Tango Geceleri
“Adım adım gelen ölüm çekiyor insanı, yaşam kadar. İşte sanıyorum bu nedenle gelip yeniden televizyonun başına oturmuş olmalıyım. Kendimden utanıyorum ama bunu belli etmemeye çalışıyorum.
…
Öğüt ve komut istemiyorum artık. Öğütlere kendi musluklarımı kapatıyorum. Sular da kesik. Öğütleri herkes kendine saklasın.
…
Düşünme düşle ve düşmekle ilişkili. Birbirine yakın ve aynı kökten gelen sözcükler ve eylemler. Yani özgürce düşünürken ve o düşünü kurarken, DGM’ye düşebilir insan, hem de tepetaklak.”
“Tango Geceleri” Orhan Duru’nun öykü tadında yazılmış denemelerini bir araya getiriyor. Duru en ciddi sandığımız meselelere bile hince yaklaşıyor, onları muzip bir prizmadan geçiriyor. Böylece bize bir kez daha şunu gösteriyor: En ciddi meselenin bile yakalanabileceği muzip bir yanı vardır.
*
Örneğin Boğaz’da bir yalıdayım…
Yalının kaloriferi yanmıyor. Dolaşıyor ortada çok cana yakın bir köpek ile duman renkli bir kedi. Ocağa odun atıyoruz, odun bitince artık tahta parçaları ekleniyor ateşe. Sonra çinekop ve palamut geliyor. Hemen lüpletiyoruz. Boğaz’da istavrit akını var. Lüferler olağanüstü lezzetli. Palamutlar da öyle. Akıntı burnunda insanlar balık tutuyor sırtlarında muşambalarıyla.
Eski bir görüntü bu. Galata Köprüsü’nde de durum aynı.
Şaşırıyorum balıklardaki lezzete, çöp yığınlarından sızan koyu renkli sularla beslenip bu kirli denizden çıkan. Demek her şeye karşın yiyecek ve besin bulabiliyor ve lezzetlenebiliyor tüm olumsuzluklara karşı balıklar. Martılar izliyor balıkçı motorlarını. Martılar da yaşamlarını sürdürebiliyor. Oysa bir ara, eski kara günlerde martılar da yok olup kargalar türemişti onlar yerine.
Şimdi bir deniz kazasında kafeslerinden kaçan binlerce renkli muhabbet kuşu tünüyor ağaçlara ve birbirleriyle geyik muhabbeti yapıyor. Balıklar pahalı. Kaçınılmaz. Ne kadar balık o kadar fiyat. Bu böyle oluyor hep. Hiç olmazsa istavrit var. Hamsiler daha çoğalmadı. Arada bir sardalya çıkıyor ve kanat biçimi açılarak yapraklarla buğulama yapılıyor. Biz de bu buğulamayı yerken tütsü yapıyoruz ve kafayı tütsülüyoruz.
Yalıyı unutmayalım. Örneğin ocaktan çıkan alevlerin pırıltısında, çok güzel bayanların yanakları biraz daha pembeleşiyor ve ben onların tümüne birden âşık oluveriyorum. Napolyon ve ölüm üzerine mısralar okuyor bir yaşlı ozan. Kafasını ölüme ve savaşa takmış. Bir an önce ucuz biçimde ölüp gitmek istiyor ve kızıyor bulunduğu ülkede yeni moda olan mukavva tabutlara.
Ölümden ve savaştan söz etmenin sırası mı? Hiçbir şeyin sırası yok ve görgü kuralları bir yana bırakılmış durumda. Bir anımsatma bu… Beni ürküten bir anımsatma. Sonra aşk şiirlerine ya da dizelerine geliyor sıra. Eski özlemler ve sönmeyen bir sevgi. Boğaz’ın karanlığında dev tankerler geçiyor karşı kıyının ışıklarını söndürerek ya da ışıkların bize ulaşmasını bir süre engelleyerek bir karaltı gibi.
Bunlar ya petrol ya da silah taşıyor bir yerlere. Cephelere ve savaşlara mı? Kimbilir. Savaş da tecimin bir parçası. Savaş ve ölümün ürpertisi geçiyor kanatlarını değdirerek bir an kafalarımızdan. O kadar.
Örtüyoruz ve gizliyoruz bilincimizin derinliklerinde bulamayacağımız bir köşede. En iyisi hiç düşünmemek savaşı ve onu yokmuş saymak… Savaşa karşı en iyi savaş yöntemi bu.
….
Bu kitabı en uygun fiyata Amazon'dan satın alın
Diğerlerini GösterBurada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.
- Kategori(ler) Deneme
- Kitap AdıTango Geceleri
- Sayfa Sayısı208
- YazarOrhan Duru
- ISBN9789753639848
- Boyutlar, Kapak13,5 x 21 cm, Karton Kapak
- YayıneviYapı Kredi Yayınları / 2022
Yazarın Diğer Kitapları
Aynı Kategoriden
- Kristal Denizaltı ~ Ahmet Altan

Kristal Denizaltı
Ahmet Altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız. Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı. Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı...
- Özgür İrade Üzerine ~ Desiderius Erasmus

Özgür İrade Üzerine
Desiderius Erasmus
Erasmus, Özgür İrade Üzerine’de insanın seçim yapabilme yetisini, ahlaki sorumluluğunu ve inançla akıl arasındaki dengeyi ustalıkla sorgular. Reform dönemi tartışmalarının tam ortasında kaleme alınan...
- Biçem Alıştırmaları ~ Raymond Queneau

Biçem Alıştırmaları
Raymond Queneau
Basit bir hikâyeden ya da motiften yola çıkarak sonsuz sayıda çeşitleme yapmanın mümkün olduğunu gösteren Raymond Queneau’nun Biçem Alıştırmaları; dünya çapında esinlediği yazarlar, kitaplar, illüstrasyonlar,...


