Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Devekuşuna Mektuplar – 2 Yaz Boz Tahtası
Devekuşuna Mektuplar – 2 Yaz Boz Tahtası

Devekuşuna Mektuplar – 2 Yaz Boz Tahtası

Haldun Taner

“Yaz Boz Tahtası” Haldun Taner’in Devekuşuna Mektuplar başlıklı köşe yazılarından oluşan ikinci kitabı. 1970’li yıllarda günlük olaylar, toplumsal, siyasal, kültürel gelişmeler, değişmeler ve en…

“Yaz Boz Tahtası” Haldun Taner’in Devekuşuna Mektuplar başlıklı köşe yazılarından oluşan ikinci kitabı.

1970’li yıllarda günlük olaylar, toplumsal, siyasal, kültürel gelişmeler, değişmeler ve en önemlisi tekrarlanan sorunlar çevresindeki görüşleri ilgiyle izlenen, gazete yazarlığına bir kültürel derinlik, edebi lezzet getiren bir yazardı Haldun Taner. O günlerde Haldun Taner gibi tiryakisi olan yazarların köşe yazıları okurlarınca kesilir, biriktirilir, saklanırdı. O yüzden de bu yazılardan oluşan kitaplar büyük ilgi görürdü. Haldun Taner, “Yaz Boz Tahtası”nda bir araya getirdiği, “Milliyet” gazetesinde yayımlanmış, güncelliğini yitirmeyen yazılarında yine eleştirel aklını, ince zekâsını, kıvrak dilini ustalıkla kullanıyor. Sağlam düşüncenin duruluğu, derinliklerdeki çelişkileri yakalayan çok yönlü bakış açısı bu kitabında da dikkati çeken bir özellik.

Haldun Taner, “yaz boz tahtası” olmaktan kurtulamayan bu ülkenin meselelerine kafa yoranların gözardı edemeyecekleri bir yazar.

*

İşte bayrama da erdik, yetiştik.

Bu yıl, mübarek şeker bayramı çekişmeli bir seçim hengâmına rastladı. Her yıl tatlı yiyip tatlı konuşurken, bu yıl tatlı yiyip acı konuşuyoruz.

Seçim konuşmalarını dinliyorsunuz elbet. Herkes birbirine kara çalıp duruyor. Ortaya serilen kirli çamaşırlara bakınca, umuru devleti bu zevata mı teslim edeceğiz, diye bir kuşku alıyor insanı. Hiçbir evde, kahvede, müessesede, huzur, sükûn kalmadı. Herkes birbiri ile dalaşta. Kulüpçülük bir, particilik iki; bayılıyoruz birbirimizle bu iki alanda kapışmaya. Her seçim öncesi, her maç sonrası, tüm heyecan stokumuzu bu iki alana harcıyoruz. Neden? Coşkulu ve duygusal milletiz de ondan. En tembel harcı, düzayak ve kulaktan dolma tepkiler bu yolda boşaltılıyor da ondan. Bilime, tekniğe, düşüne, sanata, köklü ve kalıcı şeylere, dolayısıyla, çaba isteyen, kültür isteyen, kafa yormak gerektiren, uzun süre tavında tutulu ilgi isteyen güç alanlara harcamaya yanaşmadığımız heyecan ve enerjimizi, Cemil’in golünü, Demirel’in demecini tartışarak gazetelerin o sabahki bir yorumunu dilimize takarak bağır bağır harcamak, işimize geliyor da ondan.

Yalınkat yaşamaya alışmış, alıştırılmış bir toplumun başlıca ilgi alanları da elbet gazetelerin ilk ve son sayfaları, televizyonun haber ve spor bültenleri dışına taşamıyor.
Bu iki alanda çiğnenmiş lokmaları geveleyip çorbaya güya tuzumuzu katıyoruz.

“Mademki konuşuyorum, öyleyse varım” kuruntusuna kapılıyoruz.

Sağır dilsizlerin parmak işaretleri ile konuştuklarını hep bilirsiniz. Geçen gün böyle bir grubun arasında bir tartışma çıkmış. Sağır dilsizlerden biri Erbakan’ın mantıkdışı bir görüşüne karşı kendi fikrini belirtirken iki parmağı kırılmış. Anlayın hiddetinin şiddetini. MSP’liler bunu muhakkak, “Tanrı razı gelmedi” şeklinde yorumlamışlardır.

Başkaları ise aynı hareketi, ister dilli kulaklı, ister sağır dilsiz olsun, insanoğlunun, bazı safsatalar karşısında alışılmış alfabenin dışına çıkmak gereksinmesine yorabilirler.

Yine seçim sırasında, bazı partilerin, bazı partilere dostluk paktı önerdikleri duyuldu. Arada ne şartlar ileri sürüldüğü, dört duvar arasından pek sızmadı. Ama belki de bir parti öbürüne.

