kategoriden

  1. Nazım İle Piraye ~ Tuna SerimNazım İle Piraye

    Nazım İle Piraye

    Tuna Serim

    -1- Bir kadın ve bir genç kız… Kadın hareketli, yerinde duramıyor, bir orada bir burada. Kız sakin, elindeki kitabı okuyacak ama kadının normalin dışına...

  2. Kemikler ~ Cem UğurKemikler

    Kemikler

    Cem Uğur

    Yıl 1993. Dersim’in bir köyünde, ülkenin boğucu atmosferinde akan hayat, topraktan çıkan sahipsiz kemiklerle ve artık radyo haberlerinden ibaret olmayan savaşın evlerin önüne kadar...

  3. Kehribar Zamanında Aşk ~ Bige Güven KızılayKehribar Zamanında Aşk

    Kehribar Zamanında Aşk

    Bige Güven Kızılay

    Yüzyılın aşkı! Üstelik gerçek… “Münevver titreyen elini yavaşça o’nun eline bırakıverdi. Elini sımsıkı kavradı eli. Sıkı ama nazikçe… Öyle nazik bir tutuş ki, sanki...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur