Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı »

Yazar ya da yayınevi iseniz kitaplarınızı ücretsiz yükleyin!

Beyhude Ömrüm
Beyhude Ömrüm

Beyhude Ömrüm

Mustafa Kutlu

Çukurdaki tarlayı biçiyorduk. Tarla kasabaya giden yolun kıyısında idi. Yoldan geçen davar-mal girmesin diye taşını ayıklayıp bir yığma duvar çekmiştik. Duvarın üzerini zamanla karamuklar,…

Çukurdaki tarlayı biçiyorduk.

Tarla kasabaya giden yolun kıyısında idi. Yoldan geçen davar-mal girmesin diye taşını ayıklayıp bir yığma duvar çekmiştik. Duvarın üzerini zamanla karamuklar, kuşburnular, yaban gülleri sardı. Birkaç bodur meşe, alıç ağaçları, üst başta bir iri ahlat ve rahmetli babamın diktiği o yalnız kavak. Öteki ağaçlar zaten susuz da yetişir ya, bu kavak burada nasıl yeşermişti acaba. Dediklerine göre babam uzun bir zaman ta aşağıdaki dereden katır sırtında su taşıyıp durmuş…

*

Çukurdaki tarlayı biçiyorduk.

Tarla kasabaya giden yolun kıyısında idi. Yoldan geçen davar-mal girmesin diye taşını ayıklayıp bir yığma duvar çekmiştik. Duvarın üzerini zamanla karamuklar, kuşburnular, yaban gülleri sardı. Birkaç bodur meşe, alıç ağaçları, üst başta bir iri ahlat ve rahmetli babamın diktiği o yalnız kavak.

Öteki ağaçlar zaten susuz da yetişir ya, bu kavak burada nasıl yeşermişti acaba.

Dediklerine göre babam uzun bir zaman tā aşağıdaki dereden katır sırtında su taşıyıp durmuş.

Cenab-ı Hak rahmetini esirgemedi bizden; ekinler iyi, neredeyse bele vuracak.

Güneş tepemize dikilmiş.

Sarısıcak bastırıyor, Temmuz’u Ağustos’a bağlayan günler.

Ev halkına ilaveten komşu kadınlardan birkaçı orak işinde bize yardıma gelmişlerdi. Oğlan yarımşar saat ara ile katını getiriyor, bağladığım sapları birlikte yüklüyoruz. Kahr patika yoldan yokuşa vurduğunda biraz soluklanıp ardısıra bakıyorum.

Oğlan serpilip, gelişti.

Genç irisi maşallah, Allah tuttuğunu altın etsin. Oğlan uşağı köylük yerde evin diregi. Yorulmuşum.

Canım su, yeşil crik, ekşi elma, soğuk ayran… işte böyle şeyler istiyor.

Bir ağaç gölgesi, bir cigara.

Oğlan orta yokuşa vurdu, katırın ardında dolana dolana gidiyor.

Ben de gideyim artık şu ahlatın gölgesine çökeyim biraz.

Tarla kuşları, tilki tavşan, yılan çayan ne varsa canlıdan yana, bir ağaç dibi, bir kaya gölgesi bulup duldaya çekilmişler.

Ağustos böceklerinin cayırtısı sürüyor.

Yürüdüğüm yerde bir iki başak koparıp avucumda ufalıyorum. Daneler kabuktan kurtulup biriktikçe içime bir sevinçtir doluyor. Bir heyecan işte. Yumağa üfürüp sapi-samanı ayırıyorum. İşte bir avuç buğday danesi. Sıcak, dolgun, sarışın. Eğilip kokluyorum.

Ne var bunda acaba?

İnsanoğlunun kaç bin yıllık dostu herhal. Toprak bir, buğday iki.

Bir kaçını ağzıma atıp çiğniyorum. Mübarek nasıl da lezzetli.

Susuza ekiyoruz, tarlalarımız çukur, yamaç, kıraç. Tabi mahsul az çıkıyor. Lakin iri daneli, görkemli.

Bu yıl da artık Allah’ın izni keremi ile yiyeceğimiz çıkti sayılır.

Şu harmanı bir atlatıversek, yağmurlar gelmeden. Gidip ahlatın gölgesine çökmeli.