“Birbirimize ileri geri sövmek, ancak bizi yıpratır, yaralar. Oysa seçmen yolcu, biz hancı. Üç aşağı beş yukarı, yine Mecliste baş başa kalacağız. Gelin bir anlaşma yapalım” demiştir. “Biz sizin parti hakkındaki iftiralarımızı durduralım. Siz de bizim hakkımızda bildiğiniz gerçekleri yaymaktan vazgeçin. Var mısınız?”

Bayram geldi. Politikacılar üç gün için mütareke bile yapmadı.

Oysa, bizim bildiğimiz, bayram, dargınların barıştığı, hataların bağışlandığı gündür. “Müslümanın dargınlığı bir tülbent kuruyana kadar sürer” diye bir de eski laf var. Gelin görün ki, o tülbent, ağzı köpüklü hatiplerin tükürük saçan hınçlı konuşmalarından, kolay kolay kuruyacağa benzemez.

Şimdi, bayram geleneğine uyularak, bu yıl da milletin babası Sayın Cumhurbaşkanımız herhalde bir bayram mesajı yayımlayacaklardır. Ve muhtemelen son zamanlarda yaptıkları tarafsız konuşmalarda olduğu gibi, nifakın zararları, birleşmenin faydaları üzerinde duracaklar, kişisel hayat tecrübelerinin ve teemmüllerinin eleğinden geçmiş görüş ve tercihlerini ölçü tutup, bunları milli bünyemizin ve geleneksel kalıtımızın da zorunluğu sayıp açıklamak lütfunda bulunacaklardır. Böylelikle kararsız, çekimser yurttaşlar, hangi çeşit düşünüşlere iltifat edilmek, hangilerine edilmemek gereği üzerinde aydınlığa kavuşmuş olacaklardır.

…

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Deneme
  • Kitap AdıDevekuşuna Mektuplar – 2 Yaz Boz Tahtası
  • Sayfa Sayısı152
  • YazarHaldun Taner
  • ISBN9789750839689
  • Boyutlar, Kapak13.5 x 21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviYapı Kredi Yayınları / 2024

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Tek İnsanın Değeri ~ Haldun TanerTek İnsanın Değeri

    Tek İnsanın Değeri

    Haldun Taner

    Haldun Taner’in düzyazı kitapları serisi yeni derlemelerle sürüyor. Tuncay Birkan’ın hazırladığı “Tek İnsanın Değeri” 1955-1986 yılları arasında Tercüman, Milliyet gazeteleri ve başka yayınlarda çıkmış...

  2. Yalıda Sabah ~ Haldun TanerYalıda Sabah

    Yalıda Sabah

    Haldun Taner

    Yalıda Sabah, Küçük Harfli Mutluluklar, Karşılıklı, Şeytan Tüyü, Sonsuza Kalmak, Neden Sonra, Yaprak Ne Canlı Yeşil adlı öykülerden oluşan Haldun Taner’in son öykü kitabı...

  3. Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil ~ Haldun TanerÖlürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil

    Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil

    Haldun Taner

    Haldun Taner’den kültürümüzün unutulmaz kişileri üstüne unutulmaz yazılar. Portre edebiyatımızda bir doruk kitap. Haldun Taner’in bu en sevilen ve belki de en çok okunan...

Aynı Kategoriden

  1. Aklımda Tuhaf Sorular ~ Mavisel YenerAklımda Tuhaf Sorular

    Aklımda Tuhaf Sorular

    Mavisel Yener

    Aklında tuhaf soruları bulunan çocuklar için delidolu ciddilik vakti! Mavisel Yener’in, sözcükleri uykudan uyandırıp onları keyifli bir düşünme oyununda buluşturduğu Aklımda Tuhaf Sorular; hayata dair...

  2. Kader Denizi ~ Bejan MaturKader Denizi

    Kader Denizi

    Bejan Matur

    Bu tersine miraçta Gökyüzüne bakan Bütün ölülerden Çokuz. Yolumuzda peygamberler, Oğulları katil Ve kurban. Hepsiyle selamlaştık. Kuşkusuz bir dağ başında Başlıyor hikâyemiz. Bir köy...

  3. Cennete Gideceksem Cehennemim de Gelmeli ~ Efe AydarCennete Gideceksem Cehennemim de Gelmeli

    Cennete Gideceksem Cehennemim de Gelmeli

    Efe Aydar

    Antonio Porchia “Boşluğu ancak doldururken fark ediyoruz” demiş. Cennete Gideceksem Cehennemim de Gelmeli de öylesine kışkırtıcı ve elzem bir kitap. Selçuk Altun Ne zaman ki...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    …
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur