Bir dil ustası farklı kişilikleri sizin için, sizin adınıza konuşturmuştu. Şimdi, onu dinleme zamanı. Kendinizden ve çevrenizden çok şeyler bulacaksınız.
Birtakım hayatlar elinizde. Herkes kendi repliğini seçecektir kuşkusuz.
Yolunu arayanların, bulduğu anda yitirenlerin, kendileri olamayanların hikâyelerini dinleyeceksiniz. Aşk uğruna her yaşanmışlık parçasını rastgele savuranların, yolları sonunda kendilerine çıkanların replikleri dolduracak odanızı. Seversiniz ya da hoşlanmazsınız, ama onları tanıyacaksınız. Yolda yanınızdan geçen insanların düşündüklerini, parçalanmış hayatlarını bütünleştirme çabalarını öğreneceksiniz.
Kadın ve Kedi
SESLER
BİRİNCİ ADAM
İKİNCİ ADAM
KADIN
KEDİ
Önce bir süre hızlıca daktilo sesi, sonra makineden çıkarılan bir kâğıdın çekiliş ve hışırtısı. Sessizlik. Birkaç basamak merdiveni çıkan ayak sesleri. Bir kapı, kollayarak, fakat gıcırtıyla açılır. Bir iki adım ayak sesi. İKİNCİ ADAM, oturan BİRİNCİ’nin arkasında ve epeyce uzağında, ayaktadır.
BİRİNCİ ADAM : Siz misiniz?
İKİNCİ ADAM : Benim!
BİRİNCİ ADAM : (Daktiloya yeni bir kâğıt takar.) Ama çağırmamıştım ki!
İKİNCİ ADAM : Sözünüzden beni beklediğiniz anlaşılıyor. Hem siz bu eve geldiniz geleli, beni hep çağırdınız. Masanızı oraya koydunuz koyalı… Hep bilmek istediniz, benim size benzeyip benzemediğimi!
BİRİNCİ ADAM : Kim olduğunuzu biliyorum. Ev sahibi bana söylemişti; sonra hayalimde tamamladım sizi. Yalnız, tabii, sesinizi duymam başka olurdu. Fakat nasıl geldiniz buraya? Kapının çalındığını, açıldığını duymadım.
İKİNCİ ADAM : Yolum düştükçe bu sokaktan geçerim. En çok geceleri. Eski bir dostu ziyaret gibi. Bugün de geçiyordum, baktım, kapınız aralık. Sessizce girdim içeri.
BİRİNCİ ADAM : Karım giderken kapamayı unutmuş olacak.
İKİNCİ ADAM : Ama ben kapattım şimdi.
BİRİNCİ ADAM : Teşekkür ederim. (Bir iki satırlık daktilo sesi)
İKİNCİ ADAM : Peki, ama, gelenin ben olduğumu nerden anladınız?
BİRİNCİ ADAM : Oda kapısını açışınızdan. Eskiler bir gün dönüp gelirlerse, kapıyı tıpkı sizin gibi açarlar. Biraz gıcırtı, biraz kollayış, biraz da korku vardır bu açışta.
İKİNCİ ADAM : Yani kapılar gidenlerin dönmesini istemezler mi?
BİRİNCİ ADAM : Belki, ama hepsi değil tabii!
İKİNCİ ADAM : Peki ama, neye hâlâ dönüp arkanıza bakmıyorsunuz? Kimim ben, nasılım? Merakınızı gidermeyecek misiniz?
BİRİNCİ ADAM : Artık merak etmiyorum. Sesinizi duydum ya, bu yeter. Siz eski kiracısınız! Evlerde çeşitli zamanlarda oturanların sesleri, zamanla birbirine benzer. Sesinizi hiç yadırgamadım. Zaten bir yerde önce oturanla, oraya sonradan gelip1 yerleşen arasında öyle büyük bir fark yoktur. Çünkü…
İKİNCİ ADAM : Çünkü, kapıdan içeri, evler, her yeniyi seçer de alırlar. Evler, benim bildiğim, hep kendilerine uygun kişileri seçerler; ya da az zamanda kendilerine benzeyecekleri. Onların yanılmaz ölçüleri vardır. Siz, öyle sanırım ki, bana benziyorsunuz; hiç değilse ruhça!
BİRİNCİ ADAM : Benim düşüncelerim bunlar.
…
Bu kitabı en uygun fiyata Amazon'dan satın alın
Diğerlerini GösterBurada yer almak ister misiniz?
Satın alma bağlantılarını web sitenize yönlendirin.
- Kategori(ler) Oyun-Tiyatro
- Kitap AdıRadyo Oyunları – Behçet Necatigil
- Sayfa Sayısı528
- YazarBehçet Necatigil
- ISBN9789753637683
- Boyutlar, Kapak13,5x19,5, Karton Kapak
- YayıneviYapı Kredi Yayınları / 2010
Yazarın Diğer Kitapları
Aynı Kategoriden
- İdam Mahkumunun Son Günü ~ Victor Hugo

İdam Mahkumunun Son Günü
Victor Hugo
3 Şubat 1829 tarihinde Fransa´da imzasız incecik bir kitap yayınlandı. Bir idam mahkûmunun yaşadığı son günlerde kafasından geçenlerin anlatıldığı bu kitap seyirlik bir gösteri...
- Bütün Eserleri – Behçet Necatigil – (1. Cilt) ~ Behçet Necatigil

Bütün Eserleri – Behçet Necatigil – (1. Cilt)
Behçet Necatigil
Behçet Necatigil’in bütün eserleri, Yapı Kredi Yayınları’nın bilgiyi tek kaynaktan sunmayı hedefleyen Delta dizisinde Bütün Eserleri adıyla bir araya getirildi. Yazarın toplam on kitaptan...
- R. U. R. – Rossum’un Evrensel Robotları ~ Karel Çapek

R. U. R. – Rossum’un Evrensel Robotları
Karel Çapek
“İnsan olmak harikaydı. İnsan olmakta muazzam bir şeyler vardı.” Yeryüzünde kalan son insana bu nostaljik ifadeleri yakıştıran Çek yazar Karel Çapek’in yirminci yüzyıla kehanetleri...