Çöküp bir cigara sarmalı.

İyi çalıştık bugün.

Efendi bu kadın milleti erkekten yavuz, dayanıklı. Şunlara hele! Nasıl da çalışıyorlar. İki büklüm, eğilip kalkarak olgunlaşıp başlarını bükmüş başaklara nasıl da saldırıyorlar. Kapçıklar, başak tozları göz çukurlarında birikiyor, genizlerini yakıyor.

Ahlatın gölgesinde bir yandan tütün sararken bir yandan da köyün evlerine bakıyorum. Yahu bu köyü buraya kim kurmuş acaba? Dağın başına yani, köy kurulur bir yer değil. Sade havası, bir de Akpınar’ın suyu. Eskiler Mahmut Bey’in mezrası diyorlar. Kimmiş Mahmut Bey bilen yok. Aşağıda dere boyunda çiftlikleri varmış; yazın serin diye bizim köye çıkarmış. Demek ondan kaldı bu işler. Sülalesi, marabası, derken çoğaldı millet, meşeyi söküp tarla açtı, yamaçların taşını ayıklayıp sürdü, yavan ekmek bulgur aşı ile geçinip geldi.

Eklendi: Yayım tarihi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Kategori(ler) Hikaye
  • Kitap AdıBeyhude Ömrüm
  • Sayfa Sayısı208
  • YazarMustafa Kutlu
  • ISBN9789759953560
  • Boyutlar, Kapak13.5x21 cm, Karton Kapak
  • YayıneviDergah Yayınları / 2024

Yazarın Diğer Kitapları

  1. Zafer Yahut Hiç ~ Mustafa KutluZafer Yahut Hiç

    Zafer Yahut Hiç

    Mustafa Kutlu

    Makedonya kralı İskender, Dara’yı yendikten sonra doğuda ilerlemektedir. Dara’nın hızı Rukzan hüviyetini gizleyerek Pencap hükümdarı Eşber’in sarayına sığınır. Eşber’in kızkardeşi Sumru, İskender’i gömeden ona...

  2. Anadolu Yakası ~ Mustafa KutluAnadolu Yakası

    Anadolu Yakası

    Mustafa Kutlu

    Son dönemde moda olan ‘nehir söyleşi’ formatından bir uzun hikâye çıkarmayı başaran Kutlu, bu yeni tarzıyla Türk edebiyatında bir ilki gerçekleştiriyor. Kitabı eline ilk...

  3. Hesap Günü ~ Mustafa KutluHesap Günü

    Hesap Günü

    Mustafa Kutlu

    “Musallada bir tabut, yeşil örtü üstünde, yapayalnız… İkindi okunmuş, namaz kılanlar camiye girmiş, kılmayan kalabalık cami duvarına yanaşıp saçak altına sığınmış. Alafranga bir muhit;...

Aynı Kategoriden

  1. Rüzgârlı Pazar ~ Mustafa KutluRüzgârlı Pazar

    Rüzgârlı Pazar

    Mustafa Kutlu

    Rüzgârlı Pazar yazarın önceki dört eserinden farklı olarak halk hikâyesinden masala doğru yürüyen bir özellik taşımakta. Bu kitap için “Bir kent masalı” tabiri kullanılsa...

  2. Sonsuz ~ GevezeSonsuz

    Sonsuz

    Geveze

    Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardım istemiş. “Kibir, lütfen bana yardım et!” Kibir, “Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.” diye...

  3. Al Çiçeğin Moru ~ Sevinç ÇokumAl Çiçeğin Moru

    Al Çiçeğin Moru

    Sevinç Çokum

    Çocukluğun orada duruyordu, bir kapı aralığında; kapıya yazıyordun harfleri istekle. Birisi, yüzü olmayan bir şekil, fener tutuyordu sana… Öğretiyordu. “Hadi öğren öğreneceklerini… Kolay değildir...

Haftanın Yayınevi
Yazarlardan Seçmeler
Editörün Seçimi
Kategorilerden Seçmeler

Yeni girilen kitapları kaçırmayın

Şimdi e-bültenimize abone olun.

    Oynat Durdur
    Vimeo Fragman Vimeo Durdur